3 partinin ittifakıyla tezkere kabul edildi

Ana Sayfa » Medya Kritik » AKP, CEMAAT, PARTİ VALİLERİ VE F TİPİ ÖRGÜTLENME

AKP, CEMAAT, PARTİ VALİLERİ VE F TİPİ ÖRGÜTLENME

EMNİYET VE YARGIYI CEMAATE KİM TESLİM ETTİ? Radikal yazarı Ahmet İnsel'in ''Şecaat arz ederken...'' başlıklı yazısı, Türkiye'de olup bitenleri anlamak açısından önemli ipuçları veriyor.

 
3 Aralık 2013 Salı 08:29 
Yorum YapYazdır
 
 
AKP, CEMAAT, PARTİ VALİLERİ VE F TİPİ ÖRGÜTLENME

Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresi ile Gülen cemaati arasında, artık ayan beyan yürütülen çatışma, bugüne kadar duyduğumuz, gözlemlediğimiz birçok olguyu doğruluyor. Taraflar, iddialarının çoğunun hukuk devletinde ağır suç olduğunu dikkate almadan, karşı tarafın kirli çamaşırlarını birbiri ardına sergiliyor. Bunu yaparken o çamaşırı çoğu zaman beraber kirlettiklerini de gösteriyorlar.

AKP milletvekili Şamil Tayyar’ın mesajı bir suç ifşaatıydı. “Emniyet cemaate teslim edildi” ise bunu kimin, nasıl ve hangi yetkiyle teslim ettiğini savcıların hemen incelemesi gerekmez mi? Demokratik hukuk devletinde kolluk kuvvetleri nasıl bir cemaate, bir STK’ya, bir özel güç odağına teslim edilebilir? Bunu iddia eden Hanefi Avcı, bir kılıf uydurulup yıllardır hapiste değil mi? Yeni Şafak’ta Cem Küçük üst üste yazdığı yazılarla bu ‘cemaate teslim etme’ işinin yargıda da yapıldığını ifşa etti. Bildiğimiz, eleştirdiğimiz ama hükümete yakın çevrelerin sürekli inkâr ettiği bir olguydu bu. Küçük, daha ileri gidip, ‘yeni Ergenekon çetesi’ olarak tanımladığı bu oluşumun medya ve yargıdaki uzantılarını teşhir eden yazılar yazıyor. Bu sütunlarda birçok kez ifade edilen, KCK, Hanefi Avcı, Ahmet Şık ve daha birçok davanın Gülen cemaatine yakın polislerin yaptığı sindirme, susturma ve alan temizleme operasyonları olduğu, hukuki dayanaklarının olmadığı olgusunu, bu kez AKP’ye yakınlığı bariz kişiler dile getiriyor. Cem Küçük, ‘yargının baştan aşağıya reforme edilmesi’ gerektiğini belirterek “Yargı mensupları için öncelik aidiyetleri değil evrensel hukuk kuralları olmalı” diyor. Bugüne kadar yargı mensuplarının nasıl seçildiklerini açıkça tarif ediyor.

Gezi olayları sırasında hükümeti korumak isteyen çevreler, cemaatin etkisi altındaki polislerin, iktidarı baskıcı ve zorba göstermek amacıyla, bilinçli olarak orantısız silah kullandıkları iddiasını ortaya atmıştı. Daha sonra, Hanefi Avcı’ya, Fazıl Say’a verilen hapis cezaları, Sarısülük’ü öldüren polisin tutuksuz yargılanması gibi uygulamaların hükümeti içte ve dışta zor durumda bırakma amaçlı olduğu iddiası ortaya atıldı! Buna cemaate yakın çevrelerden, “Polis, yargı eskiden elimizdeydi!” türünden bir yanıt verildi.

Şecaat arz ederken sirkatin söylemek böyle bir şey olsa gerek. Abdülkadir Selvi’nin Yeni Şafak’ta sorduğu şu soru, hükümetin nasıl bazı kamu görevlerini bazı gruplara tahsis ederek ağır bir suç işlemiş olduğunu ele veriyor: “2004’ten önce kaç valiniz vardı, 2004’ten bu yana kaç valiniz oldu?” Bugün Türkiye’de bazı valilerin devletin değil, bir cemaatin valisi olduğu ifşa ediliyor. Böyle bir örgütlenme içinde olanlar suçlu olduğu gibi, bu atamaları yapanlar da aynı suçun ortağı değil midir? Selvi’nin diğer soruları, iktidar aracılığıyla yürütülen güç ve kaynak paylaşımını tüm çıplaklığıyla sergiliyor.

Aşırı güç yoğunlaşması, iktidar bloku içinde birikmiş cerahatın patlaması ve artık kontrolsüz biçimde akmaya başlamasına yol açtı. Bu ortamda, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks’in 26 Kasım’da yayımladığı rapor dikkatlerden kaçtı. Komiser raporunda, kolluk görevlileri tarafından uygulanan aşırı güç kullanımı ve kötü muameleleri inceliyor. Bunları yapan kolluk kuvvetlerinin cezalandırılmadığını belirtiyor. Yasadışı sayılan ancak barışçıl olan gösterilere ilişkin yasal çerçevenin aşırı kısıtlayıcı oluşuna dikkat çekiyor. Kolluk kuvvetlerinin göz yaşartıcı gaz mühimmatı ve cisim fırlatan silah kullanımı ile ilgili, ölüm ve kalıcı sakatlıklara yol açan eylemlerini sıralıyor. Yakalama sırasında uygulanan kötü muameleyi belirtiyor. Bunlara ilaveten, şiddete başvurmadan Gezi olaylarına katılanlara karşı misillemede bulunulacağına dair gördüğü korku havasından derin kaygısını dile getiriyor.

Şimdi iktidar çevreleri İnsan Hakları Komiseri’nin eleştirilerinin esas sorumlusunun, kendilerine emniyetin teslim edildiği cemaat olduğunu mu söyleyecekler? Peki, o zaman emniyeti, yargıyı cemaate teslim etmiş olma suçunun sorumlusu kim? Bu ağır insan hakları ihlallerini, “Polis kahramanlık destanı yazdı” diyerek öven kimdi?

 
3 Aralık 2013 Salı 08:29 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık