İşte Almanya seçimlerinin sonucu

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Almanlardan Erdoğan’a çok ağır tepki: “Gülünç duruma böyle düşülür”

Almanlardan Erdoğan’a çok ağır tepki: “Gülünç duruma böyle düşülür”

Alman büyükelçinin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı hicveden program nedeniyle Dışişleri Bakanlığı’na çağrılması, basında geniş yankı buldu.

 
30 Mart 2016 Çarşamba 16:41 
Yorum YapYazdır
 
 
Almanlardan Erdoğan’a çok ağır tepki: “Gülünç duruma böyle düşülür”

Alman büyükelçinin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı hicveden program nedeniyle Dışişleri Bakanlığı’na çağrılması, basında geniş yankı buldu. Alman basınında “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, açık bir şekilde gerçeklikle bağını kaybetti” yorumu yapıldı. Deutsche Welle ise Matthias Böllinger imzasıyla "Gülünç duruma böyle düşülür" başlıklı bir yorum yayınladı.

Alman basını Erdoğan’ı eleştiren klip nedeniyle Alman büyükelçinin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmasına tepki gösterildi. Deutshe Welle yayınladığı Böllinger imzalı yorumda şu sert ifadeleri kullandı:

"Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın düşmanları saymakla bitmez. Erdoğan her türlü komployla sürekli mücadele halindedir. Amerika'daki bir vaiz onu devirmek için derin planlar hazırlamıştır. Gazeteciler küstahtır. Etrrafını gizli ajandayla çalışan savcılar ve karanlık yabancı güçler sarmıştır. Onun ve ülkesinin kötülüğünü isteyenler saymakla bitmez. Cumhurbaşkanı şimdi de onuruna dokunan yeni bir saldırıya katlanmak zorunda.

MUHTAÇ OLUNANA GÜLMEK

Alman televizyonundaki bir mizah programında Türkiye'nin muktediri alaya alındı. Tanınmış bir Alman şarkısının melodisine adapte edilmiş, ‘Boğazların Patronu' adlı klipte Erdoğan'ın işine gelmeyen gazeteciyi hapse attırdığı, Dünya Kadınlar Günü'ndeki olayların görüntüleriyle, dövülebilmeleri için kadınlara hak eşitliği istediği anlatılıyor. Cumhurbaşkanı kendisiyle alay edilmesinden hoşlanmamış olacak ki, Almanya'nın büyükelçisini dışişlerine çağırttırarak şikayette bulundu.

Berlin zor durumda. Avrupa ve özellikle de Almanya mülteci politikasında (belki de bilerek) Türkiye'ye bağımlı hale geldi. Türk hükümeti tam Ortadoğu'da dizginleri kaptıracakken önemli bir koz kazandı. Ülkede demokratik değerlerin ayıklanmasına rağmen AB'ye tam üyelik görüşmelerinin yeniden başlatılmasını kabul ettirdi. Mizah programında yayınlanan klip, Erdoğan'ı Angela Merkel ile el sıkışırken görüntüleyen sahneyle ve ‘Aman kibar davranın, ipleriniz onun elinde' sözleriyle sona eriyor.

ERDOĞAN BÜYÜKLÜK GÖSTEREMİYOR

Alman büyükelçisinin bu alaycı klip yüzünden dışişleri bakanlığına çağrıldığı Berlin tarafından doğrulandı. Büyükelçinin, basın ve düşünce özgürlüğünün korunması gerektiğine dikkat çektiği açıklandı. Erdoğan davranışlarıyla sadece kendine zarar verebilir. Bir nükteyi devlet meselesi yapmak büyüklüğe sığmaz. Videoya da hiç beklenmeyeceği kadar ilgi kazandırır.

Erdoğan alaya, kendini gülünç duruma düşürerek karşılık veriyor. Ama onu kendini beğenmişliğinden Alman diplomasisi bile koruyamaz."

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre; Berlin'de yayımlanan “der Tagesspiegel” gazetesi ise basın özgürlüğünün pazarlık konusu edilemeyeceğini vurgulayarak şunları yazdı:

“ERDOĞAN'IN GÜLÜNÇ İDDİALARINA KARŞI…”

“Avrupa Birliği, şokunu atlatmalı ve kendi çıkarlarını savunmaya başlamalı. Almanya ve diğer ülkeler, diplomatlarını savunmasız bırakarak ve Erdoğan'ın gülünç iddialarına karşı savunma yapmayarak iyi bir imaj çizmiyor. AB'nin Erdoğan'ın basın özgürlüğüne yönelik tutumunu öylece kabul etmesi, Türkiye'de baskı altına alınmış reform yanlılarının da işini kolaylaştırmıyor. Sığınmacı krizine rağmen Avrupa, basın özgürlüğü gibi temel değerlerin pazarlık konusu olabileceği izlenimini uyandırmamalı.”

“CUMHURBAŞKANINI KENDİ ARAÇLARIYLA VURDULAR”

“Stuttgarter Zeitung” da Avrupalı siyasilerin NDR televizyonu gazetecilerinden öğrenmesi gerekenler olduğuna dikkat çeken bir yoruma yer veriyor:

“Avrupa'nın Erdoğan'a kararlı şekilde karşı durarak, Avrupa'da güçlülerin hukuku değil, hukukun güçlülüğünün geçerli olduğunu izah etmesinin tam zamanı. Belki de siyasiler bu konuda NDR televizyonunun gazetecilerinden bir şeyler öğrenebilirler. Onlar Cumhurbaşkanını kendi araçlarıyla vurdular: Erdoğan'ı, internetteki beklenmedik çıkışı üzerine ayın çalışanı seçtiler. Bu hicvin en güzel şekli."

“MİZAHTAN ANLAMIYOR”

“Die Welt” gazetesinde yayımlanan aynı konuya dair yorumda da yine Avrupalı siyasilerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısındaki tutumu eleştiriliyor:

“Aşırı tepkisiyle Erdoğan iki şeyi ispatladı: Birincisi videonun hedefi 12'den vurduğu, ikincisi de bu saçmalık, Cumhurbaşkanı'nın Avrupa değerlerinden ne denli uzak olduğuna açıklık getirdi. Basın özgürlüğü Erdoğan için Cumhurbaşkanı'na hakaret etme imkanından başka bir şey değil. Extra 3 'Ona paranı ver sana sığınmacı çadırı kursun' sözleriyle, AB'nin güncel ikilemine ışık tuttu. Zira tam da Avrupa'nın on yıldır karşısında durduğu Erdoğan, şimdi Avrupa'nın sığınmacı krizinin çözümünde tek umudu. Bu nedenle şu anda onunla ilgili söylenebilecek en arkadaşça şey, mizahtan anlamadığıdır.”

“ERDOĞAN VE AVRUPA BİRBİRİNE YAKIŞMIYOR”

“Hannoversche Allgemeine Zeitung” aynı konuya ilişkin yorumunda, Avrupa'nın Türk hükümetinin NDR'e yönelik tepkisine, mülteci anlaşması nedeniyle ses çıkarmadığı görüşünde:

"Ülkesindeki eleştirel tepkilere sürekli sinir kriziyle tepki gösteren Türkiye Cumhurbaşkanı, gerçekten de başka ülkelerdeki haberler üzerinde etkisi olabileceğine inanıyor. Ve bu, Avrupa Birliği üyelik görüşmeleri için gürleyen adam mı? Dostça söylemek isteyen, şöyle formüle eder: Mülteci anlaşmasıyla Avrupa, komik bir ortağı tarafına çekti. Ancak anlaşmaya taraf olmayan biri olayı daha şiddetli görür: Erdoğan ve Avrupa birbirine yakışmıyor."

“GERÇEKLİKLE BAĞINI KAYBETTİ”

“Neue Osnabrücker Zeitung”, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirdiği yorumunda, basın özgürlüğünün pazarlık konusu edilemeyeceğini savunuyor:

“Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, açık bir şekilde gerçeklikle bağını kaybetti. Sadece ülkesinde gazetecileri tutuklatıp, muhalif gazeteleri kapattırmıyor. Şimdi bir de Alman basın özgürlüğünü kısmaya çalışıyor. Bu tam anlamıyla gülünç. Ve peki Federal Hükümet ne yapıyor? Hiçbir şey. Berlin'in sessizliği vahim. Almanya ve Avrupa'nın, Türkiye ile mültecilerin geri alınmasına yönelik sağladıkları anlaşmanın kendilerini şantaja açık hale getirdiği izlenimi daha da güçleniyor. Mülteci anlaşmasına rağmen Federal Hükümet Erdoğan'a sınırlar koymalı. Basın özgürlüğü gibi temel değerler pazarlığa açık değildir. Bu Avrupa Birliği'ne girmeye çalışan Türkiye için daha da geçerli."

 
30 Mart 2016 Çarşamba 16:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık