Adil Öksüz'le ilgili çarpıcı iddia

Ana Sayfa » Medya Kritik » ABD'den Erdoğan'ı 'götürmeye' yönelik ilk kez bu kadar açık sözler

ABD'den Erdoğan'ı 'götürmeye' yönelik ilk kez bu kadar açık sözler

RESMİ GÖRÜŞ OLMASA DA, ABD'YE EGEMEN OLAN ANLAYIŞI ANLATIYOR: ABD'nin eski başkan yardımcısı Dick Cheney'nin ulusal güvenlik danışmanı John Hannah, ''Er ya da geç bir hesaplaşma günü yaşanması ihtimal dahilinde. ABD, zararlarını azaltma hazırlıklarına şimdiden başlamalı" dedi. John Hannah, Cumhurbaşkanı Erdoğan için "tehlikeli şahıs" ifadesini kullandı.

 
17 Haziran 2016 Cuma 14:56 
Yorum YapYazdır
 
 
ABD'den Erdoğan'ı 'götürmeye' yönelik ilk kez bu kadar açık sözler

John Hannah tarafından kaleme alınan ve Foreign Policy (*) adlı haber sitesinde yayınlanan yazıda, Erdoğan için açıkça "başta ABD ve Orta Doğu ile Avrupa ve Türkiye için tehlikeli şahıs" ifadeleri kullanılıyor. Hannah'ın sözleri Türkiye'de gündemi değiştirecek gibi görünüyor.

 İşte o yazıdan bazı satır başları;

''Houston, bir sorun çıktı. Ciddi bir sorun. Türkiye yavaş yavaş ama engel olunamaz bir şekilde uçurumdan aşağı yuvarlanıyor. İşaretler gerçekten kötü. Despotluk. Terörizm. İç savaş. Ufukta, "müflis devlet" ve "zorla bölünme" gibi senaryolar görünüyor.

ABD'li politikacıların, ne kadar tercih etmeseler de, şu soruyla boğuşmak zorunda kalacakları gün yaklaşıyor olabilir: "Yoldan çıkan bir NATO müttefiki ile nasıl başa çıkılır?"

Bu sözlerle yazısına başlayan Hannah konuyu hızla Erdoğan'ın tek adamlık rolündeki ısrarına ve Davutoğlu'nu başbakanlıktan almasının yarattığı rahatsızlık hissinden söz ediyor. Davutoğlu'nun bir suçu ya da günahı yokken koltuğundan edilmesinin yersiz bir küçük düşürme eylemi olduğu tanımlarken, mevkidaşı olan Aykan Erdemir'in işaret ettiği gibi, Davutoğlu'nun başbakanlığı süresince köle gibi çalıştığı ve gerçekleştirdiği eylemlerin yüzde 90 oranında Erdoğan'ın ajandasındaki maddeleri hayata geçirmekten ibaret olduğunu belirtiyorABD

 Erdoğan'ın geçtiğimiz yıllar boyunca kendi totaliter dürtüleri doğrultusunda ordudan yargıya, medyadan özel sektöre ve sivil toplum kuruluşlarına kadar önüne gelen her kurumu kontrolü altına almaya çalışması ağır bir dil ile eleştiriliyor. Bir diğer eleştiri konusu ise Binali Yıldırım'ın Erdoğan'ın amaçlarına uygun hareket etmesi için başbakanlık koltuğuna oturtulması ve ilk işinin başkanlık sisteminin uygulamaya geçirilmesini istemesi olarak işaret ediliyor.

 Erdoğan'ın barış görüşmelerinin gerçekleştiği masayı devirerek PKK ile 90'ların çatışma ortamına geri dönmesinin ise ciddi bir eleştiri konusu olarak yansıtıldığı yazıda, Erdoğan'ın savaş ortamına geri dönmek için ısrar etmesinin Türkiye'nin demografik yapısına karşı bir saldırı niteliği taşıdığı belirtiliyor. Erdoğan'ın mevcut tutumunun etnik unsurlar arasındaki hınç duygusunu ve Kürt milliyetçiliğini alevlendirdiği, bu sürtüşmenin uzun vadede Türkiye'nin coğrafi bütünlüğünü riske atabileceği, Türkiye'nin güneydoğu bölgesinde yaşanacak bir bölünme riskini fazlası ile arttırdığı ifade ediliyor.

 Erdoğan'ın şu günlerde IŞİD tehlikesine karşı savaşan etkili güçlerden biri olarak görülen PYD'ye karşı iki yıl öncesine göre bütünüyle değişen tutumunun ABD'de yarattığı rahatsızlık hissinden de bahsedilen yazıda, ABD ile YPG arasındaki ilişkilerin günden güne geliştiği ve derinleştiği, bu sürecin benzer şekilde devam edeceği de belirtiliyor.

ABD TÜRKİYE'NİN IŞİD'E DESTEK VERDİĞİNİ KABUL EDİYOR

 Türkiye'nin son yıllarda IŞİD'e verdiği desteği kesmesi ve anti-IŞİD koalisyonunda yer alması için baskı gördüğü söylenen yazı bir anlamda Türkiye'nin IŞİD'e olan desteğinin ABD nezdinde kabul gören bir iddia olduğunu da belirtmiş oluyor. Aynı zamanda hem IŞİD hem de PKK'nın bombalı saldırılarının ise, Türkiye için önemli bir gelir kaynağı olan turizm sektörünü oldukça zor bir duruma düşürdüğü açıklanıyor.

 Türkiye'nin hızla düşüşüne sebep olan unsurların bunlarla kısıtlı kalmadığı, HDP'yi PKK ile özdeşleştirme gayretinin ve Erdoğan'ın baskıları ile vekil dokunulmazlığına karşı yasa değişikliğine gidilme gayretinin ve akademisyenler, gazeteciler, sivil toplum aktivistlerinin terör grupları ile bağlantılı gösterme gayretinin devam etmesinin Türkiye için bir başka yıkıcı etkiye neden olacağı söyleniyor. Türkiye'nin Suriye'de IŞİD'e karşı savaşan Kürt gruplarının mücadelesini olumsuz etkilemeye yönelik girişimleri eleştirilirken, ülkede mevcut durumda 2000 kişinin Erdoğan'a hakaret suçlaması ile yargılandığı ve bu durumun ancak George Orwell'in kurgu dünyalarıyla bağdaşabilecek nitelikte olduğu belirtiliyor

 Mart ayında gerçekleştirdiği ABD gezisi esnasında Erdoğan'ın, korumalarını barışçıl gösteri hakkını kullanan insanların üzerlerine saldırtmış olmasını Erdoğan'ın eleştiriye olan tahammülsüzlüğünü gösteren bir unsur olduğunu belirten Hannah, Erdoğan'ın dünyanın kalbi olarak nitelendirilebilecek ve demokrasiyle yönetilen bir ülkede 'aşırı kibirli' ve 'saldırgan' tutumlar sergilemesini ağır bir dille eleştirirken, Erdoğan'ın bu eylemlerinin bir tehlike işareti olarak yorumlanması gerektiğini belirtmesi bir diğer dikkat çekici husus.

"UTANMAZLIK... YÜZSÜZLÜK"

IŞİD'e karşı etkili bir tavır sergilememesi ile eleştirilen Türkiye'nin öteki Sünni terör gruplarına verdiği desteğin eleştirildiği yazıda, bilhassa Hamas için İstanbul'un güvenli bir cennet haline getirildiği iddia ediliyor. Tüm bunlara rağmen Türkiye'den Avrupa'ya akan mülteci krizini manipule ederek Avrupa Birliğine karşı bir silah gibi kullanmaya çalışan Erdoğan'ın bu tutumu''utanmazlık'' ve ''yüzsüzlük'' olarak tanımlanıyor.

 Hannah yazısında, ABD yönetiminin artık Erdoğan Türkiye'sini bir felaket tehlikesi olarak görmeye başladığını söylerken, Obama'nın tüm baskılarına rağmen Türkiye'nin IŞİD'e karşı etkili bir tutum geliştirmemesinin bir NATO ülkesi olması nedeniyle kabullenilmez olduğunun altı çiziliyor.

 Obama'nın theAtlantic adlı dergiye verdiği röportajda Erdoğan'ı ağır bir dille eleştirmesinin sebebini de açıklayan Hannah, geçmişte Erdoğan'ı doğu ile batı arasında köprü- görevi görebilecek bir lider olarak görmesinin hata olduğunu kabul ettiğini ve mevcut haliyle otoriter bir kişi olmaktan öteye bir anlam ifade etmediğini kabullendiğini, muazzam güçteki Türk ordusunu Suriye'de süregelen karışıklığı neticelendirmek için kullanmak istememesini ise Obama'nın yadırgadığını söylenmiş.

ERDOĞAN TÜRKİYE VE ORTADOĞU İÇİN BÜYÜK RİSK

Hannah'ın belirttiğine göre Erdoğan tam bir başarısızlık örneği ve hem Türkiye, hem orta doğu hem de Avrupa için mevcut durumuyla büyük bir risk faktörüne dönüşmüş vaziyette, aynı zamanda bölgedeki terör sorununu körükleyen kişi konumunda algılanıyor.

 Erdoğan'ın Türkiye'de politik süreçleri tek başına domine etmesinin şartları zorlaştırdığını ve büyük bir probleme dönüştüğünü vurgulayan makalede, AKP içerisindeki olası rakipleri konumundaki Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Davutoğlu'nun ayaklarını kaydırmasının da bu kişileri küçük düşürmesi ile eleştiri konusu olarak tanımlarken, Türkiye'nin Erdoğan'ın zorbalığından ve aşırılıklarından kurtarılması gerektiği belirtiliyor.

TÜRKİYE'DE ASKERİ MÜDAHALE İHTİMALİ VAR

Türkiye'de olası bir askeri mücadele riskinin bütünüyle ortadan kalkmadığını da vurgulayan Hannah, geniş bir popülariteye sahip olan Erdoğan'a karşı bu tip bir müdahalenin de olasılıklar dahilinde olduğunu, fakat PKK ile yeniden alevlendirilen savaş ortamı üzerinden Erdoğan'ın ordu ile taktiksel bir ittifak kurarak bu riski azaltma gayreti içerisinde olduğu ifade ediliyor. Tüm bunlara rağmen ordu içerisinden birilerinin Türkiye'yi Erdoğan'ın İslamcı diktatörlünden ve ülkeyi soktuğu tehlikeli yoldan çıkarmak için darbe girişiminde bulunmayacağının hiç bir garantisi olmadığı da vurgulanıyor.

ZARRAB DAVASI KRİTİK ÖNEMDE

 2013 yılında ortaya saçılan dinleme tapeleri ile Erdoğan ve ailesinin karıştıkları iddia edilen yolsuzluk davasının sonuçlarından bahsedilen makale konuyu ABD'de süregelen Reza Zarab davasına bağlıyor ve bu davalardan kurtulmak için AKP'lilerin başkanlık sistemine kucak açtıkları ifade ediliyor. Reza Zarrab davasının ise, çok sayıda Türk yetkili için kritik bir önem taşıyacağı söyleniyor.

 Zarrab'ın Erdoğan ve ailesi ile güçlü bağları olduğu belirtilirken, bu davanın nihayetinde Türkiye'de yaşanan yolsuzluk iddialarıyla bağlantılı olacağı da söylenmiş, köşeye sıkışan Zarrab'ın nihayet baklayı ağzından çıkaracağı ve yapacağı açıklamaların ucunun sonunda Türkiye'de en üst makamları zor duruma düşüreceği ve nihayetinde ABD'de bulunan yargının alacağı bir kararın Erdoğan'ın politik kaderini belirleyebilecek ölçüde bomba etkisi yaratabileceği de belirtilmiş.

 ABD'nin Erdoğan'ın eline daha fazla koz vermemek için İncirlik için alternatif olabilecek konum arayışında olduğu ve Irak'ın Kürt bölgesi, Birleşik Arap Emirliği ve Ürdün'ün alternatif olarak liste başındaki seçenekler olarak düşünüldüğü bilgisi veriliyor.

ER YA DA GEÇ BİR HESAPLAŞMA GÜNÜ YAŞANMASI İHTİMAL DAHİLİNDE

 Makale şu çarpıcı paragraf ile son buluyor...

"Türkiye'nin Erdoğan sorunu, yıllardır inşa halinde. ABD yetkilileri, yıllardır sorunun korktukları kadar kötü olmadığını ya da meselenin kendi kendine hallolacağını ve böylelikle yeryüzündeki en önemli jeo-stratejik toprakların bir bölümü üzerine kurulu eski bir müttefik hakkında zor kararlar alma durumuyla karşı karşıya kalmaktan kurtulacaklarını umdular. Ancak ihtiyat galip gelmedi. Tersine, ERDOĞAN PROBLEMİ giderek kötüleşiyor, metastas yapıyor (yayılıyor), ve ABD ÇIKARLARI için büyük tehlikeler yaratmaya devam ediyor. Er ya da geç bir hesaplaşma günü yaşanması ihtimal dahilinde. ABD, zararlarını azaltma hazırlıklarına şimdiden başlamalı."

Foreign Policy

Çeviri: Şıvan Okçuoğlu- Meltem Özdemir
Odatv.com

 

(*)Foreign Policy: 

Foreign Policy 1970 tarihinde Samuel Huntington ve Warren Demian Manshel adlı iki akademisyen tarafından akademık yazıların yayınlandığı bir dergi olarak yayın hayatına başlamıştır. 1990 yılında genel yayın yönetmeni Moisés Naím tarafından 3 aylık akademik bir dergi konseptini değiştirerek iki aylık bir haber-yorum dergisine dönüşmüştür. Bu dönüşümden sonra 2003, 2007, ve 2009 yıllarında ABD'nin en saygın dergicilik ödüllerinden olan "National Magazine Award for General Excellence" ödülünü almıştır. 29 Eylül 2008 tarihinde The Washington Post gazetesinin de sahibi olan The Washington Post Company, Foreign Policy'yi [1] Carnegie Endowment for International Peace adlı kuruluşdan satın aldığını açıklamıştır.

 

Dergi küresel politika, ekonomi, ve entegrasyon konularını işler. Fareed Zakaria, Samantha Power, Francis Fukuyama gibi uluslarararası tanınan kişiler dergide yazı yazarlar.

 

 
17 Haziran 2016 Cuma 14:56 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:25
  • Güneş06:07
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:08
  • Akşam18:47
  • Yatsı20:19
 
Tarihte Bugün
1636 - Hollanda'da Utrecht Üniversitesi kuruldu.
1812 - Venezuela'nın Karakas şehri, şiddetli bir depremle tahrip oldu.
1821 - Seyyid Ali Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Benderli Ali Paşa atandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Birinci Gazze Muharebesi
1917 - I. Dünya Savaşı: Çanakkale Boğazı'nın Anadolu yakasında görev yapmak üzere Osmanlı 15. Kolordusu'nun teşkili.
1931 - Ölçüler Kanunu'nun kabul edilmesiyle; okka, endaze gibi eski ölçülerin yerine gram, metre, litre gibi yeni ölçülerin kullanılması öngörüldü.
1934 - Birleşik Krallık'ta ilk kez motorlu taşıt kullanacaklara şoförlük sınavından geçme zorunluluğu getirildi.
1939 - Türkiye'de milletvekili seçimleri yapıldı.
1941 - Yugoslavya'da General Simoviç, kansız bir darbe ile yönetimi ele geçirdi. Yeni hükümet, Mihver Devletleri'nden ayrılma kararı aldı.
1942 - Naziler, Yahudileri Polonya'daki Auschwitz Kampı'na götürmeye başladı.
1971 - Doğu Pakistan, Bengaldeş'in oluşumuna yönelik olarak Pakistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
1971 - İstanbul'da iki kıta birleşti. Boğaz Köprüsü'nün 57'nci ünitesinin de yerine konulmasıyla kentin Asya ve Avrupa yakaları birbirine bağlandı.
1971 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 12 Mart Muhtırası'yla istifa eden Süleyman Demirel'in yerine atanan Nihat Erim'in kabinesini onayladı.
1979 - Enver Sedat, Menahem Begin, ve Jimmy Carter, Vaşington, DC'de İsrail-Mısır Barış Antlaşmasını imzaladılar.
1989 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
1995 - Şengen Antlaşması yürürlüğe girdi.
1996 - Uluslararası Para Fonu, Rusya'ya 10.2 milyar USD kredi verilmesini onayladı.
1998 - Şişli'nin eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk hakkında, yolsuzluk iddiaları nedeniyle gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.
1999 - Michigan'da bir mahkeme jürisi, Dr. Jack Kevorkian'ı ölümcül bir hastayı iğne yaparak öldürmekten (ötenazi) suçlu buldu.
1999 - Melissa virüsü tüm dünyada e-posta sistemlerini etkiledi.
2000 - Rusya'da yapılan seçimler sonucunda Vladimir Putin başkan oldu.
2002 - TBMM Genel Kurulu'nda, AB'ye uyum çerçevesinde hazırlanan ve sekiz yasada değişiklik yapan dokuz maddelik yasa tasarısı kabul edildi.
2002 - İsrail'de Uluslararası Geçici Mevcudiyet'e ait araca düzenlenen saldırıda Türk Binbaşı Cengiz Toytunç öldü, Yüzbaşı Hüseyin Özarslan yaralandı.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık