CHP ve İYİ Parti seçmenine yönelik skandal anket manipülasyonu

Ana Sayfa » Güncel » Adnan Hoca'dan ayrılan Özgül'den bomba itiraf!

Adnan Hoca'dan ayrılan Özgül'den bomba itiraf!

Adnan Oktar grubundan 2017’de ayrılan Ceylan Özgül,örgüt içinde geçmişte yaşadığı ve şahit olduğu olayları anlattı. Özgül, Adnan Oktar'ın hastalığından dolayı kadınlarla cinsel ilişkiye giremediğini de söyledi.

 
12 Temmuz 2018 Perşembe 10:42 
Yorum YapYazdır
 
 
Adnan Hoca'dan ayrılan Özgül'den bomba itiraf!

Adnan Oktar ve grubuna yapılan operasyonun ardından, grupta uzun yıllar kalan ve yakın zamanlarda ayrılan Ceylan Özgül , yaşadıklarını Posta Gazetesi'nden Alev Gürsoy Cimin'e anlattı.

İşte Özgül'ün anlattığı dehşete düşüren o detaylar:

Adnan Oktar tanıştığınızda yaşınız kaçtı?

24 yaşındaydım. 35 yaşındayken de ayrıldım. Tam bir yıl oldu. İstanbul Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık son sınıf öğrencisiydim. Bir erkek arkadaşım beni Adnan Oktar’la tanıştırdı. O yaşlarda idealist bir genç kızdım. Dini öğrenmek istiyordum. Adnan Oktar , ‘Harun Yahya’ ismiyle kitaplar çıkarıyordu, faaliyetler yapıyordu. “İslam ahlakını dünyaya tanıtacağız, Darwinizm ile mücadele edeceğiz” diyordu. Kandırıldım. Kandım.

Daha sonra süreç nasıl işledi?

İnandıktan sonra onlarla beraber yaşamaya başladım. Vitrin önündeki hayatları dışarıdan cazip görünüyordu. Ben de dindar olmaya özeniyordum. Ne yazık ki dini onların bana öğreteceğine inandım. Onlardan öğrendiğim çok yanlış şeylerdi.

Ailenizin maddi durumu iyi miydi?

İyiydi. Ben hizmet etmeye gittim.

 

[Haber görseli]

2007'DE GAZETELERDE MANŞET OLMUŞTU

Ceylan Özgül'ün 2007'de gazetelere yansıyan ilginç bir öyküsü vardı. Babası, kızını örgütten kaçırmaya kalkarken gözaltına alınmış ve "Kızımın beynini yıkayıp ruhunu çaldılar" diye isyan etmişti.

KÜÇÜK BİR KÖY GİBİ...

Ailen nasıl karşıladı?

Asla istemediler. Annemi kanserden kaybettik. 2007’de babam beni onların elinden kaçırdı ama maalesef başına gelmeyen kalmadı. Gözaltına bile alındı. Ailemi korumak için onlara da saldırdım mecburen. Babama iftira bile attım. Çok kötü günler yaşattım hem kendime hem aileme. Lüks bir cezaevinde gibiydik.

Kaç kadın oluyordu o evlerde?

Değişiyordu. 20 de oluyordu, 12 de. Toplam 35-40 kişilik küçük bir köy gibi düşünün. Haremlik selamlıktı.

O giyim tarzını, aşırı makyaj ve estetiği dinle nasıl bağdaştırdınız?

Önceleri kadınlar uzun elbiseler giyerlerdi. Ciddi bir değişimden geçti örgüt. Siz en son halini görüyorsunuz.

Adnan Oktar sizinle mi yaşıyordu?

Tabii, aynı yerde yaşıyorduk.

Ceylan Özgül ile ilgili görsel sonucu

Nasıl bir yaşantıydı?

Örgütte bir hücre sistemi vardır, herkesin görevi farklıdır. Mesela ben uzun yıllar araştırma yaptım. Kitaplara, ilmi faaliyetlere, konferanslara içerik hazırlıyordum. İç yüzlerini yıllar içinde yavaş yavaş öğrendim. 2011’in sonunda gerçeği tamamen anlamıştım.

Sizi en çok kızdıran, tekrar tekrar kaçma noktasına getiren neydi?

En kötüsü devlete verilen zarardı. Devletin arkasından ‘public diplomacy’ (kamu diplomasisi) adı altında askeri ve politik faaliyetler yapılıyordu. Bunlar beni çileden çıkardı. Bunların bildirilmesi gerekiyordu. Bu yüzden Adnan Oktar’la çok kavga ettim. Ceza da aldım.

Nasıl bir ceza?

Odaya kapatıp tüm iletişim araçlarına el konulurdu. Adım başı kameralar vardı. Kaçmak çok zordu. Herkes birbirini her an kontrol ediyordu. ‘Kule’ denen yerdeki kişi kapıyı açmadığı sürece dışarı çıkamıyordunuz. Diyelim ki hastalandınız. Doktora bile üç-dört kişiyle beraber gidebilirdiniz. Ve birinde mutlaka silah olurdu.

Kadınlar neden hep birbirine benziyor?

Kadınlar aslında birbirine benzemiyor. 80 kadın arasından seçilmiş 6-7 kişiyi görüyorsunuz siz. Onlar birbirine benziyor. Botokslu, ful makyajlı olmaları tamamen Adnan Oktar’ın zevki için. O görüntüyü fotoşopla, filtrelerle yapıyorlardı.

O tarz giyinmekten hoşnut muydunuz?

Size sunulanı yaşamak zorunda bırakılıyorsunuz. Cariye, köle gibi görülüyorsunuz.

Bizim ekranda gördüğümüz kadınların hayatı nasıldı?

Gördüğünüz hayat bir vitrin. Yoksa hiçbir reklam almayan, kazancı olmayan ve 10 yıldan fazla süredir devam eden bir televizyon programı olamaz. Bu, arka planda devam eden yasadışı faaliyetleri kapatmak için yapılan bir şovdu.

[Haber görseli]

Bu lüks hayatın kaynağı neydi?

Kara para aklama, dolandırıcılık... Bağış adı altında milyonlar toplanıyordu. Müritlerin de parasını elinden alıyordu.

Varlıklı ailelerin çocuklarını mı seçiyordu mürit olarak?

Öyle olan da var, olmayan da... Erkekler örgüte çok genç yaşta geliyordu. Sonraki yıllarda iyi bir iş adamı olabiliyor ve milyonlarca dolar gelir getirebiliyordu. Bütün parayı elinden alıyordu Adnan Oktar . Kimsenin kendine ait hayatı olmuyor.

‘KOCAM’ DEDİĞİMİZ ADAMLARI SOKAKTA GÖRSEK TANIMAZDIK

Kaçtıktan sonra ne oldu?

Bağlantıda kaldım, çünkü bir müritle sahte olarak evlendirilmiştim.

O nasıl oluyor?

Ailelerin dava açmasını sınırlandırmak için kızlar oradaki müritlerle evlendirilirdi. Bu normal bir evlilik olmuyor. O insanı sadece evlendiğiniz an görüyorsunuz. “Kocam” dediğiniz insanı sokakta görseniz tanımazsınız. Sadece nikah memurunun önüne gidip “Evet” dersiniz, sonra farklı kapılardan çıkıp gidersiniz. Sorduklarında “Müritlerimiz evliler” demek için.

Cinsel istismar yaşadınız mı?

Ben yaşamadım ama yaşandığına çok şahit oldum. 7, 10, 16 yaşında kız çocuklarının taciz edildiğini duydum. Kimi çocuğu annesi getirip onların ellerine veriyor. Bazıları para için, bazıları inandıkları için...


ÇEŞİTLİ HÜCRELER VAR...

Örgüt içinde fuhuş var mıydı?

Bilmiyorum. Çeşitli hücreler var. O bölümlerde olanlar bunu daha iyi bilirler. Görmemiş olmam olmadığı anlamına gelmiyor. Taciz var, tecavüz var. Küçücük kızlar taciz ediliyor. Her türlü pisliği yapıyorlar. Vergide de, askerlik konusunda da yolsuzluk yapılıyor. Silah alımı konusunda da. Kızları okula göndermiyor, okuldan zorla çıkartıyorlar. Kendi hayatları olmasına izin verilmiyor. Oradan ayrılanlara iftiralar atılıyor.

Adnan Oktar ile cinsel birlikteliğiniz oldu mu?

Hayır, zaten Adnan Oktar cinsel ilişkiye giremiyor. Kasık fıtığı var.

Oradaki hiçbir kadınla ilişkisi yok muydu yani?

Kadınları köle olarak görürdü. “Bana hizmet ederek İslam’a hizmet ediyorsunuz” derdi. Kişisel ilişkisi yoktur kimseyle. Cinsellik yaşayamıyor ama farklı metodlar uyguluyor. Yaş fark etmiyor, her kıza aynı şeyi yapıyor. Detaylarını veremeyeceğim yöntemleri var.

Korkar mıydınız ondan?

Tabii korkardım, herkes çok korkardı. Ama artık tahammülümüz kalmamıştı. O yüzden polise gittik.

“Kedicik deyip geçmeyin, hepsinin silahı var” dediniz.

Fotoğrafları çıktı zaten uzun namlulu silahlarla. Kandilli’deki arazinin etrafı silahlı kişiler tarafından korunuyordu. Çünkü çok düşmanı vardı doğal olarak.

[Haber görseli]

İnsanların ilişkileri nasıldı?

Örgüt içinde ‘ihbar sistemi’ vardı. Adnan Oktar’ın beğenmediği davranışı yapıp ihbar edilen kişi ihbar edene puan kazandırırdı. O yüzden herkes birbirinin gardiyanıydı. Gerçek dostluk mümkün değildi orada.

Ünlülerin bağışları oluyormuş, bu doğru mu?

Hayır, ünlüler ona gelsin diye kendisi para veriyordu.

Kaç kez kaçtınız?

2007 ve 2013’te kaçmıştım.

O zaman neler yaşadınız?

Tekrar teşebbüs etmeyeyim diye birkaç gün çok iyi davranıldı.

YEŞİL REÇETELİ İLAÇLAR

İşkence eder miydi size?

Kadınları dövüyordu. Kadınlarda dövme, saç ve kaş kazıma seansları vardı... Erkeklere yapmıyormuş.

Kadınlarda fiziksel olarak büyük değişimler oluyor muydu?

Evet, çünkü yeşil reçeteli narkotik ilaçlar, bağımlılık yapan maddeler kullanıyorlar. Amaç onu sorgulamanızı engellemek.

ESKİ MÜRİT ÜMİT KURUCA ANLATTI:

Örgütün hücre sistemi vardı. ‘Kız tavlama ekibi’ 15 kişilikti. Başında Bora Yıldız vardı. Pahalı kıyafetlerle, arabalarla zengin imajı altında kızlar kandırılırdı. İş ya da evlilik vaadiyle ağa düşürülürdü. Yöntemlerden biri, tanışılan kızla sevgili olup ilişki yaşadıktan sonra, örgütün diğer erkek üyeleriyle ilişkiye sokulmasıydı. Çeşitli grup seks seanslarından sonra Adnan Oktar’a sunuluyordu bu kızlar. Yaşlarının hiçbir önemi yoktu. Reşit olmayan birçok kız vardı. Bu ilişkiler kayıt altına alınıp, yurtdışında arşivleniyordu. Örgütten ayrılmak istediğinde bu görüntülerle tehdit ediliyordu. Adnan Oktar’ın 250 kadar müridi var. Sempatizan grupları da var, ama onları saymıyoruz. Onlar da her ay düzenli ‘ecrim’ denilen parayı Adnan Hoca’ya gönderiyorlar.

 
12 Temmuz 2018 Perşembe 10:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Çiğdem KOÇ
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Kazım DEMİR
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1431 - Joan of Arc'ın (Jan Dark) yargılanma süreci başladı.
1440 - Prusya Konfederasyonu oluşturuldu.
1613 - I. Mikhail Rus çarı oldu.
1842 - John J. Greenough, dikiş makinesinin patentini aldı.
1848 - Karl Marx, Komünist Manifesto kitabını yayımladı.
1885 - Washington Anıtı tamamlandı.
1925 - Ünlü ABD dergisi The New Yorker'ın ilk sayısı çıktı.
1935 - Fransız misyonerlerinin işlettiği bazı okullar millileştirildi.
1939 - Türkiye, İspanya'daki Franco rejimini resmen tanıdı.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.
1958 - Türkiye Profesyonel Futbol Ligi başladı: ilk maç İzmirspor-Beykoz arasında oynandı. İlk golü İzmirsporlu Özcan attı.
1960 - Fidel Castro, Küba'daki tüm işletmeleri devletleştirdi.
1963 - Eski Milli Birlik Komitesi üyelerinden Alparslan Türkeş ve Numan Esin sürgünden Türkiye'ye döndüler.
1964 - CHP Genel Başkanı ve Başbakan İsmet İnönü'ye suikast girişiminde bulunuldu. Olay yerinde yakalanan suikastçının herhangi bir örgüte mensup olmadığı, kendi başına hareket ettiği açıklandı.
1965 - Malcolm X (Malik El Şahbaz) , New York'da uğradığı bir suikast sonucu öldürüldü.
1970 - İsviçre havayollarına ait bir uçakta Zürih yakınlarında iken havada patlayan bomba sonucu 38 yolcu ve 9 mürettebat öldü.
1971 - Yaşar Kemal Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) istifa etti.
1972 - SSCB'nin insansız uzay aracı Luna 20 Ay yüzeyine indi.
1973 - Bir İsrail savaş uçağı, Libya havayollarına ait bir yolcu uçağını Sina çölü üzerinde düşürdü: 108 kişi öldü.
1974 - Yaşar Kemal Türkiye Yazarlar Sendikası başkanlığına seçildi.
1974 - İsrail askeri birlikleri, Mısır ile varılan antlaşma uyarınca Süveyş Kanalının batısını tamamen boşalttılar.
1986 - Metallica 3. albümleri Master of Puppets'i çıkardı.
2001 - Türkiye kamuoyunda "Kara Çarşamba" olarak adlandırılan büyük bir ekonomik kriz patlak verdi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
6
2
48
2
Galatasaray
22
12
6
4
42
3
Beşiktaş
22
11
6
5
39
4
Malatyaspor
22
9
7
6
34
5
Konyaspor
22
8
10
4
34
6
Trabzonspor
22
9
6
7
33
7
Sivasspor
22
8
7
7
31
8
Kasımpaşa
22
9
2
11
29
9
Antalyaspor
22
8
5
9
29
10
Alanyaspor
22
8
4
10
28
11
Kayserispor
22
7
7
8
28
12
Çaykur Rizespor
22
5
10
7
25
13
Göztepe
22
8
1
13
25
14
Bursaspor
22
4
12
6
24
15
Fenerbahçe
22
5
9
8
24
16
Ankaragücü
22
7
3
12
24
17
Erzurum BB
22
4
9
9
21
18
Akhisar Bld.Spor
22
4
6
12
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu102628323440
 
On Numara
18.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu08091315171819273031363942454756596164767780
 
Sayısal Loto
20.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu050727313245
 
Şans Topu
20.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu081013141803
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:20
  • Güneş07:00
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:46
  • Akşam18:11
  • Yatsı19:40
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık