TMO'dan son dakika FINDIK açıklaması

Ana Sayfa » Spor » ADNAN SUNGUR'DAN BAŞBAKAN'A ÇAĞRI

ADNAN SUNGUR'DAN BAŞBAKAN'A ÇAĞRI

Kuzey Ekspres gazetesi yazarı, Trabzon Spor medyasının önemli isimlerinden Adnan Sungur, bugün köşesinde, ''Kupa Bekliyoruz Sayın Başbakan'' başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı:

 
23 Kasım 2013 Cumartesi 16:18 
Yorum YapYazdır
 
 
ADNAN SUNGUR'DAN BAŞBAKAN'A ÇAĞRI

Yıl 1996 ve Ali Şen’in manipülasyonuyla oyuna gelen dönemin başbakanı Mesut Yılmaz, güvenlik gerekçesiyle Trabzon’a adeta abluka uygulattı ve bir şampiyonluk kupası çirkin tezgahla avucumuzdan kayıp gitti.

Yıl 2005 ve bu kez TFF asbaşkanı Şekip Mosturoğlu’nun özel görevlendirdiği sınıf arkadaşı Cem Papila’nın 22 kader düdüğü ile çalınan şampiyonluk... Bunu kaldıramayan gencecik bir fidan Mehmet Dalman’ın intiharı… 6 Mayıs 2006’da 40 bin yürümüş, haksızlığa isyan etmişti! Trabzon’da…

 

**

F. BAHÇE KAZAYA DA UĞRAMAMIŞTI!

Ve yıl 2011… Devre arasında bir basketbolcu bahane edilerek Aziz Yıldırım başkanlığındaki Fenerbahçe yönetimi sizinle görüştü.

Ne ilgisi varsa!

Ama ikinci yarıda hakemler Fenerbahçe’ye kazandırmak, Trabzonspor’a kaybettirmek için adeta yarış ediyorlardı. Telaşları aradaki 9 puanlık farkın kapanmasıydı sanki… Bir Gaziantep maçında tüm kararlar lehine olmasına rağmen, bir penaltıları verilmedi diye Aziz Yıldırım yanına Alex’i de alarak soluğu yanınızda almıştı. O görüşmede, ‘Bucaspor maçında bir kaza olmasın’ sözleri ağzınızdan çıktı.

Bucaspor 3-1 öndeyken, ofsayttan gol attı Fenerbahçe, Gökhan Gönül kırmızı görmesi gerekiyordu, hakem ne hikmetse görmedi. Sonra abuk-sabuk bir penaltı uyduruldu. Ve 5-3 kaybetti Bucaspor….

Yani kaza olmamıştı.

Aslında daha sonraki hiçbir maçta Fenerbahçe bir kazaya uğramadı, uğratılmadı. Hakemler her düdük çaldığında, bayrak kaldırıp, indirdiğinde hep aklımıza sizin Buca maçından önceki sözleriniz geldi Sayın Başbakan!

Sonra tarihler 3 Temmuz’u gösterdiğinde Türkiye’yi sarsan şike ve teşvik skandalı patlak verdi. Ortalık toz dumandı… Başını Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım’ın çektiği, içinde Beşiktaş, Eskişehirspor, Sivasspor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere birçok kulübü içine alan dev organizasyon. Futbolcu, teknik adam, yönetici, gazeteci ve daha nice yan unsurlar…. Basına yansıyan, sonra da savcı iddianamesinde ortaya dökülen yüzlerce sayfalık konuşma metinleri…

İnsanın midesini bulandıran ilişkiler yumağı…

Bir kupa için ‘her yol meşru’ diyen zavallı bir anlayış.

Trabzonspor da bulaştırılmak istendi o pisliğe ama tertemiz çıktı Bordo-Mavililer, çamurun içinden!

Ama yine kupası çalınan, mağdur edilen, hiçe sayılan ezilen, yok edilmeye çalışılan oldu Trabzonspor…

Biliyormusunuz Trabzonspor tam 28 yıldır şampiyonluğa hasret… Aslında ‘96’da hak ettiğini alabilseydi, şimdiye kadar belki de 7-8 kez daha o kupayı müzesine götürmüştü. Her defasında futbolu yönetenlerin, ya da onları parmağında oynatanların kurbanı oldu ezilen Anadolu’nun isyan çığlığıyla İstanbul baronlarına ilk dersini veren Trabzonspor!...

 

**

KİŞİLER KURUMLAR İÇİN ŞİKE YAPTI!

Şike süreci başladığında, “Kişilerle kurumlar ayrılsın” dediniz… Bu yetmedi, “3-5 yıl Avrupa’ya gitmesek ne olur?” diyerek suçlularla suçsuzları aynı torbanın içine koydunuz.  Bunlar yetmedi UEFA Başkanı Platini ile görüştünüz ve kişilerle kurumların ayrılması adına çaba harcadınız. Ama UEFA başkanı, ‘Bizde işler böyle yürümüyor’ dedi. Zaten öyle yürümediğini de, hem Fenerbahçe, hem Beşiktaş’ın UEFA ve CAS nezdinde aldığı cezalar ortaya koydu.

TFF’nin başına ise Beşiktaş’ı batağa sürüklemiş, ‘Ben şike ve teşvik skandalını kulüplere ceza vermeden çözerim’ diyen Yıldırım Demirören geldi. Tüm kamuoyunda konuşulanın ise, “Yıldırım’ı o göreve başbakan getirdi’ şeklinde olduğunu unutmayın!

Dediğini de yaptı. Önce PFDK, sonra Tahkim, şike ve teşviki kabul ederken, kişileri cezalandırıp, kurumları ayırdı. Fenerbahçe, Trabzonspor’un anasının ak sütü gibi hak ettiği kupayı müzesinde saklamaya devam ediyor. Başkan ve yöneticilerinin tüm yaptıklarına rağmen, en küçük bir cezaya çarptırılmadı.

 

**

ŞİKE YASASINI NEDEN ÇIKARDINIZ?

Oysa şike ve teşvik ile ilgili cezaları ön gören yasayı meclise siz ve partiniz getirmiştiniz, geçişinde de tam kadro oy verdiniz. Çıkardığınız yasada şike ve teşvik teşebbüsüne bile ağır cezalar var. Yönetici ve başkanların bu işlere bulaşması halinde de kulüplerin ligden düşme dahil, her türlü cezaya çarptırılacağı yazıyor. Yoksa bu yasayı çıkarırken, Fenerbahçe gibi büyüklere suçüstü yapılamayacağı mı düşünülmüştü!

Size bir şey sormak istiyorum Sayın Başbakan:

Bugün bir genel seçim olsa… CHP yüzde 50 oyla mecliste büyük çoğunluğu ele geçirse… Sonra da partinin genel başkanı ve yöneticilerinin yaptığı bir hileyle birlikte CHP’nin oylarının yüzde 20’sinin sahte olduğu ortaya çıksa… Bu yüzde 20 oy da 150 milletvekilliğine tekabül etse… O zaman, “CHP Genel Başkanı ve yöneticileri cezalandırılsın ama sahte oylarla kazandığı 150 milletvekili görevlerine devam etsinler” der miydiniz?

Aziz Yıldırım ve yöneticileri şikeyi yaparken, teşviki verirken, kendi şirketlerine mi, Fenerbahçe’ye mi avantaj sağladılar? Onların çirkin oyunlarıyla Fenerbahçe puan ve puanlar almadı mı? O haksız puanların iadesi ve mağdurun hakkının teslimi gerekmiyor mu?

 

**

DAĞDAKİ ÇOBANDAN BİLE SORUMLUSUNUZ!

Yukarıda anlatmaya çalıştığım tüm bu gerçeklerden dolayı, Türk futbolunda adaletin sağlanmaması ve Fenerbahçe’nin hak etmediği kupanın onların müzesinde durması, Trabzonspor’un yalnızlık içine sürüklenip, hak ettiğini alamamasının en önemli sorumlusu olarak siz görülüyorsunuz Bordo-Mavili renklere gönül verenler tarafından.

Şunu bilin ki; Dağdaki çabandan bile sorumlu olan bu ülkenin başbakanından şike ve teşvik pisliğiyle elinden kupası çalınmış olan Trabzonspor’un milyonlarca taraftarının sizden beklentisi şudur:

“Şike yapan, teşvik veren ve buna göz yuman herkesin cezasını çekmesi için tavrınızı kamuoyu önünde net bir şekilde ortaya koyun. Kişiler de kurumlar da bu cezadan nasibini alması gerektiğini söyleyin. Spor ahlakını en üst seviyede koruyan ve gelecek nesillere doğru örnek olanlarla, pisliğe bulaşanları ayırın. Namuslu yönetilen kurumlara ise hak ettiği ödülü verilmesi için gerekli tavrı ortaya koyun. Futbolumuzun kara lekesi haline gelen şikenin cezası, yasada neyse o uygulansın. Bunu uygulamayanlar hakkında yasal işlem yapılsın” demenizdir.

Bunu bekliyoruz çünkü Siz, ‘Bu ülkede bir tek mağdur insan olmayacak. Kimsesizin kimsesi olacağız. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır’ diyerek ülkeyi yönetmeye talip oldunuz ve milyonlarca oyu bu nedenle aldınız.

Bu sözlerin ağırlığını tüm benliğinizde taşıdığınızı göstermelisiniz! Ve bunun gereğini yapmanızı beklemek de her Trabzonsporlunun yanında, temiz toplum ve temiz futboldan yana olan herkesin hakkıdır.

Unutmayın ki, bugün adalet bekleyenleri duymazdan gelirseniz, yarın ona ihtiyacınız olduğunda yanınızda kimseyi bulamazsınız!

 
23 Kasım 2013 Cumartesi 16:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1349 - Mainz'da 6000 yahudi, veba'dan sorumlu tutularak öldürüldü.
1516 - Mercidabık Savaşı: I. Selim'in ordusu Memlük ordusunu yendi.
1814 - İngiliz birlikleri Washington, D.C.'yi işgal etti, White House ve pek çok başka binayı ateşe verdi.
1851 - Palmer ve Goldschmid şirketleriyle sözleşme imzalayan Osmanlı Hükümeti, borç para aldı.
1858 - Richmond-Virginia'da 90 zenci, eğitim almak suçuyla tutuklandı.
1875 - Matthew Webb, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk kişi oldu.
1891 - Thomas Edison, hareketli çekim yapan kameranın patentini aldı.
1909 - Panama Kanalı'nın ilk betonları dökülmeye başlandı.
1912 - Alaska, ABD topraklarına dahil oldu.
1919 - Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.
1920 - Kurtuluş Savaşı sırasında 2. Milli Aşireti Ayaklanması çıktı.
1929 - Türkiye ve İran dostluk antlaşması imzaladı.
1931 - Fransa ve SSCB saldırmazlık antlaşması imzaladı.
1932 - Amelia Earhart, ABD'yi baştan başa ve durmaksızın (Los Angeles'tan Newark'a) uçan ilk kadın oldu.
1936 - Üçüncü Türk Dil Kurultayı Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.
1938 - Murgul Bakır İşletmesi, Etibank tarafından satın alındı.
1939 - Nazi-Sovyet Paktı: Adolf Hitler ve Josef Stalin arasında imzalandı.
1949 - Kuzey Atlantik Paktı Antlaşması (NATO) yürürlüğe girdi.
1954 - Brezilya devlet başkanı Getúlio Dornelles Vargas intihar etti.
1958 - Bursa Kapalı Çarşı Yangını
1960 - Vostok'ta (Antarktika) rekor sıcaklık: -88°C
1961 - İstanbul Petrol Rafinerisi A.Ş. (İPRAŞ) törenle üretime başladı. Şirketin %51 hissesinin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na (TPAO), %49'unun ise ABD Şirketi Caltex'e ait olduğu açıklandı.
1963 - 200-metre serbest stil yüzmede rekor: Don Schollander (1:58).
1968 - Fransa ilk hidrojen bombasını kullandı.
1969 - Türk-İş tarafından Ankara'da düzenlenen ve 50 bin işçinin katıldığı gösteride, hükümet ve parlamento protesto edildi.
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkum oldu.
1989 - Voyager 2, Neptün gezegeninin yanından geçti.
1991 - Mikhail Gorbachev, SSCB Komünist Parti başkanlığından istifa etti. Aynı gün, Estonya, Letonya ve Ukrayna bağımsızlığını ilan etti. SSCB'nin dağılma süreci başladı.
1992 - Çin ve Güney Kore arasında diplomatik ilişkiler başladı.
1993 - Keşmir'de Müslümanlar ile Hindular arasında çıkan çatışmada 20 Müslüman öldü.
1995 - Windows 95 işletim sistemi Microsoft tarafından dünyaya tanıtıldı.
2006 - Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), Plüton'un "cüce gezegen" olduğuna karar verdi.
79 - Vezüv yanardağı püskürdü; Pompeii, Herculaneum, ve Stabiae şehirleri vokanik küller altında kaldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:42
  • Güneş05:32
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:20
  • Akşam19:15
  • Yatsı20:51
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
21.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04051323253137384042435051556162646569727779
 
Sayısal Loto
19.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu111516171840
 
Şans Topu
23.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131921242906
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık