ABD'den Türkiye'ye Afrin çağrısı

Ana Sayfa » Siyaset » Alınak: Ben bu filmi daha önce görmüştüm

Alınak: Ben bu filmi daha önce görmüştüm

Kapatılan Halkın Demokrasi Partisi (HEP) Milletvekili Mahmut Alınak, 22 yıl önce zorla gözaltına alınması ve bugün mecliste dokunulmazlıkların kaldırılmasını değerlendirdi.

 
22 Mayıs 2016 Pazar 09:17 
Yorum YapYazdır
 
 
Alınak: Ben bu filmi daha önce görmüştüm

Mecliste yirmi iki yıl önceki dokunulmazlık görüşmelerinde milletvekili A'ya, devlet adına cevap vermek için kürsüye çıkan komisyon başkanı Coşkun Kırca, Kürt milletvekillerinin oturdukları sıralara yelesi kabarmış bir aslan kibriyle bakarak şöyle gürlemekteydi: "Ya Türk olursunuz, ya da susarsınız. Kürt'seniz sadece susma hakkınız var. Ancak susarsanız devletin sabrından istifade edebilirsiniz."     

Recep Tayyip Erdoğan komutasındaki militarist meclis dün bir kısım milletvekilinin dokunulmazlığını kaldırdı. Asıl hedefin HDP milletvekilleri olduğunu herkes biliyor.

Televizyondan meclisteki tiyatroyu izlerken, yirmi iki yıl önceki o pespaye film geldi gözümün önüne. 1 Mart 1994 günü saatler öğleden sonra 3'ü gösterirken, meclis Orhan Doğan, Ahmet Türk, Hatip Dicle, Sırrı Sakık, Leyla Zana ve benim dokunulmazlığımı kaldırmak için toplanmıştı.

O devirde devletin direksiyonunda Tansu Çiller, Mehmet Ağar ve Doğan Güreş üçlüsü oturuyordu. Onlar da tıpkı Tayyip Erdoğan gibi siyaset defterini kanla yazıyorlardı. İlahlar kurban istiyordu, biz Kürt milletvekilleri devlet zirvesinin aldığı karara göre tutuklanıp Ankara Ulucanlar Cezaevi'ne kapatılacaktık. Meclis bir noterdi, ona bu kararı onamak düşerdi. Zaten her meselede asli görevi buydu, halka değil düzene hizmet ediyordu.

 

"BİZ BU MECLİS'İN ZENCİLERİYDİK"

Dokunulmazlığı kaldırılacak milletvekillerinden A, kürsüde konuşma yapıyordu. Yay gibi gergindi, titreyen sesinde zehir gibi bir acılık, bir çaresizlik okunuyordu; içinde kopan fırtınayı susturmaya, heyecanını belli etmemeye çalışıyordu. Büyük hayallerle geldiği mecliste uğradığı şaşkınlığı ve hayal kırıklığını söze döküyordu. Ümitleri tarumar olmuştu. O da diğer Kürt milletvekilleri gibi tarihi bilmemenin veya bilip de ders çıkarmamanın bedelini ödüyordu. Konuşmasında kendilerine, tarihte istilacı beyazların siyahlara yaptığı canavarca muamelenin benzeri bir muamele yapıldığını haykırıyordu

 

"Biz bu Meclis'in zencileriydik," derken, sesi meclisin yüksek duvarlarında yankılanıyordu. Dillerden düşürülmeyen demokrasi bir yalandı, halk iradesinin tecelli ettiği yer diye yere göğe sığdırılamayan parlamento bir kandırmacaydı, anayasada ve kanunlarda yazılı olan hak ve özgürlükler de birer tuzaktı. A, meclis tutanaklarına geçen konuşmasında örnekler vererek uzun uzun bunları anlatıyordu. 

 

Konuşmasının bir yerinde, "Türkiye'de kanunlara ve anayasaya güvenip demokratik haklarını kullananlar cezaevlerine kapatılıyor," diyerek devletin muhaliflere tuzak kurduğunun altını çiziyordu. Ve taşı şu sözlerle gediğine koyuyordu:"Bilmeyenler bilsinler; Türkiye'de halkın devlete ve yöneticilere karşı sadece susma hakkı vardır. Yani köle olma hakkı! Kanunlar halka hak ve özgürlükler değil, sadece görevler veriyor." Söylediği her söz hedefini vuran bir kurşun gibi meclisin duvarlarında yankılanırken, MHP, DYP, DSP ve ANAP milletvekilleri yaralarına tuz basılmış gibi avaz avaz bağırıyorlardı. A'ya ağır sözlerle sataşıyor, konuşmasını kesiyor, sıraları yumrukluyorlardı. Oturumu yöneten meclis başkanvekili Mustafa Kalemli, konuşma süresi dolduğu gerekçesiyle mikrofonu kapatınca, A, konuşmasını tamamlayamadan kürsüden inmek zorunda kalmıştı. Kürsüden inerken,"İdam mahkûmlarına bile son sözleri sorulur, tarih şahit olsun ki sizler bu hakkı bile bize çok görmektesiniz," diye bağırıyordu.

"TÜYLERİ KABARMIŞ BİR ASLAN KİBRİYLE BAKARAK..."

A' nın konuşmasına cevap vermek üzere bütçe komisyonu Başkanı Coşkun Kırca çıkmıştı kürsüye. Salon iktidar ve sözde muhalefet milletvekillerinin çılgın alkışları ile adeta yıkılıyordu. 

Devlete yaptığı altın hizmetlerin ödülü olarak sonraları dışişleri bakanı olan Coşkun kırca kürsüde devletin yüz yıllık Kürt siyasetini tekrarlıyordu. "Yaşa, bravo hoca," tezahüratları ve zembereği boşalmış histerik alkışlar arasında yaptığı konuşmasında, Kürt milletvekillerinin oturdukları sıralara tüyleri kabarmış bir aslan kibriyle bakarak şöyle gürlemekteydi: 

"Türkiye'de her Türk vatandaşı Türk'tür. Hepsi Türk'tür. Kendi vicdanınızda bunu hissedebiliyorsanız öyledir; ama kendiniz sapmışsanız o zaman size ancak susmak ve susanlara karşı Türk Devletinin gösterdiği sabırdan istifade etmek düşer, daha fazlası değil." 

Coşkun Kırca böyle kükrerken, asker milletvekilleri onu ağzı kulaklarında avuçlarının içi patlarcasına alkışlıyorlardı. Irkçılığın ve devletin tarihi inkârcı siyasetinin zirveye çıktığı o uğursuz gün, "Ya Türk olursunuz, ya da susarsınız. Kürt'seniz sadece susma hakkınız var. Ancak susarsanız devletin sabrından istifade edebilirsiniz,"diyordu Coşkun Kırca açık açık. 

Yoksa… Evet, yoksa başınıza ne geleceğini siz düşünün!

TAYYİP ERDOĞAN HALKI HİZAYA SOKMAYA ÇALIŞIYOR

Meclis'te bu tarihi anlar yaşanırken, Ankara'yı altın rengine boyayan ışıltılı Mart güneşi gelmekte olan baharı müjdeliyordu. Kürt milletvekilleri baharı zindanda geçireceklerdi.                      

Coşkun Kırca konuşmasını mürit milletvekillerinin ateşli alkışları ve bravo, bin yaşa hoca, tezahüratları arasında tamamlayıp zafer kazanmış sahte bir komutan edasıyla kürsüden indi. Ertesi gün de oylama yapıldı.  Milletvekilliğini iş takipçiliğinden ibaret gören Mehmetçik milletvekilleri çay ve sigara molası dahi vermeden aşkla el kaldırıp dokunulmazlığımızı peş peşe kaldırmaya başladılar. Hal ve hareketlerinde, gecenin bir saatinde sinsice girdikleri bostanı yağmalayan hırsızların telaşı ve aceleciliği vardı. Otomatiğe bağlanmış gibi el kaldırıp indiren bu milletvekillerinin çoğu diğer zamanlar meclise ayak bile basmıyorlardı. 

Bu güruhun "vatan için, millet için" elleri kalktı, indi; kalktı, indi ve dokunulmazlıklar yıldırım hızıyla kaldırıldı. Sözde halk iradesini temsil etmek üzere geldiğimiz meclisten, önce Ankara Terör Şubesi'ne götürüldük, orada on üç günlük bir tutsaklıktan sonra da Ulucanlar Cezaevi'ne kapatıldık. Kervana daha sonra Selim Sadak ve Sedat Yurtdaş da katıldılar. 

Evet, yirmi iki yıl sonra aynı berbat filmi dün tekrar seyrettik, sadece oyuncular farklıydı. Tayyip Erdoğan'ın emir ve komutasındaki devlet, Kürt meselesindeki asırlık ret ve inkâr siyasetini tekrar deklare etmiş oldu. Bundan en çok utanması gerekenler hâlâ AKP'nin kıçından ayrılmayan ÇORBACI KÜRTLERDİR.

Dünya âlem biliyor ki, Tayyip Erdoğan uyguladığı korku siyasetiyle halkı hizaya sokmaya çalışıyor. Çünkü halktan, halkın uyanmasından ve ayağa kalkmasından korkuyor. Halkın uyanışı onun kâbusudur. Yürüttüğü terör siyaseti iliklerine kadar işleyen ve içini yangın yerine çeviren korkularının yansımasıdır. Kendine güveni olan cesur insanlar başkalarını yıldırmaya kalkışmazlar. Korku yaymak korkakların temel karakteridir. Oturdukları taht milyonluk ordularla bile korunsa hep endişe içinde olurlar. Korku ölüm döşeğinde bile yakalarını bırakmaz.

Tayyip Erdoğan komutasında devletin Cizre, Sur, Şırnak, Nusaybin, Yüksekova ve İdil'de sürdürdüğü savaş, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla meclise de taşınmış oldu. Böylece bu meclisin halkın meclisi değil holdinglerin ve yüksek devlet bürokrasisinin meclisi olduğu bir defa daha kayda geçmiş oldu. 

Bu sonuç, bu meclise bel bağlayanlar için bir hüsrandır. Sadece Kürtler için değil, tüm emekçi halklar için Ankara siyaseti bir defa daha çökmüştür.

Mahmut Alınak

alinakmahmut@hotmail.com

Odatv.com

 
22 Mayıs 2016 Pazar 09:17 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1474 - Köping, İsveç'te kent konumuna alındı.
1829 - Johann Wolfgang von Goethe'nin eseri Faust ilk kez sahnelendi.
1853 - Giuseppe Verdi'nin "Il Trovatore" operası Roma'da sahnelendi.
1861 - Georgia, Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı.
1903 - Okyanus aşırı ilk radyo yayını Amerika Birleşik Devletleri ile Birleşik Krallık arasında gerçekleşti.
1915 - George Claude, reklamcılıkta kullanılmak üzere neon tüplerinin patentini aldı.
1915 - Zeplinlerin kullanıldığı ilk hava saldırısı Almanya tarafından İngiltere'ye yapıldı.
1941 - II. Dünya Savaşı: İngiliz güçleri Eritre'ye saldırdı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Japon askeri birlikleri Burma'yı işgal etti.
1945 - Deutsche Bank ve Deutsche Orient Bank, Türkiye'deki faaliyetlerini durdurdu ve tasfiye hazırlıklarına başladı.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.
1950 - Türkiye'de İş Mahkemeleri kurulması kararı alındı.
1950 - Çin önderi Mao Zedong, Ho Şi Mingh'in önderliğindeki Kuzey Vietnam'ı tanıdı.
1956 - Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek beraat etti. Arcayürek hakkında dava "Kedi gelince fareler kaçtı" başlıklı yazısı nedeniyle açılmıştı.
1959 - Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanan İstimlak ve Müsadere Garantisi Anlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onaylandı. Anlaşma basında kapitülasyonlara dönüş olarak nitelendi.
1960 - Sosyalist Parti faaliyete geçti. Genel başkanlığa Prof. Atıf Akgüç getirildi.
1960 - İsveç'in başkenti Stokholm'den Ankara'ya gelen İskandinav Havayolları'na (SAS) ait yolcu uçağı Esenboğa Havaalanı yakınlarında düştü, 42 kişi öldü.
1961 - Yassıada duruşmaları devam ediyor; İpar Davası sanıkları Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Medeni Berk, Hayrettin Erkmen ve armatör Ali İpar mahkûm oldular.
1961 - İstanbul'da atlı arabalara plaka verilmemesi kararlaştırıldı.
1966 - Hindistan'da Nehru'nun kızı İndira Gandhi, başbakan oldu.
1969 - Amerikan Büyükelçisi Robert Komer istifa etti. Robert Komer'in makam arabası 6 Ocak günü Ortadoğu Teknik Üniversitesini ziyareti sırasında öğrenciler tarafından yakılmıştı.
1969 - Prag'da Jan Palach adındaki öğrenci, Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya'yı işgalini protesto için kendini yaktıktan üç gün sonra öldü. Prag'da protesto gösterileri düzenlendi.
1977 - Miami-Florida'da kar yağışı: Florida'nın tarihinde ilk kez gerçekleşti.
1978 - 1938'den beri üretilen Volkswagen Beetle (Kaplumbağa) modeli otomobillerden sonuncusu Volkswagen'in Emden'deki fabrikalarında üretildi. Kaplumbağaların üretimine Latin Amerika'da 2003 yılına kadar daha devam edilecektir.
1981 - Bakırköy İş Mahkemesi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) kayyım atadı.
1983 - Niksar Cumhuriyet Savcısı Nihat Gerçek'i öldürmekten yargılanan iki ülkücü mahkûm edildi.
1983 - Apple şirketi, bir mouse ve "grafik ara yüzü" ne sahip ilk ticari bilgisayar olan The Apple Lisa yı duyurdu.
1983 - Lyon Kasabı olarak da bilinen Nazi savaş suçlusu Klaus Barbie Bolivya'da tutuklandı.
1988 - Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Milletvekili Mehmet Ali Eren Türkiye'de Kürt sorunu olduğunu ve Kürtlere baskı yapıldığını söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olaylar çıktı.
1992 - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Kurulu yapıldı; genel başkanlığa Kemal Nebioğlu seçildi.
1997 - Yaser Arafat, İsrail kontrolü altındaki son Batı Şeria şehri Hebron'un Filistin'e verilmesini kutlamak üzere 30 yıl aradan sonra ilk kez Hebron'a geldi.
1998 - Kenan Şeranoğlu adlı bir kişi, Titan Saadet Zinciri adı altında 30 bin kişiden 8,6 trilyon lira topladı. 15 Haziran'da, Şeranoğlu ile aralarında babasının da bulunduğu 7 sanık dolandırıcılık suçuyla çeşitli hapis cezalarına mahkum edildi.
2004 - Rubia isimli bir köpek Aconcagua dağı zirvesine çıkarak bu alanda bir dünya rekoru kırdı.
2005 - SEKA İzmit İşletmesinin kapatılma kararını protesto eden çalışanlar, fabrikadan çıkmama kararı aldı.
2005 - "Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600" sergisi, Londra'daki Kraliyet Sanatlar Akademisi'nde açıldı.
2006 - NASA'nın uzay sondası New Horizons, Plüton'a doğru yolculuğuna çıktı.
2007 - Gazeteci Hrant Dink uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:14
  • Akşam17:30
  • Yatsı19:04
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık