Avrupa'dan Türkiye'ye kötü haber

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » ABD'den şok Türkiye raporu

ABD'den şok Türkiye raporu

ABD Temsilciler Meclisi alt komisyonunda düzenlenen oturumda, Türkiye’nin El Kaide’nin Suriye’deki kolu El Nusra’ya yıllarca yardım edip silahlandırdığı açık bir şekilde kayda geçirildi.

 
15 Temmuz 2016 Cuma 06:06 
Yorum YapYazdır
 
 
ABD'den şok Türkiye raporu

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesine bağlı Avrupa, Avrasya ve Yükselen Tehditler Alt komitesinde Cumhuriyetçi Milletvekili Dana Rohrabacher’in başkanlık ettiği toplantıda ‘’Türkiye’de gerileyen Demokrasi’’ başlığıyla Türkiye’deki son gelişmeler tartışıldı. 

Alt komitede uzman olarak Washington’daki Woodrow Wilson Center’dan Henri Barkey, Center for American Progress’den Alan Makovsky ve Rethink Institute’den Fevzi Bilgin’den görüş alındı. Milletvekilleri daha sonra sorularını uzmanlara sordu.

İlhan Tanır'ın Haberdar'da yer alan haberine göre, komite toplantısında Türkiye’nin belki de ilk kez açık bir şekilde El Kaide’nin Suriye’deki kolu olan El Nusra’ya yıllarca yardım ettiği, silahlandırdığı kayda geçti. 

Komite üyelerinden Michigan Cumhuriyetçi Milletvekili David Trott, uzmanlardan ABD ile Türkiye’nin Suriye politikasına bakışlarındaki farkı değerlendirmesini istedi.  

Bu soruya Henri Barkey şöyle cevap verdi: ‘’İlk dönemde Türkiye ile ABD, Suriye politikalarında yakın pozisyonlarda idi ve Esad’ın altı ay içinde ayrılacağını düşünüyordu. Muhalefet başarısız kalınca Türkiye’nin El Nusra'ya (El Kaide) destek verdiğini gördük.'' 

''Obama, Erdoğan'dan El Nusra'ya Yardımını Kesmesini istedi''

Barkey devam etti: ''2013 yılında (Mayıs ayında) Erdoğan Beyaz Saray’a geldiğinde kendisinden El Nusra’ya desteğini durdurması istendi. Problem ise şu oldu: El Nusra desteklenmesi sürecinde Türkiye’de cihadçıları desteklemek için büyük bir altyapı oluşturuldu. Bu yapı El Nusra’ya eleman ve silah gönderdi, bunu hükümetin desteğiyle yaptı. Bu süreçte ayrıca insanlar IŞİD’e de gitti bu kanaldan. Şu an ABD için öncelik IŞİD. Erdoğan için ise önce PYD, sonra Esad ve daha sonra IŞİD. Bu açıdan aynı sayfada değiliz.''  

Bir süre sonra söz hakkını alan Demokrat Partiden Kongre Milletvekili Tulsi Gabbard ise aynı konuda sorular sormaya devam etti ve Barkey ile şu konuşmalar geçti:

Kongre Üyesi Gabbard: Türkiye doğrudan IŞİD, El Kaide ve El Nusra’yı Güçlendirdi

Gabbard: Barkey’in bahsettiği Türkiye’nin silandırdığı ve doğrudan yardım ettiği El Nusra -ki El Kaide bağlantılı, bu konu bugünkü konuşmamızın da tam kalbi olan Türkiye ile ilişkilerimize gidiyor aynı zamanda. Bizim bir numaralı önceliğimiz IŞİD, El Kaide ve diğer cihadi grupları mağlup etmek olmalı.


Türkiye ise doğrudan ve dolaylı olarak onları (El Kaide) yıllardır destekliyor. İfade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, demokratik eksiklikler, insan hakları ihlallerine bakıldığımızda.. Yine geçen yıl yapılan seçimlerin ne şekilde Erdoğan’ın avantajına manipüle edildiğine şahit olduk. Suriye içinde de Esad’ı düşürmek isteyen Erdoğan’ın tam karşımızda olduğumuzu görüyoruz. Sahada şüphesiz IŞİD’e karşı en istikrarlı, sadık müttefikimiz olan Kürtleri bombaladığını görüyoruz.Türkiye’nin yaptıkları IŞİD, El Kaide ve El Nusra gibi grupları doğrudan güçlendirdi. 

ABD Kongre Üyesi: Türkiye’nin müttefiklik statüsünü korumasını nasıl savunabiliriz?

Kongre üyesi Gabbard konuşmasına şu şekilde devam etti:

Gabbard: Soru şu, NATO müttefiki ve ortağı oldukları iddiası var ama gerek demokratik değerlere bakıldığında gerekse ABD’nin çıkarlarına doğrudan zıt olan ve bizim güvenliğimize tehdit oluşturan hedeflerine bakıldığında Türkiye’nin müttefik statüsünü devam ettirmesini nasıl savunabiliriz? Bunlara son bir ek olarak sorarsam, şu anki hükümetin politikalarını değiştirme kapasitesine, hatta bunu istediklerine dair bir yol görüyor musunuz ki böylece gerçekten bir müttefik, ortağımız olsunlar?

Barkey: ABD Türkiye’yi zorlamayı istemiyor

Bu sorulara karşılık olarak başkentte on yıllardır Türkiye ve bölgesi hakkındaki yorumları ve analizleri tanınan Barkey şu cevabı vedi: 

"Bu 64 bin dolarlık bir soru. Bu durum biraz da ABD’nin tuttuğu pozisyona göre değişir. Biz her zaman için Türkleri zorlamaktan çekindik. Günlük olarak Türk ve Amerikalı bürokratlar binlerce farklı konuyu konuşurlar yakın müttefikler olarak. Bu ittifağın hitap ettiği bir altyapı bulunuyor Türkiye’de. ABD, pozisyonlarında ısrarcı olmaz. Bakınız Putin’e örnek olarak değil ama Putin: pozisyonunda ısrar etti ve Erdoğan tamamen taviz verdi ona karşı. "

Barkey: Obama, Kobani’de Kürtleri Destekleme kararını yardımcılarına rağmen aldı

Kongre üyesi Gabbard’ın sorusu: Çok seyrek bir şekilde ABD’nin pozisyonunda ısrarcı olduğunu söylediniz. Nedir ABD’yi korkak yapan ve kendi pozisyonunu korumakta çekingen kılan?

Barkey: Her zaman için NATO müttefikliği zemini var. Biz Türkiye ile çok içiçe geçmiş durumdayız. Genel olarak (Amerikan) bürokrasisi oldukça korkak. Örneğin Kobani’de Kürtleri destekleme kararı Başkan Obama’dan çıktı, Dışişlerinin ve Beyaz Saray’daki danışmanların karşı gelmesine rağmen. Bundan sonra Türkiye İncirlik’i de açtı. Erdoğan problem olsa da Türkiye temelde uzun dönemli bir müttefik, her ne kadar biz bu ilişkileri iyi yönetememiş olsak da.

Kongre Üyesi Weber: Türkiye El Kaide yerine ülkedeki basınla kavga etmedi mi?
Bir başka Cumhuriyetçi Parti Kongre üyesi Texaslı Randy Weber de Türkiye’nin El Nusra’yı silahlandırması konusunda sorular sordu. Weber ile Barkey arasındaki diyalog şöyle geçti:

Weber: Siz Türkiye’nin El Nusra’yı silahlandırdığını mı söylediniz.

Barkey: Evet, silahlandırıyordu.

Weber: Ne zaman (Türkiye’nin El Nusra’yı silahlandırması) durdu?

Barkey: Tam olarak belli değil. 2013 yılında biz Türkiye’den silahlandırmayı durdurmalarını istedik ama bunun durması zaman aldı. Bununla birlikte hükümetten bağımsız olarak birçok gayri resmi ağlar bulunmakta ve bunlar hem IŞİD hem de El Nusra yı desteklemeyi devam etmekte. Örneğin son havaalanı saldırısında bu ağların yardımı oldu. Bu hükümet tarafından destekli değil.

Weber: Eğer Türk hükümeti haber kanalları, basın ve muhalefetle uğraşır, gözlerini kaparsa olacağı bu değil mi?

Barkey: Tamamen.

Alan Makovsky: ABD İmkanlardan Mahrum Kalacağından Korktuğu İçin Türkiye’yi Eleştirmiyor


Kongre’nin Dışilişkiler Komitesinin en kıdemli profesyonel danışmanı olarak 2001 ile 2013 arasında görev almış Makovsky ilk kez bu kez uzman olarak Kongre’de konuştuğunu açıkladı. Alan, Türkiye’nin özellikle bulunduğu yer nedeniyle önemli bir müttefik olduğunu hatırlatma gereği duydu. ABD’nin eğer Türkiye’yi eleştirirse ülkedeki İncirlik gibi bazı önemli imkanlardan mahrum kalmaktan korktuğunu kayda geçirdi. ‘’Bu korkuya yenilmemek gerekir çünkü birçok Türk meşru olarak özgürlük konularında ABD’den tepki bekliyor. Dost gibi eleştirebiliriz, düşman gibi değil.’’ 

Makovsky, Türkiye ile ilişkilerde dört prensip saydı: Türkiye’yi dışarıdan gelen tehditlere karşı savunmamız gerekir. Patriot’ların geri çekilmesi hataydı. İkinci olarak Türkiye’yi PKK’ye karşı meşru müdaafada desteklemeliyiz. Türkiye’nin bazı Kürt şehir ve bölgelere saldırıları ise sadece Kürtleri daha da ötekileştirmektedir.  Basın konusunda tepkilerimizi göstermeliyiz.  Kürtlerin kültür hakları ve demokratik ifade özgürlüğünü de desteklemeliyiz. 

Makovsky: ABD, Türkiye’ye bağımlılığını azaltlmanın yollarına bakmalı

Bölgede uzun dönemli olarak İncirlik’in yerine başka alternatifler olup olmadığına ABD hükümetinin bakması gerektiğini vurgulayan Makovsky bu şekilde hiç değilse Türkiye’ye olan bağlılığın azaltılmasının yollarına bakılmasında yarar olduğunu da ekledi. Türkiye’deki gidişatın ‘’daha çok bağımsızlığa doğru’’ olduğunu da ekleyen Makovsky, bu trendin değişeceğine dair bir işaret olmadığını düşündüğünü söyledi.

Makovsky: Türk Hükümetinin Kürtlere Saldırısı Büyük Hata

Türkiye’nin demokasisi her yönüyle hızla kötüleşiyor. Erdoğan IŞİD’i Gülenciler veya PKK kadar ciddi bir tehdit görmüyor. ‘’Kürtlere karşı güneydoğudaki saldırı büyük bir hata bence. PKK de hatasız değil. PKK’nin farklı yerlerde otonomi ilan etmesi hataydı, silah hazırlığı yapması hataydı ama Türk Ordusunun cevabı büyük bir yıkımı getirdi, yüzbinlerce insan yerlerini terketti ve bu çok az ilgi gördü. Cizre’deki resimler Kobani’yi anımsattı. PKK hatasız değildi ama Türkiye’nin cevabı Kürt toplumunun ötekileştirdi. Diyalogu da daha zorlaştırdı.’’ 

Makovsky: ABD-Türkiye arasındaki bir numaralı sıkıntı şu an PYD konusu. Türkiye, ABD’nin terörizm grubuna desteği olarak görülüyor ABD’nin PYD yaklaşımını.

Makovsky: Türk hükümetini Gülen Hareketini terörist ilan etmesi saçmalık. 

Onların barıştan başka hiçbir şey desteklediğini görmedim. Ayıca fen bilimlerine ağırlık vermeleri çok önemli. Ama poiis ve yargının içinde ciddi bir azınlık Gülenist çünkü birçok kişi güç kullanmak istedi. Şartların gösterdiği kanıtlar Gülencilerin özellikle 2008-2011 arasındaki asker karşıtı davalarda kullandığı görülüyor.

Rohrabacher: Gülen Hareketi Masonları Anımsatıyor

Alt Komite Başkanı California Eyaletinden Cumhuriyetçi Parti Milletvekili Dana Rohrabacher’in açılış konuşmasında Türkiye’ye ağır eleştiriler getirmesi ile dikkat çekti. Erdoğan’ın politikalarının Türkiye’yi bölgede yakın tarihte hiç görülmemiş şekilde izole hale getirdiğini kaydeden Rohrabacher, ayrıca ülkedeki basın, ifade özgürlükleri başta olmak üzere genel olarak özgürlüklerin çok üzücü bir gerileme yaşadığını vurguladı. 

Rohrabacher, Türkiye ile Pakistan’ı karşılaştırdı. Erbil veya Kuveyt’in İncirlik’e alternatif olarak hava üslerinin kullanabileceğini hatırlattı. Rohrabacher Gülen Hareketine bağlı bazı kimselerle konuştuğunu, grubun hoşgörülü bir İslam’ı desteklediğini gördüğünü söylerken, yine Gülen Hareketini Rotary veya Masonlara benzer bir gruplaşmaya sahip oldukları izlenimini verdiğini not etti. 

Gregory Meeks

Komitedeki Demokrat Partinin en kıdemli milletvekili olan New Yorklu Gregory Meeks, Kongre’nin Türkiye’deki demokrasi gelişiminden endişeli olduğunu, son zamanlarda Türkiye’deki üniversite ve basına karşı baskının özellikle kaygı verici verici olduğunu söyledi. 

David Trott: Brookings’de böyle davrananlar Türkiye’de neler yapmaz

Komitenin üyelerinden Michigan eyaleti temsilcisi David Trott, Türkiye’yi her eleştirdiklerinde Türkiye’den ‘’ama biz NATO müttefiğiz’’ bahanesi geldiğini ama gidişatın kaygı verici olduğunu not etti. Son zamanlarda İnsan Hakları İhlalleri İzleme Örgütünün Türkiye’nin güneydoğunda soruşturma yapma talebiniin reddedildiğinin görüldüğünü vurguladı. Brookings kurumunun önünde medya mensuplarını taciz eden, saldıran hatta kurumdan dışarı atmaya çalışan Erdoğan’ın korumalarının Türkiye’de nasıl hareket edebileceklerini hayal etmeye çağırdı. 

Henri Barkey: Her kesim baskı altında

Barkey konuşmasında ise Türkiye’deki basının olağanüstü bir baskı altına olduğunu söyledi ve ekledi: ‘’Gazeteciler işten atılıyor, gazetelere el konuyor, diğer tarafta ise hükümete ve cumhurbaşkanına hizmet eden bir propaganda medyası oluşturuluyor. Freedom House’ın Türkiye medyasını ‘özgür değil’ demesi önemli. Sivil toplumdaki her kurum baskı altında. İş dünyası, akademi ve akademiden atılan öğretmenler. Yargı. Hatta özel kişiler dahi büyük baskı altında. İki bine yakın kişi cumhurbaşkanına hakaretten mahkemeye verildi.’’ 

Barkey: Erdoğan’ın iki zayıflığı

‘’Erdoğan değişti çünkü hep kazandı ve kendisini halen korumasız hissediyor. Anayasal olarak asıl güç başbakanlıkta.’’ 

Erdoğan’ın kendisini korumasız hissetmesinin ikinci nedeni ise PKK ve Kürtlerle müzakerelerini bitirmesinden geliyor. PYD’nin PKK ile birleşip tehdit oluşturacağını düşündü. Barkey, Erdoğan’ın PYD’yi Türkiye’ye yönelen en büyük tehdit olarak gördüğünü kaydetti. Barkey’e göre halbuki PYD, aynen KRG gibi Türkiye ile iyi ilişkiler arıyordu.

Barkey: Gülen Hareketi Kürt Ulusal Hareketine Çok Sert Davrandı

Gülen Hareketi Erdoğan ilk geldiğinde ona büyük destek verdi. Ama Kürtlere karşı çok sert davrandı. Gülenci hakim ve savcılar Kürtleri hapise göndermekte hiç tereddüt etmedi. Gülenciler Kürt Ulusal Hareketine karşı çok sert davrandılar. Eskiden Erdoğan ve Gülenciler Askere karşı idi ve şimdi Erdoğan ile Asker Gülencilere karşı, ittifak değişti denebilir.

Fevzi Bilgin

Başkentte Gülen Hareketine yakınlığı ile bilinen Rethink Institute’nün kurucularından ve başkanı Bilgin, konuşmasının büyük kısmını Gülen Hareketini anlatmakla geçirdi. Gülen Hareketinin Aralık 2013’deki yolsuzlukluk davaları sonrasında Erdoğan’ın hedefine oturtulduğunu, Hareketin kısa zamanda büyüklüğüyle birlikte siyasi etki göstermek isteyenlerce zaman zaman kullanıldığını da ekleyen Bilgin, Gülen Hareketinin AKP ile yakınlaşmasıyla AKP’ye düşman olan birçok farklı grubu küstürdüğünü de söyledi.

 
15 Temmuz 2016 Cuma 06:06 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1719 - Daniel Defoe'nun ünlü romanı 'Robinson Crusoe' yayımlandı.
1859 - Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı.
1874 - Radyo dalgaları üzerinde çalışan ve bu yolla ilk haberleşmeyi sağlayan fizik bilgini Guglielmo Marconi doğdu.
1901 - New York, otomobiller plaka uygulamasını zorunlu hale getiren ilk eyalet oldu.
1914 - İngiliz Fransız kuvvetleri Çanakkale'ye çıkarma harekatı başlattı. Kara savaşları başladı.
1915 - Arıburnu Muharebeleri başladı.
1915 - Seddülbahir Muharebeleri başladı.
1918 - Türkiye'de, Kars ve Ardahan işgalden kurtuldu.
1925 - Mareşal Hindenburg, Almanya'nın halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
1926 - Türkiye İstatistik Kurumu (o dönemki adıyla Merkezi İstatistik Dairesi) kuruldu.
1926 - İran'da Rıza Han Pehlevi, kendisini şah ilan etti.
1941 - Başkomutan Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok vefat etti.
1945 - 46 ülkeden gelen delegeler Milletler Cemiyeti'nin yerini alacak Birleşmiş Milletler'i kurmak üzere San Fransisco'da bir araya geldi.
1946 - İstanbul Ankara hattında yataklı tren seferleri başladı.
1953 - Cambridge Üniversitesi'nde iki bilim adamı, kalıtsal özellikleri ebeveynden çocuğa taşıyan deoksiribonükleik asit (DNA) adını verdikleri molekül yapısını buldular.
1957 - Antalya'nın Fethiye ilçesinde 7,1 büyüklüğünde bir deprem oldu: 67 kişi öldü.
1962 - Anayasa Mahkemesi kuruldu.
1974 - Portekiz'de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola'nın yönettiği askeri ayaklanmayla Salazar'ın faşist diktatörlüğü devrildi.
1976 - Portekiz'de faşist diktatörlük sonrasında yapılan ilk serbest seçimleri Mario Soares liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı.
1983 - Pioneer 10, Plüton'un yörüngesini aştı.
1990 - ABD uzay mekiği Discovery'nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble'ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı.
2000 - TBMM'de grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanlığına aday gösteren öneriyi imzalayarak TBMM'ye sundu.
2001 - Merkez Bankası'na özerklik getiren yasa TBMM'de kabul edildi.
2005 - Bulgaristan ve Romanya'nın, Avrupa Birliği'ne girişi için müzakereler başladı.
2005 - Japonya'da tren kazası: 107 ölü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:27
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:19
  • Yatsı20:59
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık