Trabzonspor Başkanı Mali Kongre'de ne dedi?

Ana Sayfa » Güncel » AKİLLERİN TRABZON TOPLANTISINDA TEPKİ VE PROTESTO

AKİLLERİN TRABZON TOPLANTISINDA TEPKİ VE PROTESTO

Akil heyetin PKK ile görüşme süreci dolayısıyla yaptığı toplantıların Karadeniz ayağında gözler Trabzon’daydı. Sürece en az desteğin olduğu yerlerden biri olan Trabzon’da beklendiği gibi büyük bir kitlesel olay olmadı, içeride sükunet, dışarıda ise büyük gerilim vardı. Toplantıya muhalif kesimlerden hemen kimse çağrılmazken, az sayıda konuşmacı, görüşme sürecinin Türkiye’de barışı değil felaketi getirebilecek sonuçlar çıkabileceği uyarısında bulundu. Anadolu Gençlik Derneği’nden bir kadın, toplantıda sık sık türban sorununun gündeme getirilmesini eleştirdi ve ‘’Vatan olmazsa türban da olmaz’’ dedi. CHP ve MHP İl Başkanlarından sert açıklamalar geldi.

 
6 Mayıs 2013 Pazartesi 14:54 
Yorum YapYazdır
 
 
AKİLLERİN TRABZON TOPLANTISINDA TEPKİ VE PROTESTO

Toplantı Trabzon merkeze 12 km uzaklıktaki Novotel’de yapıldı. Toplantıya 300 civarında kişinin çağrıldığı belirtildi, ancak salonda 150 civarında katılımcı vardı. Aralarında ÇYDD, KESK, Halkevleri, ADD, Kamu Sen’in de bulunduğu sol, sosyaldemokrat ve ulusalcı kesimden hemen hiçbir örgüt ve kişi toplantıya çağrılmazken, bazı sivil toplum kuruluşları temsilcileri, anayasa değişikliklerine evet veren bazı sol grup temsilcileri ve kendilerine aktivist diyen çok sayıda türbanlı genç kadın dikkat çekti.

 

 

Otelin önüne ilk gelen protestocu grup Türkiye Gençlik Birliği (TGB) oldu. Onları CHP, MHP ve İP’liler izledi. CHP İl Başkanı Yavuz Karan, Merkez İlçe Başkanı Ahmet Kaya, MHP İl Başkanı Muammer Demeli , İP İl Başkanı Cenk Kokal protestoya katıldı.  Protestocular, ‘’Erdoğan’ın akili Trabzon’dan defol’’, ‘’Bölücü ittifak dağıtılacak’’, ‘’Mustafa Kemalin askerleriyiz’’, ‘’Ordu Millet Elele tam bağımsız Türkiye’’, ‘’Türk-Kürt kardeştir, akiller kalleştir’’ diye bağırdı. Aşırı güvenlik önlemi dikkat çekti. Çevre illerden de polis ve jandarma takviyesi yapıldı, 200 civarında jandarma görev yaptı. Toplantı çıkışında katılımcılara büyük tepki gösterildi.

 

 

Bir ara protestocular, barikat kuran askerlere yönelik olarak, ‘’Halka değil akillere barikat’’ diye bağırdı. Bazı göstericiler, ‘’Tayyip’ten aldığınız talimatla mı bize engel oluyorsunuz, siz halkın askerisiniz hükümetin değil’’ diye tepki gösterdi.

 

Toplantıya gelen Baro Başkanı Mehmet Şentürk, üst aramasını protesto etti ve otelden ayrıldı.

 

CHP VE MHP İL BAŞKANINDAN SERT AÇIKLAMA

 

CHP İL BAŞKANI KARAN VE MHP İL BAŞKANI DEMELİ JANDARMA KORDONUNDA

 

 

CHP Trabzon İl Başkanı Yavuz Karan, yaptığı sert konuşmada şöyle dedi:  ‘’Tayip Erdoğan'ın atanmış memurları tüm halktan farklı bir şekilde 300 civarında kim olduğunu belli olmayan insanlarla toplantı yapmaktadır. CHP, MHP ve diğer parti il başkanları toplantıya davet edilmemiştir. Bu olayı kınıyoruz. Biz istersek kapıları kırar gireriz. Ama provokasyona gelmeyeceğiz. Buradan izin istediğimiz vali yardımcısına sesleniyorum. AKP'nin il başkan yardımcısı gibi davranmanın hesabını vereceksin. Toplantı için sizin istediğiniz kişiler toplantı sonunda bizimle birebir kapalı kapılar ardında görüşebileceklerini söylediler. Biz kapalı kapılar arkasında görüşmeyi yapmayız. Ama o heyet başkanı da bunu bilsin ki artık Trabzon sokaklarında onu dolaştırmayacağız"

 

MHP :'BDP'NİN YAPAMADIĞINI YAPIYORLAR'

 

Protestoya parti rozetini çıkarıp geldiğini belirten MHP Trabzon İl Başkanı Muammer Demeli de, 'Ben parti rozetimi çıkarıp buraya geldim. Fakat toplantıya alınmadım. Trabzon'da BDP'nin PKK'nın yapamadığını şimdi içerdeki vatan hainleri kahpeler yapıyor. Allah kahretsin bunları diyorum. Bunlar olsa olsa mayin eşeği olurlar diyor hepinizi saygıyla selamlıyorum' dedi.

 

SALONDA DURUM

Toplantının açılışında konuşan Karadeniz Akil Grup Başkanı KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez Türkiye’de terör sorunu bulunduğunu  ve 30 yıl gündemi meşgul ettiğini  söyledi.  Çözüm sürecini, hükümetin yürüttüğünü, kendilerinin de halka olan biteni anlatmak ve halkın düşüncelerini öğrenmek olduğunu söyledi. Akil ismini kendilerine uygun bulmadıklarını belirten Hakyemez, ‘’Anadolu’nun hepsi akil. Bize diyalog grubu denmesi daha doğru.’’ dedi.  Hakyemez, cumhuriyetin bir ayrışmaya gittiğini, bunu önlemeye çalıştıklarını belirtti.  Hükümetin direktiflerine göre hareket etmediklerini söyledi.

Daha sonra akil heyet üyeleri tekler teker düşüncelerini açıkladı. TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, halkın baskı kurması halinde  teröristlerin geri adım atacağını iddia etti.  Gazeteci Oral Çalışlar Türkiye’nin değiştiğini ve yeni bir döneme girdiğini, ne verilip verilmeyeceğine milletin seçimlerde karar vereceğini savundu.

 

TEPKİLER

 

 

 

MOLLAMEHMETOĞLU'NDAN SERT ELEŞTİRİLER

 

Katılımcıların  konuşmaları bölümünde, hemen  her konuşmacının sürece ve akil gruba övücü sözleri dikkat çekti. İlk ciddi eleştirel konuşmayı, toplantıya davetli olmayan ancak gazeteci olarak salonda bulunan Trabzon Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı gazetci yazar Ahmet şefik Mollamehmetoğlu yaptı. Mollamehmetoğlu, katılımcıların yüzde 90’ının süreci destekleyen kesimlerden oluştuğunu, bu toplantıdan çıkacak sonucun da ‘’Trabzon yüzde 90 destek veriyor’’ olacağını söyledi. Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere siyasi iktidarın farklı düşünenlere marjinal ve terörist dediğini anımsatan Mollamehmetoğlu, böyle bir ortamdan çözümün çıkamayacağını savundu. Mollamehmetoğlu, ‘’Bugün çözüm diye zorlanan şeylerin yarın ülkenin önüne çok daha büyük faturalar çıkaracağını görmeliyiz. Her kesimin katıldığı meşru zeminler içinde yeni bir süreç oluşturmalı. Bugünkü süreci eleştirenleri kandan besleniyor diye göstermek, gerçek çözümü baltalamaktır. Kan akmasını kim ister ki ‘’ dedi. Mollamehmetoğlu, bazı konuşmacıların Atatürk ve cumhuriyete yönelik ağır ifadelerinin kabul edilemeyeceğini, herkesin bu ülkenin kurucularına ve değerlerine saygı göstermesi gerektiğini söyledi.

 

 

ATATÜRK'ÜN ASKERİ GAZETECİ

Viratrabzon.com haber sitesi yazarı Osman Cudi Yılmaz da, ‘’Ben Mustafa Kemalin askeriyim’’ diye başladığı konuşmasında, Türk kimliğinin çıkarılıp atılmasının kabul edilemeyeceğini, ulus olmanın en önemli koşulunun dil birliği olduğunu söyledi. Yılmaz, kan dursun diyen katılımcıların neden Suriye ve Irak’taki kan konusunda sessiz kaldıklarını sordu. Yılmaz şöyle dedi:

''T.C. ismi tabelalardan kaldırılıyor. Türküm diyen var mı artık. Üzerinde kimlik olan gömlek çıkarılıp atlıyor. Eğer bu proje emperlalist düzenin dayatması değil niye burada diğer insanlar yok. Niye buraya millet olma düzenini taşıyan insan yok. Çünkü onlardan korkuyorsunuz. Dışarıda 15 tane insan var protesto ediyor. 28 plakalı Jandarma arabası var burada. Ben kınıyorum. Belki konuşma, dinleme adabını gösteremez. O yüzden 200 tane jandama diktik bu etrafa. Özgür iradeye karşı millet iradesine karşı ulus iradesine karşı Ulus devlet kavramını bitirmek istiyor. Millet olmak size eğer ağır geliyorsa benim size bir şey anlatma şansım da yok. Eğer dil biriği ortadan kalkarsa bu ülke bölünür parçalanır. Herkes barıştan yana anaların göz yaşı akmasın diyor. Ben de kan akmasını istemem! Keşke bu akil adamlar bir emperyalist projenin taşeronu olmasa”

 

VATAN YOKSA TÜRBAN DA YOK

En ilginç konuşmalardan birini ise Anadolu Gençlik Derneği adına toplantıya katılan, başörtülü  Zerrin Aydın yaptı. Aydın, toplantı boyunca yapılan birçok konuşmada başörtüsü sorununun gündeme getirildiğini, ancak bu olayla başörtüsünün bir ilgisinin bulunmadığını söyledi. Aydın, ‘’Önemli olan vatandır. Vatan yoksa, bu topraklarda İslamı yaşayamazsınız. Vatan yoksa başörtülü insan yaşayamaz’’ dedi.

 

LAZ ASILLI GAZETECİ KONUŞTU

Gazeteci Ali Savaş ise,  burada katılımın geniş kitleleri kapsamadığı eleştirilerine katılarak şu şekilde konuştu: “Burada ki yelpazenin çok geniş bir şekilde temsil edildiği görüşüne katılmıyorum. Sanki belli bir yönlendirme var gibi. Her konuşmacı söylemini burada siyasi görüşlerine ve inançlarına göre şekillendirdi. Hiç kimse kimlik üzerinden şekillendirmedi. Bu ülkede sadece kimlik sorunu mu var. Ben Laz asıllı bir vatandaşım. Bu süreçte ben ne olacağım. Beni nereye koyuyorsunuz. Merak ediyorum. Bu çözüm süreci bizi nereye götürecek” dedi.

 

İşadamı Edip Sevinç de "Biz bu coğrafyada yaşayan milleti cami avlusunda bulduk zannediyoruz. En büyük korkumuz PKK sorununun bir Kürt sorununa dönüşmesiydi. Tüm çabalar bunu engellemek içindir. Siz bütün Kürt vatandaşlarımız PKK yandaşı olsaydı sürecin devam edebileceğini düşünüyor muydunuz? Bu süreç başarıya ulaşamayabilir. Ama ok yaydan çıkmıştır. Serbest piyasa ekonomisi olan bir ülkede etnik kimliğe dayalı çatışmanın uzun süre devam ettirilmesi mümkün değildir" diye konuştu.

 

KTÜ HUKUK FAKÜLTESİ DEKANI OSMAN PEHLİVAN

Trabzon Halkı  gönülden destek veriyor

 

GÜLTEKİN YÜCESAN

Aklın olmadığı ülkede akil olmak çok zor.

Ortadoğu'!dsaki olaylar tuzaklarla dolu.

Demokratikleşme ile diğer meseleleri birbirine karıştırmamalıyız.

 

NİYAZİ SÜRMEN

Ne alınıp verildiğini anlamamız lazım

 

ÖMER FARUK ALTUNTAŞ

Barış sürecine sadece bu sınırlar içnde bakmalıyız. Bu olayı balşta başkanlık gibi farklı şeylerle karıştırmayalım.

 

TUĞBA KAPLAN

Kemalizm Türkiye halkını ezdi. AK Partiye muhalefet adına bu sürece karşı çıkılmasın.

 

TURGAY GÜMÜŞ

Ortada PKK sorunu var. Evet kan dursu da, kan durmasında daha önemli olaylar var.

 

RECEP YAKUPHAN (ASKON)

Süreç başladı, TC tabelaları indirildi. Dış olaylar-gelişmeler çok önemli. Danışmanlar, bu süreci yürütenler kötü iş çıkardı. Başbakan ve Bakanlar yanlış yönlendirdi.

 

DİĞER KONUŞMALAR VE SON DEĞERLENDİRME

Katılımcılardan Zerrin Aydın, "3 aydır kan dökülmediği söyleniyor, şükürler olsun ve asla da dökülmesin. Üç aydır kan dökülmedi demek artık bu iş çözülmüştür demek mi- Madem bu iş bu kadar kolaydı da neden bu süreç daha önce yaşanmadı. Ülkemizde Kürt sorunu yok, PKK sorunu var. Kimse maşa olmasın" diye konuştu.

Mazhar Yıldırımhan ise maalesef birbirine endişe ile yaklaşılan bir ortamda yetiştirildiklerini belirterek, "Bu endişeleri geleceği inşa etme noktasında da önümüzde engel olarak görüyorum. Daha önce de çözüme yönelik süreçler yaşadık hiç bu şekilde topluma sorulmadı, bu nedenle düşüncelerin alınmasını önemli buluyorum ve heyeti kutluyorum. Milletin huzurunu ve barış projesini geliştirmek için bütün tehditlere rağmen elini taşın altına koyan heyet üyelerini takdir ediyorum" ifadesini kullandı.

İsmail Hakkı Küçükali, "Her türlü taciz, tehdit ve hakarete rağmen yolunuza devam ediyorsunuz, Allah yardımcınız olsun. Bu süreci destekleyenlerdenim. Ülkemizin bekası için böyle olması gerektiğini düşünüyorum. Bu hareket ilk başladığında hep kesintiye uğradı. Bu sefer başarıya ulaşacağını inanıyorum çünkü halk hareketine dönüştüğünü görüyorum" şeklinde konuştu.

Ali Öztürk ise "Bu süreç çok mübarek bir süreçtir. Baldıran zehirinden daha da kötü olsa bu süreçten vazgeçilmemeli" görüşünü savundu.

Toplantıya Batman'dan katılan Güneş Tekin, "10 yıl önce böyle bir toplantıda rahatlıkla Kürdüm diyemiyordum ancak artık diyebiliyorum. Çalışmalarınızı takdir ediyorum. Bu sorunun çözümünü sonuna kadar destekliyorum. Bu sorun çözülürse PKK diye bir şey ortada kaymayacaktır" dedi.

Üniversite öğrencisi Elif Yıldırım, "Bugüne kadar silahlar konuştu binlerce eve ateş düştü. Benim de erkek kardeşim var ve askere gitmesini istemiyorum. Çünkü doğuda askerlik yapmak demek ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalmak demektir. Bu sorunun çözümünü destekliyorum" ifadesini kullandı.

 

-"Biz sadece süreci niçin desteklediğimizi anlatıyoruz"-
Grup Başkanı Hakyemez, katılımcıların fikirlerini dile getirmelerinin ardından yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ilk kez bazı şeyleri konuştuğunu, belirterek, şunları kaydetti:

"Birincisi çözüm süreci, ikincisi de anayasa değişikliği. Bu heyecan verici bir şey, bunu mikro düzeyde burada olduğu gibi her yerde konuşabiliyoruz. Geldiğimiz nokta açısından çok önemli. Karadeniz'de özel olarak biz varız, Türkiye'nin her yerinde de konuşabiliriz. Bu listedeki 9 kişiden 7'si Karadenizli. Ben burada söylediklerimi her yerde de söylerim. Güvenlikli toplantı yapmak istiyoruz. Evet bu doğru, hiç kimsenin başkasının sözünü kesmediği, fikirlerini söylediği toplantılar yapmak istiyoruz. Biz burada üzüm yemek istiyoruz. Sürece ilişkin değerlendirmelerimizi yapmak sizin görüşlerinizi almak istiyoruz. Katılımcıları biz belirledik. 500 kişiye yakın bir liste bana verildi. Ben bu listenin içindeki isimleri elerken emin olun daha fazla tanıdığım kişileri eledim, çoğulculuğu sağlamak için.
Bir katılımcı 'toplantıdakilerin çoğunluğu süreci destekliyor dedi', bana kalırsa da Türkiye'de çoğunluk destekliyor. Süreci niye destekliyorsunuz diye enteresan bir itham mı yapacağız. Karadeniz'de gittiğimiz 12'inci il burası, hiçbir siyasi partinin başkanını çağırmadık, burada da çağırmadık. Kimseye özel muamele yapmıyoruz burada. Onlarla başka bir şekilde görüşebiliriz."
Bir konuşmacının "akil insanlar bilgileri olmadan halkın önüne atılmıştır" ifadesini kullandığını dile getiren Hakyemez, şöyle devam etti:
"Biz bu süreçte, süreci yöneten değiliz, süreci yöneten hükümettir. Süreçteki tek amacımız akan kanın durması, bu sürecin gerekliliği, denenmesi gereken bir yol olduğudur. Onun dışında bir inisiyatif bizde yoktur. Bundan sonraki süreçte diyelim ki hükümet bizim beğenmediğimiz, tasvip etmediğimiz bir adım attı bunu da pekala eleştirebiliriz. Biz inisiyatif sahibi değiliz, bunu karıştırmamak lazım. İnsanlarda haklı olarak şöyle bir düşünce olabiliyor, akil insanlar heyeti dediğimiz ismini şık bulmasak da model, dünyadaki terör sorununu çözen diğer ülkelerdekinden biraz daha farklı. Orada gerçekten iki taraf arasında yer alıyor ama biz öyle değiliz. Biz sadece süreci niçin desteklediğimizi anlatıyoruz."
Sorunun yıllardır devam ettiğini ifade eden Hakyemez, "Bu sorun 30 günde, 300 günde bitecek bir sorun da değildir. Böyle düşünürsek bir hayal kırıklığı da olabilir ama gidişat olumlu yöndedir. Pek çok sorunda olduğu gibi bu sorunun çözümünde de gidişat olumlu yöndedir. İnşallah bu toplantıdan da süreçten de hepimiz için, Türkiye için hayırlı sonuçlar ortaya çıkar" diye konuştu.
-Grup üyelerinin konuşmaları-
Grup üyesi Gündoğdu, Trabzon'a bir korkuyla gelmediklerini, "Buraya memleketime geldim, Gümüşhaneliyim, Trabzonsporluyum. Fikrin konuşulduğu yerde birbirimizi besleriz, konuşamadığımız yerlerde sıkıntı yaşıyoruz. Artık silah kimseyi mağdur etmesin. Bataklığı kurutalım, eylemi bitirelim" dedi.
Grup Sekreteri Benli ise "Hiç birimizin yaşadığı herhangi bir acıyı, başörtüsü sorunu ya da diğer sorunlar da dahil şehit ailesinin yaşadığı acıyla kıyaslama gibi bir düşüncesi yok. Korkularla 12 sene sürmesine neden olduğu için bu örneği verdim. Şu anda yaşadığımız çözüme ilişkin korkuyu da sürecin önündeki engel olarak görüyoruz" diye konuştu.
Grup Başkan Vekili Bilgin, Trabzon'da Kürt sorununu çözmek için bulunmadıklarını, esas konunun terör sorunu olduğunu, bunların birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Grup üyesi Çalışlar, "Bir arkadaşımız dışarıda bekleyenlerle konuşmamızı önerdi. Biz de isteriz ama biz konuşmayı isteyenle konuşabiliriz. Arkadaşlar bağırmadan, çağırmadan konuşmak isterlerse biz buna hazırız. İstedikleri kadar bağırsınlar, bağıranların sesi azalıyor, milli irade egemen oluyor" ifadesini kullandı.

Grup üyesi Oğur da bazı katılımcıların bölgelere göre farklı söylemlerde bulunduklarını öne sürdüğünü belirterek, "Bu doğru değil, ben bundan önce Diyarbakır'daydım, orada da burada anlattıklarımı hemen hemen aynı cümlelerle söyledim. Burada duyduğum sözlerden sonra daha da umutlu oldum" ded

 
6 Mayıs 2013 Pazartesi 14:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
14
9
5
0
32
2
Beşiktaş
14
9
5
0
32
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
14
7
3
4
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Gençlerbirliği
14
4
7
3
19
8
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:29
  • Öğlen12:26
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:38
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
10.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu051011212730
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık