Üniversiteye girişte tek sınav geliyor

Ana Sayfa » Medya Kritik » Akit'ten ezber bozan yazı

Akit'ten ezber bozan yazı

Ya polis cemaat güdümünde olursa...

 
26 Şubat 2013 Salı 10:59 
Yorum YapYazdır
 
 
Akit'ten ezber bozan yazı

Yeni Akit yazarı Faruk Köse, “ya polis bir zihniyetin kontrolünde organize olur da ‘askeri cunta’nın yerini ‘polis monarşisi’ alırsa ne olacak?” diye sordu.

Yeni Akit yazarı Köse, “Asker cuntasından polis monarşisine mi?” başlıklı yazısında çarpıcı yorumlarda bulundu. “Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun kararıyla, iç güvenlik askerin görev alanından çıkarıldı” diyen Köse, asayişten sorumlu olacak polis için şu satırları yazdı:

“(…)Polis, belli gruplardan, ekollerden, cemaatlerden, sosyal kümelerden, toplumsal katmanlardan birinin ya da birkaçının güdümünde ve etkisinde olacaksa, bunun sonuçları daha tehlikeli olmayacak mı? Bazı kesimler diğer bazı kesimleri tahakkümü altına almayacak mı?(…)”

İşte Yeni Akit’te yayınlanan o yazıdan çarpıcı bölümler:

“(…)Neyse ki orduyu asli vazifesine döndürmeye yönelik hamle nihayet geldi. Mahiyeti ne olacak, gereken nitelikleri taşıyacak mı, henüz belli değil; ama meselenin anayasal düzlemde hudutlarının çizilmesi için ilk adım atıldı.

Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun kararıyla, iç güvenlik askerin görev alanından çıkarıldı. Artık ordunun görevi “milli güvenliğin sağlanması” değil, “mili savunma” olacak. Yani iç güvenlik konuları askerin görev ve yetki alanından çıkarılmış; asker, asli görevi olan ülkenin dıştan gelen saldırılara karşı korunması görevine dönmüş olacak.

İç güvenliği kim sağlayacak? Asayişten kim sorumlu olacak? Tabiî ki polis...

İşte bu noktaya dikkat çekmek istiyorum. Ya polis bir zihniyetin kontrolünde organize olur da “askeri cunta”nın yerini “polis monarşisi” alırsa ne olacak? Çünkü eğer sistem çok iyi düşünülüp sınırları belirgin olarak çizilmezse, eğer polisin görev ve yetkileri çok net ve yoruma mahal bırakmayacak biçimde belirlenmezse, eğer polise asayişi sağlamanın yanında rejimi bekleme görevi de verilirse, bu işin sonu “asker cuntası”ndan “polis monarşisi”ne geçiş ile noktalanacaktır.

Yeni düzenleme yapılırken, böyle bir vahameti önleyecek tedbirler de alınmalı, değil mi?

CEMAAT GÜDÜMÜNDE POLİS

Bu ülke yıllardır, belli bir ideolojiye göre biçimlenmiş ve organize olmuş Ordu’nun baskısını yaşadı. Neler çektiğimizi biliyorsunuz. Şimdi, eğer iç güvenliğin emanet edileceği polis de belli bir ideolojiye göre organize edilip, o ideolojinin bekçiliğini yapacaksa, yani asıl görevi olan güvenliği, asayişi sağlamanın yanında, rejim bekçiliği yapacaksa, bu hususta ordudan devraldığı görevi aynı minval üzere sürdürecekse değişen ne olacak?

Üstelik de polis, belli gruplardan, ekollerden, cemaatlerden, sosyal kümelerden, toplumsal katmanlardan birinin ya da birkaçının güdümünde ve etkisinde olacaksa, bunun sonuçları daha tehlikeli olmayacak mı? Bazı kesimler diğer bazı kesimleri tahakkümü altına almayacak mı?

KİM DUR DİYECEK

Eğer ülke güvenliği ve asayişi, devletin rejimi ve sistemi, belli bir ideolojiye ya da bir grubun zihniyetine göre biçimlenmiş polis monarşisine teslim edilecekse, kafasına estiğinde cunta kurup darbe yapan orduyu “toplumsal özgürlük” adına iç güvenlikten uzaklaştırmanın ne kazancı olacak?

Ordu, ihtiyaç duyduğu askeri personeli sürekli olarak halkın içinden karşılıyor. Yani silahı tutan er, belli bir süre sonunda halkın içine geri dönecek. Bu yüzden cuntacılar için daima güvensiz bir personel gücü. Bu, cuntacıların belli bir sınırı aşmasını engelleyebiliyordu. Ancak polis böyle değil. Bu işi meslek edinmiş, ekmeğini bu işten kazanan, emekli olana kadar polis olarak kalan profesyonel kadrolardan müteşekkil. Kimseye eyvallahı olmayacak.

Bu durumda, profesyonel bir silahlı güç, belli bir ekolün kontrolüne geçer de “asker cuntası”nın yerini “polis monarşisi” alırsa, buna karşı hangi mekanizma ile dur denilebilecek?

Bu ve benzeri sakıncaların önlenmesi için, anayasaya öyle bir madde konulmalı ve polisin vazife ve yetkileri öyle düzenlenmeli ki, polis, sadece ve sadece asayişle ilgilensin; bir de başımıza “polis monarşisi” musallat olmasın.

Aksi durumda, 80 yıllık askeri cuntadan kurtulduk derken, bir 80 yıl da polis monarşisinin baskısıyla heba olur insanımızın özgürlüğü.”

 
26 Şubat 2013 Salı 10:59 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
1938 - Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda hafif bir rahatsızlık atlattı.
1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; Bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1962 - Sağ eğilimli "Irkçı Türkler Derneği" kuruldu.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1971 - Yılmaz Güney, Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı. Güney, Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na verdi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
1990 - Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müsteşar yardımcısı Hiram Abas İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Jandarma Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'de operasyon düzenledi; 10 mahkum öldü. Ulucanlar operasyonuna katılan 161 jandarma görevlisinin yargılanması sürüyor.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:24
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:46
  • Akşam18:21
  • Yatsı19:49
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
25.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu06081115212223293334404243454849596770727678
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık