CHP Lideri: 'Milli irade diyorsunuz, meclisi satıyorsunuz'

Ana Sayfa » Medya Kritik » Ahmet Davutoğlu'na çok sert eleştiri

Ahmet Davutoğlu'na çok sert eleştiri

ABD'nin saygın gazetelerinden New York Times, Türkiye'nin yeni başbakanı olacak Ahmet Davutoğlu'nun dış politikasını yerden yere vurdu.

 
23 Ağustos 2014 Cumartesi 20:36 
Yorum YapYazdır
 
 
Ahmet Davutoğlu'na çok sert eleştiri

ABD'nin en saygın gazetelerinden New York Times’ta yayımlanan bir makalede, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun dış politikası yerden yere vuruldu.

Davutoğlu’nun ‘statejik derinlik’ ve ‘komşularla sıfır sorun’ politikasının dayandığı varsayımların hepsinin geçersiz olduğu savunulurken, ”Davutoğlu başbakanlığı üstlendiğinde de, Türkiye muhtemelen onun yarattığı ve inşa ettiği sorunlu dış politikayı sürdürecektir” yorumu yapıldı.

TÜRKİYE'NİN BAŞARISIZLIĞI İngiliz Birleşik Kraliyet Enstitüsü’nde (RUSI) uzman olan Aaron Stein’in kaleme aldığı ‘Türkiye’nin başarısızlığa uğrayan dış politikası‘ başlıklı makalesi şöyle:

AK Parti yeni dış politikasının işlenmesi için 2002′de, o dönem az tanınan bir akademisyen olan Ahmet Davutoğlu’nu seçmişti. Davutoğlu 2009′da dışişleri bakanı oldu ve kısa süre içinde de ülkenin bir dizi krizine çözüm için el attı. Onun dış politika vizyonu, Türkiye’nin Arap Baharı ayaklanmalarına yönelik yaklaşımının önünü belirledi ve Türkiye’nin Suriye’deki iç savaşı ele alış biçiminin temelini oluşturdu. Dışişleri Bakanlığı onun yönetimindeyken, Türkiye hem İslami dünya için bir demokrasi neferi olarak selamlandı, hem de yabancı savaşçıların kendi topraklarından Suriye’ye geçmesine izin verdiği için ‘sorumsuz bir bölgesel güç’ olarak kınandı. İlk baştaki övgülerin ardından, Davutoğlu’nun kararları Batı’da tartışma konusu haline geldi. Ve Ortadoğu’da da, Türkiye dini açıdan muhafazakar siyasi hareketleri kucaklayarak bir dizi Körfez ülkesinin yanı sıra şimdi de Mısır’la ters düştü. Tüm bunlar, siyasi tecrite neden oldu. OSMANLI GEÇMİŞİNİ KUCAKLADI Şimdi Davuoğlu, cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan’ın yerine yükseldi. Ne yazık ki, Türkiye’nin başarısız olan dış politikasında değişiklik yaşanmasını beklememeliyiz. Davutoğlu, kendi vizyonunun zaman içinde haklı çıkacağına inanıyor. Davutoğlu uzun zaman boyunca, Türkiye’nin emperyal Osmanlı geçmişini kucaklaması ve kendine özel coğrafyasını da Balkanlar, Ortadoğu ve Orta Asya’daki nüfuzunu genişletmek için kullanması gerektiğini savundu.

Bu ‘stratejik derinlik’, ülkenin Batı’daki NATO müttefikleriyle yakın ilişkileri sürdürmeye tarihsel olarak yaptığı vurgudan ayrılmak anlamına geliyordu. Davutoğlu, birnoktada hayata da geçirilen bu politika vizyonunun zaman içinde Türkiye’nin ‘komşularla sıfır sorun‘a sahip olmasına yol açağını tasavvur ediyordu. İSRAİL, MISIR VE SURİYE İLE İLİŞKİ YOK Türkiye’nin bu yöndeki çabalarının sorunlu olduğu açık. Ülkenin şu an Suriye, Mısır veya İsrail’de büyükelçisi yok. Dahası, AK Parti’nin Müslüman Kardeşler’e desteği nedeniyle Ankara’nın Körfez ülkeleriyle ilişkileri gergin. Ve Türkiye’nin Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin tarafında yer alıp Kürt petrolünün Bağdat’ın onayı alınmadan ihraç edilmesine kolaylık sağlaması nedeniyle Irak’la diplomatik ilişkiler de neredeyse sıfıra indirgendi.

MİLLİYETÇİLİĞİN SONA ERECEĞİNE İNANIYOR
Yeni başbakanın yaklaşımı dört varsayıma dayanıyor. Öncelikle, Davutoğlu Ortadoğu’da ‘milliyetçilik çağı‘nın sona ereceğine ve yeni bir nesil muhafazakar liderlerin ortaya çıkacağına inanıyor. İkincisi, dini açıdan muhafazakar olacak bu liderlerin, siyasi ilham kaynağı olarak Türkiye’ye, daha özelde de AK Parti’ye yöneleceğini düşünüyor. Üçüncü varsayım, bu daha geniş kapsamlı muhafazarlığın, Türkiye’nin kendisi gibi düşünen devletlerle paylaştığı dini kimlik üzerinden nüfuzunu artırmasına izin vereceği yönünde. Ve dördüncü varsayım da, Batı’nın, özellikle de Amerika’nın bölgede demokratik değişimde çıkarı olduğu tezine dayanıyor. AK Partinin Arap baharından bu yana bölgede yaşanan gelişmelere yönelik anlayışının altında bu varsayımlar yatıyor. Tunus’ta Zeynelabidin Bin Ali’nin, Mısır’da da Hüsnü Mübarek’in hızla devrilmesi ve yerlerine Müslüman Kardeşler’le bağlantılı siyasi partilerin gelmesi Davutoğlu’nun öngörülerinin teyidi olarak yorumlandı. MISIR'A LAİK BİR ANAYASA YAZILMAK İSTENDİ AK Parti, demokratik dönüşümlerden geçen devletlerle kendi deneyimlerini paylaşabileceğine inandı. Fakat Türkiye’nin Müslüman Kardeşler’e laik bir anayasa taslağı yazması için yardım etme girişimi reddedildi. Ankara’nın Kahire’deki siyasi süreci etkileme yönündeki istekli çabaları, Mısır’ın egemenliğine saldırı ve potansiyel bir siyasi zayıflık kaynağı olarak örüldü;Müslüman Kardeşler’in muhalifleri bu durumu, hareket güç yoluyla devrilmeden önce, partiyi ‘dış etki altında kalmakla‘ suçlamak için kullandı. Şu an Türkiye’nin Mısır’da neredeyse sıfırnüfuzu var. Fakat AK Parti, Mısır, Irak ve Tunus’taki Müslüman Kardeşler bağlantılı partileri kucaklamasının sağduyulu, ahlaken doğru ve demokrasi yanlısı bir tavır olduğuna ve bunun, Türkiye’nin yurtdışındaki nüfuzunu güçlendireceğine inanıyor. Bu yaklaşım, AK Parti’nin Türkiye iç politikasında bir dönüşüme nezaret ettiği ve Türkiye’yi daha demokratik bir yer haline getirdiği fikrine dayanıyor. Türkiye’nin Gazze’deki Hamas’a desteğini de aynı mantık açıklıyor. TARAFSIZ OLMADIĞI İÇİN BAŞARISIZ OLDU AK Parti, bu militan grubun 2006′da seçimleri kazandıktan sonra tecrit edilmesinden Batı’yı sorumlu tutuyor ve haklı olarak da, Filistin’deki karmaşanın sebeplerinden birinin bu tecrit olduğunu savunuyor. Fakat Türkiye’nin İsrail-Filistin ihtilafında arabuluculuk çabaları, artık tarafsız görülmemesi nedeniyle başarısız oldu. Aynı şekilde, Türkiye Mısır’da Temmuz 2013′te yapılan darbeyi ele alış biçimi nedeniyle ABD’yi, Suriye’ye müdahale etmekteki isteksizliği nedeniyle de Batı’yı azarladı. DAVUTOĞLU SİYAH-BEYAZ GÖRÜYOR AK Parti, Körfez ülkelerini yolsuz, meşruiyetten uzak ve devrilmeye mahkum olarak görüyor. Davutoğlu, Arap isyanlarına yol açan dinamiklerin hala var olduğuna inanıyor; dolayısıyla, Batı’nın bütün meşruiyetlerini kaybetmiş küçük bir yolsuz siyasi ve askeri seçkinler kadrosundan medet umarak bölgenin eski otokratik statükosunu yeniden tesis etmeyi umduğu bir dönemde, Türkiye’nin Filistin ve Mısır’da mücadele eden İslamcı güçleri destekleyerek ‘uzun vadeli’ bir oyun oynadığını düşünüyor.

Davutoğlu bu meseleleri siyah ve beyaz olarak görüyor: "Demokrasiyi ya desteklersiniz, ya da desteklemezsiniz. Türkiye ‘tarihin doğru yerinde’ duruyor ve bölgede demokratik değişim için sesini yükseltiyor. ABD ve Avrupa’ysa bunu yapmıyor. "

AYNI DIŞ POLİTİKA SÜRECEK Bu varsayımlar sorunlu. Öncelikle, ortak bir dini kimliğin milliyetçiliğe üstün geleceği fikrine dayanıyorlar. Türkiye’nin Mısır’da yakın zamanda yaşadıkları, bunu söylemesinin yapmasından daha zor olduğunu ortaya koyuyor. İkincisi, Davutoğlu’nun başarısız olacağını varsaydığı milliyetçilik, ilk başta öngörüldüğünden çok daha dirençli çıktı. Üçüncüsü, Türkiye’nin ‘doğal hinterlandı’nda bulunduğu belirtilen ülkelerde, bu milliyetçi hareketler çoğunlukla sömürge yönetimlerinin reddi üzerinde yükseliyor, ki buna Osmanlılarınki de dahil. Dolayısıyla, Türkiye’nin nüfuzunu genişletme çabası o kadar da kolay değil. Bununla birlikte AK Parti caymıyor. Kendi stratejik ve ahlaki dürüstlüğüne inanıyor, son yaşadığı sorunların geçici olduğunu düşünüyor. Davutoğlu başbakanlığı üstlendiğinde de, Türkiye muhtemelen onun yarattığı ve inşa ettiği sorunlu dış politikayı sürdürecektir.
 
23 Ağustos 2014 Cumartesi 20:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
27
14
8
5
50
4
Galatasaray
27
15
4
8
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - William Rowan Hamilton, Işık Sistemleri Teorisi'ni hazırladı.
1920 - TBMM ilk kez toplandı.
1935 - Polonya'da Anayasa'nın kabulü.
1945 - Doğan Kardeş dergisinin ilk sayısı yayımlandı.
1948 - II. Dünya Savaşı'ndan beri kapalı tutulan Topkapı Sarayı Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi halka açıldı.
1960 - İzmit Petrol Rafinerisi'nin temeli atıldı.
1961 - İlk TBMM binası müze haline getirildi.
1961 - Yerli yapım 27 Mayıs Treni ilk seferini yaptı.
1965 - İlk Sovyet haberleşme uydusu Maniya-1 uzaya fırlatıldı.
1968 - ABD'deki Columbia Üniversitesi'nde bir grup Vietnam Savaşı karşıtı öğrenci yönetim binalarını ele geçirerek üniversiteyi kapattı.
1969 - Robert Kennedy'nin katili Sirhan Bişara Sirhan ölüm cezasına çarptırıldı.
1979 - İlk 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği yapıldı.
1979 - Türkiye'nin yedi ülke ile telefon görüşmesini sağlayacak uyduyla haberleşme istasyonu hizmete girdi.
1981 - Milli Güvenlik Kurulu, eski Gümrük ve Tekel bakanlarından Tuncay Mataracı'nın Yüce Divan'da yargılanmasına karar verdi.
1982 - TRT haftada iki gün renkli televizyon yayınına başladı.
1984 - AIDS'e neden olan virüs belirlendi.
1990 - Namibya'nın Birleşmiş Milletler'in 160.; İngiliz Devletler Topluluğu'nun 50. üyesi olması.
1992 - Sağlık kontrolü için ABD'de bulunan Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a prostat kanseri teşhisi konuldu.
1994 - Gagauzya kuruldu.
1997 - Cezayir'de Omariye katliamı: 42 kişinin ölümü.
2001 - İntel, Pentium 4 işlemcisini piyasaya sürdü.
2003 - SARS virüsü nedeniyle Çin Halk Cumhuriyeti'nde okullar iki hafta tatil edildi.
2003 - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda Kuzey Kıbrıs ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasında serbest geçişler başladı.
2005 - Şair ve yazar Sunay Akın'ın kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi açıldı.
2006 - Merapi Yanardağı (Marapi) patladı.
23 - Nisan günü gerçekleşen en önemli olayları Tarihte Bugün sayfalarına ekleyebilir ve Ana Sayfada görüntülenmelerini sağlayabilirsiniz.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:30
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:31
  • İkindi16:19
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:56
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık