Perinçek'ten çok tartışma yaratacak açıklama

Ana Sayfa » Siyaset » AKP'nin Başbakan adayı sürpriz olmadı: Ahmet Davutoğlu

AKP'nin Başbakan adayı sürpriz olmadı: Ahmet Davutoğlu

Başbakan Erdoğan, Merkez Karar ve Yürütme Kurulu toplantısı sonrasında AKP'nin yeni Başbakan ve AKP Genel Başkan adayını açıkladı. Bir süredir Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ismini kabul ettirmeye çalışan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e olan ilgiyi kıran Erdoğan, Davutoğlu ismini kuyumcu titizliğiyle seçtiklerini, adayın çok hassas istişarelerle belirlendiğini öne sürdü. Erdoğan, partileri içinde fitne-çatışma çıkması için kirli oyunlar yapıldığını öne sürdü. Erdoğan, cumhurbaşkanı seçilmesine karşın, AKP'nin birliğinin her şeyin üzerinde olduğunu söyledi. Davutoğlu ise, ''bendenizi aday göstererek hem büyük bir onuru yaşattınız hem de tarihi sorumluluğu omuzlarıma yüklediniz'' dedi.

 
21 Ağustos 2014 Perşembe 18:45 
Yorum YapYazdır
 
 
AKP'nin Başbakan adayı sürpriz olmadı: Ahmet Davutoğlu

 

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

 

Çok değerli basın mensupları, değerli yol arkadaşlarım, ekranları başında bizi izleyen aziz milletim öncelikle hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Birazdan sizler aracılığıyla aziz milletimize ve tüm dünyaya duyuracağımız MYK kararlarımızın ülkemiz milletimiz ve insanlık için hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum.

AK Parti’nin ilgili kurullarında yapılan değerlendirmeler ve alınan kararlar Türkiye’nin en büyük siyasi hareketi ve hükümeti olduğu için sadece bir partiyi ilgilendirmiyor. Türk siyasetinin ve ülke yönetiminin de geleceğini ilgilendiriyor. Hatta AK Parti’de yaşanan gelişmeler tüm bölge ülkeleri ve dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

 


Erdoğan salona Davutoğlu ile birlikte girdi ve yan yana oturdu.

 

Bu konuda kuyumcu titizliğiyle çok hassas bir çalışma yürüttük. Belli bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Değerli kardeşlerim partimizi kurduğumuzda 14 ağustos 2001’de bir açıklamamız vardı. AK Parti bütün işlerini istişareyle yapar. İstişareler neticesinde kararını alır ve onu uygulamaya koyar ve biz bugüne kadar bundan hiçbir zaman kaçınmadık, hiçbir zaman taviz vermedik. AK Parti grubunda MYK’da genişletilmiş il başkanları toplantımızda milletvekillerimizle istişarelerimizde, arkadaşlarımızın görüş ve önerilerini aldık. Belediye başkanlarımız, il başkanlarımız, kadın ve gençlik kolları yönetimlerimiz düşüncelerini ortaya koydular. En son partimizin MYK’da da meseleyi ayrıntılarıyla ele aldık ve bir sonuca vardık.

Şu parti ne dedi, diğer parti ne dedi, onlar adayını nasıl belirledi, belirliyor bunların hiçbirisi bizi ilgilendirmiyor. Ve biz hiçbir siyasi partinin kendi içinde müracaat etmediği yollara, tam aksine müracaat ederek kararımızı alırız olgunlaştırırız adımımızı da ona göre atarız. Şu anda da attığımız adım budur. Tüm birimlerimizle bu görüşmelerimizi yaptık. Bütün birimlerimizdeki kardeşlerimizin düşüncelerini aldık ve geldiğimiz nokta bugün MYK’da da değerlendirildi.

Belirlediğimiz adayı açıklamadan önce burada birkaç hususu özellikle bizi gerek bu salonumuzda dinleyen, ekranları başında izleyen milletime de aktarmak istiyorum.

Biraz önce de ifade ettiğim gibi adayımızın belirlenmesinde gerçekten büyük bir zaman ayırdık. Her önemli kararda olduğu gibi bu kararda da sokaktaki vatandaşımızdan her kademede istişareler yaptık. Görüşleri önerileri eleştirileri çok dikkatli bir şekilde not ettik. Bu süreç içinde elbette bir çok sayıda isim öne çıktı. Şunu altını çizerek ifade ediyorum. Bütün istişare kurullarında öne çıkan isimlerin her biri bizim için değerli isimlerdir. Bu görevi omuzlayabilecek arkadaşlarımızdır. Partimiz içinden genel başkanlık ve başbakanlık makamına bu görevleri yapacak ehliyete sahip çok sayıda aday çıkmıştır. Bu da son derece gurur vericidir. Bu süreçte defaatle söyledim. Kim var denildiğinde, ben varım diyecek nice arkadaşımız olduğunu biliyorum. Kim var denildiğinde, işaret edilebilecek, bu davayı omuzlayabilecek çok sayıda arkadaşımız olduğunu da biliyordum.

Tam da tahmin ettiğimiz gibi bir değil iki değil çok sayıda arkadaşımız önerildi. Bir başka konu süreci suhulet içinde barış içinde dostluk ve kardeşlik hukuk içinde belli bir noktaya getirdik. Çok şeyler yazıldı, çizildi söylendi vesaire. Ama bunları duymadan götürmeye gayret ettik. Çünkü bu hareketin birliği her şeyin üstündedir. Meydanlarda dikkat ederseniz bir şeyi ısrarla söyledik, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız dedik.

Partimiz içinde nifak çıkması, fitne çıkması için çaba sarf edenler, ellerini ovuşturanlar oldu. medyada çatışma çıkması için çok kirli operasyonların yapılmasına da şahit olduk. Partimizi karıştırmak için gayret gösterenler de oldu. Bunların hepsini biliyoruz ama bunları herkesle paylaşamayız. Partimiz bu operasyonların hiçbirine eyvallah demedi. Tuzaklara düşmedi. Şu ana kadar süreci çok büyük başarıyla, kardeşlik hukuku içinde buraya getirdik. Önümüzdeki hafta olağanüstü genel kurula kadar da bu süreç aynen böyle devam edecektir. Asıl imtihan olağanüstü genel kurulun ardından başlayacak, hem genel başkan seçilen, başbakanlık görevini üstlenen arkadaşlarımız, hem de onun çalışma arkadaşları önemli bir süreçten geçecekler. Bu süreci birlik içinde dava şuuruyla en güzel şekilde geçireceklerine yürekten inanıyorum.

Yeni Türkiye’nin inşasında rol alacak yeni genel başkan takım oyunuyla ve ortak akılla yol yürüyecek AK Parti’nin bütünlüğünü her şeyin üstünde tutacaktır, hiç şüphem yok. Partimiz içinde ayrışma fitne çıkmasını bekleyenler, bugüne kadar olduğu gibi genel kurula kadar da, ardından başlayacak süreçte de inşallah hayal kırıklığına uğrayacaklardır.

İstişare süreçlerinde pek çok isim arasında elbette bir kişi seçecektik. Futbol oynadığım zamanlarda, hocamız maça çıkarken şunu söylerdi “çocuklar kadro 18 kişi, ama sahaya çıkacak olan 11 kişi. Dolayısıyla 7 kişi yedek kulübesinde kalacak. Ben üçünü değerlendireceğim” derdi. Tabi 11’imizi sahaya sürer, 7 kişi orada kalırdı. Siyasetin de böyle bir, anlıyorum ki bir yapısı var. ve belli kriterler devreye girer ve siz bu kriterler üzerinden takımınızı oluşturursunuz. Hepsiyle yürümek mümkün değil. Siyasetlerde bu kriterlerden ilki, üç dönem kuralıydı. 14 ağustos 2001’de koyduğumuz bu kural bugüne kadar bozulmadı, inanıyorum ki bozulmayacak.

Parti kademelerinde yine çalış mani yok. Bakın bakan yardımcılarımızın birçoğu bizim eski milletvekillerimiz. Büyükelçi olan arkadaşlarımız bile var. Bunların hepsi olabiliyor. Çalışmak isteyene alan bol. Ama parlamentoya giriş çıkışta biz tüzüğümüze bunu koyuverdik. Bir CHP MHP bunu yapamıyor. Buyurun bunu yapın. Birisi 16-17 senedir çakılı duruyor. Birisi malum. Millet istemiyor bunu. Millet diyor ki başarısız olduğunda çekil. Bizim daha önce söylediğimizi muhalefet CHP’ye söylüyor. Biz ne dedik, birinci olamazsak genel başkanlığı bırakırız.

Batıda gelişmiş ülkelerde başarılı olamayanlar çekilir. İsimleri zikredilen bazı arkadaşlarımızı ve üç dönem kuralına bundan önceki seçimlerde daha henüz takılan olmadı. Ama bu seçimde takılanlar olacak. Bir başka hususta genel başkanlık ve başbakanlık makamının aynı arkadaşımız üzerinde toplanması kriteriydi. Niye? Çünkü güçlü bir genel başkan- başbakan başarılı olabilir. Buradaki güç dağılımını bölmeye kalkarsak, başarıyı peşinen Allah muhafaza yok etmiş oluruz. Olması gereken ney? Bunlar önemli şeylerdi. Partimiz iktidara geldiğinde biliyorsunuz genel başkan ve başbakan ayrıydı. Biz bunun zorluklarını ciddi şekilde yaşadık. Başbakan parti genel başkanı olursa daha güçlü olabilir. Başbakan olan genel başkan daha güçlü bir genel başkandır.

Yeni süreçte genel başkan ve başbakanın aynı kişi olmasını önemli bir kriter olarak belirledik. yine istişarelerde isimleri zikredilen bazı arkadaşlarımız bu kriterlere takıldı. Adayımız çok yoğun istişareler neticesinde belirlenmiştir. Adayımız partimizin kuruluşundan bugüne kadar gelen kriterler ve tecrübe ışığında belirlenmiştir.

"PARTİDE KIRGINLIK OLACAĞINA ASLA İHTİMAL VERMİYORUM"

Partimiz içinde arkadaşlarımız arasında herhangi bir kırgınlık oluşmamıştır oluşacağına da ben asla ihtimal vermiyorum. Her bir arkadaşımız süreci son derece şeffaf şekilde izlemiştir. İstişarelerin ne kadar sağlıklı işlediğini de onlar da gördü, ben de gördüm. AK Parti büyük bir ailedir. Şu anda Türkiye’de üye sayısı itibariyle 9 milyonu aşkın üyeye sahip bir numaraları parti AK Partidir.

Bakın şurada cumhurbaşkanlığı seçiminde, cumhurbaşkanlığına destek noktasında katkı noktasında mensubiyet duygusunu da ortaya koyma da yaklaşık 1 milyon 600 bin kişi bağışta bulunarak aidiyet duygusunu ortaya koymuştur. Diğerlerinde böyle bir şey olmadı. Bundan sonraki seçimlerde partimize gönül veren kardeşlerimiz bu rakamı daha da artıracaktır.

Bugün bu batıda nasıl oluyorsa, Türkiye bunun da örneği olacaktır. Beş lira versin, on lira versin. Ama ben bu seçime şu kadar katkı veriyorum demek bambaşka bir duygudur. Bu duyguyu mensuplarımıza yaşatmak ayrı bir anlayıştır. Parti yönetiminde kabinede görev yapan onlarca arkadaşımız engin bir tecrübeye ulaşmıştır.

Bu kadar zengin kadroya sahip olmaktan, bu kadar değerli insanlarla yol arkadaşlığı yapmaktan rabbime ne kadar şükretsem azdır. Bu büyük ve örgütlü teşkilat, kendi içinden bir kişinin seçilmesi gereken böyle bir anda, o bir kişiyi de en sağlıklı şekilde belirlemiştir.

"ADAY ARKADAŞIM, DAVUTOĞLU KARDEŞİM"

27 Ağustos’ta AK Parti’nin olağanüstü genel kuruluna, genel başkan adayı olarak girecek arkadaşımız Dışişleri Bakanımız Konya milletvekilimiz Ahmet Davutoğlu kardeşimdir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 62’nci hükümetinin başbakan adayı da belki biraz acele ediyorum ama aynı şekilde Ahmet Davutoğlu’dur. Hayırlı olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Yolu yolumuz açık olsun diyor inşallah ülkemize hayırlı hizmetler yapması için rabbime dua ediyorum. Şu hususları bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Yeni genel başkanımızdan ve başbakanımızdan, bizlerin de milletin de en büyük beklentisi yeni Türkiye idealini benimsemek ve ulaştırmasıdır. Ahmet Davutoğlu’nun aday olmasında paralel yapıyla mücadele kararlılığı da önemli bir etken olmuştur. İnanıyorum ki bu mücadeleyi beraber yürüteceğiz. Çok açık net söyledim. Yani cumhurbaşkanı olmak paralel yapıyla mücadelemi asla aksatmayacaktır. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu tür unsurlara karşı başta şahsım olmak üzere, gerek kabinemiz, parlamentodaki tüm grubumuzun bu desteği vermesi inanıyorum ki 2023 Türkiye’sinin çok daha farklı konuda güçlenmesine fırsat tanıyacaktır.

“DAVUTOĞLU KARDEŞİM BUNUN BEDELİNİ ÖDEDİ”

Bununla ilgili mücadeleyi Davutoğlu kardeşimin vereceğine inanıyorum. MİT TIR’larının önünün kesilmesinden, çok gizli toplantının dinlenmesine, yapılan yardımlardan, paralel medyada çıkan iftiralardan, birçok noktada Ahmet Davutoğlu kardeşim bunun bedelini ödedi. Paralel yapının niyetini de çok açık net gördü. Bu mücadeleyi kararlı bir şekilde yürütmenin de üzerimizde önemli bir görev olduğuna inanıyorum.
Kabinenin Davutoğlu idaresinde devam edeceğine inanıyorum. Sayın Davutoğlu’nun yanında olacağım, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bütün teşkilatımız ve grubumuz da sayın Davutoğlu’nu destekleyecektir. Bugün, bu tercihimizle, komşularımız, tüm mazlumlar da dualarını bizlere bir kez daha göndereceklerdir. Bu tercihimizle bölgemizde ve dünyada barış dayanışmanın ne denli istendiğini de ortaya koymuş oluyoruz. Dış politikada vicdani boyutun öne çıkmasına önem veren Davutoğlu, milli ve küresel boyutta daha güçlü savunacaktır.

“ÖNÜMÜZDEKİ BİR HAFTA ÇOK ÖNEMLİ”

Yeni anayasa meselesi Türkiye’nin öncelikli meselesidir. Tekrar etmekte fayda görüyorum çok önemli ve hassas bir sınavdan geçiyoruz. Önümüzdeki bir hafta çok önemli. Ardından başlayacak uzun süreç önemli. Hasımlarımızı sevindirmeyeceğiz. Partimiz içinde emelleri olanlara imkan vermeyeceğiz. Bir olarak kardeş olarak kongreye gidecek ardından başlayacak süreçte de AK Parti’nin isimler üzerinden değil, dava üzerinden ilerleyen bir parti olduğunu herkese göstereceğiz.

 

DAVUTOĞLU NE DEDİ?

AK Parti Genel Başkan adaylığı Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu kürsüye gelerek bir konuşma yaptı.

İşte Davutoğlu’nun açıklamasından satır başları:

Sayın cumhurbaşkanım, değerli dava arkadaşlarım, sizleri ve bütün vatandaşlarımızı saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Sayın cumhurbaşkanım, zatıalinizin öncülüğünde, yoğun istişareler neticesinde böylesi bir kutlu göreve aday gösterilmiş olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bu vesileyle zatıalinize MYK üyesi kardeşlerime dostlarıma, il başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, istişarelere katılmış olan kadın ve gençlik kolları üyelerimize teşekkür ve minneti bir borç biliyorum.

Ak Parti hareketi konjektürel şartlarda çıkmış bir siyasi hareket değildir. Köklü bir devlet geleneği içinde ortaya çıkmış ve bu köklü devlet geleneğini inşa etmek üzere yol açıkmış bir kadro

Sayın cumhurbaşkanımız bu kadronun öncüsüdür, lideridir. Türk siyasi hayatına yeni bir istişare kültürünü kazandırmıştır. Bundan sonra daha da güçlü şekilde yolumuza devam edeceğimiz konusunda kimsenin tereddütü olmamalıdır. Eğer bu adaylık süreci sonrasında genel kongremizde de bu adaylığımız kabul görürse ve bu göreve onlar tarafından da layık görülürsem, yine kimsenin tereddüdü olmasın ki büyük restorasyon hareketi hiçbir ara ve kesintiye uğramadan devam edecektir.

İster paralel yapı adı altında, ister başka ad altında, kimler bu yürüyüşü durdurmak isterse, AK Parti kadroları onların karşısında duracaktır, durmaya da devam edecektir. Demokrasimiz bir inşa süreci yaşamıştır. Ekonomimiz yeni bir kalkınma hamlesiyle taçlandırılmıştır. Bütün bunların AK Parti hareketiyle birlikte yeni bir evreye geçmiştir.

Aramıza herhangi bir şekilde görüş ayrılığı veya fitne tohumu ekmek isteyenler buna fırsat bulamayacaklardır. Bu devlet ve demokrasi restorasyon hareketi içinde tabi ki ak partinin kurumsallaşması yönünde de istişare temelinde yep yeni bir dönem yaşanacaktır. Aslında diğer partileirn kongre öncesi hazırlıklarıyla AK Parti istişare süreci karşılaştırıldığında, bizde kongreler parçalanmaya değil bütünleşmeye vesiledir.

yine devletler ve siyasi yapılar süreklilik ve yenilenme arasında denge kurdukları zaman devam edilebilir. AK Parti nesillerle de asırlarla da sınırlı değildir. Kıyamete kadar sürecek olan bir adalet ve hak mücadelesinin adıdır AK Parti.

Sürekliliğimiz devlet geleneğimizden milli kültürümüzden kaynaklanır. Bu ilkelerden hiçbir şekilde taviz verilemez. Bu ilke ve tutum bu duruş bu sağlam tarihi bakış değiştirilemez. Bu kutlu göreve bu istişareler neticesinde bendenizi aday göstererek hem büyük bir onuru yaşattınız hem de tarihi sorumluluğu omuzlarımıza verdiniz. Her zaman sizlerden  güç alacağımdan eminim. Sizlerden de omuz omuza yürümeyi rica ediyorum. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Bunun için AK Parti’ye de zeval vermesin.

 
21 Ağustos 2014 Perşembe 18:45 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1448 - Osmanlı padişahı II. Murat, Kosova Zaferi'ni kazandı.
1781 - Amerikan Bağımsızlık Savaşı, İngilizlerin George Washington'a teslim olmalarıyla sona erdi.
1782 - Lord Cornwall'in denetimindeki İngiliz Ordusunun yenilmesi ve Amerikan ordusunun Yorktown ve Virjinya'ya girmesiyle Amerikan Devrimi sona erdi.
1872 - Dünyanın en büyük altın külçesi (215 kilogram) Avustralya New South Wales'de bulundu.
1934 - Mübadele Komisyonu görevini tamamladı. Anadolu ve Trakya Rumları ile Yunanistan Müslümanlarının mübadelesini düzenlemekle görevli Komisyon 7 Ekim 1923'de kurulmuştu.
1934 - Turhal Şeker Fabrikası açıldı.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1949 - Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul valiliği ve belediye başkanlığı görevine atandı.
1951 - İngiliz askerleri, Süveyş Kanalı'nı ele geçirdi.
1960 - 6-7 Eylül Olayları ile ilgili dava başladı.
1962 - TBMM'de, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kabul edildi.
1962 - İlk James Bond filmi "Dr. No" gösterime girdi.
1982 - Milli Güvenlik Konseyinin son şeklini verdiği anayasa metni açıklandı. Geçici maddelerle eski parti yöneticilerine 10 yıl siyaset yasağı getiriliyor, anayasanın kabulüyle birlikte Kenan Evren cumhurbaşkanı oluyor.
1987 - Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.
1988 - İngiltere, IRA mensuplarıyla yapılan röportajların yayımlanmasını yasakladı.
1995 - Avrupa Parlamentosu Yeşiller sözcüsü Claudia Roth, Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir aleyhine 3 milyar liralık manevi tazminat davası açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:28
  • Öğlen12:18
  • İkindi15:19
  • Akşam17:45
  • Yatsı19:14
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık