TSK'dan yeni açıklama... Kara harekatı başladı

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » Ahmet Musaoğlu'ndan Ayasofya restorasyonu üzerine bir makale

Ahmet Musaoğlu'ndan Ayasofya restorasyonu üzerine bir makale

viratrabzon. com haber sitesinde, Trabzon Ayasofyasının müze kimliğinden çıkarılarak camiye dönüştürülmesini eleştiren pek çok yazı ve haber kaleme alındı. Bu tür tarihe malolmuş eserlerin inanç ve politik değerlendirmeler dışında toplumumuzun ve insanlığın ortak değeri olarak görülüp korunması gerektiği vurgulandı. Trabzonlu araşırmacı ve yazar Ahmet Musaoğlu ise Ayasofya'nın cami olarak kullanımını savunan kesimde yeraldı. Musaoğlu'nun son yazısı Trabzon Ayasofyasının restorasyonuna ilişkin Günebakış Gazetesi'nde yayımlanan bu yazıyı, farklı bir bakış açısı içermesi ve düşünsel zenginliğe katkı sağlaması açısından sizlerle paylaşıyoruz.

 
18 Temmuz 2014 Cuma 14:15 
Yorum YapYazdır
 
 
Ahmet Musaoğlu'ndan Ayasofya restorasyonu üzerine bir makale

MENDERES Mİ, İNÖNÜ MÜ!.. SAHTEKÂRLIK MI!

Trabzon Ayasofyası, 1944-1953 yılları arası askeri cihetçe depo-benzinlik olarak kullanılması sırasında, 1952 yılında; Trabzon Valisi Kamuran Cuhruk imzasıyla, 48.Tümen Komutanlığı’na yazılan, 10.10.1952 tarihli yazıda; turistik bakımdan gelişen Trabzon’da, Ayasofya’nın, ‘halka açılması’ halinde faydalı olacağı cihetle boşaltılması isteniliyor; buna mukabil 48.Tümen Komutanlığı, 22 Ekim 1952 tarihle İl Makamı’na yazdığı cevabi yazıda; Ayasofya kilisesinin turistik ve tarihçilerin görüşüne her zaman için hazır bulundurulması bakımından binanın boşaltılması Tümence de uygun görülmektedir şeklinde cevap veriyordu. Yıl yine 1952 ama, Kasım ayı; yine Trabzon Valiliği; bu defa Milli Eğitim Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Umum  Müdürlüğü’ne yazdığı, 27.11.1952 tarihli yazısında; Ayasofya’yı müze’ye çevirmek istediklerini, tahliyesine delalet edilmesini istiyordu.

 

Ayasofya’nın müze yapılacağı isteği, askeri tümenden de ‘müze olabileceği onayı da’ alınmasına rağmen, nedense müzeye dönüşmüyor, Ayasofya; 18. Kolorduya bağlı 48. Tümen Komutanlığınca 30.04.1953 tarihinde boşaltılarak, Vakıflar Müdürlüğü’ne devrediliyor; teslim alan Vakıflar da binanın anahtarını, zabıt tutarak; temizlemek ve namaz kılmak üzere mahalle muhtarına teslim ediyordu. Böylelikle Ayasofya, 5 Mayıs 1953 tarihinde tekrar Cami oluyordu.

 

 

Restorasyon Ayasofya Camii’ni işgal ediyor!

Vali Kamuran Cuhruk’un, Ayasofya’yı müze’ye çevirme istekleri, kendi başına alacağı bir karar olamayacağı; iktidardaki DP/hükümet/siz bunu yapabilmesi mümkün olmayacağına göre; Hükümetin, Ayasofya’yı müzeye çevirme isteklerinin, askeriye’yi Ayasofya’yı işgalinden vazgeçirmek için kullanılan bir ikna metodu mu olduğu(!) veya müze yapma isteğinden neden cami yapma arzusuna geçiş yaptıklarını düşüneduralım, Trabzon Valiliği, Vakıflar Umum Müdürlüğü’ne, Ayasofya’nın onarımının, bir an önce ele alınması hususunu bildiriyordu. Vakıflar Umum Müdürlüğü’nce Trabzon Vakıflar Müdürlüğü’ne yazılan, 21 Mayıs 1953 tarihli yazıda ise, Ayasofya Camii için, restore esaslarına göre tamir edilmesi gereken kıymetli bir eser olduğu anlaşılmıştır, ancak 1954 senesinden itibaren tamir programına alınabileceği ifade ediliyordu. Vakıflar Umum Müdürlüğünün, Ayasofya Cami’nin askeriyece işgali süresince tahribat vukua getirilmişse, tahribatın Milli Savunma Bakanlığı’ndan alınması öngörüsüne ise Trabzon Valiliği; 30-6-1953 günlü yazısıyla, askeriyece bir tahrip yapılmadığı, ama Ayasofya’nın restore edilmesi cevabı yazısını gönderiyordu. Yapılan bu yazışmalar, restorasyon belasını adım adım Trabzon Ayasofyası’na yaklaştırıyordu!

 

Yıl 1956 oluyor, gelmesi istenilen restorasyona; İstanbul’da bulunan Amerikan Bizans Enstitüsü’nden Ernest Hawkins ‘koşarak geliyor’; bir ‘ön rapor’ hazırlıyor, aynı yıl İngiliz David Wınfield ‘sahneye çıkıyor’; Ayasofya Camii binasının doğu tarafına iskele kuru(lu)yordu. David Winfield, raporlarında; 1957 yılında bema ve apsis’de, yani binanın doğu tarafında kurulan bir iskelenin kış boyunca aynı konumda kaldığını ifade ediyor; restorasyon çalışmasının ilk tam sezonunun ise, yine bema alanında, 26 Mayıs ve 3 Ekim 1958 arası yapılan freskoların temizlenmesi olduğunu, 1959 yılında da aynı çalışmayı yaptıklarını belirtiyordu.

 

Trabzon Vakıflar Müdürlüğü’nce Ankara’daki Vakıflar Umum Müdürlüğü’ne yazılan, Ayasofya Cami’nin tamiri hakkındaki 19.11.1959 tarihli yazıda ise, beş vakit namaza açık Ayasofya camii’nin ‘duvarları üzerinde kazı yapılması’ için bir İngiliz Heyeti’ne müsade edildiği(!) görülebiliyor. Harap hâldeki Ayasofya Camii’ne imdada yetişir gibi yetişen(!) İngiliz Heyeti, 1959 yılı sonu gibi, cami cemaatine tahta perde çekip(!), namaz kılanları ‘köşeye sıkıştırıyor’; geri kalan kısımda 5 vakit namaz kılınıyor; bir başka deyişle, Ayasofya henüz camii ama, cemaat neredeyse Ayasofya’nın yarısından men(!) edilmiş bulunuyordu!

 

27 Mayıs 1960 İhtilali ‘koşmadan geliyor’; 1960 Mayıs ayı sonuna doğru iç odanın doğu tonozunu temizlemek için yeni bir iskele kuruluyor, Haziran’ın sonunda, büyük iskele, iç odanın kuzey tonozuna inşa ediliyor, Temmuz başında da Narteks’teki iskele kuruluyordu.

 

1961 yılı Mart ayında ise cemaat; Yeni Fatih Cami yapıldığı için camilerini terkediyor; Ayasofya Cami, restorasyoncu’ların insafına bırakılıyordu!

 

 

Ayasofya müzelik oluyor!

27 Mayıs 1960 İhtilal’i sonrası Temmuz ayında; Trabzon Vakıflar Müdürlüğü’nün, Ankara’daki Vakıflar Umum Müdürlüğü’ne yazdığı, 14.7.1960 tarihli yazıda; kazı yapılan yerler dışında ‘hâlen ibadet yapılan kısımda heyet kazıya devam etmektedir’ denilmesinden, Ayasofya Camii’nin 1959 yılında ibadete kapanmadığı, namaz kılındığı demek olurken, orada namaz kılan insanların başlarına(!)  ‘balyoz vurulması’ da demek oluyordu! Aynı tarihli yazıda; kazı yapan heyetin vazifesini bitirdikten sonra Ayasofya Cami’nin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müze haline getirileceği rivayetlerinin mahalle halkı arasında dolaştığının ifade edilmesi ise, Ayasofya’nın, cemaatin elinden çalınacak olmasının 27 Mayıs 1960 İhtilali sonraki ‘işareti’ oluyordu.

 

Bu dönemde Cami Yaptırma Derneği’nin; Ayasofya Camii’nin bahçesinde-cenup kısmında bir çıkıntı halinde bulunan yere, yeni cami inşası yapılmasının Ayasofya caminin güzelliğine hiçbir halel getirmeyeceği görüşünü, 14.7.1960 tarihli yazısı ile Vakıflar Umum Müdürlüğü’ne yazan, o dönem Trabzon Mıntıka Müdürlüğü Vekili Akil Arıkan Bey’in, bu öngörüsü, Tarihsel Ayasofya yanı demek oluyordu fakat, “Duvarlarından resim çıkartılan Ayasofya’da ibadet olamayacağı düşüncesiyle Ayasofya Mahallesi Cami Yaptırma Derneği kurulması” aslında, “Tarihsel Ayasofya Camii’nden çıkıp gitmek” gibi bir şeydi ama, farkındalık yaşanamıyor; dernek-mahalleli; yetkililerce sahipsiz bırakıldıkları için, yeni cami yapılsın da nerde olursa olsun çizgisine ge(tiri)ldikleri için Mart-1961’ sonu Yeni Fatih Camii’ne göçüyordu!

 

Bu tarih öncesinde Trabzon Vakıflar Müdür Vekili Sebahattin Teomete’nin; Vakıflar Genel Müdürlüğüne, 7.1.1961 tarihli yazı ile sorup da, Ayasofya’da çalışmaları için “Kimden izin aldıklarını sorduğu İngiliz Heyet” için,  cevap alamayışları yanında; 8 Mart 1961 tarihli yazıdaki, İngiliz Heyetinin çalışma izninin var olup olmadığı sorusuna da yine cevap alınamadığı bilenebiliyor.

 

1957-1962 yılları restorasyon yılları olurken, 1963 yılı, İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz ajanı, aynı zamanda Bizantist de  olan David Talbot Rice’nın, emrinde görev yapan restorasyon direktörü David Winfield’in eksik kalan işlerini tamamlaması için yine Trabzon’a gelmesi oluyor; 1964 yılında Ayasofya; İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gözetimine veriliyor; böylelikle de Fatih Sultan Mehmet Han’ın, ‘Trabzon’u fethinin bir hatırası’ da o olan Ayasofya Mescidi/camii, üzerinden 27 Mayıs 1960 İhtilali geçince müzelik oluyordu!

 

 

Menderes dönemi değil, İnönü döneminde:

4. Adnan Menderes Hükümeti Ulaştırma Bakanı (9.12.1955 – 25.11.1957) Arif Demirer’in oğlu olan ve Trabzon Ayasofyası’nın camii olmasına karşı çıkmış bulunan Mehmet Arif Demirer; Ayasofya’nın camii olmaktan çıkartılması süreciyle ilgili olarak şunları yazıyor; “1957 yılında bir gazetede (Said Nursi’nin Risale-i Nurlarını basan matbaanın sahibi Sinan Omur’un gazetesi Hür Adam’da) Adnan Menderes’e manşetten çağrı: “Adnan Beyin Nurlu elleri ile…(Ayasofya yeniden ibadet açılır)” Burada söz konusu olan İstanbul’daki Ayasofya. İşte tam o günlerde (1957) 4. Adnan Menderes Hükümeti’nin (Babam bu hükümette Ulaştırma Bakanı idi) Milli Eğitim Bakanlığı, Bayar ve Menderes’in onayı ve talimatı ile, Trabzon’daki Ayasofya ile ilgili bir karar alıyor…cami olarak kullanılmakta olan bu kilisenin duvarlarındaki freskler uzman bir kuruluş tarafından restore edilecektir. Uzman kuruluş, Bizans tarihi ve sanatı konusunda büyük bilim adamı olan Talbot Rice’ın öğretim üyesi bulunduğu Edinburg Üniversitesi. Hazırlıklar tamamlandıktan ve gerekli protokol imzalandıktan sonra Edinburg Üniversitesi hocaları, Bakanlık Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü yetkililerinin denetiminde 1958 yılında freskleri gün ışığına çıkarmak için çalışmalara başlıyorlar…mevcut, protokol kayıp! Fresklerin ortaya çıkması nedeniyle binanın cami olarak işlevi ortadan kalktığından 1959 yılında cami ibadete kapanıyor. Ezan yasağını kaldıran Menderes’in kapattığı tek cami.” diyordu(1). Oysa, yukarıda ortaya koymaya çalıştığımız gibi, Trabzon Ayasofya Camii, 1959 yılında/Menderes’ce namaza  kapatılmamış, kısmen de olsa Mart 1961’e kadar Ayasofya Camii’nde namaz kılınıyordu.

 

Ayasofya’nın müze olma sürecinde Menderes dönemini tabii ki eleştirebilir, müze’ye dönüştürülebilecek çalışmaları başlattılar bile diyebiliriz ama, Mehmet Arif Demirer’in iddia ettiği gibi, Trabzon Ayasofya camii, ibadete Menderes’ce kapatılmıştır denilemez,  demiyoruz. Tarihsel Ayasofya’dan cemaatin vazgeçmesi için yapılıp da 1961 yılında açılan, Yeni Fatih Camii mimarlarından Kemal Bektaşoğlu, kendisiyle yapılan bir röportajda; “Dönemin Valisi Vefa Poyraz (1961-1964) da “Bana kaynağını söyleyemeyeceğim bir yerden ödenek geldi. Yeni camiye başlayın ödeneği oraya aktarayım” diyerek bizleri teşvik etti. 1960 yılında 37 Bin Lira ödenek çıkardı. Bu parayla yeni camii inşaatına başladık.  Bir yıl içinde camiyi ibadet edilir hale getirdik. Tabi Ayasofya Camii de geçici olarak ibadete kapatılmış oldu. David rahat çalışsın diye. Zamanla gördük ki Ayasofya cami olmaktan çıkmış, kiliseye dönüştürülmüştü.” diyordu(2). Sayın Demirer de zaten, açıklamalarının devamında, müze yapılması dönemi gerçeğini itiraf ediyor; “Freskler ile ilgili çalışmalar 1962 yılında tamamlanıyor…1964’de Ayasofya Müzesi olarak hizmete açıyor, Bakan Dr. İbrahim Öktem…” diyordu(3). Haliyle de Ayasofya, İsmet İnönü’nün başkanlığında Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kurulan ve bir azınlık hükümeti olan 28. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti (25.12.1963 - 20 Şubat 1965) Milli Eğitim Bakanı İbrahim Öktem (11 Haziran 1963 - 20 Şubat 1965) döneminde müze yapılıyor; 1964 yılında müze olarak ziyarete açılıp, Milli Eğitim Bakanlığı’nın; dolayısıyla da İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gözetimine veriliyordu.

 

 

Vakıfların katkısı:

Trabzon Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün, Ayasofya Camii İntifa Hakkı konusunda Ankara’daki Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne yazdığı 2.10.1965 tarihli yazıda; halk tarafından yeniden yapılan bir ‘Yeni Ayasofya Cami’ bulunduğundan; Eski caminin yeniden ibadete açılmasına lüzum ve zaruret bulunmadığı, eserin/caminin müze olarak kullanılması yerinde bir iş olacağı öngörüsü var ki, bu cevap; 28. İsmet İnönü Hükümeti’nden sonra görev alan, Suat Hayri Ürgüplü Hükümeti’nin bitmek üzere olduğu Kültür(SÜZ) Turizm ve Tanıtma döneminde yaşanılıyordu ama, Ayasofya o dönemde zaten müze idi, hem de bu durum; o dönemki Vakıflar Bölge Müdürlüğü; haliyle Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün de, “Ayasofya Camii’nden vazgeçmesi” demek oluyordu. Misyoner David Winfield’in, “AYASOFYA, TRABZON, 1961” başlıklı raporuna göre; EVKAF, yani Vakıflar Umum (Genel) Müdürlüğü’nün; Ayasofya Camii’nin restorasyonu için 90.000 liralık CÖMERT BİR BAĞIŞ YAPTIĞI açıklaması da var ki, Ayasofya’nın, Camii olmaktan çıkartılmasında 1961 yılı dönemindeki Evkaf/Vakıfların, “Ayasofya müze yapılsın katkısı(!)” demek oluyordu!

 

Sahtekârlık mı!

Ayasofya’yı müze’ye dönüştüren restorasyon için Edinburgh Üniversitesi Russel Trust Vakfı- David Talbot Rice ile,  Türkiye’deki Eski Eserler Umum Müdürlüğü arasında bir protokol yapılıp yapılmadığı ise hâlen de belirsizliğini koruyor! Yapılmış bir protokol var mı(?) şeklindeki resmi yazılı sorum, hem Eski Eserler Genel Müdürlüğü, hem de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından resmen cevaplanacağına, aranıp, şifai olarak; -Ahmet Bey, evrak yok deniliyor ama, -Bunu resmi yazı ile belirtin cevabım ise cevapsız kalmasını halen de sürdürüyor. David Winfield’ın, restorasyon ile ilgili yazdığı raporlarda sözedilen ise, bir protokol değil, Edinburgh Üniversitesi ile Ankara’daki Eski Eserler ve Müzeler Umum Müdürlüğü arasında işbirliği yapılması oluyor.

 

Diğer taraftan, Mehmet Akif Bal Bey’in, Trabzon’un Kronolojisi isimli eserinde; David Winfield’e 6 Eylül 1957 tarihinde Trabzon Ayasofya Camii’nin mozayık temizleme işlerini yapma izni verildiği, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi kaynak gösterilerek belirtiliyor. Yine aynı eserde, yine Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi kaynak gösterilerek, 30 Mart 1961 tarihinde Edinburgh Üniversitesi profesörlerinden Dr.Talbot Rice’e, Trabzon’daki Ayasofya Camii’nde arkeolojik sondaj ve harfiyat yapmasına izin verildiği de belirtiliyordu(4).

 

Bu noktada şu önemli oluyor: Eğer David Winfield’e, Trabzon Ayasofya Camii’nin mozayık temizleme işlerini yapma izni verilmişse, alınan mozayık temizleme izni, freskoların ortaya çıkartılmasına dönüştürülmüş; dolayısıyla da ortada büyük bir sahtekârlık bulunuyor demek oluyor! David Talbot Rice’e, 30 Mart 1961’de, binanın temelleri için harfiyat yapılmasına izin verildiği anlaşılabilirken, tam da bu tarihte; yani 1961 yılı Mart ayında Ayasofya Cami cemaati, “Namaz kılarken kafasında çekiç vurulmasından artık bıktığı için, Ayasofya camii’nden kaçmak zorunda kalıyor”, Yeni Fatih Camii’ne cemaat oluyordu! Şöyle ifade edersem de, David Winfield’e verilen, Ayasofya Camii’nde mozaik temizleme izni ya da şu bu, Ayasofya Camii’nden cemaatin temizlenme işi(!) olarak sonuçlanıyordu.

 

‘Ayasofya Camii’ne aslı inkâr ettirildi ama!’

Trabzon Ayasofya Camii, tıpkı İstanbul Ayasofya Camii gibi, göz göre göre camii olmaktan çıkartılıyor, yasal olmayan bir şekilde müze yapılıyordu. Devletin İki Bakanlığı arasında, adında sadece ‘Kültür’ bulunmayıp ‘Turizm’ de olanı, Vak(ı)f(lar)ı, Öz Yurdu’ndan kovuyordu! Bu işlem en son ne zaman mı başarılmış! 28 Şubat 1997 darbe süreci günlerinde denilebiliyor.

Üzerinden “Üç askeri, bir sivil darbe” geç(irtil)en Ayasofya’ya, aslı inkâr ettiriliyordu ama, Ayasofya Camii, 2012 yılında ‘tutsaklığından’ kurtuluyor; 2013 yılında ise cemaatine tekrar kavuşuyordu!

Ayasofya Gerçek Tarihine de bitirmeye yakın olduğum kitap eserimle kavuşacak İnşALLAH.

 

Ahmet MUSAOĞLU

http://www.ahmetmusaoglu.org

 
18 Temmuz 2014 Cuma 14:15 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1517 - Osmanlı ordusu Ridaniye Savaşında Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından, halifelik Osmanlılara geçti.
1580 - İstanbul Rasadhanesi III. Murat tarafından yıktırıldı.
1771 - Falkland Adaları İspanya tarafından Britanya'ya bırakıldı.
1842 - Baytar Mektebi (Veteriner Fakültesi) açıldı.
1873 - Kasımpaşa tersanesi işçileri greve gitti.
1889 - Columbia Phonograph plak ve müzik şirketi Washington, D.C.'de kuruldu.
1905 - Birinci Rus devrimi başladı. Çar birliklerinin Kışlık Saray'a dilekçe vermek için yürüyüşe geçen işçilere ateş açmaları ve Kanlı Pazar diye anılan günde, 500 işçiyi öldürmeleri üzerine ayaklanmalar baş gösterdi.
1924 - Birleşik Krallık'ta İşçi Partisi lideri Ramsay Mac Donald başbakanlığa atandı.
1930 - Gazi ve Türklük aleyhine" yayın yapmaktan dolayı Resimli Ay gazetesi aleyhine dava açıldı.
1932 - İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar (Okur) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu.
1938 - Yalova'da Termal Oteli açıldı.
1939 - Columbia Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı uranyum atomunu parçalamayı başardı.
1942 - İmla Kılavuzu'nun tüm okul ve işyerlerinde kullanılması hakkında genelge yayımlandı.
1946 - Ampul satışları serbest bırakıldı.
1947 - Fransa'da yeni kabineyi sosyalist Paul Ramadier kurdu.
1949 - Mao'nun orduları Pekin'i aldı.
1950 - İstanbul grekoromen güreş takımı İstanbul'da Paris takımını 7-1 yendi.
1952 - Dünyanın ilk jet yolcu uçağı olan de Havilland Comet, BOAC havayolu şirketinin filosunda hizmete girdi.
1953 - Türkiye Milliyetçiler Derneği kapatıldı.
1957 - İsrail ordusu Sina Yarımadası'ndan çekilmekle birlikte Gazze Şeridi'ndeki işgalini sürdürdü.
1959 - İzmir Toplu Basın Mahkemesi, Demokrat İzmir gazetesi yazı işleri müdürü Şeref Balçık'a 15 gün, gazetenin sahibi Adnan Düvenci'ye 1 yıl mahkûmiyet cezası verdi.
1959 - Kadın avukatlar, Refik Erduran'a "Bir Kilo Namus" adlı yapıtı nedeniyle açtıkları davadan vazgeçtiler.
1961 - İstanbul'da 300 cam işçisi kapalı salon toplantısı yaptı.
1965 - Yeni Seçim Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yeni Seçim Kanunu milli bakiye sistemini ve birleşik oy pusulası kullanımını öngörüyor.
1969 - Teksif Sendikası'na bağlı işçiler Defterdar Fabrikası'nda grev başlattı.
1969 - Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun "Türk halkına mektup" başlıklı bildirisi toplatıldı.
1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.
1972 - Brüksel Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Birleşik Krallık, İrlanda, Danimarka ve Norveç 1 Ocak 1973'ten itibaren Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) üye olacak.
1973 - 12 Mart dönemi başbakanlarından Nihat Erim İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye Yargıçlığı'na adaydı. Çok tepki görünce adaylıktan çekildi.
1977 - İstanbul'da Saraçhane-Sultanahmet arasında "Faşizme Ölüm" yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe 5 bin kişi katıldı.
1980 - Güvenlik güçleri arama yapmak için TARİŞ (İzmir, İncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) işletmelerine girmek istedi; 50 kişi yaralandı, 600 işçi gözaltına alındı. TARİŞ'e bağlı işyerlerinde işçiler direnişe geçti.
1980 - Nükleer fizikçi Dr. Andrei Sakharov, SSCB'de ülke içi sürgüne gönderildi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK) yöneticilerinin tümü serbest bırakıldı.
1984 - Kullanıcı dostu grafik ara yüzü ve faresi ile bilgisayarı kullanıcılara sevdiren ilk ticari bilgisayar olan Apple Macintosh, ünlü "1984" televizyon reklam kampanyası ile tanıtılmaya başlandı.
1987 - Türkiye-Yunanistan Uyum Antlaşması Avrupa Topluluğu (AT) adına parafe edildi.
1987 - Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye'de de başlatılmasını kararlaştırdı.
1988 - Nazım Hikmet'e vatandaşlık haklarının geri verilmesi için kampanya başlatıldı.
1989 - Sovyetler Birliği'nde ilk kez "Uluslararası Güzellik Yarışması" düzenlendi. Yarışmada Türkiye'yi temsil eden Meltem Hakarar birinci seçildi.
1990 - Sovyet lideri Gorbaçov, Kızıl Ordu askerlerinin ayaklanmayı bastırmak üzere Azerbaycan'a yollandığını açıkladı.
1991 - Bir Irak scud füzesi İsrail'e düştü,üç kişi öldü.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'yi öldürdükleri iddiasıyla biri emniyet amiri 24 polis gözaltına alındı.
1996 - Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kuruldu. Partinin genel başkanlığına Doç. Dr. Ufuk Uras seçildi.
1997 - Amerika Birleşik Devletleri senatosu, Madeleine Albright'ın ülkenin ilk kadın dışişleri bakanı olarak atanmasını onayladı.
2000 - Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümü ile ilgili davada, MHP Milletvekili Cahit Tekelioğlu'nu 2 yıl 9 ay 10 gün ağır hapse mahkum etti. MHP Milletvekili Mehmet Kundakçı'nın ise beraatine karar verildi.
2006 - BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Yemen açıklarında kaçakları taşıyan bir teknenin alabora olması sonucu ilk belirlemelere göre 22 kişinin öldüğünü bildirdi.
2006 - Mersin'de 4,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
2006 - Profesyonel basketbol ligi olan NBA'in şu andaki en iyi oyuncusu olan Kobe Bryant Toronto Raptors karşısında 81 sayı atarak NBA tarihinin Wilt Chamberlain'den (100) sonra bir maçta en çok sayı atan oyuncusu oldu.
2007 - Vikipedi Altın Örümcek 2006 "En İyi İçerik" ödülünün sahibi oldu.
2007 - Bağdat'taki bombalı saldırılarda 73 kişi öldü, 138 kişi yaralandı.
2007 - Bolu Tüneli'nin sağ tüpü açıldı.
871 - Basing Savaşı Danimarkalı istilacı vikingler anglosaksonları ( Anglosakson kralı:Ethelred of Wessex ) Basing'de yendi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
3
Galatasaray
17
11
2
4
35
4
Beşiktaş
18
9
6
3
33
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Trabzonspor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
18
4
5
9
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:48
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:07
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık