Eğitim Diyanete, kamu malları yandaş vakıflara

Ana Sayfa » Medya Kritik » ''AKP karşıtlarının oranı AKP yandaşlarını geçti!'

''AKP karşıtlarının oranı AKP yandaşlarını geçti!'

"12 yıldır en büyük kozu ve avantajı giderek en büyük dezavantajına dönüşüyor. Yeni anayasa ihtiyacı adem-i merkeziyet gerekliliğinden beslenirken daha katı merkeziyetçiliğin amacı haline dönüşüyor."

 
16 Mart 2015 Pazartesi 15:43 
Yorum YapYazdır
 
 
''AKP karşıtlarının oranı AKP yandaşlarını geçti!'

T24 yazarı Bekir Ağırdır AKP karşıtlarının oranının ilk kez AKP yandaşlarından fazla olduğunu iddia etti.

"2011 Seçimlerinden beri bizzat iktidar eliyle, diliyle manipüle edilen kutuplaşmanın giderek şeytanlaştırmaya dönüştüğünü yaşıyoruz her gün, hayatın her alanında. Taraftarlarına aidiyet duygusu ve motivasyonu üreten iktidarın bu dil ve tarzının giderek kendi taraftarlarının bir bölümünde de huzursuzluk üretmeye başladığını gözlüyorum" diyen Ağırcıklı yazısında "12 yıldır en büyük kozu ve avantajı giderek en büyük dezavantajına dönüşüyor. Yeni anayasa ihtiyacı adem-i merkeziyet gerekliliğinden beslenirken daha katı merkeziyetçiliğin amacı haline dönüşüyor." ifadelerini kullandı.

İŞTE BEKİR AĞIRDIR'IN YAZISI

Bu memleket ahalisinin önemli hasletleri var. Bunlardan bir tanesi “beka duygusu”, bir diğeri de“ikircikli değişim talebi”. Bu iki duygu hali birbirini de tetikliyor bir bakıma.

Beka duygusu “devletin bekası” için ya da toplumun bekası” için farklı dozlarda çalışıyor belki. Ama bizim “hayatını sürdürme güdüsü” olarak da söyleyebileceğimiz, “kalıcılık” duygusu çok güçlü. Ortak yaşamdaki tutum ve davranışlarımızın el freni ya da denge-denetleme mekanizması bir bakıma.

Başbakan “one minute” dediğinde çok gururlanıyor, ya da milli takımlar maç kazanınca. Ama “çıkarın ceketleri, sıvayın kolları, dövüşeceğiz” denince, duruyor. Trafikte herkes, hepimiz kornalar çalarak, elleri-kolları sallayarak itişiyoruz ama arabadan inip, dövüşen çok az. Kendi, bireysel gündelik hayatında çevre meselelerini çok dert etmiyor gibi görünebilir ama hiç şüpheniz olmasın, kuraklığın, iklim değişikliğinin, çevreye-doğaya bu kadar hoyrat davranmanın ne risk ürettiğini biliyor.

Değişim talebi ikircikli. Çünkü eğitimi, meslek sahipliği, geliri gibi kendi melekelerine bakıyor bir yandan. Hukukun nasıl uygulandığına, toplumsal dayanışma mekanizmalarına bakıyor öte yandan. Kendine, ötekilere, hukuka ve devlete güvensiz. Ama kaçırılanların, kaçmakta olanların da ne olduğunu görüyor. Bireysel hayatında ne kadar hayalci, sorun çözücü ise ortak hayatta o denli tedbirli, ortak sorunların dışında gibi davranıyor. Bireysel hayatıyla ortak hayatı iki paralel evrende, iki ayrı zihin haritasıyla yaşıyor. Bireysel hayatında hoşgörü, komşuluk, dayanışma var, ortak hayatında ise bolca öcüleri. 

Bu farklılaşma yüzünden de değişim talebi ikircikli. Değişim istiyor bir yandan, bu değişim onun kolunu kanadını kırarsa diye korkuyor öte yandan. Sık, sık yazıyorum, mehteran yürüyüşünün bu toprakların icadı olmasının bir sebebi de belki tarih boyunca toplumun devletle ve hayatla kurduğu bu ikircikli ilişki.

“Hanenin dirliğini-düzenliğini”, hanenin geliri ile hanenin eğitim-sağlık ve güvenlik ihtiyaçları üzerinden tanımlıyor. Güvenlik ihtiyacını siz ister asayiş diye, ister ekonomik ve siyasi istikrar talebi diye anlayın.

Bu iki duygu nedeniyle de son aylarda toplum huzursuz, tedirgin.

Giderek artan biçimde IŞİD ve Suriye meselesi ve de bu meseleler etrafında birçok ülke ile siyasi itiş kakış rahatsız ediyor toplumu.

Kürt meselesinde açılım, çözüm süreci sürüyor bir yandan ama öte yandan da ne işin sonuna dair bir vaat etraflıca toplumun önüne konulabilmiş ne de tarafların medya üzerinden bağırış, çağırışları bitmiş.

Ekonomik kriz geliyor mu, gelmiyor mu derken işsizlik artıyor, kurlar yükseliyor.

Tüm bu hikâye içinde en önemlisi, uzunca bir süredir toplum doğru veya yanlış, “ülke yönetiliyor” duygusunda iken şimdi “acaba” diyor.

Her gün “batı” ile, muhalefetle, devletin üst kurumlarıyla ve hatta kendi memurlarıyla kavga eden öfkeli bir Cumhurbaşkanı görüyor ekranlarda. Bu siyaset tarzını 2002’de tasfiye ettiğini sanırken Cumhurbaşkanı’ndan başlayarak tüm liderlerin ve partilerin de bu kavgaya dahil olduğunu izliyor.
Halbuki son on bir ayda iki seçim yapmış, siyasi tercihlerini netleştirmiş ve oyu ile tescil etmiş. Şimdi üç ay sonra yeni bir seçime giderken oldukça tedirgin, huzursuz.

2011 Seçimlerinden beri bizzat iktidar eliyle, diliyle manipüle edilen kutuplaşmanın giderek şeytanlaştırmaya dönüştüğünü yaşıyoruz her gün, hayatın her alanında. Taraftarlarına aidiyet duygusu ve motivasyonu üreten iktidarın bu dil ve tarzının giderek kendi taraftarlarının bir bölümünde de huzursuzluk üretmeye başladığını gözlüyorum ben. Araştırmalarda ilk kez “Ak Parti karşıtlarının” oranı “Ak Parti yandaşlarının” oranını geçti.

Kimlik siyasetinin duygusal motivasyonu devletin ve toplumun bekası duygusuyla sarsılıyor.

Özellikle iktidarın önce Gezi’ye sonra 17 Aralık sürecine karşı geliştirdiği dil üretti bu huzursuzluğu. Toplum Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde biraz da vefa duygusuyla oy verdi belki. Ama bugün Cumhurbaşkanı’nın “başkanlık” adı altında tüm iktidar güçlerini isterken bir yandan da devletin kurumlarıyla ve kendi memurlarıyla bile kavga eder hale gelmesi toplumun bütünün de kendi seçmeninin de tedirginleştiriyor, huzursuzlaştırıyor.

İktidar partisinin 12 yıldır en büyük kozu ve avantajı giderek en büyük dezavantajına dönüşüyor. Yeni anayasa ihtiyacı adem-i merkeziyet gerekliliğinden beslenirken daha katı merkeziyetçiliğin amacı haline dönüşüyor.

Toplum da tüm bu olan biteni huzursuzlaşarak, tedirginleşerek izliyor.

 
16 Mart 2015 Pazartesi 15:43 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1456 - Belgrad kuşatması Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed'i yendi.
1711 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
1909 - 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
1913 - Edirne Bulgar işgalinden kurtarıldı.
1919 - Erzurum Kongresi toplandı.
1931 - İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM'de kabul edildi.
1933 - Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
1946 - Kudüs'te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
1946 - DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
1953 - T.C.D.D. işletmesi kanunu kabul edildi.
1961 - Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye'ye iltica etti. Gelenler Hakkari'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
1964 - Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
1967 - Adapazarı ve Mudurnu'da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
1998 - Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
2002 - DSP'den istifalar, Meclis'te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem'in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
2002 - İsrail, Hamas'ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
2003 - Fransa'daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
2003 - Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul'da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin'in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay'ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
2007 - 16. Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.
2008 - Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan'da yakalandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:51
  • Güneş05:00
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:37
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:47
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık