Başkanlık geçerse Erdoğan yönetimine 5 MHP'li bakan

Ana Sayfa » Siyaset » AKP kurucusu Hüseyin Çelik'ten çok önemli açıklamalar

AKP kurucusu Hüseyin Çelik'ten çok önemli açıklamalar

AKP'de yaşanan tartışma ve gerilimle ilgili flaş açıklamalarda bulunan eski bakan ve AKP kurucusu Hüseyün Çelik, Cumhurbaşkanı Eroğan'ı hareketin Everest tepesi olarak tanımladı ve ''Ama Everest Himalayaların bir parçasıdır'' dedi. Partinin kurucusu ilk 10 kişiden sadece 1 kişinin etkin noktada olduğunu, ilk 50'nin yüzde 98'nin pasif hale getirildiğini vurgulayan Çelik; ''Tüm bunlara hain muamelesi mi yapacaksınız, yoksa sıkıntıyı başka yerde mi arayacaksnınz'' diye sordu. Çelik, 1 Kasım'da partisine verilen oyların ''kahrede kahrede'' emanet olarak verildiğini savundu, parti tavanında yaşanan tartışmayı doğruladı.

 
10 Şubat 2016 Çarşamba 09:28 
Yorum YapYazdır
 
 
AKP kurucusu Hüseyin Çelik'ten çok önemli açıklamalar

Hüseyin Çelik, Hürriyet'ten Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtladı:

 

AKP kurucularından, eski bakan ve parti sözcüsü Hüseyin Çelik, eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın hükümete ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirileri sonrası başlayan tartışmalara ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. Çelik'le görüşen Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'ın röportajı şöyle: 

Nedir sizin meseleniz?

HÜSEYİN ÇELİK: Ben parti kurulmadan önce partinin programını yazmak üzere görevlendirilen 11 kişiden biriyim. Üzülerek görüyorum ki: Bu 11 kişiden biri hariç hiçbiri şu anda partide karar alma mercilerinde değil. Çoğunluğu ise partiden ya kopmuş veya koparılmış durumdadır. Arkadaşların hepsi armudun sapı, üzümün çöpü gibi bahanelerle bir şekilde partiden kopmuş ya da koparılmıştır. Birlikte yola çıktığınız, birlikte emek sarf ettiğiniz, ter döktüğünüz insanları, şu veya bu bahanelerle, “Benim ayağıma dolanıyor, bana itiraz ediyor” gibi gerekçelerle bir tarafa iterseniz...

Bir dakika! Sizi partiden kimse koparmadı ki, siz partiden atılmadınız ki...

HÜSEYİN ÇELİK: AK Parti denince akla gelen ilk 10 isim hangisidir? Mesela yabancı bir gazeteci geldi ziyarete, ilk 10 listesi çıkarmış, sonra ilk 20, sonra ilk 30... İlk 50’ye kadar liste yapmış. Netice şu: Bunların yüzde 98’i şu anda mekanizmanın dışındadır. Bu insanlar sistematik bir şekilde dışlanmıştır, kenara itilmiştir.

Ama sizin açınızdan böyle bir durum yok. Sizler üç dönem kuralına takıldınız.

HÜSEYİN ÇELİK: Üç dönem kuralı, partinin merkez teşkilatında görev almaya mani değildir, milletvekilliği ile ilgilidir. Kaldı ki bu kural, 1 Kasım’da ortadan kalktı. Bence esas üzerinde durulması gereken konu şudur: AK Parti denilince ilk akla gelen 50 ismin yüzde 98’i mekanizmanın dışındaysa bu kimin suçudur? Tüm bu insanlara “hain”, “davaya ihanet etti” muamelesi mi yapacaksınız? Yoksa sıkıntıyı başka bir yerde mi arayacaksınız?

Eleştiriyorsunuz, rahatsızlığınızı dile getiriyorsunuz. Nedir amacınız?

HÜSEYİN ÇELİK:
 Bizim derdimiz bireysel değil. Siz bir gemidesiniz. Sizin kamaranız çok rahat ve lüks de olabilir. Eğer geminin dibi su alıyorsa, siz rahat ve lüks bir ortamda batarsınız ama sonuçta batarsınız.

Ne yani AK Parti batıyor mu?

HÜSEYİN ÇELİK:
 Benim 15-16 yıldır büyütüp meyve verme aşamasına getirdiğim bir bahçem var. Bunun çekirdeğini toprağa atarken, fidesini dikerken biz vardık. Fakat bugün birileri hoyratça bu meyveleri ayakları altında eziyorsa bu benim zoruma gider.

İyi ama siz bu röportajda söylediklerinizle partinize zarar vermiş olmuyor musunuz?

HÜSEYİN ÇELİK: Ben AK Parti’nin kaderiyle Türkiye’nin kaderinin özdeşleştiğine inananlardanım. Kimseye hakaret etmeden, kimseye sövmeden, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’na veya Başbakan’ına karşı saygısız bir tavır almadan düşüncelerimi söylüyorum. İçeride söyleme ve düzeltme imkân ve şansınız yoksa dışarıda, olup bitenlerden çok da haberdar olmayan geniş tabana konuşmak durumunda kalırsınız.

Daha önce katıldığım bir TV programında “Tayyip Bey bu hareketin lideri olarak Everest tepesidir. Fakat Everest tepesi, oradaki duruşunu ve varlığını Himalayalar’a borçludur. Himalayalar olmazsa Everest diye bir şey olmaz” dedim. Bazı arkadaşlarımız bunu bile mesele yaptılar. Biz Kemalistlere neden kızıyoruz? Bütün bir milletin iman ve haysiyet mücadelesi olan Milli Mücadele’yi sadece bir kişiye izafe ettikleri için değil mi? Şimdi biz de Kemalistlerin düştüğü hataya düşmüyor muyuz? Tayyip Bey’i savunuyor görünüp edepsizce laflar edenler şunu bilmelidirler ki Tayyip Bey’e iyilik etmiyorlar.

Gemi su alıyor diyorsunuz ama son yapılan seçimde AK Parti yüzde 50 oy aldı.

HÜSEYİN ÇELİK: 1 Kasım’ı çok iyi okumak lazım.1 Kasım’da vatandaşın bir kısmı bize kahrede kahrede oy verdi. Bir tarafta HDP var, vaziyeti ortada. Bir tarafta MHP var, vaziyeti ortada. Anamuhalefet partisi asla göz doldurmuyor. İnsanlar istikrarın devam etmesi, ekmeğin küçülmemesi, çocuklarının istikbali için oy verdiler. Ben çok sayıda CHP’li işadamı tanıyorum, “Kredi borcum var, faiz borcum var, döviz borcum var” diye AK Parti’ye oy verdi. 7 Haziran’ı da aklımızdan çıkarmamamız lazım.

Ne yapsaydınız partiden dışlanmazdınız?

HÜSEYİN ÇELİK: Davutoğlu, Tayyip Bey’in itirazına rağmen gelmiş değil. Tasvibiyle geldi. Ama şimdi orada da yağlı ballı bir durum olmadığına dair yaygın bir kanaat var. Temenni ederiz ki bunlar söylenti olsun. Bazen dalkavukluk prim yapabilir. Ancak biz hiçbir zaman bu ucuzluğa talip olmadık. Mütevazılığa hiç gerek yok, mesele birilerinin hoşlanacağı laflar etmekse ben de Bülent Bey de hem kelime dağarcığı hem kendini ifade etme kabiliyeti açısından bunu en rahat yapabilecek insanlarız. Fakat biz böyle bir şeyi kendimize de partimize de muhatabımız olan şahsiyete de büyük bir haksızlık olarak kabul ederiz. Mevlana’nın bir sözü var. Diyor ki: “İyi bir dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur. Dost yüzümüze ayna tutandır.”

“Parti içi mekanizmalarda eleştirilerde bulunduk ve dışlandık” diyorsunuz. Eğer dışlanmasaydınız bir sorun yok muydu? Makam mevki sahibi olsaydınız yine bunları söyleyecek miydiniz?

HÜSEYİN ÇELİK: Biz itirazda bulunurken dışarıda kaldık. Bizim derdimiz, “Bizi yine içeri alın, bizi şu veya bu göreve getirin” değil. Bizim böyle kişiselleştirilecek bir meselemiz yok. Biz genel bir sıkıntıdan söz ediyoruz.

Ama sanki içeride kalsanız bir sorun yokmuş gibi...

HÜSEYİN ÇELİK:
 Olmaz olur mu? Esas mesele partinin durumu ile birlikte temel politikalar. Bana göre bugün memlekette beş temel sorun var. BİR: Kutuplaşma. İKİ: Dış politikada allak bullak oluş. ÜÇ: Ekonomi iyi değil. DÖRT: Kürt meselesi ve terörle mücadelede gelinen son nokta... BEŞ: Paralel’le mücadelenin bir paranoyaya dönüşmesi...

Ekonomide sorun ne?

HÜSEYİN ÇELİK: Biz yıllardır ekonomideki başarılarımızla övündük. İki kanadımız vardı: Adalet ve kalkınma. Kalkınmada çok büyük emek sahibi olan arkadaşlar var. Birileri geldi “İngiliz ajanı” dedi, “Faiz lobisi” dedi. 70’li yılların başında milli ekonomi gibi laflar vardı, bugün neredeyse Saray çevrelerinin itibar ettiği sözler olmaya başladı. Küresel ekonominin olduğu yerde, New York Borsası’nda insanlar öksürdüğünde bizim burada grip olduğumuz bir yerde, ihracatçı ekonomiden söz ettiğimiz, küresel ekonomiden, Türkiye’yi dünyaya, dünyayı Türkiye’ye taşımaktan söz ettiğimiz bir dönemde... Bu “milli ekonomi” lafı nereye götürür sizi? Nitekim şu anda ekonomi iyi gitmiyor, bu ortada. Rusya’ya olan ihracatımız yüzde 65 düşmüş, Irak’a olan ihracatımız yüzde 50’den fazla düşmüş. 

Çeşitli politikalarla ilgili farklı görüşlerinizi parti içi mekanizmalarda dile getirmiş olabilirsiniz. Ama sorun şurada: Böyle bir yapıya doğru gidilirken, çarpık bir medya düzeni oluşturulurken, demokrasi örselenirken, farklı sesler susturulurken... Siz parti içinde önemli mevkilerdeydiniz ve bu gidişatla çok esaslı bir şekilde hesaplaşmadınız.

HÜSEYİN ÇELİK: Bu söylediğinizi haksızlık olarak kabul ederim.

Neden?

HÜSEYİN ÇELİK:
 Siz şu kadar yıldır köşe yazıyorsunuz, ondan önce televizyoncuydunuz. Birçok şeye itiraz ettiniz. Neticede siz her şeyi değiştirme kudretine sahip değilsiniz.

Aynı şey mi?

HÜSEYİN ÇELİK: Benzer bir şey... Ayrıca şunu da söylemeliyim: Söz konusu dönemler, bizim bin bir türlü güçle mücadele ettiğimiz dönemlerdir. O dönemde bazı eksiklere, aksaklıklara rağmen yüzde yüz kenetlendik. Partimizin aleyhine olacak bir şey içerisine girmemiz aklımızın köşesinden bile geçmedi. Bugün de geçmez. 

Size karşı bir linç mi söz konusu?

HÜSEYİN ÇELİK: 100 meselede partiyi, lideri müdafaa ediyorsunuz ama bir meselede “Şöyle olsa iyi olmaz mı” diyorsunuz ve bunu dediğiniz zaman birileri sizi linç etmeye kalkıyor. Birilerinin linç etmelerini kendi karaktersizliği olarak değerlendirebilirim. Asıl kötü olan buna müdahale edilmemesidir. Bu sıkıntı, bugüne mahsus değil. Sayın Gül daha cumhurbaşkanı iken de maalesef bu marazi durum vardı. Ben o zaman da büyüklerimize işin vahametini örneklerle arz etmiştim. O zaman da, “Gül’e ağız dolusu hakaretler ediyorlar, kimse bir şey demiyor. Bir danışman Bülent Bey’le ilgili ağır yazılar yazıyor, kimse ses etmiyor. Başka bir danışman Babacan’ı yerden yere vuruyor, kimseden ses çıkmıyor. AK Parti’ye destek veren bir gazetede bir gazeteci, en zor günlerde Adalet Bakanlığı yapmış bir arkadaşımızı ‘Paralelci’ ilan ediyor, ses yok. Bunlara müdahale edilmediği zaman biz kardeşliğimizi nasıl sürdüreceğiz” diye serzenişte bulunmuştum. AK Parti’nin tepe yöneticileri buna tanıktır.

Bu önemli bir sorun haline mi geldi?

HÜSEYİN ÇELİK: Evet... Güya AK Parti’ye yakın bazı gazeteciler ona buna küfredip tehditler ediyor, racon kesiyorlar. Bu adamların şahsen bir kıymeti yok. Güçleri kendilerinden kaynaklanmıyor.

 

 
10 Şubat 2016 Çarşamba 09:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:14
  • Akşam17:30
  • Yatsı19:05
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık