Tatil günü trafik faciası

Ana Sayfa » Güncel » ''AKP, ayrılan bakan ve vekiller için kaset hazırlıyor''

''AKP, ayrılan bakan ve vekiller için kaset hazırlıyor''

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin 'Benimle ve ayrılan milletvekilleriyle ilgili parti genel merkezinde bir montaj çabasının, olduğunu duydum' dedi.

 
27 Mart 2014 Perşembe 00:48 
Yorum YapYazdır
 
 
''AKP, ayrılan bakan ve vekiller için kaset hazırlıyor''

17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan sonra AK Parti’nin dar oligarşik bir yapıya teslim olduğu eleştirisinde bulunarak partisinden istifa eden eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Bugün TV’de soruları cevapladı.

REFERANDUM MİLAT OLDU

Başbakan ile bizim birlikteliğimiz 3 aşamada özetlemek mümkün çocukluk döneminden, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde birlikte mesai dönemi üçüncüsü ise AKP’nin kuruluşunda 25 Aralık’a kadar devam eden dönem.

Arkadaşlıktan istifa dilekçesi değil bu. Çünkü AKP tüzel kişili bir ilke ile yola çıkan bir iş dolayısıyla parti ilişkisi ve parti sorumluluğu şartlara göre devamı gerektiren bir sorumluluktur. Şu an benim hakkımda söylediği dil seçimin verdiği ortamın getirdiği bir dil.

Bu dilekçe ayrılış dilekçesi 25 Aralık tarihinde kaleme alınmış bir dilekçe değil. Bu kararın benim açımdan geride bıraktığımız döneme ilişkin önemli bir süreci vardı. Türkiye’yi 2002 den aldık 2012′ye getirdik . Ama 2010 Referandumu’ndan sonraki dönemde alışılmışın dışında AKP ilkeleriyle, hatta yazılı programıyla çokta uyuşmayan, zaman zaman deneme kabul edilen özü itibariyle çok önemli olan Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren politikaların izlendiğini gördüm. Bakan olduğum dönemde kendi anlayışımdan müdahale edilmediği sürece hükumet sorumluluğudur. Ben ülke hassasiyetini korumaya çalıştım esasa yönelik hata yapmamaya çalıştık. Uygulamaya yönelik hata yaptıysak özür dileriz. Ustalık diye başlanan dönem çıraklık dönemine dönüştü. Bana göre bu şekilde bir sınıflandırma da çok doğru değil.

SURİYE POLİTİKAMIZI DAR BİR KADRO KARARLAŞTIRDI

Biz parti devleti değiliz. Yada partide bir kısımım egemenliğini sürdürmesi için yapılanan bir kadro değildik. Suriye konusu dar bir kadronun aldığı karardı. Dar kadro kendisine göre denemeler yapıp bu ülke de uygulamaya çalışmıştır.

Oligarşik kadro. Parti grup ve meclis. Burada kastedilen taşra yönetimi değildir. Türkiye’de 2009 yılında yürürlüğe konan Kürt ve demokratik açılımı diye isimlendirilen düşünce hayata geçirilmeye çalışıldı.. Bunun öncesin de var tabi ama biz sonradan anlıyoruz. Bu proje bana göre doğru bir proje değil. 77 milyona doğru bana göre değil diye düşünmüyorum. Sadece bana göre değil Ak parti tabanın eleştiren bir proje oldu bu konu çok önemlidir.

Partide istişare edilmedi sadece duyurusu yapıldı böyle bir şey yapılmaya kalkınca size sorulmuyor böyle bir şey yapılmış dendiğinde dur bakalım hayır olur sonu diyorsunuz beklemek zorundasınız sonucunu gördük ki milli birlik ve kardeşliği açılımı dendiği gibi gitmedi. Hedeflenen gerçekleşmedi.

17 ARALIK’TA SAVCI DA POLİS DE REDDEDİLDİ

17 Aralık şudur 16 aralık sabahı yada öyle vakti herhangi bir kişiye şirkete memura veya esnafa bir ifadeye çağırmaya işlemi ne ise 17 Aralık tarihine gelinceye kadar yürüyen yargı faaliyeti ne ise olan ve gürültü koparılan hadisede budur. İçinde bazı bakan arkadaşlarının oğullarının da kendilerinin de ismini geçtiği suç olduğu kabul edilen olaylara yönelik yargı sürecinden ibaret.

Komplo ise senaryo ise ispatlanır o zaman. Gidilir bunun senaryo olduğu mahkemede açıklanır. 17 Aralıkta hem arkadaşlarım hem kabinede birlikte olduğum arkadaşlarım olmaları neticesi ile duyduğum üzüntüyü belirtmek isterim bu memlekette ve herhangi bir yerde hukuk davalarının kişilerin her hangi bir terörle mücadele mahkemesinde açma hakkı vardır. Konu ceza davaları ise mahkemesi açma hakkı yoktur. Burada savcı polis reddedilmiştir adına da senaryo denmiştir. Mahiyeti itibarıyla ciddi bir soruşturmadır. Daha sonra ortaya çıkan 25 Aralık sürecinde ve onunla bağlantılı bazı kişileri kapsadığından Başbakan da olmak üzere tepki verildi . Herkes yargı önünde eşit olmalı. Biz yüzde 58 anayasa değişikliği ile sağladık .Biz bu anayasa eşitliğinin üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğünü sağlamak için yapıyorduk. Ama burada maalesef gücü olanın hukuku ile normal vatandaşın hukuku başka olduğunu görüldü.

HAYIRSEVER DEMESİ TALİHSİZLİK

Hayırsever iş adamı denilen bazı kişilerin tutuklulukları kaldırıldı. Mesela Erzurum’da Pasinler’de bir köylü vatandaşımız komşunun sürüsünden 2 koyun çalsa tutuklanacaktır. Acaba 73 gün sonra bu tutukluluğu kaldırılır mı? Kaldırılmaz mı? yani 2 koyun çalan kişi tutuklanmış mı acaba 73 kişi basit suçlardan tutukluluğuna devam eden var mi yok mu? Ve sayın başbakanın hayır sever demesi talihsizlik. Kendisinin de hak yerini buldu demesi çok şey ifade ediyor. O zaman bu kişilerle ve olaylar ile sayın başbakanın bu kişilerle iletişimi söz konusu diye akla geliyor. Ne yapılmalıydı doğal olarak mahkeme ye gidilmeliydi sürece orada bakılmalıydı . Bu sorunu yeni sorunlar üreterek çözmek mümkün değil savcıyla polisle kavgaya yaparak mevzuat değiştirerek mücadele yapılmaz. Bu bir hukuk tarihin ucube olarak düzenlemedir. Ardından HSYK düzenlemesi dikkat çeken bir düzenlemedir. Böylelikle sorun büyümüş şişmiştir. Halk tabiriyle kokmuştur bu koku gittikçe ağırlaşmıştır.

ERDOĞAN İDDİASINI KANITLASIN

Başbakan istifamı Ordu’da Büyükşehir Belediye Başkanı olmama bağladı ardından da kasete bağladı. Başbakan o gün isim vermedi ama benim olduğu anlaşılan o sözlerinde bir tek doğruyu söyledi oda 45 yıllık beraber olduğumuz bölümleridir. Başbakan benimle alakalı “Genel sekreter yaptım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemimde. Daha sonra partide kurucu yaptığım. Daha sonra bakan yardımcısı yaptığım sonra da bakan yaptığım” diyor. Burada yaptım ettim diye sıralıyor. Kendisi farkında değil benlik konusunda farkında olmadan adeta özsenmişlik konusunda bir Türkiye var ve sayın Erdoğan var. Sayın başbakan ve diğerleri var. Başbakan burada söyledikleri kısmen doğru genel sekreter yaptığım bölüm doğrudur. Ne Genel Sekreter ne parti kurculuğu nede bakanlık pozisyonları için bir talebim olmadı. bütün bu görevler başbakan tarafından ya teklif edildi yada takdir edildi. Ve ben bakan olduğumu sayın başbakanının CB çıkışanda öğrenmiş oldum onun dışında ne bir talebim var ne görüşmeme var.

Benim istifam da Ordu’ya Belediye Başkanı olamamam değil. Başbakan bunu bile bile meydan da yalan söyledi. Benim Ordu ile alakalı yazılı bir talebim yok sözlü talebim yok. Aksine Ordu halkından gelen yoğun baskılar altında artık acaba isteksiz olmakla yanlış mı yapıyorum diye düşündüğümde arkadaşlarımdan bir tanesi partimizin Orduyla görevli teşkilat görevlilerinden birine benim bu konuda isteğim yok ama bana sorulursa kimin daha iyi olur onu tartışırım dedim. O arkadaş şunu sordu ‘tamam reddediyorsun ama halk seni istiyor.’ Bende burada çözüm olarak Başbakan isterse bir emri vaki ile Ordu’ya Büyükşehir Belediye Başkanı adayı sen olacaksın denirse ne yapacaksın dedi. ben de kendisine benim cevabımı başkasıyla paylaşacağım şartıyla şunu dedim böyle bir şeyle karşılaşırsam partimin disiplini gereği buna hayır demeyebilirim dedim. Ama bunu sen Başbakan ile paylaşırsan bunu dememiş oluyorum dedim.

Benim böyle bir talebim yok ama düşünülen isim doğru bir isim değil. Başbakan hep diyor; iddia sahibi iddiasını ispatlamakla sorumludur. Başbakan benim Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı olma konusunda istekli olduğum iddiasını ispatlanmalıdır. İkincisi kendisiyle yaptığım görüşmede bugün aday olan seçilmesi halinde sıkıntı olabilecek kişiyi anlattım. Adayın bir takım yolsuzlukla ilişkisi olan bir kişi olduğunu ve bilgisizlik içinde olan bir kişi olduğunu söyledim. Coğrafi olarak Ordu’yu bütünüyle görememiş bir arkadaşımız. O ili bir bütün olarak görmek yerine parçalı görmeyi düşünen bir arkadaşımız. Ordu da halkı farklı etnik unsurlara mensup kişiler mevcut. Şimdiki aday bunları matematiksel değerlerle ifade etmeye çalışmış ve bu yanlışa düşmüş bir arkadaşımız. Halk nezdinde ilgisiz belediyecilik konusunda geçmişinde idari bir tecrübesi olamaması konusunda bir kişiyi aday yapmış durumdadır. Ama benim ayrılış sebebim bu değildir.

SAYIN BAŞBAKAN KASET KONUSUYLA FAZLA MEŞGUL

“Belediye başkanı adayı olmadığım için mi istifa ettim, şantaj kasetim var diye mi istifa ettim. Başbakanın önce buna karar vermesi lazım. Sayın başbakan kaset konusuyla fazla meşgul sanırım. Ben söylüyorum, bana böyle bir kasetten bahseden de olmadı, haberim yok, bilgim yok, bana şantaj yapan da olmadı. Başbakan biliyorum o yüzden gitti diyor. Biliyorsa suçu gizliyor demektir. Savcılığa bildirmesi lazım. Benim için bu da bir yalandan ibarettir. Korkarak gitti diyor. Herkes bilir, bölücü terör örgütleri de bilir. Benim ne kadar korkusuz olduğumu başbakan da bilir. Kaset derken benim Ordu’nun dereleri, Hekimoğlu gibi türküleri söylediğim amatör kasetlerim vardır. Benimle ve ayrılan milletvekilleriyle ilgili parti genel merkezinde bir arayışın, bir montaj çabasının, bir kaset üretme çabasının olduğunu duydum. Kastedilen bu mudur değil midir bilmiyorum. Başbakanın söylediği gibi bana yönelik böyle bir şantaj, böyle bir kaset yoktur.”

Sözcü

 
27 Mart 2014 Perşembe 00:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:48
  • Güneş07:34
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:15
  • Akşam17:32
  • Yatsı19:05
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık