Van’da bitmeyen yasak yine uzadı

Ana Sayfa » Siyaset » Akşener'den ortak yayın yorumu

Akşener'den ortak yayın yorumu

İYİ Parti genel Başkanı Meral Akşener Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu ile rakibi Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım'ın gerçekleştirdiği ortak yayınını yorumladı. Akşener "Sayın Yıldırım yayında bitse de gitsek modundaydı" dedi.

 
17 Haziran 2019 Pazartesi 11:11 
Yorum YapYazdır
 
 
Akşener'den ortak yayın yorumu

Akşener'in açıklamalarından satır başları:

17 yıldır ortadan kalkan bir gelenek söz konusu. Kibirli bir gelenek ortadan kalktı. Bunun devamını diliyorum. Türkiye'nin gerildiği bir ortamda nefes aldırdı. İstanbul'da oy kullanacak olup kararsız olup seçmen açısından bir karar verme imkanı sundu.Sayın İmamoğlu'nu canlı yayında oldukça motive gördüm. Ama en önemlisi Sayın Yıldırım'ı incitici bir sözü olmadı. Bunu çok önemli görüyorum. O kadar yorulduk ki.. Kandil ile şahsen benim ve sayın Karamollaoğlu'nun sözleşme yaptığı ilan edildi.

İllet olduk, FETÖ'cü olduk. 23 gün sabahtan akşama kadar çalıştık, sayın Kılıçdaroğlu ile ortak mitingler yaptık. Gittiğim ilçelerde adayların değil sayın Erdoğan'ın resimleri vardı. Vatandaşlara adayları değerlendirmelerini, hizmet anlayışlarını değerlendirmelerini istedim. Bu bir genel seçim değil. Beka ile ilgisi olmadığını anlattım. Seçimden sonra komşularınızla, akrabalarınızla görüşmeye devam edeceksiniz dedim.

‘YILDIRIM YAYIN BİTSE DE GİTSEK MODUNDAYDI’

23 Haziran'daki seçimde de bazı Ak Partililer düşmanlaştırıcı dili devam ettirdiler. Sayın Yıldırım yayında bitse de gitsek modundaydı. Ak Partililer her şeyden muaf görüyor kendilerini. İstanbul'daki gökdelenlerin sorumlusu CHP'ymiş. Hukuki olarak Şehircilik Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi'nin iznine tabi o gökdelenler. O izinlere bakıldığında siyasi iradeyi görürsünüz

‘SAYIN YILDIRIM KÖŞEYE SIKIŞTIĞINDA FETÖ DEDİ’

Sayın Yıldırım köşeye sıkıştığı anda FETÖ dedi. Ekonomiden sorumlu damat bey o gelenekten geliyor. Asıl olan şu: FETÖ'nün 15 Temmuz'da ortaya koyduğu o darbe girişimi sonrasında hiç der almamışlar. Vakıf önemli bir şey, Osmanlı'dan beri gelen bir gelenek. Şimdi belediye nakit para vermeyebilir ama dağıttığı kaynaklar var. FETÖ vakıflar üzerinden geldi. Sayın İmamoğlu'nun dediği gibi devlete güvenip resmi kurumlar üzerinden iş yapmak gerekir. Böylece akrabalar üzerinden bir vakıflaşma söz konusu olmaz. Türkiye'de her şeyin olduğu gibi bu anlayışın da cılkı çıktı. Ben sayım Yıldırım'ın FETÖ ile ilişkisi vardır diyemem ama Bakanlık yapmış bir isim

‘İSTANBUL’DA İNANILMAZ BİR İSRAF VAR’

1994'te İstanbul belediyesinin borcu 2 milyar dolardı, bugün 20 milyar dolar olduğu söyleniyor. Bu borç İstanbul'a harcansaydı, trafik sorunu çözülür, iş imkanları artardı. İnanılmaz bir israf var. Bizim gibiler, yani orta karar aileler, şükretmek ve kul hakkından korumayı öğretir. Sizi belli konularda dikkatli olmaya yöneltir; bu sınıfsal bir bakış açısıdır. Sınıfsal çelişkileri şükretmeye yönelterek çözer. Eğitim bize o zengin çocuğu ile, iyi okulları kazanabilmeyi ve iyi bir hayat yaşamayı iyi çalışmayı, bu ülkenin önemli görevlerinde bulunma umudunu aşılar. Cumhuriyetin en büyük özelliği budur. Muhtar olamaz dendi, Başbakan oldu, Cumhurbaşkanı oldu, saray yaptı. Saray yaptırınca ayrı değerler sistemi oluşur, israfı göremezsiniz.

Afrika'da sağ görüşlü bir diktatör devirmek için yola çıkmış Marksist gruplar devirmişler, sarayları büyütmüşler, araba sayıları çoğalmış. Sayın Erdoğan'da aynı değerler sisteminden hareket ediyor. Sayın Erbakan ‘Adil düzen' diye harika bir sistem bulmuştu. İktidar 17 yılda büyük bir bürokratik kadro kurup, müthiş maaşlar ödüyorsunuz. Bir hayat tarzı geliştirip değerler üretiyorsunuz. Daire başkanlarının, şube müdürlerinin kaç tana aracı var, modelleri nelerdir? Saray içinde ödenen kredi kartları ne kadardır, limitler var mıdır? Bu hayat tarzını onlar üretiyor. Ben bir bilim insanıyım. Diktatörlükleri, saray erkanını incelemiş bir hocayım. İtiraz ederek, simit hesabı yaparak gelip, itibardan tasarruf olmaz anlayışında bir Türkiye'ye geldik

‘NE SAYIN BAHÇELİ, NE DE YILDIRIM ERDOĞAN’IN DEDİĞİNİN DIŞINA ÇIKAMAZ’

Mitiliden vazgeçildi. Sayın Erdoğan'ın dediğinin dışına ne sayın Bahçeli ne de sayın Yıldırım çıkabilir. Ülkücüler Türkiye ile ilgili hassasiyetleri yüksek insanlardır. 180 öncesinde bu konuda büyük mücadeleler vermişlerdir, aralarından bir tane muhbir çıkmamıştı. Yıllarca cezaevinde yatmış ağızlarından bir kelime çıkmamış abilerim var. İstanbul'da MHP'nin oyu yüzde 8,1 onun 4 puanı sayın İmamoğlu'na gitti. Sayın Bahçeli bekanın karşılığını 5 harfliler olarak tanımladı.

Siz onun içini boşaltırsanız Türkiye gerçek bir beka sorunu ile karşılaştığında vatandaşınıza anlatamazsınız. Şimdi de İstanbul'da seçim yenileniyor, Türkiye’nin gözü bunun üzerinde. Açılımın ayak seslerinin duyulduğu bir sürece gidiyoruz. Sayın Bahçeli, bebek katili, İmralı canisi diyordu şimdi Öcalan'ın avukatları ile görüşmesinde sakınca yoktur diyor. Bu durum 180 derecelik bir dönüş olarak adlandırılır. 29 belediye meclis üyesi arkadaşımızı 3 oy için terörist diye yaftaldılar, şimdi açılımın ayak sesleri geliyor. Ülkücülerin kendilerini bu resimde bulmaları mümkün değil. MHP'ye son iki seçimde oy veren seçmenlerin tavırları çok başka olacak

‘ELİNİZ TUTAN MI VAR?’

HDP gayri resmiyse kapatın kardeşim. Elinizi tutan mı var? Bugün açılım ayak sesleri var o seslendirmeyi de bizzat Bahçeli yaptı. 23 Şubat’ta Apo ile görüşüyorlar demiştim. Şimdi görüşüyorlar. Kendini ülkücü olarak tanımlayan insanların bu resimde kendini bulmaları mümkün değil. MHP’ye oy veren seçmenlerin hem Türkiye genelinde hem de İstanbul özelinde tavırları çok değişik olacak.

Üç gündür çadırların önünde bir şey söylüyorum İçişleri Bakanı’nı mutlaka değiştirsin. Gerim gerim gerilmenin unsurlarından biri. Sayın Erdoğan’a zarar veriyor. Oraya duyulan öfke oraya yansıyor. Damadını mutlaka, ekonomiyi bilmiyor. İkisini de alsın en büyük maaşları versin de onları alsın onları. Eski bir dostu olarak söylüyorum.İmamoğlu Yıldırım’a oğlunun onun okuduğu okulda okuduğunu mutluluk içinde söyledi. Yıldırım'ın cevabı çok kötüydü. İyi ki babasının mesleğini seçmemiş' dedi. Meslekler çok kutsaldır. Emekle elde edilir. 24'ünden sonra Sayın Erdoğan'ın derdi büyük olacak. Ben diyorum ki İstanbullulara 23'ünden sonra hepimiz tatile gidelim

 
17 Haziran 2019 Pazartesi 11:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1448 - Osmanlı padişahı II. Murat, Kosova Zaferi'ni kazandı.
1781 - Amerikan Bağımsızlık Savaşı, İngilizlerin George Washington'a teslim olmalarıyla sona erdi.
1782 - Lord Cornwall'in denetimindeki İngiliz Ordusunun yenilmesi ve Amerikan ordusunun Yorktown ve Virjinya'ya girmesiyle Amerikan Devrimi sona erdi.
1872 - Dünyanın en büyük altın külçesi (215 kilogram) Avustralya New South Wales'de bulundu.
1934 - Mübadele Komisyonu görevini tamamladı. Anadolu ve Trakya Rumları ile Yunanistan Müslümanlarının mübadelesini düzenlemekle görevli Komisyon 7 Ekim 1923'de kurulmuştu.
1934 - Turhal Şeker Fabrikası açıldı.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1949 - Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul valiliği ve belediye başkanlığı görevine atandı.
1951 - İngiliz askerleri, Süveyş Kanalı'nı ele geçirdi.
1960 - 6-7 Eylül Olayları ile ilgili dava başladı.
1962 - TBMM'de, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kabul edildi.
1962 - İlk James Bond filmi "Dr. No" gösterime girdi.
1982 - Milli Güvenlik Konseyinin son şeklini verdiği anayasa metni açıklandı. Geçici maddelerle eski parti yöneticilerine 10 yıl siyaset yasağı getiriliyor, anayasanın kabulüyle birlikte Kenan Evren cumhurbaşkanı oluyor.
1987 - Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.
1988 - İngiltere, IRA mensuplarıyla yapılan röportajların yayımlanmasını yasakladı.
1995 - Avrupa Parlamentosu Yeşiller sözcüsü Claudia Roth, Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir aleyhine 3 milyar liralık manevi tazminat davası açtı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
17.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu050811202324
 
On Numara
14.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu08141623252627293940414652596061636467717376
 
Sayısal Loto
16.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010406354047
 
Şans Topu
16.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu031117233105
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:29
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:19
  • Akşam17:44
  • Yatsı19:13
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık