KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Güncel » ABD'nin 2 eski elçisinden Erdoğan'a çok ağır sözler

ABD'nin 2 eski elçisinden Erdoğan'a çok ağır sözler

İki eski elçi, Marc Edelman ve Morton Abramowitz tarafından ortaklaşa kaleme alınan ve ABD’nin en saygın ve etkili gazetelerinden Washington Post’ta yayınlanan makalede, bugünkü Erdoğan yönetimiyle Türkiye’de demokrasinin gelişmesinin mümkün olamayacağını vurgulandı, “Erdoğan ya reform yapmalı, ya da istifa etmeli” ifadesini kullandılar. ABD projelerinin yaşama geçmesinde önemli payı olan, ''Büyük Ortadoğu Projesi'nin eşbaşkanıyım'' diyecek kadar yazgısını ABD'ye bağlayan Erdoğan'a yapılan bu ağır eleştiriler, manidar bulundu. Bu sözler, 2003'te ABD'lilere ''Bu adamı (Erdoğan'ı) deliğe süpürmeyin, kullanın!'' dediği öne sürülen Erdoğan'ın eski danışmanı Cüneyt Zapsu'nun sözlerini anımsattı.

 
11 Mart 2016 Cuma 17:20 
Yorum YapYazdır
 
 
ABD'nin 2 eski elçisinden Erdoğan'a çok ağır sözler

Edelman ve Abramowitz imzalı makalede verilen mesajlar şöyle;

TÜRKİYE ERDOĞAN LİDERLİĞİNDE İSTİKRARSIZLIĞA VE OTORİTERLİĞE SÜRÜKLENİYOR

Türkiye’de en çok satan gazetenin de içinde olduğu, ülkenin önde gelen medya gruplarından birine hükümetin el koyması, Erdoğan’ın kendi ülkesinin potansiyeline nasıl ihanet ettiğinin son göstergesi.

2012′YE KADAR ERDOĞAN “ÖNÜMÜZDEKİ PARLAK GELECEK VAR” DİYORDU

Erdoğan ve onun liderliğindeki AKP 2003′te iktidara geldiğinde Türk ekonomisini ve Türkiye’nin komşularıyla olan ilişkilerini güçlendirdi. AKP, AB üyeliği için çalıştı, askerin Türk siyaseti üzerindeki hakimiyetine son verdi ve Türkiye’nin çok uzun süredir devameden Kürt sorununa barışcı bir yol bulmaya çalıştı. 2012′ye kadar Erdoğan kendine güvenli bir şekilde “parlak bir geleceğimiz var” diyordu. Yaklaşık 10 yıllık bir siyasi istikrar, ekonomik büyüme ve artan uluslararası onayla birlikte,, Türkiye’de Cumhuriyet’in 100. yıldönümü olan 2023′de, Türkiye’nin hem bölgesinde hem de dünyada en büyük güçlerden biri olacağını söylüyordu.

ERDOĞAN ÜLKEYİ İÇ SAVAŞA SÜRÜKLÜYOR

Bugün, Türkiye’nin geleceği karanlık görünüyor. Ülkeyi büyüklüğe taşımak yerine, Erdoğan Türkiye’yi otoriterliğe, ekonomik yaaşlamaya ve iç savaşa sürüklüyor. Açıkcası, şu andaki Erdoğan yönetiminde Türkiye’de demokrasinin gelişmesi mümkün değil. AKP’nin başlangıçta vaadettiği dönüştürücü reformlar, temel özgürlüklerin ve yasal hakların sistematik ihlaline yol açar hale geldi. AKP’nin topluma verdiği askerin demokrasiye uymayan hareketleri konusunda hesap vereceğine ilişkin müjde denemesi ancak siyasi muhaliflerin üretilmiş kanıtlarla suça bulaştırılmasına ilişkin şov mahkeme olarak kaldı.

GEZİ PARKI’NDA ÖLÜMCÜL POLİS ŞİDDETİ

Hükümetin ilk dönemlerinde medyaya yönelik müdahale- 2009′da bir medya patronuna 2.5 milyar dolarlık vergi borcu çıkarılması, 2007′de bir gazeteye muhalif bir köşe yazarını işten atması konusunda yapılan zorlama- AKP’nin bugün gazetecileri hapse atarak ya da muhalif medya organlarına hükümet tarafından el konularak, basının susturulması konusundaki geniş kapsamlı çabalarının sadece işaretini vermişti. Erdoğan’ın zalim taktiklerinden sivil toplum da kurtulamadı; 2013′te, İstanbul Gezi Parkı’ndaki hükümet karşıtı protestolar ölümcül polis şiddetiyle karşılaştı.

TÜYLER ÜRPERTİCİ TOTALİTERLİK KLİŞELERİ AKLA GELİYOR

Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmeler tüyler ürpertici klişeleri ve 20. yüzyıl totaliterliğinin karanlık zamanlarını akla getiriyor. Bir AKP milletvekili öncülüğündeki güruh birkaç gün önce Erdoğan tarafından eleştirilen gazetenin ofislerine saldırdı. Aralarında eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de olduğu bazı AKP üyeleri, partinin resmi internet sitesindeki kurucu üyeler bölümünden çıkarıdılar. Aralarında 13 yaşındaki bir erkek çocuğunun da olduğu binlerce kişi Erdğan’a hakaret etmekten gözaltına alındı, bir kadın mahkemede bizzat kocası tarafından Erdoğan’a hakaret etmekle suçlandı.

ON BİNLERCE ÇOCUK ZORLA İSLAMİ OKULLARA GÖNDERİLDİ

Aralarında dini azınlıkların da olduğu on binlerce çocuk ya İslami okullara gönderildi ya da zorunlu İslam dini eğitimine tabi tutuldu. Şimdi, Erdoğan Türk Anayasası’nı cumhurbaşkanı olarak gücünü genişletmek için değiştirmeye uğraştıkça, bu tip ihlaller de büyük bir ihtimalle birer standart kural haline gelecekler.

SURİYE’DEKİ AŞIRI GRUPLARI SİLAHLANDIRDI

Otoriter liderler genellikle kendi iktidarlarını, vatandaşlarına istikrar ve zenginlik getirdiklerini söyleyerek haklı çıkarırlar. Türkiye’de Erdoğan’ın politikaları bunların her ikisini de halkın erişiminin ötesine taşıdı. Suriye’deki aşırı grupları destekleyen ve bunlara silah sağlayan Türkiye, şimdi zamanında büyümesine yol açtığı terörizmin tehlikeli geri tepmesiyle karşı karşıya İstanbul ve Ankara’daki bombalı saldırılar şok edici katliam görüntüleri yarattı. Ancak Türkiye hala Suriye’deki Kürt grupların- IŞİD ya da El Nusra’nın değil- Suriye için en büyük tehlike olduğu konusunda ısrar ediyor.

TÜRK TURİZMİ VE EKONOMİSİNDE TEHLİKE ÇANLARI

Bu otoriterlik ve istikrarsızlıığın sonuçları Türkiye’nin turizm endüstrisinde tehlike çanları çaldırarak ve yabancı yatırımcıları kaçırarak, pek çok ekonomistin Türk ekonomisinin geleceği konusunda endişe etmesine yol açıyor. 2008′de Türk lirası neredeyse bir dolara eşitti. Ancak şimdi döviz kuru 1 dolar için 3 TL seviyesine geldi. Ve Türkiye’nin milyonlarca Suriyeli sığınmacıya bakma çabaları gerçekten etkileyici olsa da, bunun Türk ekonomisine sonuçları olduğunu artık sıradan Türk vatandaşları da farkında.

TÜRK HALKININ, ÇÖZÜM SÜRECİNİN BAŞARISIZLIĞINI SORGULAMA HAKKI VAR

Daha da kötüsü, AKP ile PKK arasındaki müzakerelerin geçen yıl çökmesi, Türkiye’deki çatışmaların çözüleceğine dair umutları yok etti. PKK, geçmişi barış için ideal bir ortak olamayacak kadar şiddet dolu bir terör örgütü. Buna rağmen, Türk halkının kendi hükümetlerini müzakerelerin başarısız olmasından sorumlu tutma hakkı var.

TÜRK ASKERLERİ ÖLMEYE DEVAM EDİYOR, HÜKÜMETİN BUNU BİTİRECEK GERÇEKÇİ PLANI YOK

Şimdi Türk askerleri ve sivilleri daha da kötüleşmiş olan bu sorunda ölmeye devam ediyorlar ve hükümetin bunu sona erdirecek ya da bu savaşı kazanacak gerçekçi bir planı yok. PKK’nın bir fraksiyonu tarafından 17 Şubat’ta Ankara’da gerçekleştirilen korkunç bombalı saldırı Türkiye’nin 1970′ler ve 80′lerdeki ülkeyi kırıp geçiren iç savaşa döndürebileceğinin işaretini veriyor.

ERDOĞAN YA REFORM YAPMALI, YA İSTİFA ETMELİ

Hala güçlü, istikrarlı ve demokratik bir Türkiye’nin mümkün ve gerekli olduğuna inanıyoruz. Bu ancak, bu amaçları benimseyen ve taahhüt eden bir hükümet gerektiriyor. Eğer Erdoğan hala ülkesine parlak bir gelecek vermek istiyorsa, ya reform yapmalı, ya da istifa etmeli.

 
11 Mart 2016 Cuma 17:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık