Türkiye’nin onurunu ‘mahvettiniz’!

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » Alevilik Bildirgesi Ne Anlama Geliyor?

Alevilik Bildirgesi Ne Anlama Geliyor?

Ali Rıza Özdemir'in Alevilik tartışmalarına büyük ışık tutan yazısı...

 
14 Mart 2018 Çarşamba 09:41 
Yorum YapYazdır
 
 
Alevilik Bildirgesi Ne Anlama Geliyor?

Alevîliğin ne olup olmadığı konusunda Türk milletinin kafası karışık. Bunu doğal görmek gerekir. Çünkü sorunun öznesi olan Alevîlerin de aynı konuda kafası karışık.

Bugün “Alevî anne-babadan gelen” ve kendini “Alevolarak tanımlayan on kişiye “Alevîlik nedir?” diye sorsak, on farklı cevap alırız. Üstelik bu cevaplar anlam bütünlüğü hatta anlam yakınlığı bile içermez. Sorunun muhatapları Alevîliği; Şamanizm’den tutun da Zerdüştlük’e, Eski Anadolu dinlerinden tutun da Ali-Allahilik’e kadar birçok inanç ile eşitlemektedir. Hatta uç bir örnek olarak “Ali’siz Alevîlik” zırvalığını anımsamamız burada bizlere yeterli fikri verecektir. Özetle; durum, oldukça karışıktır ve gidişat, durumun daha da karmaşık bir hale geleceğini göstermektedir. Oysa bundan elli yıl önce muhatapların, aynı soruya verdiği cevap tek kalemden çıkmış gibiydi: “Alevîlik; Hakk-Muhammed-Ali yoludur.”

Alevîler deyince akla gelen bir diğer karmaşık konu, etnik köken meselesidir. Bugün yine aynı kişilere; “Etnik kökeniniz nedir?” diye sorulsa Türk, Kürt, Zaza, Arap, hatta (az da olsa) Hitit ve Luvi kökenli olduğunu söyleyenler çıkacaktır. Bundan elli yıl önce hepsinin aynı soruya vereceği cevap yine aynı kalemden çıkmış gibiydi: “Horasan’dan gelen Türkleriz.”

ALEVÎLİK BİLDİRGESİ NEDİR?

Bütün bu kafa karışıklıklarını gidermek, Türk ve dünya kamuoyuna Alevîliği doğru anlatmak için sevgili arkadaşım İsmail Bâki ile “Alevîlik Bildirgesi” başlıklı bir metin kaleme aldık. Konunun uzmanları ile paylaştığımız metne, geri dönüşlerin ardından son halini verdik ve imzaya açtık.

Alevîlik Bildirgesi ilk defa 2017 yılının Ağustos ayında kitap olarak yayımlandı ve aynı ayın yirmisine denk gelen Pazar günü, İstanbul’daki bir toplantı ile kamuoyuna tanıtıldı.

Bugün itibarıyla 150 (yüz elli) kadar inanç ve kanaat önderi Alevîlik Bildirgesi metnini imzalamış bulunuyor. Sadece Türkiye’den değil, Avrupa ülkelerinden Avustralya’ya kadar birçok ülkedeki inanç ve kanaat önderinden imzalar gelmeye devam ediyor. (Bütün Alevî inanç ve kanaat önderleri, Alevîlik Bildirgesi’nden haberdar oluncaya kadar da metin imzaya açık olacak.) 15 (on beş) kadar kurum (dernek-vakıf vb.) Alevîlik Bildirgesi ile başlayan sürece kurumsal destek veriyor. Bir o kadar kurum da süreci dışarıdan destekliyor.

Alevîlik Bildirgesi’nin Alevî kamuoyundan gördüğü destek ve yarattığı heyecan bizi süreci daha ileri taşımak için cesaretlendirdi. 2017 yılının Ekim ayında Balıkesir’in Akçay ilçesinde “Yol Evlatları” adıyla bir Alevîlik çalıştayı yaptık ve bu çalıştayda bir yol haritası çıkardık.

Devam eden süreçte, çalıştayda aldığımız kararlardan bir kısmını hayata geçirmeye başladık. Alevîlik Bildirgesi’ni bir mektupla birlikte ülkemizdeki devlet kurumlarına ve siyasi parti liderlerine gönderdik. Alevîlerin yaşadığı ülkelerin büyükelçileri ile devlet başkanlarına aynı şekilde Bildirge’yi ulaştırdık. “Yol haber kuruluşu” adıyla bir haber kuruluşu kurduk. Diğer çalışmalar için de altyapı hazırlıklarına başladık.

ALEVİLİK BİLDİRGESİ ile ilgili görsel sonucu

 

BİLDİRGEYE SALDIRILAR

Alevîlik Bildirgesi, kamuoyuna açıklandıktan sonra birçok destek aldı. Özellikle Alevîliğin geleneksel kodlarını taşıyan çoğunluktan… Esas itibarıyla Alevî toplumunun ezici çoğunluğu, Bildirge metninde ifade edilen Alevîlik izahını benimser. Alevîliği; Hakk-Muhammed-Ali yolu dışında açıklayan hatta bir kısmı “Ali’siz Alevîlik” zırvalığının taşıyıcısı olan kişiler, gerçekte Alevî toplumunda azınlıktadır. Seslerinin yüksek çıkmasının nedeni; Alevîlik adına açılan kurumların üst yönetimlerinde hâkimiyet kurmalarından ve kamu kurumları nezdinde muhatap kabul edilmelerinden kaynaklanır.

Doğal olarak bu süreçte, önümüze en büyük engel olarak Alevîlik adına açılmış bazı kurumlar ve bu kurumların bazı yöneticileri çıktı. Birkaçı aleyhimizde kampanyaya dönüşen çalışmalar yürüttü. Bildirge bileşenlerine yönelik uyguladıkları kara propagandada; “Sünnîci”, “Şiîci”, “Faşist”, “Irkçı”, “Asimilasyoncu”, “Gerici” gibi ipe-sapa gelmez bir dizi yaftayı malzeme olarak kullandılar. Halen de kullanıyorlar. Hatta gülünç şekilde bunların neredeyse tamamını tek açıklamada kullananlar bile çıktı. İmzacılarımıza yönelik caydırma girişimlerinde bulundular ve imzacılarımızı baskı altına aldılar. Kurumsal destek veren dernekleri gezerek caydırmaya çalıştılar. Şükür ki, tek kişi bile imzasını geri çekmedi; tek kurum bile desteğinden vaz geçmedi.

Çalışmalarımıza bir başka itiraz ise, bizimle aşağı yukarı aynı fikirlere sahip olan ama bir şekilde “Alevîlik piyasası”nda yer etmiş çevrelerden geldi. “Neden böyle işe giriştiniz, bu bizim işimizdi” cümlesi ile özetlenen bu tepkinin ardından Alevîlik Bildirgesi ile Yol Evlatları çalıştayı hakkında yüksek perdeden eleştiri (!) içerikli kurumsal açıklamalar birbirini izledi. Özetle bu süreç bizi, ülkemizdeki her şey gibi Alevîlik alanının da parsellenmiş olduğu gerçeğiyle yüzleştirdi.

Alevîlik Bildirgesi bileşenleri olarak, bize yönelik hakaret düzeyindeki açıklamalara karşı herhangi bir yasal süreç başlatmadık. Bunun nedeni, kendini “Alevolarak tanımlayan her kişi ve kurum ile iletişim kanallarının açık kalmasını arzu etmemizdir.

BİLDİRGENİN DAYANDIĞI TEMELLER

Alevîlik Bildirgesi’nin dayandığı temeller, Bildirge metninde şu cümlelerle ifade edilmiştir: “Türklerin Müslüman olması ile Horasan’da oluşmaya başlayan ve büyük Türkmen göçleri ile geldiği Anadolu’da nihai yapılanmasını tamamlayan Alevîliğin omurgası, iki temel üzerine oturur. Bunlardan birincisi İslâm imanı, ikincisi ise Türk kültürüdür. (…) Biz atalarımızdan iki temel bilgi öğrendik: Bunlardan birincisi Horasan’dan gelen Türkler olduğumuz; ikincisi ise kılıç zoru ile değil Ali evlatları yoluyla yürekten İslâmiyet’i kabul ettiğimizdir. Bunlardan ilki soyumuzu, ikincisi inancımızı açıklar. Atalarımızdan devraldığımız bu iki temel bilgiyi; bugün daha güçlü bir sesle haykırıyor, burada kayda geçiyor ve evlâtlarımıza manevî bir miras olarak bırakıyoruz.”

Alevîliği, “İslâm’ın özü” olarak konumlandıran ve Alevî toplumunun soyunu “Horasan’dan gelen Türkler” şeklinde izah eden bu iki temel, “Ali’siz Alevîlik” zırvasını bayraklaştıran etnik ayrılıkçı çevreleri özellikle rahatsızlık etti. Bunlara, ateist olan ama yıllardır Alevî toplumu üzerinde mühendisliğe soyunan dar bir kliği de eklememiz gerekir.

Alevîliğin İslâm’ın özü ve ruhu olduğuna dair atalarımızdan devraldığımız temel bilgi, yıllarca Alevîliği İslâm dışında konumlandıran çevrelerce tepkiyle karşılandı. Çünkü yıllardır, kelimenin tam anlamı ile “meydanı boş bulmuşlardı” ve kimse de “ne yapıyorsunuz” diyerek onları dara kaldırmamıştı. Alevîliği diledikleri gibi tanımlayan ve şekillendirdiğini sanan bu çevreler, karşılarında geleneğe dayanan güçlü bir çıkış görünce şaşkına döndüler. Esasen bunların bir kısmı Alevîlik ile alakası olmayan Sünnî gelenekten gelen kimselerdi. Kiminin Zerdüştlük’e, kiminin eski Anadolu medeniyetlerine, kiminin doğaya, kiminin ise Şamanizm’e yasladığı fikirleri, el altından Alevîlik adıyla satılıyordu. Hatta bunlardan bir kısmı Hz. Ali ile Gök Tanrı’yı eşitlerken, diğer kısmı Fatma Ana’yı Anahita[i] olarak tanıtıyordu. Birinin Türklük, ötekinin Kürtlük adına uydurduğu zırvalar, özünde Alevîlik düşmanlığının kristalize edilmiş halinden başka bir şey değildi.

Türk Alevîliği’ni “Anadolu Alevîliği”ne, “Anadolu Alevîliği”ni de “Kürt Alevîliği”ne evirmeye ve yeni bir Alevîlik türü olarak “Kürt Alevîliği” inşa etmeye çalışan kliğin, neyden rahatsız olduğunu anlamak zor değildir. Bildirgedeki imzaların en azından yarısı, Tunceli-Erzincan-Sivas arasındaki Kırdaşi ve Zazaki konuşan aşiretlerin inanç ve kanaat önderlerinden gelmiştir. Asıl panik ve zırva derecesinde iftiralarla girişilen saldırılar tam da bu nedenledir. Son çeyrek asırdır güçlü girişimlerle silinmeye çalışılan geleneksel soy kütüğünün (Horasan’dan gelen Türkleriz), söz konusu bölgenin semasında sonsuz sayıda yankıladığını en iyi “Kürt Alevîliği” inşacıları bilirler.

BİLDİRGENİN HEDEFLERİ: BİRLİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Alevîlik Bildirgesi bileşenlerinin kısa ve uzun vadeli hedefleri vardır ve bunlar Akçay’da yapılan Yol Evlatları 1. Alevîlik Çalıştayında kayıt altına alınmıştır.

Çalışmalarımızın kısa vadeli hedefleri Alevîlerin ve Türkiye’nin birliğine yöneliktir. Bu iki hedef için çalışmalar eş zamanlı olarak yürütülecektir. Alevîlerin birliğinin temelini; Bildirge metninde ifade edilen hususlar oluşturacaktır. Çünkü Alevîlik Bildirgesi, aynı zamanda bir toplumsal sözleşme olarak tasarlanmıştır. Bildirge etrafında oluşan fikri birliktelikten sonra, kurumsallaşma aşamasına geçilecektir. Dünyanın her yerinde kendini “Alevî” olarak tanımlayan bütün kişilerin aynı Alevîlik tanımını yapacağı günleri, çok uzak olmayan bir gelecekte görmeyi umuyoruz.

Türkiye’nin birliği için yapılacak çalışmalar ise iki yönlü olarak düşünülmüştür. Bu konuda görev, hem Sünnîlere ve hem de Alevîlere düşmektedir. Alevîlik Bildirgesi bileşenleri, bu konuda sadece Alevîlere değil Sünnîlere de görevleri olduğunu hatırlatmaktadır. Bu görevlerin en önemlisi; Alevîlere yönelik iftira ve önyargıları Sünnî toplumun bütün katmanlarından silmeleridir. Ayrıca aklı ve bilimi önceleyen Türk Sünnîliğini korumaları; Atatürk, demokrasi, cumhuriyet ve laiklik karşıtı selefi akımların Türk Sünnîliğine sızmalarını engellemeleri gerekmektedir. Alevîleri bekleyen görev ise, Türk milletine düşmanlığı merkeze alan etnik ayrılıkçı ve terörize olan akımların, gölgesini üzerlerinden atmalarıdır. Herkes milli birliğe ve ortaklıklara vurgu yapılmalı, farklılıklar arka plana çekilmelidir. Bunun yanında Türk milletinin mezhep/inanç farklılığına bakılmaksızın birlik olmasının en temel koşullarından biri, uluslararası hukuk ve evrensel insan hakları standartlarına uyulmasıdır. Gerçek bir barış ve kalıcı bir birlik kurmanın asgari şartları bunlardır.

Alevîlik Bildirgesi bileşenlerinin uzun vadeli hedefi; gelecek nesillere geleneğe dayanan sürdürülebilir bir Alevîlik bırakmaktır. Buradaki sürdürülebilirlik kavramı, sadece inanç ve ibadet konularını değil, kültürden doğaya kadar kuşatıcı bir bakışı da ifade eder. Esasen Alevîlik, yüzyıllardan beri şekle değil öze, ruha ve anlama odaklanan bir bakış açısıyla zaten bu birikime sahiptir. 13. ile 16. yüzyıllar arasında Bektaşîlik ve Kızılbaşlık adları altında ulaşılan zirve, bilgi ve sevgi temelinde şekillenen bu doğru bakış açısının doğal bir ürünüdür. Bugün yapmamız gereken ondaki bu potansiyeli açığa çıkarmak; sevgi ve hoşgörü ile İslâm imanını, bilgi ve bilim ile Türk kültürünü yeniden hak ettiği saygınlığa kavuşturmaktır.

Ali Rıza Özdemir/ Odatv

 
14 Mart 2018 Çarşamba 09:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Mustafa Önsel
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Türker Ertürk
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
10
5
2
35
2
Galatasaray
18
9
5
4
32
3
Malatyaspor
18
9
5
4
32
4
Trabzonspor
17
8
5
4
29
5
Kasımpaşa
17
9
2
6
29
6
Beşiktaş
18
8
5
5
29
7
Konyaspor
18
7
7
4
28
8
Antalyaspor
18
8
4
6
28
9
Sivasspor
17
6
6
5
24
10
Göztepe
18
7
1
10
22
11
Bursaspor
17
4
9
4
21
12
Kayserispor
18
5
5
8
20
13
Ankaragücü
18
6
2
10
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Akhisar Bld.Spor
18
4
5
9
17
16
Erzurum BB
18
3
7
8
16
17
Fenerbahçe
17
3
7
7
16
18
Çaykur Rizespor
17
1
9
7
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
17.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010238404252
 
On Numara
14.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu04050711161719232526303440414346657072767879
 
Sayısal Loto
19.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu082024252837
 
Şans Topu
16.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu091218202301
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:34
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:14
  • Akşam17:31
  • Yatsı19:05
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık