ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Medya Kritik » AKP"NİN KAPISINDA YATAN RANTÇILAR!

AKP"NİN KAPISINDA YATAN RANTÇILAR!

Gazeteci Adnan Sungur, iktidar partisi AKP'de aday adaylığı için yoğun bir trafik yaşanması üzerine bir yazı kaleme aldı. Sungur'un, 'facebook'taki sayfasında yeralan yazısı şöyle:

 
19 Şubat 2015 Perşembe 13:48 
Yorum YapYazdır
 
 
AKP

 

Türkiye yeni bir seçim atmosferine girerken, bürokraside, üniversitelerde, spor kulübü ya da federasyonlarda görevli olanlar, sendikalarda ağılık yapanlar ve benzeri örgütlerde istifalar bir birini kovalıyor. Ve her biri milletvekilliği adaylığı için sıraya giriyor. Tabii ki yüzde 99"u iktidar partisinin kapısında kuyruk oluşturmuş...
Kimileri büyük vizyondan söz ediyor. Ülkedeki olumlu değişimden ve bunun sebebi olarak mevcut iktidarın başarılarından dem vuruyor, ağızlarından ballar akıyor...
Aslında iktidar partisinin kapısına demirlemeye çalışanlara bakınca bu ülkede devlet ya da başka kurumlarda böylesine kadrolaşmanın hiçbir dönem yaşanmadığını görebilirsiniz.

Nedir bu partinin ülkede yarattığı olumlu atmosfer? Ve bu istifa edenlerin hikmeti va rmıdır?
Gördüğüm tek şey ülkenin her açıdan çok daha kötüye gittiğidir. Bu ülkeyi 12 yıl yöneten iktidar işsizlik oranında hiçbir gelişme sağlayamadığı gibi geriye gidiş dikkat çekici boyutlara ulaşmış... Dolar almış başını gitmiş, rantiye kar rekorları kırıyor. çalışan sınıfların sıkıntıları her geçen gün artıyor. Ekonomik olarak açlık ile yoksulluk sınırında geziniyorlar. 
Sendikalaşmada ne yazık ki 12 Eylül 1980"nun çok gerisine düşülmüş... Üniversiteler hala YÖK isimli faşizan bir kuruluşun tekelinde, bilimsellikten her geçen gün uzaklaşıyor. Esnafın hali perişan... Her yıl on binlerce esnaf iflas ediyor. Kredilerle yeni esnaflar türüyor ama onların da ömrü bir kaç yıl sürüyor. 
Köylü dersen perişan... Ürünü para etmiyor. Onlar ürününü yok pahasına satıyor ama pazardan aynı ürünü altın değerinde geri alıyor.

Dolar milyarderi sayısı 12 yılda 6"dan 60"a yükselmiş ve sınıflar arası uçurum devasa boyutlara ulaşmış... İnsanlar mutlu değil... Artık herkes kutuplaşmış... Bir ülke sağırlar diyaloğuyla yaşayan adeta ortadan ikiye bölünmüş, bir birini hiçbir şekilde anlamayan insanlar grubundan oluşuyor.
Şiddet her geçen gün biraz daha artıyor, boyut değiştiriyor. Devlet şiddeti, koca şiddeti, kadının edindiği sevgili şiddeti, çocuğa şiddet tarihi rekorlar kırıyor. Bizzat eşleri tarafından öldürülen kadınların sayısı artık bir rakamdan öte anlam taşımamaya başlamış...

Madenlerde, inşaatlarda, tersanelerde ve bilumum çalışma hayatının içinde her yıl binlerce işçimiz iş kazasına kurban gidiyor, en küçük bir önlem alınmıyor.

Sokak çocuklarının sayısı her yıl artıyor. Ve sokakta mendil satan, dilencilik yapan, çöplerden beslenen çocuk, kadın, erkekler gördüğümüzde bizim yüzümüzün kızarmasına neden olacak kadar büyük sayılara ulaşmış...
Sanayisi gelişmeyen, bilimde yerlerde sürünen, insan hakları alanında dünya ölçeğinde en gerilere düşen, insanı yaşam koşulları açısından orta doğu ülkelerinin bile ardına takılmış bir ülke haline gelmişiz...

Az da olsa bir hukuktan söz etmek mümkündü, artık bu olgu bir garabet haline dönüştürüldü.
Tek adam diktatöryası Kenan Evren ve arkadaşlarının yarattığı ucube döneme rahmet okuttu.Güvenlik yasaları 12 Eylül Faşizmini aratır noktalara taşınmış... Yetmiyor, yeni baskı yasaları için mecliste kan gövdeyi götürüyor...

Her türlü ahlaksızlık diz boyu...En üst seviyede rüşvetin adı sosyal dayanışma, hırsızlık ise yardım olarak görülmeye başlanmış. Namuslunun utandığı, hırsızın üst perdeden bağırdığı ve herkesi sindirdiği bir dönemi de yaşadık, yaşıyoruz. 
İftira atmak bu dönemde sanat haline geldi...
Yalan artık belagat olarak kabul ediliyor... Dün söylediğinin bugün tam tersini savunmak bir beceri olarak yine bu süreçte zirve yaptı...
Vatandaşını öldüren güvenlik güçleri adeta kahraman haline bu süreçte getirildi!...

Dış borcu Cumhuriyet tarihinin tüm zamanlarını katlayarak 500 milyar dolar seviyelerine tırmandı... Gelecek nesiller bile borçlu doğuyor... Dış politikada iktidarın ön gördüğü hiçbir olgu hayat bulmazken, tam bir çuvallama dönemi yaşanıyor....
Sapıklıkla ilgili haberler artık mide bulandırıyor ve en geri kalmış toplumların bile fersah fersah üzerindeyiz...
Yeşile düşman, betona hayran bir iktidara sahip olduğumuzu görmemek için kör olmak gerekiyor... Ve bu nedenle temiz suyumuz, soluduğumuz temiz havayı mumla arayacak noktalara geliyoruz...

Daha yüzlerce olumsuzluk sıralayabiliriz... Bu iktidarın sebep ya da parçası olduğu binlerce sorun ile yaşananın işkence haline geldiği ülkemizde ne yazık ki tüm bunları bir türban örtmeye yetiyor öyle mi?

Ve tüm bunların sebebi olan meclisteki el kaldırıp indirme makinelerinin yerine, yine en az onlar kadar suçlu olan üniversite öğretim görevlisi, avukat, sendikacı, sözde bilim insanı, iş adamı, hakim, savcı, bürokrat sıraya girmişler, "Sizi biz kurtaracağız" diyorlar.
Utanmıyorlar... 

Ey, siyasete soyunmak için iktidar partisinin kapısında kul köle olan zevat... Belki birilerini kandırabilirsiniz ama aklı olanları asla...
Siz halkı değil ancak kendinizi kurtarabilirsiniz...
Halkın sorunlarının değil, rantın peşindesiniz. 
Bunu bilmiyor değiliz!
Bildiğimizi de bilmenizi istedim...
Tek derdim bu!...

 
19 Şubat 2015 Perşembe 13:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık