Rus gazetenin büyük etki yaratan Erdoğan haberi

Ana Sayfa » Siyaset » AKP'de Erdoğan anlayışına etkin muhalefet

AKP'de Erdoğan anlayışına etkin muhalefet

Gül-Erdoğan görüşmesinde, “iplerin tamamen koptuğu” belirtiliyor. Bülent Arınç, Hüseyin Çelik gibi isimler, Erdoğan’ın geri adım atmaması üzerine Gül’ün önderliğinde “parti içinde etkin muhalefet” kararı aldı.

 
15 Şubat 2016 Pazartesi 12:05 
Yorum YapYazdır
 
 
AKP'de Erdoğan anlayışına etkin muhalefet

AKP’nin kuruluşundaki çekirdek kadroda yer alan aralarında Bülent Arınç, Hüseyin Çelik’in de bulunduğu isimler, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün geçen hafta davet üzerine görüştüğü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendisine iletilen rahatsızlık konularında hiçbir geri adım atmaması üzerine, “parti içinde etkin muhalefet” kararı aldı. “Biz, bu partide kiracı değil, evsahibiyiz, eleştirilerimizi dinlenene, dikkate alınana kadar sürdüreceğiz” diyen  muhalifler, öncelikli hedeflerini “yeni parti değil, Gül öncülüğünde, AKP’nin kuruluş felsefesine döndürülmesi” olarak ifade ediyorlar.

Uzun süredir sessizliğini koruyan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, davet üzerine Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, “iplerin tamamen koptuğu” belirtiliyor. Gül’e yakın isimler, ipleri kopma noktasına getiren olaylar ve temel eleştiri konularına ilişkin şu değerlendirmeleri yapıyorlar.

Muhalefetin lideri Gül: Cumhurbaşkanlığı döneminden bu yana Gül, özgürlükler, demokratikleşme, 17/25 aralık süreci konularında rahatsızlıklarını üstü kapalı olarak dile getirdi. Ancak her keresinde geri durdu ve genelde de susmayı tercih etti. Ancak Erdoğan’ın daveti üzerine gittiği Saray’daki görüşmede tarafların pozisyonunda hiçbir değişiklik olmadı ve hatta ipler tamamen koptu. Geçmişte Gül, bu tür görüşmeleden sonra, kimsenin haberi olmadan sessiz sedasız İstanbul’a dönerdi. Ancak Gül, çıkışta Hüseyin Çelik, Sadullah Ergin ve Arınç ile kameralara “görüntü” vererek, parti içindeki muhalif hareketle birlikte olduğu mesajı verdi. 

Endişe Saray’a götürdü: Gül’ün, aşırı gösterişi, yapılan harcamalar ve AOÇ arazisi üzerine “kaçak” yapıldığı gerekçesiyle eleştirilen ve Erdoğan’ın bu eleştirileri kesmek amacıyla “külliye” diye adlandırdığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gitmesine dış politikadaki duyduğu derin kaygı gerekçe gösteriliyor. Gül’ün, Rusya, ABD, AB ile ilişkilerin geldiği noktayla ilgili eleştiri ve görüşlerini Erdoğan’a doğrudan iletmek için Saray’a gitmeyi göze aldığı ifade ediliyor. 

Muhataplık sözcü yardımcısına indi: Muhaliflere göre, Türkiye’nin Rus uçağının düşürülmesinin sonucunu hem hükümet hem de Cumhurbaşkanlığı düşünmeliydi. Uçak düşürüldükten sonra da kriz iyi yönetilemedi ve Rusya şimdi Suriye’de istediği gibi hareket ediyor. İş bu noktaya gelmişken artık Türkiye’nin yapacağı karşı hamle ülkeyi “savaş”a sürükleyebilir. Ayrıca ABD ile PYD yüzünden büyük gerilim yaşanıyor. Her keresinde ‘Ey ABD” diye sert çıkış yaptığı ABD ise bırakın başkan düzeyinde artık “sözcü yardımcısı” düzeyinde yanıt veriyor, Türkiye, dünya ölçeğinde ciddiyetini kaybediyor. Dış politika, içeride “hamaset” için kullanılacak bir argüman değildir, içeride hamaset için yapılan konuşmalar, ülkeyi uçuruma götürür. 

“Kiracı değil ev sahibiyiz”: Muhalif kanattan önemli bir isim, Gül-Erdoğan görüşmesinden bir sonuç çıkmasa da “Biz uyarılarımızı, eleştirilerimizi, dinlenene kadar söylemeye devam edeceğiz. Çünkü biz partiye kimileri gibi sonradan eklemlenmedik, kiracı değil, evsahibiyiz. Bizim genel başkanlık, kongrede şunu getirelim gibi hesaplarımız yok. Amacımız AKP’yi kuruluşundaki çizgisine getirmek ve hükümetin sorumluluk alanındaki konuların hükümet tarafından uygulamaya konulmasını sağlamak” görüşünü dile getiriyor. Ancak kulislerde, muhaliflerin parti içinden yeterli destek görmez veya Erdoğan ile muhalifler arasında yeniden bir “uzlaşma” sağlanmazsa, yeni parti oluşumunun da son çare olarak gündeme geleceğine dikkat çekiliyor.

Davutoğlu da rahatsız: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, dış politikadan ekonomiye, atamalardan, anayasaya kadar her konuda müdahil olmasından Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da rahatsız olduğu, ancak müdahaleyi engelleyemediği belirtiliyor. Erdoğan’a karşı hükümetin “güçlü” durması gerektiğini savunan muhaliflerin Davutoğlu ile de uzlaşma arayacağı dile getiriliyor. Ancak Davutoğlu’nun parti içinde henüz istediği biçimde güçlü bir konumda olmaması nedeniyle öncelikle parti grubundaki “çekirdek kadro” ile işbirliği ve diyalog zemini aranacağı belirtiliyor.

Muhalifler ne istiyor?:  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmede Gül’e ‘’Arınç ile konuş, ne yapmak istiyor?’’dediği ileri sürülmüş ve bu basına da yansımıştı. Böyle bir ifadenin kullanılıp kullanılmadığı net olarak teyit edilmese de, muhalifler temel rahatsızlık alanlarını, “başta Suriye olmak üzere izlenen dış politika hataları, alarm vermeye başlanan ekonomi, buzdolabındaki çözüm, bozulan toplumsal barış ve Erdoğan’ın üslup sorunları” olarak ifade ediyorlar. Bu sorun alanları düzelmedikçe, Türkiye’nin “normalleşemeyeceği”ni belirten muhalifler, Erdoğan’ın geri çekilip, inisiyatifi hükümete bırakması ve üslup olarak da daha “kucaklayıcı” bir dil kullanmasını talep ediyor. 

Gül, Erdoğan’ın karşısına çıkabilir:AKP grubu içinde destek bulacaklarını hesaplayan muhalifler, “başkanlık” için anayasa değişikliğinin AKP grubundan geçmeyeceği görüşünde.

 
15 Şubat 2016 Pazartesi 12:05 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık