TBMM Darbe Komisyonu Raporu açıklandı

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » ‘Ahlak sanatı değil, sanat ahlakı sorgular’

‘Ahlak sanatı değil, sanat ahlakı sorgular’

DOT tiyatro topluluğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yeni sezonda verdiği ödeneği reddetti.

 
9 Aralık 2013 Pazartesi 10:51 
Yorum YapYazdır
 
 
‘Ahlak sanatı değil, sanat ahlakı sorgular’

Türkiye’nin önde gelen bağımsız tiyatro topluluklarından DOT, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yeni sezon için verdiği ödeneği reddetti. Aldıkları kararın iki somut gerekçesi vardı. İlki, bakanlığın ödenek vermeden önce oyunun metnini talep etmesi. İkincisi ise, tiyatrolara “ahlaklı oyun kriteri” getiren, sözleşmedeki malum 14. madde ve ihlali durumunda cezai yaptırım tehdidi.

DOT’un kurucu ortakları Özlem Daltaban, Murat Daltaban ve Süha Bilal, sözleşmeye bu yıl eklenen söz konusu koşulların kabul edilemez olduğu görüşünde.

‘Teşekkür ederiz, reddediyoruz!’

Özlem Daltaban, resmi belgeler, gerekli bilgilerle birlikte oyunun metninin de istendiğini görünce, hemen “Teşekkür ederiz, biz bu parayı reddediyoruz” dediklerini anlatıyor. Çünkü bu, Murat Daltaban’ın ifadesiyle, “Dolaylı ya da dolaysız olarak tiyatro üzerinde baskı oluşturmak demek ve bakanlığın sergilenecek oyunların içeriğiyle ilgili tasarrufu olması rahatsız edici.”

Murat Daltaban, “Bakanlık benim repertuvar kurulum olamaz. Sana tiyatro yaptırmıyorum diyorsa, bağımsız tiyatroya karşıysa açık açık söylesin” diyor.

Bakanlık ‘holding’ mi?

Süha Bilal, içerdiği cezai yaptırımlar nedeniyle sözleşmenin “şirket kontratına benzediğini, bakanlığın tiyatroları da şirket gibi yönetmeye çalıştığını ve parayı baskı aracı olarak kullandığı” söylüyor.

“Oysa bakanlık bir holding değil” diyor Murat Daltaban:

“Bakanlık bir proje satın almıyor; toplumsal bir fayda sağlamak için bizi teşvik ediyor. Anayasal görevini yerine getiriyor. Ödenek bir şahsın cebinden çıkmıyor, bu hepimizin vergileriyle toplanan devletin parası ve bizim de onu kullanmaya hakkımız var.”

İki efsane isim

 

DOT, Ferhan Şensoy, Genco Erkal gibi isimlerin ödenek dışı bırakılmalarına da tepkili.

Murat Daltaban, bu durumu “Tiyatronun efsane iki ismine ‘Ne olur her yıl yeni oyun yapın’ diyeceğine, önlerine tüm imkânları sereceğine, ödeneklerini kesiyorsun. Onlar sadece iki oyuncu değil, arkadan gelenler için birer örnek... Bakanlık çıkıp istersem desteklerim, istemezsem desteklemem diyemez” sözleriyle eleştiriyor.

‘Genel ahlak’ dedikleri..

Sohbetimiz 14. maddedeki “genel ahlaka uygun oyun” ifadesine gelince, “nedir bu genel ahlak” diye tartışıyoruz. Acaba nefret suçlarını, ayırımcı söylemleri mi içeriyor?

Özlem Daltaban kastedilenin bu olmadığını anlatıyor; çünkü onlar sözleşmedeki başka maddelerde belirtilmiş.

Murat Daltaban açıklık getiriyor:

“Ahlak kuralı dediği şu: Küfür etmeyeceksin, çıplaklık göstermeyeceksin, içki içmeyeceksin. Bu kadar sığ, bu kadar basit... Bakanlık, genel ahlak dediği zaman bir kavram oluşturmuyor, son derece göreceli bir şeyi kendi yontacağı biçime büründürüyor.

Hem zaten ahlak üzerinden sanat yapılmaz. Sanat aksine genel ahlakı sorgular, genel ahlakı tartışır. Sen ‘genel ahlakla’ beni sınırlandırırsan benim dayatmanı reddetmekten başka bir şansım yok.”

Büyük resimde ne var?

Mevcut duruma karşı birçok tiyatro topluluğunun tepkisi sürerken, DOT’a başka neler yapılabileceğini soruyorum. Özlem Daltaban, “Bu sadece tiyatro sanatını ilgilendiren bir mesele olmaktan çıkarılmalı” diyerek kurulması hedeflenen Türkiye Sanat Kurumu’na dikkat çekiyor:

“Fikri takipte olmak gerekiyor. Türkiye Sanat Kurumu düzgün işlerse olumlu sonuçlar doğurabilir. Ancak küçük resimden bakınca, hep siyasi ve şahsi kararların belirleyici olacağı bir büyük resim görünüyor.”

Onlara göre, tüm sanat dallarına fon oluşturması düşünülen Türkiye Sanat Kurumu, akademisyenlerden, sanatçılardan, kuramcılardan oluşmalı. Böylece fonlar adaletli ve özgürlükçü bir tavırla dağıtılabilir, her düşünceden sanatçı fondan faydalanabilir.

Murat Daltaban, aksi halde “sanatın otorite olduğu bir yapı değil, sopanın otorite olduğu bir yapının” her alana egemen olacağını söylüyor: “Ben yaptım oldu demenin sonucu belli. Ödenekli tiyatroların çöküşünün nedeni de tam bu kafadır. Her şeye merkezden müdahale etme arzusudur.”

DOT’UN YENİ OYUNU: MAKAS OYUNLARI

‘Her şey bombok, değişim şart!’

DOT, yeni sezonda “Makas Oyunları” isimli bir kısa oyun serisi sergiliyor. Dünyanın dört bir tarafından oyun yazarlarının yazdığı güncel politik oyunlardan oluşan bu seçki, bir “Theatre Uncut” projesi. Serinin, 4 kısa oyundan oluşan ilk bölümü kasım sonunda seyirciyle buluştu. İkinci bölüm ocakta başlayacak ve ardından 2 bölüm daha var.

İlk bölümde “Şişman adam”, “Bazı şeyler çok saçma”, “Pankart” ve “Hassas” isimli oyunları izliyoruz. Oyunlar, tiyatronun aynı zamanda sanat yönetmeni olan Murat Daltaban’ın ifadeleriyle “tüm dünyada tartışılan kapitalist ve liberal politikaların insan hayatına etkilerini” anlatıyor:

“Sanki her şey Taksim Gezi Parkı’nda başlayıp bitmiş gibi konuşuluyor. Oysa geniş bir çerçeveden görmek gerek. Kapitalizmin dibe doğru gittiği ve insanları mutlu etmediği üzerine düşünmek gerekiyor.

Para politikaları insanların evinin içine girdi. Evine kapanıp kurtulabileceğiniz bir pozisyonun ötesine geçti her şey. İşte ‘Makas Oyunları’, bu küresel tartışmaları bilinç düzeyine taşımak istiyor.”

Örneğin, “Hassas” isimli oyunda, tedavi gördüğü psikiyatri kliniği, ödenek eksikliği nedeniyle devletçe kapatılan bir kişinin isyanına şahit oluyoruz. Oyun karakteri Jack, “Belki de artık insanların yataklarının altından çıkmalarının zamanıdır” derken, oyunun İskoç yazarı David Greig’in zeki kurgusu sonucu tüm salon bir ağızdan slogan atmaya başlıyor:

“Her şey bombok, değişim şart!”

 
9 Aralık 2013 Pazartesi 10:51 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:35
  • Güneş04:47
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık