İkinci el otomobil satışında flaş karar

Ana Sayfa » Medya Kritik » Ahmet Şık'tan ilgi çekici bir operasyon yazısı

Ahmet Şık'tan ilgi çekici bir operasyon yazısı

Cemaat kumpasıyla Ergenekon'dan içeride yatan gazeteci Ahmet Şık, bu kez cemaat medyasının uğradığı operasyondan dolayı dayanışma duygularını iletmişti. İşte bugün Cumhuriyet'teki yazısı:

 
15 Aralık 2014 Pazartesi 18:39 
Yorum YapYazdır
 
 
Ahmet Şık'tan ilgi çekici bir operasyon yazısı

Tarihten bir anımsatma, bugün yaşananları kavramamızda faydalı olabilir. “Yeni Türkiye” denilen faşizm döneminin kurucu güçlerinden Cemaat’in, kendi yarattığı sistemin tokadını yemesinin örneği 80 yıl öncesinde de yaşanmıştı. 1934 yılının 30 Haziran’ını 1 Temmuz’a bağlayan gece gerçekleştirilen operasyonu tarih, “Uzun Bıçaklar Gecesi” diye kaydetti. Dünyanın adı en çok bilinen faşisti olan Hitler’in, iktidar yolculuğunda büyük görevler üstlenen, “kahverengi gömlekliler” olarak da bilinen “Sturmabteilung” ya da kısaca SA denilen vurucu milislerini ortadan kaldırttığı gece bu isimle anıldı. İleride kendisine tehdit olacağını düşündüğü Nazi unsurlarının önde gelenlerini ortadan kaldırttıktan sonra Hitler, ordu üzerinde kurduğu sarsılmaz otoriteyle kıyımlarını gerçekleştireceği kanlı yolculuğuna çıktı. SA’ların ortadan kaldırılmasını anlamakta zorlanan Almanlara Nazilerce, bugünün Türkiyesi’nde yaşayanlara çok tanıdık gelen açıklamalar yapılmıştı. Operasyon gecesi Hitler, kendisini dinleyen kalabalığa, SA’yı “dünya tarihindeki en büyük ihanet” ile suçladığı konuşmayı yaparken, emrindeki Naziler de Almanlara, “SA’nın darbe hazırlığında olduğunu” yaymıştı.

Her zaman, hayatın kendisinin en iyi öğretmen olduğunu düşündüm. Kişi, eğer doğru dersler çıkarabiliyorsa hayatın en iyi öğretmen olduğunu kavramak da güç olmaz. Ama hayat, iyi olduğu kadar da zalim bir öğretmendir. Çünkü hep güçlükle, zor olanla sınar insanı. Ne kadar iyi bir öğrenci olup olmadığınız bu güçlük karşısında alacağınız tutumla, yapacağınız tercihle kendini gösterir. Çünkü her adaletsizlikte, her hukuksuzlukta mağdur edilenin kim olduğuna bakmadan nerede ve nasıl durduğumuz yaşamdaki yerimizi de belirler. Ve işte, hem iyi hem zalim bu öğretmen beni bir kez daha sınıyor. Kolay bir sınav da değil: “Cemaatçilerin hak ve özgürlüklerini Cemaat’e rağmen savunmak.”

“Cemaat’e rağmen” denilmesinin haklı sebepleri olduğundan kimsenin kuşkusu yok. Yakın geçmişin iktidar ortağı iken tuzak ve komploların aklı, polis ve yargıdaki tetikçisi, medyadaki celladı olan Cemaat, şimdi kendi yarattığı faşizmin içinde boğuluyor. Ortaya çıkan faşizmin tek sahibi olmaya çalışan AKP’nin suç ortaklığını yaparken talep edilen en önemli değerler olan hak, özgürlük, demokrasi bugün Cemaat  tarafından haykırılıyor. Bağımsız ve tarafsız olmasının elzem olduğunu, artık yaşayarak öğrenmek zorunda kaldıkları içindir ki hukuktan bahsediyorlar. Birkaç yıl önce kriminalleştirdikleri meslektaşları için “Gazeteci değil teröristler” yaftasını dolaşımda tutup, infazlarda rol oynayanlar bugün basın özgürlüğünün öneminden bahsediyor. Bu ülkenin makûs kaderidir. Sistemin tokadını yemeyen demokrasinin de, demokrasiyi var kılan değerlerin de kıymetini öğrenemez. Tokat atan pozisyonundan tokat yiyene dönüşen Cemaat’in demokrasiden ve basın özgürlüğünden bahsetmesinin nedeni de budur. Öğrenecekler mi, emin değilim. Hele ki kirli geçmişiyle ve o geçmişin üzerine bir gelecek inşa etmeye çalıştıklarıyla birlikte düşünüldüğünde, vereceğim yanıt kesin bir ‘hayır’ olur.

İtirazım var

Ama buna rağmen itirazım var. Haklısınız. Geçmişinden bugüne Cemaat medyasının tarihi, kötü ya da kötüye kullanılan gazetecilik örnekleriyle dolu. Sadece Ergenekon ve türevi davalarda, KCK soruşturmalarında, sosyalistlerin hedef alındığı operasyonları kapsayan yakın geçmişteki tutumu bile bugün kendilerine “Oh olsun” dedirtecek cinsten örneklerle dolu. Ama serinkanlı davranmaya en çok da böyle zamanlarda ihtiyacımız var. Çünkü kötü ya da kötüye kullanılan gazeteciliğin yargılanacağı yer terör mahkemesi değil. Eğer ki buna itiraz etmezsek totaliter rejimlerin en güçlü silahı olan suskunluğun her seferinde bizi vurmasını da kanıksamış olacağız. Kötü gazeteciliğe dair söyleyeceğimiz, beğenmemek ve eleştirmekten ibaret. Kendi adıma benim yapmaya çalışacağım bundan ibaret ki zor değil. İşin zor kısmı, yaşadığı yalnızlığın nedenini eski manşetlerinde araması gereken Cemaat medyasına düşüyor. Çünkü iktidar sarhoşluğuyla yarattığı puta esir olunan zamanlardaki kötü ya da kötüye kullanılan gazetecilik örnekleriyle ilgili samimi bir özeleştiri gerekiyor.

Verdiğim sözü unutmuş değilim

AKP’nin siyasal desteğini arkasına alan Cemaat’in kontrgerilla unsurları olan polis ve yargı mensuplarının işbirliğiyle, medyasının kamusal meşruiyet uğraşlarıyla hapsedildiğim Silivri’den çıkarken yaptığım konuşmayı da verdiğim sözü de unutmuş değilim. Bu komploları düzenleyenler o cezaevine girecekler. Bugün olduğu gibi iktidarı paylaşım savaşının doğurduğu bir rövanşizmle değil. Samimi bir yüzleşmeyle, hukuk ve demokrasiyi merkeze alan, gerçek suçlunun gerçek suçundan yargılandığı adil bir soruşturmayla. O gün yargılananlar sadece Cemaat’in kontrgerilla faaliyetleri yürüten mensupları değil, tetikçilerinin sırtını sıvazlayan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere dönemin muktedirleri de olacak. Ancak o günün gelmesi için, özgürlükçü, kalıcı ve yaygın bir demokrasiyi Türkiye’de var kılmak için şimdi konuşmak zamanı. Prensipler söz konusuysa doğru sözleri yanlış kişiler için söylemekte beis yok. Çünkü şimdi susarsak, sonra konuşmaya hakkımız ve fırsatımız olmayacak.

 
15 Aralık 2014 Pazartesi 18:39 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1187 - Selahaddin Eyyubi, Kudüs'ü kuşattı.
1519 - Portekizli kaşif Ferdinand Magellan, 270 kişi ve 5 gemiyle İspanya'dan yola çıktı.
1633 - Galileo Galilei, İspanyol engizisyon mahkemesinde, dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylediği için yargılandı.
1922 - Fransız ve İtalyan kuvvetleri Çanakkale'den çekildi.
1928 - İtalya'da "Yüksek Faşist Konsey" en yüksek yasama organı oldu.
1933 - Başbakan İsmet İnönü ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın, Sofya'yı ziyaretinde, 1929 Tarafsızlık Antlaşması'nın süresi uzatıldı.
1937 - İkinci Türk Tarih Kurultayı, Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.
1937 - Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi'nde, Atatürk'ün de isteğiyle, Türkiye'nin ilk resim ve heykel müzesi açıldı.
1942 - Ukrayna'nın Letiçiv kentinde, Alman SS birlikleri, iki gün çinde yaklaşık 3 bin yahudiyi öldürdüler.
1946 - Fransa'da Cannes Film Festivali başladı.
1946 - Basın Yasası TBMM'de kabul edildi.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılması kabul edildi.
1969 - John Lennon, The Beatles'dan ayrıldı.
1974 - Honduras'da kasırga: 10 bin kişi öldü.
1977 - Kuzey Vietnam, Birleşmiş Milletler'e kabul edildi.
1980 - Başbakanlığa emekli Amiral Bülent Ulusu atandı.
1981 - İran 149 solcu militanı idam ettiğini açıkladı.
1984 - Beyrut'ta ABD elçiliğine patlayıcı yüklü kamyonla intihar saldırısı yapıldı; 22 kişi öldü.
1988 - Naim Süleymanoğlu, Seul Olimpiyat Oyunlarında halter dalında 6 dünya rekoru kırdı.
1990 - Güney Osetya, Gürcistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Bakü'de petrol anlaşması imzalandı. İngiliz BP, Amerikan Amaco, Penzol, Rus Lukoil ve TPAO, bir konsorsiyum oluşturdu.
1995 - Deniz Baykal, Necdet Menzir'in görevden alınma isteğini reddeden Başbakan Tansu Çiller'le yürüttüğü DYP-CHP koalisyon hükümetini bozdu. Tansu Çiller hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e verdi.
2002 - İsrail askerleri, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın karargahındaki üç binayı havaya uçurdu.
622 - Muhammed ile Ebu Bekir, Medine'ye ulaştı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:17
  • Güneş05:59
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:53
  • Akşam18:31
  • Yatsı20:00
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
13.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030923273207
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık