Avrasya Kamuoyu Araştırma referandum anketini açıkladı

Ana Sayfa » Siyaset » AKP'nin linç ettiği Arınç'tan 6 sayfalık açıklama

AKP'nin linç ettiği Arınç'tan 6 sayfalık açıklama

Cuma akşamı CNN Türk'te Taha Akyol'un programında yaptığı açıklamalar tartışılan Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Twitter'dan eleştirilere yanıt verdi. Arınç, uzun açıklamasında ''Söylediğim her sözün sonuna kadar arkasındayım'' dedi. Arınç'ın 6 sayfalık açıklamasını AKP'li eski Bakan Hüseyin Çelik kendi hesabından retweetledi.

 
1 Şubat 2016 Pazartesi 17:08 
Yorum YapYazdır
 
 
AKP'nin linç ettiği Arınç'tan 6 sayfalık açıklama

 İşte Arınç’ın açıklamasının tam metni:

''Sevgili dostlar;

30.01.2016 Cuma akşamı CNN Türk' te Sayın Taha Akyol ile yaptığımız program sonrasında pek çok kişiden tebrik, takdir ve teşekkür mesajları aldım.

Bazı dostlarımız ise söylediklerimin doğru olduğunu, ancak bunun birileri tarafından suistimal edilerek partimiz aleyhinde kullanılacağı endişesini taşıdıklarını ifade ettiler.

Samimi tebrik ve eleştirilere candan teşekkür ediyorum.

Bülent Arınç Dolmabahçe Mutabakatı ile ilgili konuştuBülent Arınç Dolmabahçe Mutabakatı ile ilgili konuştu

Program sırasında da ifade ettiğim ve doğrusu da beklediğim üzere birkaç kişi de çirkin ifadelerle sosyal medyayı kullandılar. Bunları yapanların amaçlarını, kişiliklerini ve karakterlerini çok iyi biliyorum. Onlar da kendilerine yakışanı yaptılar.

SÖYLEDİĞİM HER SÖZÜN SONUNA KADAR ARKASINDAYIM

Bu vesileyle bir kaç hususu arz etmek istiyorum;

1. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, yaklaşık iki saat süren programda, bildiğim ve bizzat şahit olduğum olayların çok küçük bir bölümünü, en doğru şekilde anlattım. Türkiye'mizin yaşadığı, ya da ileride yaşayabileceği sorunların çözümü için faydalı olacağına inandığım çözüm önerisi ve tekliflerde bulundum.

Söylediğim her sözün sonuna kadar arkasındayım.

2. "Bunları neden şimdi ve neden kamuoyu önünde konuşuyorsunuz?" diye eleştirenlere sadece bir kaç cümle ile cevap vermek isterim. Biliniz ki, hiç bir gerçek "Neden şimdi?" sorusunun muhatabı değildir. Ve biliniz ki, geçmişte de, bulunduğu her makamda, üstlendiği her görevde hakikati söylemekten asla geri durmamış birine "Neden şimdi, neden kamuoyu önünde?" diye sormak geçmişten bihaber olmak demektir.

BU KADIN YAZARA 'TARAF'IN LAWRENCESI' DEMEK İSTEMEM

3. Program sırasında "troliçe" sözleriyle kimi kastettiğimi herkes çok iyi biliyordu. Nitekim yarası olan gocundu ve daha program bitmeden şahsıma hakaret etti. Bu kadın yazara birisinin cevabı gibi "Taraf'ın Lawrencesi" demek istemem. Onu, bu hakareti ve yargı süreci ile başbaşa bırakıyorum.

Bazı hanımefendi yazarlar, bu sözlerimle kendilerini kastettiğimi düşünmüş olabilirler. Kesinlikle kendilerini kastetmedim. Benim kastım, bu kadın yazar ve onu gibi kişilik hakkı, edep, saygı, sorumluluk bilmeyen ve hoşgörü tanımayan kişilerdir.

BELKİ DE ALDIKLARI TALİMATLA 'ESKİ ÇINARI YIKMAK' HEVESİYLE...

4. Programdan sonra, belki de aldıkları talimatla "eski çınarı yıkmak" hevesiyle manşetlerden, tv programlarından, gazete köşelerinden, sosyal medya ve diğer mecralardan şahsıma yönelik başlatılan linç kampanyası, heves sahiplerinin kursaklarında kalabilir. Zira tez canlı bazı arkadaşlarımızın iddiaları ile gerçekler arasında pamuk ipliği kadar bile bir bağ yokken bu kampanya yine size döner ve cümle alem size güler.

YIKMAYA ÇALIŞTIĞINIZ ÇINARIN GÖLGESİNDE GÜNEŞ GÖRMEMİŞ BİR ÇOK HAKİKAT GÖLGELENİYOR

Unutulmamalıdır ki, yıkmaya çalıştığınız çınarın gölgesinde, güneş görmemiş daha bir çok hakikat gölgeleniyor.
Yıkmayı, yıkıcı olmayı değil, yapmayı, yapıcı olmayı, hevesleri değil, akıl ve iz' anı salık veririm.

VİCDANIM NEYİ EMREDİYORSA O ŞEKİLDE KONUŞURUM

5. Yaptığım açıklamalar neticesinde, aidiyetlerinin sözcüsüymüş gibi "bizim için bir anlam ifade etmiyor", "tövbe etsin, özür dilesin", "artık güvenmeyiz" gibi beyanlarda bulunanlara da şunu söylemek isterim; 
Siz, birilerini, "kendilerine kutsiyet atfediliyor" diyerek eleştirirken, bu yaklaşımlarınızla her biriniz ayrı ayrı kendinizi kutsuyorsunuz, farkında mısınız? Hiçbir açıklamayı birileri için anlam ifade etsin diye yapmadım, yapmam. Aklım, vicdanım neyi emrediyorsa o şekilde konuşurum. Tövbeyi arınma, özür dilemeyi erdem bilirim ve gerekliliğine inanıyorsam hiç çekinmeden yaparım. Allah' a inanan insanların, kendilerini tövbe ve af makamında görmelerini ise hayretle karşılarım.

ZULME GEREKÇELER BULMAYA ÇALIŞMAK, O ZULME ORTAK OLMAKTIR

6. Mesleki ve siyasi hayatım boyunca her zaman haktan yana oldum, haksızlık ve adaletsizlikle mücadele ettim. Birileriyle mücadele edebilirsiniz, birilerini sevmeyebilirsiniz ve kaldı ki onların yanlışları da olabilir. Öyle olsa dahi, ilahi emir odur ki "adaletten ve hukuktan ayrılmamak gerekir." 
Hangi sebeple, hangi uğurda ve hangi motivasyonla olursa olsun, insanların kişilik haklarına kasten, bilerek saldırılıyorsa, delilsiz ve ispatsız cezaevlerine konuluyorlarsa benim yapacağım tek şey, tüm hayatım boyunca yaptığım gibi mazlumun yanında yer almaktır. Mazlumun aidiyetine ve zulmün menşeine bakarak zulme gerekçeler bulmaya çalışmak, o zulme ortak olmaktır.

1987 DOĞUMLU GENÇ ARKADAŞIMIZ BENİ İTHAM ETMİŞ

7. Şu an önemli bir göreve getirilmiş olan ve dedesi ile birlikte siyaset yaptığım için bana da özel sevgisi ve saygısı olduğunu her fırsatta söyleyen, 1987 doğumlu genç bir arkadaşımız beni "sahip olduğu bütün makamları borçlu olduğu yol arkadaşına sırtını dönmekle" itham etmiş.

CEHALET ÇAMURUNDAN BİR HAKİKAT HEYKELİ YAPIP, ONA HEDİYE ETMEKTİR NİYETİM

Bu iftiralara ve cehalete mecburen cevap veriyorum. Amacım elbette müfterileri muhatap almak değil. Müfterinin, üzerime sıçratmak istediği cehalet çamurundan bir hakikat heykeli yapıp, yine ona hediye etmektir niyetim. Ta ki her baktıkça cehaletinden tekrar tekrar utansın.

GENÇ ARKADAŞIM; GELDİĞİM TÜM SİYASİ MAKAMLARA ÇALIŞA ÇALIŞA GELDİM

Genç arkadaşım;

Senin doğumundan 20 yıl önce, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğrenci iken, merhum Erbakan Hocam ile birlikte bundan 45 yıl kadar evvelinde siyasete başladım. 20 yıl parlamentoda milletvekilliği yaptım.

Geldiğim tüm siyasi makamlara, şüphesiz yüce Allah'ın takdiri, halkımızın desteği ve gece gündüz demeden, soğuk sıcak demeden çalışa çalışa, çile çekip bedel ödeye ödeye geldim.

HİÇBİR KİŞİYE DİYET BORCUM YOKTUR

Bu anlamda, kastettiğiniz şekilde, hiçbir kişiye hiçbir diyet borcum yoktur. Ben siyaseten varlığımı, kimsenin yokluğuna ya da birilerinin var ol demesine borçlu değilim.

EMSALLERİ, ÇEVRENİZDE GİDEREK ÇOĞALDIĞI İÇİN BENİ DE ÖYLE ZANNETTİNİZ

Beni başka birileri ile karıştırıyorsunuz. Emsalleri, çevrenizde giderek çoğaldığı için beni de öyle zannettiniz. Çok yanılıyorsunuz.

Yaşınız yetmeyebilir, ya da fırsat bulup okuyamamış, araştıramamış olabilirsiniz, dedenizi de hayırla yad ile, onun hatırına küçük bir hatırlatmada bulunayım;
1980 sonrası siyasi yasağım bitince merhum hocamızın talimatı ile 1986-87-91-94(mahalli) seçimlerinde Manisa' dan aday oldum. Manisa' da oy oranımız çok düşüktü. Ve kazanma ihtimalimiz de yoktu. Attı tek bir gayemiz vardı, inandığımız dava uğruna, halkımıza iyi olanı, güzel olanı ve doğruları anlatmak ve bir gün mutlaka bu fikirlerimizi iktidar yapmaktı. 1995 ve 1999' da milletvekili olduğunda genel başkanımız merhum Erbakan' dı. Bugüne kadar ona saygıda hiç kusur etmedim, o da beni her zaman ve son nefesine kadar hayırlı yad etti ve takdir etti. Allah ondan razı olsun. Kabri nur, mekanı cennet olsun.

ALNIM AÇIK, BAŞIM DİK VE ŞEREFLE YAŞADIM

2001 Ağustos'unda AK Parti' yi kurduk.

Sayın Erdoğan milletvekili olmadığı için T.B.M.M.'de arkadaşlarım beni oy birliği ile grup başkanı yaptı.

Seçime çok yaklaştığımız bir zamanda, bir hukuk komplosu ile sayın Erdoğan' in genel başkanlığı ve milletvekili adaylığı iptal edilmişti. Bu haksızlığa karşı daha çok çalıştık ve tek başımıza iktidar olduk.

Ben AK Parti' nin ilk Meclis Başkanı'yım. Sayın Erdoğan parlamentoda değildi. 5 yıl Meclis Başkanlığı yaptım. AK Parti milletvekilleri dışında diğer partilerden ve bağımsızlardan da oy aldım.

2007 seçimlerinde Meclis Başkanı iken tekrar aday oldum, seçim mitinglerine katıldım. 2011' de de, o zamanki genel başkanımız Sayın Erdoğan'ın istek ve talimatı ile Bursa'dan aday gösterildim.

2009 ile 2015 yılları arasında 6 buçuk yıl Başbakan Yardımcılığı yaptım. Başbakan oldukları sürede Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu ile birlikte çalıştım. Onların bana duyduğu güven ve itimada da her zaman için teşekkür ediyor, bu hususta şükranlarımı arz ediyorum. 
20 yılı aşan milletvekilliği hayatımın her gününü alnım açık, başım dik ve şerefle yaşadım. 2001' den bu yana, siyasi ahlakım gereği sayın Erdoğan' a genel başkanımız ve liderimiz olarak bağlı kaldım. AK Parti M.K.Y.K.'sinde de birlikte çalıştım.

KENDİ İSTEĞİMLE SİYASETE ARA VERDİM

Şu an ise, parti tüzüğünde hiçbir engel olmamasına rağmen, Sayın Başbakan'ımızın ısrarlı, nazik davet ve tekliflerine özürlerimi ve gerekçelerimi bildirip müsaade isteyerek, tamamen kendi isteğimle aktif, parlamanter siyasete ara vermiş bir siyasetçiyim.

Bu kısa özetten sonra bilmenizi isterim :

40 yılı aşan siyaset hayatınızda hiçbir şaibeyle anılmamış, akçeli, ökçeli işlerde de adınız hiç geçmemiş, oturduğunuz makamları amaç değil, davanız için araç olarak görmüşseniz ve sizi seven, size inanan insanlar, konu siz olunca başlarını önlerine hiç ama hiç eğmemişse rahat konuşursunuz.

Aksi halde;

Ya altınızdaki koltuğu verenin koltuk değneği olur, ya da köşe verenin koçbaşı olursunuz.

Milli Görüş'ten bugüne bizim siyasetimizde dava olarak isimler değil, ilkeler ve değerler vardır. Yüzünüzü isimlere çevirir ve isimleri dava edinirseniz, biliniz ki isimler fanidir ve insanlar hatadan hali değildir.

Dava olarak ilke ve değerleri edinirseniz de biliniz ki, 14 asır sonra bile dipdiri, capcanlı bir davanız olur.

Değerli dostlar, hepinize selam ve sevgiler.

Sağlıcakla kalın...

Bülent ARINÇ 
22.Dönem TBMM Başkanı''

 

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

 

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

 

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

 

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

 

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

 

Gömülü resim için kalıcı bağlantı


HÜSEYİN ÇELİK RETWEETLEDİ

Bülent Arınç'ın Twitter hesabından duyurduğu 6 sayfalık açıklamasını, AK Partili eski Bakan Hüseyin Çelik retweetleyerek kendi takipçileriyle paylaştı.

 

 

 

 
1 Şubat 2016 Pazartesi 17:08 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:26
  • Güneş06:08
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:08
  • Akşam18:46
  • Yatsı20:17
 
Tarihte Bugün
1655 - Satürn'ün en büyük Ay'ı Titan, Christian Huygens tarafından keşfedildi.
1752 - İngiltere'de yılın ilk günü. İngilizlerde 1 Ocak ile başlayan ilk yıl 1752'dir.
1807 - İngiltere Parlamentosu köle ticaretini yasakladı.
1811 - Percy Bysshe Shelley "Tanrıtanımazlığın Gerekliliği" adlı makalesinden dolayı Oxford Üniversitesi'nden atıldı.
1821 - Yunanistan Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti.
1912 - Ahmet Ferit Tek, Türk Ocağı'nı kurdu.
1918 - Belarus Halk Cumhuriyeti kuruldu.
1929 - İtalya'da faşist yönetim genel seçimlerde oyların yüzde 99'unu kendilerinin aldıklarını açıkladı.
1935 - Prof. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu As Başkanlığı'na seçildi.
1936 - Saatlerin doğru olarak ayarlanabilmesi için İstanbul Rasathanesi'nce hazırlanan iki bildiriyi Bakanlar Kurulu onayladı.
1941 - Yugoslavya, Mihver Devletleri'ne katılma kararı aldı.
1944 - Heykeltraş Zühtü Müritoğlu ve Hadi Bara'nın yaptıkları Barbaros Hayrettin Paşa Anıtı törenle açıldı.
1947 - Illinois'deki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 111 kişi öldü.
1949 - Sovyet hükümetinin kararıyla Litvanya, Estonya ve Letonya'dan 92.000 kişi sürgün edildi.
1950 - Türk Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı Ankara'da düştü, 15 kişi öldü.
1951 - Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı.
1951 - İstanbul'da Neve Şalom Sinagogu açıldı.
1957 - Roma'da bir araya gelen Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Komisyonu'nun kurulmasına ilişkin Roma Antlaşması'nı imzaladı.
1959 - Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde yayımlanan "Menderes'in Kalesi" başlıklı yazısında Fuad Köprülü'ye yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada bir yıl hapse mahkum oldu. Büyük Doğu dergisi de bir ay süreyle kapatıldı.
1960 - Güney Afrika Johannesburg'da tüm siyah politik örgütler feshedildi.
1960 - İtalya'da Fernando Tambroni başbakan oldu.
1961 - Adalet Bakanlığı idam cezalarının cezaevi bahçelerinde infaz olunması hakkında karar aldı.
1962 - EOKA'cılar Kıbrıs'ta iki camiye bomba attı.
1968 - Şair Metin Demirtaş Türk Solu dergisinde yayımlanan "Guevara" adlı şiirinde komünizm propagandası yaptğı gerekçesiyle tutuklandı.
1975 - Suudi Arabistan Kralı Faysal, akli dengesi bozuk yeğeni prens Faysal bin Musad tarafından Riyad'da öldürüldü.
1982 - Ankara Sıkıyönetim Savcılığı halkevleri hakkında kapatılma istemiyle dava açtı.
1982 - Tutuklu İsmail Beşikçi, cezaevinden yazdığı bir mektup nedeniyle 10 yıl ceza aldı.
1986 - İşkence yaptığını itiraf eden polis memuru Sedat Caner ile bu itirafları yayımlayan 'Nokta' dergisine dava açıldı.
1986 - 14. Strasbourg Film Festivali'nde Muammer Özer'in "Bir Avuç Cennet" ve Ali Özgentürk'ün "Bekçi" isimli filmleri ikinciliği paylaştı.
1988 - İstanbul'daki Metris Askeri Cezaevi'nden 29 tutuklu ve hükümlü kaçtı.
1990 - New York'un Bronx semtindeki bir kulüpte çıkan yangında 87 kişi öldü.
1992 - Kozmonot Sergei Krikalev, Mir Uzay İstasyonu'nda 10 ay kaldıktan sonra dünyaya döndü.
1994 - Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi'nde evci çıkan dört kız öğrenciden birinin, emniyet yetkilileri tarafından yakalanarak bekaret kontrolüne gönderilmesi kadınlar tarafından protesto edildi.
1996 - Türkiye'de Emek Partisi kuruldu.
1998 - Manisalı Gençler Davasında, Yargıtay'ın bozma kararından sonra beş tutuklu genç tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.
1999 - Sırbistan, NATO'ya savaş ilan edip BM'ye bildirince, NATO üyesi Türkiye de bu ülkeyle resmen savaşa girmiş oldu.
2009 - Büyük Birlik Partisi'ne ait parti lideri Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ta düştü. 3 gün sonra ulaşılan helikopterde, helikopterde bulunan 6 kişinin de hayatını kaybettiği belirtildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık