Avrasya Kamuoyu Araştırma referandum anketini açıkladı

Ana Sayfa » Spor » Adnan Sungur: Şike kararları ve asıl sorumlular

Adnan Sungur: Şike kararları ve asıl sorumlular

Gazeteci Adnan Sungur'un Karadeniz'de Son Nokta'da çıkan yazısı..

 
18 Nisan 2013 Perşembe 18:44 
Yorum YapYazdır
 
 
Adnan Sungur: Şike kararları ve asıl sorumlular

Biliyorum şikeyi yapanların, teşviki verenlerin elleri yasalar tarafından kelepçelenmesinin üzerinden uzunca bir zaman geçti. Ve bu süreçle,haklıyla haksız, adaleti savunanlarla, adaleti yok etme çabası içinde olanlar hakkında çok yazı yazdık, konuştuk. Bunun herkesi artık sıktığını biliyorum. Yine de durumu bir başka boyutuyla ele alarak yazma ihtiyacı hissettim.

Bugün yaşı 45-50’nin üzerinde olanlar, Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında tarihin derinliklerinden gelen bir büyük rekabet ve bunun sonucu da çatışma ve kavga halinin nedenlerini çok iyi bilirler. Bana göre en önemli etken Trabzonspor’un şampiyon olduğu veya yarışı son anda geride tamamladığı hemen hemen her dönem Fenerbahçe ile mücadele etmek zorunda kalmasıdır. Yoksa bu büyük rekabet, İdmanocağı taraftarlığıyla anlatılacak kadar sığ bir konu değildir. Konumuz bu değil, gelelim asıl soruna...

Biliyorsunuz, 2009-2010 sezonunda Urfa’da oynanan Türkiye Kupası karşılaşmasının öncesi ve sonrasında tüm tabular yıkılmış, Trabzonspor ve Fenerbahçe taraftarları, Urfa sokaklarında birlikte tezahürat yapıp, birlikte horon tepip, kolbastı oynamış, kol kola gezmiş, tüm Türkiye’ye gerçek bir barış fotoğrafı sunmuşlardı.
Ama bu bahar kısa sürdü. Geçmişten kat kat büyük bir düşmanlık tohumu ekildi. İki camiayı karşı karşıya getirirken, Türk futbolunda da gerilim ürkütücü boyutlara ulaştı.
Neden bu noktaya gelindi?



Adalet Yerini Bulmadı

Ne olduysa 2010-2011 sezonunun bitiminin ardından 3 Temmuz süreciyle taşlar yerinden oynadı. Fenerbahçe orijinli şike süreci Türk futbolunun üzerine bir kabus gibi çökerken, Trabzonspor ve Fenerbahçe taraftarları arasında başlayan dostluk, barış ve sevgi köprüsü kolay kolay onarılamayacak noktaya geldi. Bunun birincil nedeni Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım ve şikeyi yapanlar değildi. Sorunun temel kaynağı daha sonraki süreçte yaşananlardı.
Eğer Türk futbolunu yönetenler, şike yapanları ve teşvik primi verenleri yasaları çiğnemeyip cezalandırsaydı, iki camia arasında gerilen ipler kopmaz, bir süre sonra normalleşebilirdi.




En Büyük Güç 
Başbakan’dır

Bugün birçok kişi, önce Mehmet Ali Aydınlar’ı, sonra da Yıldırım Demirören’i, Tahkim Kurulu ve Disiplin Kurulu’nu suçluyor. Kuşkusuz hem başkanların, hem yöneticilerin, hem de kurulların asla affedilemeyecek sorumlulukları var. Bunu bir kenara not ediyorum.
Ancak ben, bunların hiçbirinin kendi başlarına karar verebilecek iradeye sahip olduklarını düşünmüyorum. Çünkü, Aydınlar’ın da seçilmesi ve bırakmasında, Demirören Federasyonu ve kurullarının oluşmasında en önemli aktör Başbakan Recep Tayyıp Erdoğan’dı.
Sayın Başbakan, şike süreci başladıktan hemen sonra, ‘Kişilerle kurumlar ayrılmalı, kişilerin yaptıkları yanlışların cezasını kurumlar ödememeli’ diyerek sürece müdahil olacağının sinyallerini vermişti. Oysa çıkardıkları yasa ortadaydı ve şikeye, ya da teşvik primine başkan ve yöneticiler bulaşmışsa, onların yönettiği kulüpler küme düşürülecekti.
Yoksa bu yasa çıkarılırken, ‘Nasılsa Fenerbahçe’ye kimse dokunamaz’ şeklinde mi düşünüyorlardı!

Yasalar Küçük 
Sinekler İçin mi?

Türkiye’nin futbolda bugün yaşadığı şike süreci, “Yasalar büyük sineklerin delip geçtiği, küçük sineklerin ise takılıp kaldığı örümcek ağları gibidir’ sözüyle bire bir örtüşmektedir.
Toplumun büyük bölümünde bu algı artık yerleşmiştir. Bunun bir an önce yerini adaletin herkese eşit olarak dağıtıldığına dönük düşünceye terk etmesi gerekmektedir. Aksi taktirde hukuk alanında hakkı verilmeyenler, isyan duygularının daha da büyümesiyle şiddetin dozajını artıracaktır.
Buna bir son verilmesi için başta Sayın Başbakan olmak üzere, siyasetin etkin aktörlerine ve futbolun tüm paydaşlarına önemli görevler düşmektedir.
Unutulmasın ki, bugün görev yetkisini haklıdan değil, güçlüden yana kullananlar, yarın tarihin şaşmaz adaleti önünde hesap vereceklerdir.
Biliyorum ki, hiçbir suç cezasız kalmaz!
Ve suçlu er geç doğanın adalet yasası karşısında diz çöker!

Güçlünün Hukuku Egemen Oldu

Burada bir başka soru da şu; Aziz Yıldırım şike yaparken, alınan puanlar NATO ihalelerine katılan şirketine mi, yoksa Fenerbahçe’nin hesabına mı yazıldı? Kişinin hatasından kurum yararlanıyorsa, o kurumun cezalandırılması kadar doğal bir şey olabilir mi?
Yine Başbakan Erdoğan bir başka değerlendirmesinde, ‘Gerekirse, ülke olarak 3-5 yıl Avrupa’ya gitmeyelim’ diyerek tavrını Fenerbahçe’den yana net olarak koymuştu.
Neresinden tutarsanız elinizde kalacak bir cümle değil mi?
Bu yaklaşım, emeğiyle, alın teriyle, kendi yetenekleriyle kazanmak isteyenlerle, ahlaksızları aynı torbanın içine koyup cezalandırma anlamına gelmez mi? Katil belliyken, masumlar niçin ceza görsün ki!..
Sayın Başbakan’ın iki söylemi, TFF ve kurullarını, şikeci kulüpleri cezalandırma noktasında korkakça ve onu mutlu etmeye dönük davranmaya itti. Sonuç da ucube kararlar çıktı!
Sonuçta şike süreci 2 yıla yaklaşırken haklı olan ama gücü egemenlere yetmeyen Trabzonspor’a gönül verenleri isyan ettirdi. Ve futbol alanlarında var olan gerilim, şiddet daha artarak kendini gösterdi. Şiddet ve tepkinin artmasının temelinde güçlünün hukukunun egemen olması ve hakkını alamadığını düşünen, ezildiğine inananların isyanıdır.




DİP NOT: Ben başından beri şike sürecinde alınan veya alınamayan kararların en önemli sebebi olarak Sayın Başbakan’ı görüyordum. Ama TFF başkan adaylığından o çekilen AKP’li eski bakan Kürşad Tüzmen’in, ‘Fenerbahçe’yi küme düşürecektim. Fenerbahçeli Başbakan Recep Tayyıp Erdoğan’ın talebiyle çekilmek zorunda kaldım’ şeklindeki son açıklaması benim ilk günden beri haklı olduğumu ortaya koymaya yetti. - See more at: http://www.karadenizdesonnokta.com.tr/makale/555/siKE-KARARLARi-VE-ASiL-SORUMLULAR#sthash.xAgik3a6.dpuf

 
18 Nisan 2013 Perşembe 18:44 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:28
  • Güneş06:10
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:07
  • Akşam18:45
  • Yatsı20:16
 
Tarihte Bugün
1394 - Timurlenk Diyarbakır'ı işgal etti.[kaynak belirtilmeli]
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu. Bu buluşuyla 1905 yılında Tıp alanında Nobel ödülünü alacaktır.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, Time dergisine kapak oldu.
1923 - Yunanistan'da cumhuriyet ilan edildi.
1926 - Türkiye'de petrol arama ve işletilmesinin devletçe yönetilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı yatı olarak satın alınan Savarona'ya, İngiltere'nin Southampton Limanı'nda törenle Türk bayrağı çekildi. 1 Haziran'da İstanbul'a getirilen Savarona, Dolmabahçe önüne demir attı. Atatürk, yatı gezerek incelemede bulundu.
1976 - Arjantin Devlet Başkanı Isabel Peron, kansız darbeyle devrildi. Jorge Rafael Videla, Emilio Eduardo Massera ve Orlando Ramon Agosti'den oluşan cunta iktidara el koydu, yedi yıllık diktatörlük döneminde 30 bine yakın kişi kaybedildi.
1978 - Savcı Doğan Öz öldürüldü.
1998 - Hindistan'da çıkan fırtınada 250 kişi öldü 3000 kişi yaralandı.
1999 - NATO, Kosova'daki Sırp saldırılarının sürmesi ve Batı Temas Grubu'nun anlaşma taslağını reddetmeleri üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı. Bu NATO'nun egemen bir ülkeye yaptığı ilk saldırı olarak tarihe geçti.
2000 - Varan Turizm'e ait otobüs, yolcularıyla kaçırıldı. Olaydan sonra yakalanan üç kişi, 36'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
2000 - Genelkurmay Başkanlığı, Talat Aydemir'in idamıyla sonuçlanan 1963'teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etti.
2001 - Apple şirketi Mac OS X 10.0 (Cheetah)'ı piyasaya sürdü.
2006 - İspanya'daki ETA örgütü süresiz ve kalıcı ateşkes ilan etti.
2007 - Türkiye Euro 2008 elemelerinde Yunanistanı futbol maçında 4-1 mağlup etti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık