Gökçek istifasını açıklayacağını açıkladı!

Ana Sayfa » Siyaset » AKP seçmeni olaylara nasıl bakıyor?

AKP seçmeni olaylara nasıl bakıyor?

Başbakan Erdoğan'ın Ankara'da yaptığı konuşmalar tüm Türkiye'de büyük yankı ve kaygı buldu. BBC Türkçe'den Sinan Onuş, AKP seçmeninin Gezi Parkı eylemleri hakkında neler düşündüğünü bu konuşmalar sırasında takip etti. Haberin sonunda ise protesto eylemlerine katılanlarla, AKP mitingine katılanlar arasındaki farklar ortaya koyulmuş.

 
10 Haziran 2013 Pazartesi 11:55 
Yorum YapYazdır
 
 
AKP seçmeni olaylara nasıl bakıyor?

İşte Onuş'un BBC Türkçe'de yer alan haberi:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2013 Akdeniz Oyunları için Mersin’de yapılan tesislerin toplu açılış törenine katıldıktan sonra Ankara’ya geldi.

Erdoğan’ı havalimanında çok sayıda vatandaş karşıladı. Başbakan Erdoğan, önce havalimanında ardından güzergâhı üzerindeki Pursaklar, Altınpark ve son olarak da Ankmall’da halka hitap etti.

“Bu eylemlere devam ederseniz anladığınız dilden yanıt veririz” dedi. Konuştuğu tüm duraklarda Batı kamuoyunu ve “faiz lobisini” eleştirdi:

“Bizimle uğraşmaya devam edersen kaybedersin. Ey sermaye çevresi! Bu malum çevrelere el altından desteklerini vermeye devam edersen kaybedersin. Üniversitelerimizi, liselerimizi bu oyuna alet edenler, kaybedersiniz. Çünkü biz sakin bir süreçte yürümek istiyoruz. Eğer demokrasiye inanıyorsanız, eğer özgürlüklere inanıyorsanız, demokrasinin yolu sandıktan geçer. Demokrasinin yolu şiddetle gelmez. Bu iktidara saygı duymayan bedelini öder.”

Erdoğan’ı beklerken

Erdoğan’ın şehre gelmesini beklemek için Altınpark’tayım.
Öğleden sonra benimle birlikte yaklaşık 3-4 bin kişi de Erdoğan’ın mitingi olacağını “duyduğu” için buraya gelmiş.
Kalabalığın bir kısmı Aydınlıkevler, Hasköy semtinde oturanlardan, diğer kısmı ise üzerinde “199 Özel Servis” yazılı belediye otobüsleriyle Keçiören, Sincan ve Mamak başta olmak üzere çeşitli semtlerinden getirilenlerden oluşuyor.

Hava sıcak. İnsanlar susuyor. Üzerinde “ASKİ” damgalı sular “Sebil, gelin alın” diye bağıran görevliler tarafından dağıtılıyor. Başbakan’ın alana gelişi gecikince ücretsiz sulardan alıp kalabalığın içine dalıyorum.
Gülerek yürüyen baba-oğul dikkatimi çekiyor. Yanlarına yaklaşarak, İstanbul’u, Ankara’yı soruyorum.
“İdeolojik eylemler. Yüzde 25 ülkeyi yönetsin istiyorlar” diyor. Adı Halit. Soyadını vermiyor. “Ç. deyin” diyor. Etlik’te oturuyor, memur. Halit Ç., olayları televizyondan izlediğini belirtiyor ve ekliyor: “Önceleri iyiydi de terörizme gittiler.”

Onların yanından ayrılıp biri koltuk değnekli, diğeri tekerlekli sandalyede oturan iki kişiye yaklaşıyorum.
Tekerlekli sandalyede oturan Ahmet Şahin. 36 yaşında. O da memur. Koltuk değnekli olansa Hanefi Karadağ. O da 36 yaşında. O da memur.

“3-5 ağaç bahane edildi, şiddete döndü. Eylem hak da şiddetle olmaz ki” diyorlar.

Hanefi Karadağ’a, “Yüzde 50” meselesinden ne anladınız diye soruyorum. “Bir tepkiydi. Sokağa çıkalım manasında değildi” diye yanıtlıyor. Eylemciler için, “Dağ bitti, şehir başladı” suçlamasında bulunuyor.

3-4 bin kişi içinde üç kişiye selam veriyorum, üçü de memur. Çevreme bakıyorum. Memur olmayan birilerini arıyorum.
Yaşlı bir amca yanıma geliyor. “Benimle de konuş oğlum” diyor.

Adı, Ahmet Güven. 76 yaşında. Almanya’da yaşıyor ve AKP Düsseldorf Temsilcisi olduğunu söylüyor. Ahmet Güven, eylemlere daha ılımlı bakıyor, Başbakan’ın çevresindekilerin onu yalnız bıraktığını düşünüyor.

“Başbakan biraz agresif davranıyor ama Sayın Gül ve Sayın Arınç biraz toparlamaya çalışıyor. Her şey düzelecek” diyor. “Karşı taraf” diye cümleye başlıyor. “Karşı taraf” deyince uzlaşmayı engellemiş olmuyor musunuz, diye soruyorum. Biraz duruyor, “İki tarafta da hoşgörü yok. Başbakan kinci değil, düzeltir” diye yanıtlıyor. Bu sırada yanımıza yaşlı bir amca daha geliyor. O ise ateş püskürüyor. “Basının patronları hep yabancı. Siz yabancılara hizmet ediyorsunuz” diye suçluyor.
Siz nereden emeklisiniz, diye soruyorum. Almanya’dan emekli olmuş. Onun da patronu bir Almanmış.

“Benimki başka sizinki başka” diyor.

Kadınlar genel olarak konuşmak istemiyor.
Yaşının 60 olduğunu söyleyen Sevim teyzeyi ikna ediyorum. Önce adını vermiyor, yüksek perdeden konuşuyor. Adını söyleyince yumuşuyor.

“Erdoğan, ağabeylik yapsa bunlar daha da şımarır. Böylesi iyi” diyor. Ona göre bu olayların nedeni zenginler. Erdoğan, onların yolunu kestiği için insanlar sokakta. “Hepsinin altında son model arabalar” diyor.

Konvoyu ve lüks arabaları gösteriyorum ve burada da zenginler var diyorum. “Bizimkiler başka. Bizimkiler helalle kazandılar” iddiasında bulunuyor.

Az ilerde Erdoğan posteriyle poz veren 41 yaşındaki keman öğretmeni Ceylan Elif Gök’ün yanına yaklaşıyorum.

“Büyük lideri karşılamaya geldim” diyor. Sohbet ilerledikçe “Başbakan kulak verecek bu işlere” yorumunu yapıyor. Mitinge birlikte geldiği, 46 yaşındaki serbest meslek sahibi Tevfik Kılınç da onu onaylıyor. “Durdurabilirdi, ağabeylik yapabilirdi. Üslubu evet sert” diyor.

Sohbetin yumuşadığı bir anda resminin çekilmesine izin vermeyen diğer arkadaşlarından Oğuz İspir söze giriyor. Ortam biraz geriliyor. Önce “memurum” diyor, sonra “serbest meslek” sahibi, sonra da “öğrenci” olduğunu söylüyor.

“Eylemcilerin hepsi Erdoğan’ın sözlerini hak ediyor. Onların hiçbiri Türk değil. Türkler burada. Bak bayraklar elimizde” diyor.

42 yaşındaki ev hanımı Şerife Seçkin Kılınç, olumlu başladığı sözlerini, bu tazyikle birlikte sertleştiriyor, “Başbakan haklı, sert bulmuyorum. Evet, biz Osmanlı torunuyuz. Onlar Türk değil” diyor, bayrağı yüzüme doğru sallayıp kestirip atıyor.
Başbakan’ı karşılayan kalabalığın bayrak yarışı dikkat çekiyor. Belediye ücretsiz dağıttığı için herkesin elinde 3’er 5’er bayrak var. Biz sohbetimizi sürdürürken Ankara’yı dünyaya bağlayan havaalanı yolu trafiğe kapatılıyor hem de saatler önceden. Polisin ne sesi çıkıyor ne de ortalığı biber gazı bulutu sarıyor.

İki eylem iki gözlem

“Çapulcular” ve “Olmayanlar” son günlerin yükselen iki deyimi. Yaklaşık 10 gündür aralıksız Kızılay ve Tunalı’daki eylemleri takip ediyorum. Pazar günü de AKP taraftarlarıyla Erdoğan’ı bekliyorum. Dışarıdan iki eyleme bakıyorum, notlar alıyorum:

Çapulcular: Eylemlere, parasını verip, otobüse binip geliyor.

Çapulcu Olmayanlar: Mitinge, belediyenin tahsis ettiği otobüslerle ücretsiz geliyor.

Çapulcular: Bayrakları, alandaki satıcılardan parasıyla alıyor.

Çapulcu Olmayanlar: “Ücretsiz bayrak nerede dağıtılıyor” diye soruyor.

Çapulcular: Pankart ve dövizleri, kırtasiyeden satın aldıkları kartonlara yazıyor.
Çapulcu Olmayanlar: Özel baskılı, belediye imzalı pankart ve döviz taşıyor.

Çapulcular: Sularını alanda 1 TL’ye satın alıyor.
Çapulcu Olmayanlar: Sularını ASKİ (Bel Su) markalı “Sebil” diye bağıran görevlilerden ücretsiz alıyor.

Çapulcular: Kızılay’ı trafiğe kapattıklarında “suç işleme potansiyelleri” olduğu için biber gazı ve TOMA ile dağıtılıyor.

Çapulcu Olmayanlar: Uluslararası havaalanı yolunu polisten hiçbir tepki almadan saatlerce trafiğe kapatıyor.
Polisi, “Çapulcuları” ve “Çapulcu olmayanları” not ederken alanı coşturmak için aralıksız yayın yapan seçim otobüsünden yükselen şarkının sözleri kulağıma çalınıyor: “Ayrı gayrı yok bizde/Çünkü biz Türkiyeyiz.”

 
10 Haziran 2013 Pazartesi 11:55 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1260 - Memlük Sultanı Seyfeddin Kutuz, siyasi rakibi Baybars tarafından katledildi.
1857 - İlk futbol kulübü, İngiltere'de Cambridge Üniversitesi'nde kuruldu.
1882 - Alman biliminsanı Robert Koch, verem mikrobunu keşfetti.
1904 - New York metrosu açıldı.
1911 - Orville Wright, Kuzey Carolina'da hava aracı ile 9 dakika 45 saniye havada kalarak yeni bir Dünya rekoru kırdı. Bu rekor 10 yıl süresince kırılamıyacaktır.
1912 - Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı ve Sırp orduları arasındaki Kumanova Muharebesi Sırpların galibiyeti ile sonlandı.
1923 - 12 Rebiül evvel gecesiyle gününün Mevlid Kandilinin Milli Bayram olmasına dair teklif kabul edilerek kanunlaştırılmıştır.
1926 - Ünlü illüzyonist Harry Houdini Detroit, Michigan'daki Garrick Tiyatrosu'nda son gösterisine çıktı.
1929 - New York Borsasında hisse senetleri düştü. Bu çöküş sürecini izleyen bunalım, dünya dış ticaretinde ciddi bir daralma yarattı. Kriz, Türkiye'yi de etkiledi.
1935 - İtalya Etiyopya'yı işgal etti.
1935 - I. Belediyeler Kongresi başladı.
1939 - Naylon çoraplar, ilk kez Wilmington'da satışa sunuldu.
1945 - Birleşmiş Milletler Antlaşması yayınlandı ve BM kuruldu.
1945 - II. Dünya Savaşı sırasında, Nazilerin Norveç'i işgal etmesine yardım eden, daha sonra Hitler'in Norveç başbakanı yaptığı Faşist Parti lideri Abraham Quisling kurşuna dizildi.
1947 - Walt Disney, Amerikan Aleyhtarı Faaliyetler Komitesi (HUAC)'nde ifade vererek Komünist olduklarına inandığı bazı çalışanlarının isimlerini komiteye verdi.
1956 - Sovyetler Birliği, Macaristanı işgal etti.
1956 - Gazeteci Bedii Faik, cumhurbaşkanına hakaretten 6 ay hapse mahkum edildi.
1964 - ABD'li insan hakları savunucusu Martin Luther King'e, Nobel Barış Ödülü verildi.
1965 - Nüfus sayımı yapıldı. Türkiye'nin nüfusu: 31.391.207
1966 - CHP'nin 18. Kurultayı, ortanın solu görüşünü savunanların zaferiyle sonuçlandı. Zonguldak milletvekili Bülent Ecevit genel sekreterliğe getirildi.
1970 - Salvador Allende Şili cumhurbaşkanı seçildi.
1980 - Polonya hükümeti, Solidarity adlı işçi sendikasını yasal olarak kabul etti.
1986 - Türkiye'nin ilk McDonalds'ı İstanbul Taksim'de açıldı.
1991 - Kripto davasında gazeteci Uluç Gürkan ile dışişleri bakanlığı memuru Hande Mumcu beraat etti.
1992 - Türkiye'nin ilk özel havaalanı olan Hezarfen, İstanbul Büyükçekmece'de hizmete girdi.
1992 - Aachen Tebliği, Ulum el-hikme okulu
1996 - Vehbi Koç'un cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'ndan çalındı.
1996 - I.Avrasya İslam Şurası Türkiye'de toplandı.
2003 - Concorde'un son uçuşu New York ile Londra arasında yapıldı.
2008 - TRT Çocuk yayına sokuldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:54
  • Güneş06:35
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:13
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:06
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
23.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu09121316182024262933363741485051525658606980
 
Sayısal Loto
21.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071226293136
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık