Türk halkı ne kadar mutlu? İşte il il veriler

Ana Sayfa » Güncel » Akil heyetin Karadeniz ikna turu tepki ile başladı

Akil heyetin Karadeniz ikna turu tepki ile başladı

Düzce toplantısına, Balkan Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Özcan Fidan'ın akil insanlar heyetinin yaptığı toplantının zoruna gittiğini açıklayarak, “Bu akil insanlar toplantılarının yapılması zoruma gidiyor. Türkiye 22 ayrı milletiyle barış içerisinde yaşıyor. Biz zaten kardeşiz. Dağdaki 2 bin kişi için burada toplantı yapıyoruz'' sözleri damga vurdu.

 
15 Nisan 2013 Pazartesi 14:44 
Yorum YapYazdır
 
 
Akil heyetin Karadeniz ikna turu tepki ile başladı

Akil İnsanlar Heyeti’nin Karadeniz Bölgesi Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez hesaplaşma mantığının yürütülmesi durumunda çözüm sürecinin başarıya ulaşamayacağını belirterek, “Karadeniz insanı olarak dikkatli olmak zorundayız. Hiçbir zaman hesaplaşma mantığıyla hareket etmemeliyiz. Hesaplaşma mantığını yürütürsek bu sürecin başarıya ulaşması zor olur” dedi.

Karadeniz’deki ilk toplantısını yapmak için bugün Düzce’ye gelen Akil İnsanlar Heyeti’nin Karadeniz grubu, D-100 Karayolu üzerinde bulunan Pelemir Otel’deki toplantıya katıldı. Akil insanlar heyetinde yer alan Karadeniz Bölgesi Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez, Şemsi Bayraktar, Oral Çalışlar, Fatma Benli, Bendevi Palandöken ve Yıldıray Oğur, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle toplantıda buluştu. Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alan Kürşat Bumin, Vedat Bilgin ve Orhan Gencebay ise toplantıya katılmadı.

BÖLGEDE 2 AY ÇALIŞACAĞIZ

Toplantının açılış konuşmasını yapan Yusuf Şevki Hakyemez, “Heyette birbirinden farklı insanlar var. Karadeniz bölgesinde 2 ay çalışacağız. 2 aylık sürede tüm illere gideceğiz. Bundan sonraki etkinliklerimizi tüm illerde yapacağız. Düzce’den başladık. Önceden planlanmış programları nedeniyle aramıza katılamayanlar var. Mevcut üyelerle birlikte bu toplantıları sürdüreceğiz. Çözüm süreci Türkiye’nin her yönüyle kanayan yarasıyla, ilgili sorunu çözmek için oluşturulmuş bir süreç. 30 yıllık sürede ciddi bir terör sorunu var. Türkiye’ye çok pahalıya mal oldu. Ekonomik açıdan ciddi sorunlar yarattı. İnsani ve toplumsal olarak ciddi problemleri beraberinde getirdi. Hükümet kendisine göre çözüm süreci başlattı. Bu cesaret işidir. Bunu hükümet başlattı ama bunu sivil toplum boyutunda da anlatılması ve değerlendirilmesi lazım, desteklenmesi lazım. Bu nedenle çözüm sürecindeki akil insanlar heyetinde yer alıyoruz. Çözüm sürecinde kavramı daha farklı biçimde kullanabilirdik ama neticede bizim yapacağımız iş belli” dedi.

HESAPLAŞMA MANTIĞIYLA HAREKET EDİLMEMELİ

Süreci geliştirirken çok dikkatli olmak zorunda olduklarını belirten Hakyemez, “Çok dikkatli olmak zorundayız. Karadeniz insanı olarak dikkatli olmak zorundayız. Bu süreçte terör sorununu ve çözüm önerilerini konuşurken hassas olduğumuz konular var; Devletin bütünlüğü ve şehitler. Hiçbir zaman hesaplaşma mantığıyla hareket etmemeliyiz. Hesaplaşma mantığını yürütürsek bu sürecin başarıya ulaşması zor olur. Farklı biçimde hareket etmeliyiz. Akan kanın durması, terörün sonlanması ve sorunları siyaset yoluyla konuşulması ve çözüm arayışı olması lazım” diye konuştu.

‘SİZLERİN POSTACILIĞINI YAPMAK ZORUNDAYIZ’

Yusuf Şevki Hakyemez’in konuşmasının ardından heyette yer alan Şemsi Bayraktar görüşlerini açıkladı. Çözüm sürecinde halkın akil olmasının huzuru beraberinde getireceğini dile getiren Bayraktar, şöyle konuştu:

“Bu ülkede çok akil insan var. Halkın akil olması esastır. Halkın akil olması bu ülkeye barış ve huzur getirecektir. Bir takım endişelerde kalkınca 75 milyon insanla birlikte yürüyeceğimiz yol barış yoludur. Barış için baskı kurduğunda, bu ülkede terörist diyenlerin geri adım atması kaçınılmazdır. Akil adamlar olarak, çok değişik dünya görüşüne sahibiz. Bulunduğumuz kuruluşlarda siyaset üstü görev yapıyoruz. Demokrasi ve ekonomisi gelişmiş, daha güzel bir Türkiye için buradayız. Terörün bitmesini istemeyen karanlık odakların oyunun bozmak için buradayız. Milletin arasına sokulmak istenen fitne bir daha yeşermesin, Türk milleti bölünmesin, göklerde dalgalanan Türk bayrağı ülkenin her köşesinde dalgalansın diye buradayım. Türkiye ortak vatan. Hayatımızı esir eden şiddet bilinçli bir şekilde birbirimizi tanımamızı önlemiştir. Ortak yaşam birbirini tanımaktan geçer. İnsanların ne düşündüğünü öğrenmek için buradayız. Bizler sizlerin mektubunuzu ilgililere götürecek olan diyalog grubuyuz. Biz sizlerin postacılığını yapmak zorundayız”

BENDEVİ PALANDÖKEN: ÇÖZÜM SÜRECİNİ İYİ KULLANMAMIZ LAZIM

Heyet üyesi Bendevi Palandöken ise ülkenin dirliği için çözüm sürecinde taşın altına ellerini koyduklarını ifade ederek, “Karadeniz’de doğan herkesin dededen, babadan kalma silahı vardır. Bu silahları hayırda kullanmak lazım. Karadeniz’de kardeşliğin yanında iş ve aş sahibi insanlar olduğunu görüyoruz. Dünyanın her kentinde Karadenizli zeki, çalışkan ekmeğini taştan çıkartan değerli bir halkımızın kesimi. Barış süreci inşallah insanları mutlu edecek. Artık evinizden çıktığınız zaman helalleşerek değil, ortak akıl kullanılarak kardeşçe bu süreci geliştireceğiz” dedi.

Çözüm sürecinin çok iyi kullanılması gerektiğini dile getiren Palandöken, “Tok açın halinden anlar mı? Acı çekmeyen acının ne olduğunu bilir mi? Bu ülkede acı çekmiş insanların acısının dindirilmesi, ülkedeki huzurun sağlanması, kendi bildiklerimizle başkalarıyla sohbet edebilecek nitelikli bir şeklin oluşması için ülkemizde birlik ve beraberlik olması lazım. Hiçbir siyasi partinin organik bağı değiliz. Türkiye’de 76 milyon insanı temsil etmek isteyen, sorunların odağında olan insanlar olarak fikir almaya geldik. Şiddet dursun. Ama yöntem farklı olmalı. Milletini, bayrağını, bölünmez bütünlüğünü ve ülkemizde en büyük özellik olan kardeşlik ruhunu temsil eden bir kurumun temsilcisiyim. Süreç ülkemiz için hayırlı olacak. Cesaret edilen bir mesele, siyaseten çözülmesi gereken bir mesele. Bu mesele halkın kendi görüşleri ile taçlandırılacak bir mesele haline geldi. Bu süreci çok iyi kullanmak lazım. Ülkenin dirliği için elimizi taşın altına koyduk” diye konuştu.

ORAL ÇALIŞLAR: ESAS OLAN TOPLUMUN İRADESİDİR

Oral Çalışlar ise, Türkiye’nin kardeşlik projelerini kabul eden bir sürece başladığını açıklayarak, şöyle konuştu:

“Hepimizin çok farklı geçmişleri var. Bu tarih hepimizin ortak tarihi. Acı çekildiyse ortak tarihte birlikte çektik. 3,5 askeri darbeyi hepimiz yaşadık. Türkiye ortak mağduriyetin ürünü olarak bugünlere geldi. Bunu aşabilecek bir irade oluştu. Yaşadığımız tecrübelere, Türkiye’nin yoksullaştığı, darbelerle zedelendiği bir ülkeden yavaş yavaş kendine gelen, kendi ayakları üzerinde durabilen yeni bir tarihsel döneme girdik. Problemleri çözerken sıkıntılar da yaşanıyor. Yeni dönemde bu işi çözmek için gayret etmeliyiz. Bu kolay değil. Siyasi iradenin bunu tak başına çözmesi mümkün değil. Bir çok insanın endişeleri var. Soru işaretlerinin olmaması mümkün mü? 30 yıllık bir savaş var. Böyle bir tarihsel tecrübenin sonucunda bir şey çözmeye çalışıyoruz. Zor iş ancak bu zorluğu fark eden ve bunun üstesinden gelmeye çalışan bir irade var. Türkiye’nin artık kardeşlik projelerini kabul eden, değişik kültürlerden, değişik tarihlerden gelen yeni bir sürece adım atıyoruz. Bu süreçte sonuna kadar bu taşın altına elimi koyacağım. Esas olan Türkiye’nin ve toplumun iradesidir”

YILDIRAY OĞUR: 81 GÜNDÜR KİMSE ÖLMEDİ

Akil İnsanlar heyetinde yer alan Yıldıray Oğur, çözüm sürecinin başlamasıyla birlikte hiçbir gencin ölmediğini belirterek, “81 gündür Türkiye’de hiçbir genç ölmedi. Çözüm süreci başladığından beri hiç kimse ölmedi. Karadeniz’e şehit cenazesi gelmedi. Bu süreçte elde edeceğimiz en büyük resmi, bu 81 günlük görüntü gösteriyor. Savunmamız gereken şey bu. Savaşmak için binlerce neden var. İntikam duygusu var. Ama barış zor. Cesarete ihtiyaç var. Toplumun akilliğine ihtiyaç var. Bu süreçte Türkiye, bu akilliği gösteriyor. 76 milyon akil insan bu süreci şeffaf bir şekilde konuşuyor. Bu tartışmalardan hayır çıkacak” dedi.

FATMA BENLİ: ARTIK ÜZÜLMEK İSTEMİYORUM

Fatma Benli ise çatışmanın ayrışmayı beraberinde getirdiğini söyleyerek, “Televizyonu her açtığımda yürek çarpıntısı hissediyorum. Ama 81 gündür kimsenin ölmemesi çok değerli bir şey. Televizyonu açtığımda, adını sanını duymadığım ama toprağa düştüğünü öğrendiğimde ailesinin acısını hissettiğim insanları düşündüğümde acı çekiyorum. Artık üzülmek istemiyorum. Çatışma sadece ayrışmayı getiriyor. Sadece bizi birbirimizden ayırıyor. Madem güçlü bir ülkeyiz hep birlikte bu süreç için çabalamalıyız” diye konuştu.

‘GEREKİRSE PKK İLE SAVAŞIMIZ DEVAM ETSİN’

Akil İnsanlar Heyetinin konuşmasının ardından söz alan Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı, Kürtle PKK’yı birbirinden ayırmak zorunda olduklarını açıklayarak, “Bayrağımızı tartışmayız, toprağımızı tartışmayız, Cumhuriyetimizi tartışmayız. Bunun haricinde esnaflar olarak Güneydoğu’nun Kürdü de, bütün milletler de bizim canımızdır, kanımızdır. Kürdü, PKK’dan ayıralım. Gerekirse PKK ile savaşımız devam etsin. Diyarbakır’daki bir kürdün oğlu polis, diğer evladı ise dağa çıkmış. Burada ne yapılmalı? Toplumsal barış buysa sonuna kadar destekçiyiz. Hep birlikte katkı vereceğiz” dedi.

DAĞDA 2 BİN TERÖRİST VAR DİYE YAPTIĞINIZA BAKIN

Balkan Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Özcan Fidan, akil insanlar heyetinin yaptığı toplantının zoruna gittiğini açıklayarak, “Bu akil insanlar toplantılarının yapılması zoruma gidiyor. Türkiye 22 ayrı milletiyle barış içerisinde yaşıyor. Biz zaten kardeşiz. Dağdaki 2 bin kişi için burada toplantı yapıyoruz. 3-5 çapulcu askerimize silah sıkıyor. Türk evladımıza, Türk bayrağı altındakilere kurşun sıkıyorlar. Burada çalışıyoruz, para kazanıyoruz. Ama onlar ne yapıyor? Hiç çalışmıyor. Nasıl olsa devlet bize bakıyor mantığıyla hareket ediyorlar. Askerimize kurşun sıkanları alkışladık. Bunları boşuna tartışıyoruz. Dağda 2 bin tane terörist var diye yaptığımıza bakın” diye konuştu.

Sözcü

 
15 Nisan 2013 Pazartesi 14:44 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1552 - Temeşvar kalesi Osmanlı ordusu tarafından fethedildi
1581 - Utrecht Birliği'ne bağlı Kuzey Hollanda eyaletleri (Güney Hollanda, Zeeland, Utrecht, Gelderland, Overijssel, Groningen ve Friesland) İspanya kralı II. Felipe'den bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1788 - New York, ABD Anayasası'nı onaylayarak ABD'nin 11. eyaleti oldu.
1882 - Richard Wagner'in Parsifal adlı operası ilk kez Almanya'nın Bayreuth kentinde sahnelendi.
1891 - Fransa Tahiti'yi ilhak etti.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.
1919 - Balıkesir Kongresi başladı (30 Temmuz'a değin).
1923 - İskoç mühendis John Logie Baird, ilk mekanik televizyonun patentini aldı.
1933 - Adolf Hitler görme, duyma gibi sorunları olan engelli Almanların kısırlaştırılacağını açıkladı.
1934 - Avusturya Şansölyesi Engelbert Dollfuss bir suikast sonucu öldürüldü.
1944 - II. Dünya Savaşı: Sovyet ordusu batı Ukrayna'ya girerek Nazi işgaline son verdi.
1944 - II. Dünya Savaşı: İlk Alman V-2 roketi İngiltere topraklarına düştü.
1945 - Britanyalı İşçi Partisi seçimleri kazandı: Clement Attlee başbakan oldu. Winston Churchill kaybetti.
1948 - André Marie, Fransa başbakanı oldu.
1951 - Türkiye'deki ilk petrol Raman dağı yöresinde bulundu.
1952 - Mısır Kralı I. Faruk, Hür Subaylar Örgütü tarafından tahtından indirildi. (oğlu II. Fuat'a devretti).
1953 - Moncada kışlası baskınıyla Küba devrimi başladı. Devrimcilerin lideri Fidel Castro tutuklandı.
1956 - Dünya Bankası'nın Assuan Barajı'nın inşasını desteklemekten vazgeçmesi üzerine Mısır devlet başkanı Cemal Abdül Nasır, Süveyş Kanalı'nı millileştirdi.
1957 - Guatemala devlet başkanı Carlos Castillo Armas, bir suikast sonucu öldürüldü.
1963 - Yugoslavya, Üsküp'te deprem: 1.100 ölü, 100 bin insan sokakta.
1967 - Tunceli'nin Pülümür ilçesinde Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem: 95 ölü, 127 yaralı.
1974 - Yedi yıl süren askeri rejimden sonra, Yunanistan'da Konstantin Karamanlis'in başbakanlığında sivil hükümet kuruldu.
1974 - Kıbrıs için ateşkes görüşmelerine Dışişleri Bakanı Turan Güneş katıldı. Güneş, 'Ateşkes belli haklarımızı kullanmamamız manasına gelmez' dedi.
1994 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Rus askerlerinin Estonya'dan çekilmesini onayladı.
1995 - İstanbul Altın Borsası açıldı.
2009 - ABD'li Pro Güreşçi Jeff Hardy Uzun Zamandır Kazanmak İçin Uğraştığı World Heavyweight Kemerini Night Of Championsa'ta CM Punk'tan Aldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:57
  • Güneş05:04
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:41
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık