Trabzon'da terör saldırısı

Ana Sayfa » Medya Kritik » AKP, Bayırbucak Türkmenleri'ni neden şimdi hatırladı

AKP, Bayırbucak Türkmenleri'ni neden şimdi hatırladı

Hüseyin Vodinalı, AKP iktidarının neden Bayırbucak Türkmenlerini şimdi anımsadığını yazdı.

 
23 Kasım 2015 Pazartesi 18:09 
Yorum YapYazdır
 
 
AKP, Bayırbucak Türkmenleri'ni neden şimdi hatırladı

Irak’ın faşist Bush cuntası işgaline destek vermek için kuruldu zaten AKP.

Pürüz çıkaran Ecevit hükümetini tasfiye edip Saddam’a çöktü Sam Amca.

2003’ten itibaren Irak’a düzenlenen saldırı esnasında tarihi ve hatta misak-ı Milli sınırlarında bulunan Türk bölgeleri Kerkük ve Musul, göz göre göre işgal edildi. Kerkük Barzani’ye, Musul El Kaidecilere servis edildi.

Tapu daireleri yağmalandı, Osmanlı’dan kalma tapular yakıldı, AKP hükümeti “Ecdadına”sahip çıkmadı. Dönüp de bakmadı.

Hele de Suriye sınırındaki Telafer’de yaşayan Türkmenler, ABD ordusuna aslanlar gibi karşı koydu, dişe diş savaştı. Amerikalılar misket bombası uranyumlu mermilerle bombaladılar günlerce.

Hem de tüm bölgeyi basına, kızılayakızılhaça filan aylarca kapatıp, en az 5 bin Türkmeni katlettiler.

Türkiye’de tepki bekle sen.

Yapılan tek tük haberler bile ABD Büyükelçiliği baskısıyla örtüldü, geri çektirildi.

MHP’nin AKP ayarlı müdürü Bahçeli de sus pus oldu.

Bugün Telafer’de bir tane bile Şii Türkmen kalmadı. 350 bine yakın Türkmen Necef ve Kerbela’yagitti

Neden ?

1-Türkmenler ABD’ye karşı savaşıyordu.

2-Daha da önemlisi Şii mezhebindendi.

SÜNNİ DEĞİLSEN BÖCEK KADAR DEĞERİN YOK

Ahmet Davutoğlu ile eskiden yakın mesai yapan bir tanıdıktan duymuştum. “Sen bakma o güler yüze mütevazı yaklaşıma, eğer Sünni Müslüman değilsen, gözünde böcek kadar değerin yoktur” demişti. 

Gerçekten de öyle.

Erbakan Hoca bunlar kadar değildi ama o da “Milli” kavramını, hem ulusal, hem de Sünni millet anlamında kullanırdı.

Osmanlı da öyle.

Sade “Millet” derken Müslüman sünni insanları kastederlerdi.

Onlara göre ağırlıkla Alevi-Bektaşi olan Anadolu Türkmenleri, Yörükler filan, Etrak-ı Biidrak idi.

Yani cahil Türkler idi.

AKP ise Sünnilik temelindeki mezhepçiliği uluslararası boyuta taşıdı.

Suriye’yi ateşe verirken, yani komşunun evini yakarken, tek motivasyonu Suriye’deki Alevi Nusayri yönetimi devirip, yerine Sünni Müslüman Kardeşler’i getirmekti.

Mısır’daki Mursi Davası, Rabia filan da hep aynı.

ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın rüşvet ve gazıyla, (Tıpkı Özal’ın birinci körfez savaşında bir koyup üç alacağız deyip, üçün birini almamız misali) Türkiye’yi Büyük Ortadoğu Bataklığı’na saplayanlar bir anda Bayırbucak Türkmenleri’ni keşfetti ya ona şaşıyorum.

Daha geçen yaz Halep’in Çobanbey kasabasında IŞİD, Türkmen katliamı yaparken, bugün bas bas bağıran Bahçeli’nin, Davutoğlu’nun sesi çıkmıyordu.

Bu sene mesela, Türkmen bölgesi Azez ve Cerablus’ta Türkmen katliamı yapan IŞİD ve El Nusra ile yapılan gizli anlaşmalar filan ne olacak?

PYD’nin ABD adına daha bu sene Telabyad’da yaptığı ve katliamlar ne olacak yahut da? 

Şimdi bu Bayırbucak Türkmenleri’nin gündeme getirilip, savaşa sokulası bir boyutta ele alınmasının arkasında neler var anlatalım.

Önce isterseniz, evvelden MİT tırlarıyla gündeme gelen Bayırbucak Türkmenleri’ni tanıyalım.

Fotoğrafların kaynağı Türkmen bölgesine gittiği anlaşılan BBP Genel Başkan Yardımcısı Kaptan Kartal. Kartal tarafından paylaşılan ve bütün gazetelerde kullanılan fotoğraflardaki kişilerin yarısı çember sakallı, IŞİD kılıklı adamlar. Kaplan'la birlikte poz veren, Kaplan'ın "mücahit" diye tanımladığı silahlı kişilerin arkasındaki bayrak ise El Kaide'nin Suriye kolu olan El Nusra Cephesi'nin bayrağıyla birebir aynı. Bayrak, Katar ve Suudi Arabistan'ın dünyanın dört bir tarafından toplayıp getirdiği radikal dinci kanlı teröristlere büyük destekler veren AKP'nin, Esad yönetimini devirme uğruna Bayırbucak Türkmenlerini de El Nusra, Ahrar El Şam gibi IŞİD'den hiçbir farklı olmayan örgütlerin kucağına ittiğinin, sonra da MİT'in bunları Fetih Ordusu çatısında, "Sultan Abdülhamit Tugayı", "Sultan Murat Tugayı" gibi adlar altında toplayarak kullandığının ve Türkmenlere nasıl kötülük ettiğinin de belgesi aslında. Suriye'nin, halen bütün dünyanın Suriye toprağı saydığı bir bölgede, Türkiye'nin Güneydoğu'da PKK'ya karşı yaptığı gibi radikal dinci terör örgütlerine karşı operasyon başlatınca da Türkmenleri öne sürüp radikal dinci örgütleri korumaya çalıştığını da işaret ediyor. (Kaynak: Aydınlık)

Bu fotoğraf MİT Tırlarında gönderilen silahların sırrını da açıklamış oluyor. Demek ki Davutoğlu o tırların Bayırbucak Türkmenlerine yardım olarak gönderildiğini söylerken doğru söylüyormuş.

Sadece o tırlarda makarna fasulye değil fotoğraflarda ortaya çıkan silahlar varmış!

E o kadar kusur kadı kızında olmaz mı yani!

BayırbucakTürkmenleri’nin olduğu ileri sürülen stratejik bölgenin Rusya, Suriye ve İran tarafından vurulmasını bu kadar büyütmenin ardındaki bir başka ve çok önemli bir diğer sebep de Bayırbucak bölgesini kontrol altına alan Suriye’nin, Akdeniz’e çıkışı engellemesi. 

Gazeteci-Yazar Rafet Ballı’nın 1 Temmuz 2015 tarihli yazısı:

“itiraf edeyim haberim yoktu.

İlk kez Mehmet Şandır’dan duydum.

Mealen özetleyeyim:

Şimdi küresel bir senaryo var.

Suriye’nin kuzeyindeki koridorla ilgili.

Afrin-Kobani arası 160 km.

Ağırlıklı olarak Türkmenler yaşıyor.

Sorun şu: Etnik temizlik yapıp kimi yerleştireceksin?

Türkiye’ye deniyor ki: Kürt ve Türkmenlere ortak bir bölge yaratalım.

Bu, tuzaktır…

(Habertürk TV, Gündem Siyaset, 26-27 Haziran 2015).

***

Önce iddianın sahibi Şandır’ı tanıyalım.

Üç önemli özelliği var.

Bir: Eski MHP milletvekili. Hatay ve Mersin’den seçildi.

İki: Suriye kökenli bir Türkmen.

Halen Bayır Bucak Türkmen Derneği’nin başında.

Üç: Suriye krizinde AKP’yle eşgüdümü dikkat çekti.

Hükümet politikasına açık muhalefet yürütmedi.

Yakın ilişkileri var. Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’yla.

Sonuç: AKP’nin keskin bir muhalifi değil.

Yani: Açıklaması, hükümet karşıtlığına dayanmıyor.

***

Kulislere baktım.

Hükümete yakın düşünce kuruluşlarında konuşulmuyor.

Fakat: Bazı Türkmen liderler konuyu biliyor.

İleri “bilgi”lere de rastladım.

Birinci elden aktarıyorum.

***

Bir Türkmen heyeti Başbakan Davutoğlu’yla konuşuyor.

Diyorlar ki: “Bir Batı projesi dolaştırılıyor. Koridorla ilgili.”

“Uluslararası toplantılarda önümüze konuluyor.”

“Kürtler ve Türkmenler koridoru müşterek kursun deniyor.”

“Bu, sonuçta Türkiye’yi de böler. Kabul edemeyiz.”

***

Heyetin tavrı böyle.

Ya Davutoğlu’nun tepkisi ne oluyor?

Heyetin izlenimi:

Bir: “Davutoğlu projeden haberdar.”

İki: “Maalesef, karşı çıkar tutumda değildi.”

***

Biraz duralım. Bazı tespitlerimi aktarayım.

Bir: Müşterek koridor şimdilik rafta. Yaygın konuşulmuyor.

Fakat gelişmelere hızlı. Masaya konulması sürpriz olmaz.

***

İki: Temel sorun, Türkmenlerin örgütsüzlüğü. Silahlı güçleri yok.

AKP’nin kurdukları tutmadı. Dağıldı.

Bir küçük birim kaldı. Komutanları Türkmen, savaşçıları Arap.

Yani: Mevcut politikayla koridor kurulur. “Müşterek” olmaz.

Türkmen unsuru sözde kalır.

***

Üç: Türkiye Irak’ta bir tecrübe yaşadı.

Havuç: Musul petrolleriydi.

Barzani devletinin temeli böyle atıldı.

Türkiye’nin tesellisi: Barzani’yle kayıt dışı petrol ticareti oldu.

Kimlerin kasasına akıtılıyorsa.

***

Dört: Suriye’de tarih tekerrür ettirilmek isteniyor.

ABD, ülkenin kuzeyinde koridor inşa ediyor.

Barzani ve PKK devletlerini Akdeniz’e açmak için.

Türkiye’nin karşı dinamikleri harekete geçmiş.

Batının sakinleştiri ilacı hazır: “Müşterek koridor.”

***

Beş: “Bölünme” ve “birlik” kanunları hâlâ yürürlükte.

Irak bölünürse, Suriye bölünürse, Türkiye de bölünür.

Batı Irak’ı bölmek için savaş açtı. Maliyeti yüksek oldu.

Türkiye’ye verdikleri rol: Bölünmeye bekçilik.

***

Altı: Batı, Irak’tan ders çıkardı. Suriye’nin bölünmesini ucuza getirmeye çalıştı.

Kendisi doğrudan savaşa girmedi.

Maşa hazırdı: AKP Türkiye’si.

AKP, Batının beklentilerini boşa çıkarmadı. Bölücü rolünü oynayageldi.

***

Yedi: Suriye’de “havuç” belli olmuştur.

“Müşterek koridor” koymuşlar adını.

Böylece: PKK devletçiğini de Türkiye’ye kurdurmayı hayal ediyorlar.

***

Sekiz: Türkiye’nin kuvvetleri yol ayrımında.

Ya: Krizden bölgeyle birleşerek çıkacağız.

Ya da: Batı planlarına teslim olacağız.

***

Bir uyarı, bir de soru.

Uyarı: İnşallah, “müşterek koridor”, koridora müdahaleye monte edilmez.

Soru: CHP yönetimi koridorda niçin suskun?

Fikirleri yoksa: Yazık.

Varsa: Halk tepki gösterir diye çekiniyorlar mı?”

Ballı’nın yazısı bugünkü telaşı büyük ölçüde açıklıyor.

ABD, Kürt koridorunun suya düşmesinden telaşlı, Türkiye’yi Suriye, Rusya ve İran’a sürmeyi deniyor.

Olacak iş değil belki ama ortada bir provokasyon olduğu da kesin.

Mezhepçilik tuzağı hem içte, hem dışta başımıza büyük belalar açtı ve açmaya da devam edecek.

Bakın daha bugün iki önemli ağızdan iki önemli açıklama geldi.

İran Lideri Hamaney ile Rusya Başbakanı Medvedev, IŞİD’in kurulmasının arka planında ABD olduğunu söyledi.

Bu tür bir açıklamanın böyle üst düzey isimlerden resmen yapılması ortamın daha da gerileceğinin habercisi.

Söylemedi demeyin.

Mezhepçilik tuzağına da düşmeyin.

Hüseyin Vodinalı

Odatv.com

 
23 Kasım 2015 Pazartesi 18:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1693 - İlk kadın dergisi "The Ladies' Mercury" Londra'da yayımlandı.
1878 - Gazeteci ve yazar Ahmet Mithat Efendi "Tercüman-ı Hakikat" adlı günlük gazeteyi çıkarmaya başladı.
1893 - New York borsası çöktü.
1905 - Kurtlu yemeğe karşı çıkan tayfaların kurşuna dizilmesini önlemek isteyen Rus Savaş gemisi Potemkin'in mürettebatı Karadeniz'de ayaklanıp gemiyi Odessa'ya doğru yönlendirdi.Birinci Rus devrimin ilk ayaklanması Odessa'da başladı.
1916 - Hicaz, bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrıldı.
1917 - Yunanistan, İtilaf Devletleri'ne katıldı.
1923 - Çift kanatlı bir uçağa ilk kez havadayken yakıt ikmali yapıldı.
1938 - Helikopterin patenti Igor Sikorsky tarafından alındı.
1946 - Müttefikler, On iki Adanın Yunanistan'a verilmesini kararlaştırdı.
1950 - Amerika Birleşik Devletleri, Kore Savaşı'na asker yollama kararı aldı.
1950 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi,Birleşmiş Milletler üyelerine Güney Kore'ye yardım çağrısında bulundu.
1954 - Guatemala'da CIA'nın desteklediği darbeyle halkın seçtiği hükümet devrildi.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.
1957 - Louisiana ve Teksas'da meydana gelen Audrey kasırgası 500 kişinin ölümüne yol açtı.
1964 - 20-21 Mayıs darbe girişimi hükümlülerinden Fethi Gürcan idam edildi.
1964 - Kıbrıs Rum hükümeti 15 yaşından büyük Türklerin adaya girişini yasakladı.
1964 - Emekli Süvari Binbaşı Fethi Gürcan idam edildi. Gürcan, 22 Şubat 1962 de darbe gişimi nedeniyle emekli edilmişti. Benzer bir girişimi Talat Aydemir ile 21 Mayıs'ta tekrarlayınca yargılanmış ve idama mahkum olmuştu.
1967 - Dünyanın ilk bankamatiği Enfield-Londra'da hizmete girdi.
1969 - Kocamustafapaşa'da evinin balkonuna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bayrağı asan Hatice Göker gözaltına alındı. 67 yaşındaki Hatice Göker'in Amerika Birleşik Devletleri başkonsolosluğunda çamaşırcı olarak çalıştığı ve Sovyet bayrağını tanımadı
1974 - Richard Nixon, Sovyetler Birliği'ni ziyaret etti.
1976 - Fransız havayollarına ait bir yolcu uçağı Tel Aviv-Atina-Paris seferini yapmakta iken FKÖ militanlarınca kaçırıldı ve Entebbe-Uganda'ya yönlendirildi.
1977 - Fransa, Cibuti Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etti.
1978 - Anayasa Mahkemesi'ne bomba atıldı; Benzin yokluğu nedeniyle uzun kuyruklar oluştu.
1979 - Ağrı valisi iş verimini azalttığı gerekçesiyle resmi dairelerde çay içmeyi yasakladı.
1979 - Muhammet Ali, boksu bıraktığını açıkladı.
1980 - İtalyan havayollarına ait DC-9 tipi bir yolcu uçağı Ustica, İtalya yakınlarında düştü: 81 kişi öldü.
1980 - Adana Cezaevi'nden bir grup tutuklu tünel yoluyla firar etmeye çalıştı. Güvenlik kuvvetleri ateş açtı; 4 tutuklu öldü.
1984 - TBMM, askerlik süresini 18 aya indiren yasa tasarısını kabul etti.
1987 - Gaziantep Üniversitesi 27 Haziran 1987'de kuruldu. Üniversitenin bünyesinde 6 Fakülte, 4 yüksekokul, 3 enstitü ve 1 konservatuar bulunuyor. Türkiye'de üniversitelerin sayısı 28'e yükseldi.
1987 - Cem Karaca 27 Haziran 1987'de dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın desteğiyle yurda döndü.
1988 - Gare de Lyon-Fransa'da tren kazası: 59 ölü, 55 yaralı.
1991 - Yugoslav Halk Ordusu, Slovenya'ya karşı operasyon başlattı.
1998 - Adana'nın Ceyhan ilçesi merkez üslü depremde 144 kişi öldü.
1999 - -Çeşme Açıkhava Tiyatrosu,otelden anfitiyatro'ya çevrilmiş olarak saat:21:00'da büyük bir törenle açıldı.
2004 - Boris Tadiç, Sırbistan Karadağ cumhurbaşkanı seçildi.
2007 - Tony Blair, Birleşik Krallık başbakanı, görevinden ayrıldı.
M.Ö. - 209 Büyük Hun İmparatorluğu hükümdarı Mete Han'ın tahta çıkışı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:22
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık