SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Medya Kritik » ABD eski elçisinden Erdoğan yazısı

ABD eski elçisinden Erdoğan yazısı

Geçtiğimiz gün Sultanahmet'te yaşanan bombalı saldırının yankıları tüm dünyada hissedilirken, bugün Politico.eu adlı sitede 2000-2003 yılları arasında ABD'nin Türkiye büyükelçisi olarak görev almış W.Robert Pearson ve akademisyen Gregory Kist tarafından kaleme alınan ''Türkiye'nin Radikalizm ile Tehlikeli Dansı'' başlığı ile yayınladıkları bir yazı ilgi çekiciydi. İkili, IŞİD ile tehlikeli bir flört içinde olan Erdoğan'ın eli kanlı örgüte olan ılımlı yaklaşımının geri tepmesi olarak yorumladı.

 
14 Ocak 2016 Perşembe 11:54 
Yorum YapYazdır
 
 
ABD eski elçisinden Erdoğan yazısı

 

Makale aynı zamanda ABD'nin günümüzde Erdoğan'a ve o'nun iç ve dış politikalarına karşı bakış açısını özetlemek konusunda da açıklayıcı veriler ile dolu.

Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'de varlık gösteren radikal İslamcılar ile flörtü, liberal demokrat reformcu kimliğinden uzaklaşarak bağnaz, popülist, otoriter bir tavıra doğru uygun adım yürüyüşü, ABD'nin ''sözde müttefiki'' ve NATO üyesi olan Türkiye'ye karşı Amerikalıların kafasını karıştırdı. Fakat önemli olan, Erdoğan'ın bu riskli politikasının bilinçli bir tercih olduğunu anımsamak gerekli ve bu tavrının neticeleri yaşanan saldırı ile bir kez daha kendisinin yüzüne çarpıldı. Salı günü İstanbul'un kalbinde gerçekleşen ve Suriye kökenli olduğu söylenen canlı bomba saldırısı, Erdoğan'ın Suriye'de giriştiği maceraların ve Türk yetkililerin güney sınırlarında varlık gösteren İslamcı aktivitelere karşı kör gibi davranmalarının güçlü bir şekilde geri yansımasıdır.


Erdoğan 2014 yılında Cumhurbaşkanı olduğunda, komşusu Suriye'ye karşı savaşan İslamcı radikallere verdiği destek ile Türkiye'nin İslami ideolojiye karşı olan geleneksel çıkarcı tavrını terk etmişti. Uyguladığı esnek politika ile Esad'a karşı savaşan radikal cihadcıların Türkiye'yi bir geçiş noktası olarak kullanmasına imkan tanırken, bugün aynı cihadcılar Türkiye'ye gönderdikleri canlı bomba ile İstanbul'u ziyaret eden turistleri vurmaya başladılar.


Böylece, Erdoğan'ın Müslüman Kardeşler'e olan desteği, izlediği mezhepçi politika ve kendisinin radikal İslam ile olan tehlikeli dansının yarattığı istikrarsızlık, ABD'nin bölgesel beklentilerinin ötesine geçtiği gibi, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik beklentilerine de zarar verdi (bombalı saldırıda ölenlerin önemli bir kesimi Alman turistlerdi). Şimdilerde Erdoğan uğradığı zarara rağmen bölgesel gündemini sinsice ancak kararlı bir şekilde sürdürmeye devam etmekte. Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Suriye'ye karşı davranışları kendisinin Müslüman Kardeşler prensiplerine olan bağlılığı ile açıklanabilir. Erdoğan'ın Suriye'ye yaptığı baskı ilk olarak Alevi olan Esad'ın reformlar ile Sünni grupların etkisini arttırması istemesi üzerineydi. Ne zaman ki kampanyası başarısızlığa uğradı, Erdoğan Suriye'de Sünnilerin kontrolünü güçlendirmek için gayretlerini iki katına çıkardı. Türkiye'nin en etkili azınlık grubu olan Kürtlerin politik gücüne karşı Sünni aşırıcılara verdiği destek de tesadüfi değil.

ERDOĞAN'IN TUTARSIZ ÇIKARCI TAVRI

Erdoğan'ın doğaçlama yaptığı ve tutarsızlıklar içeren çıkarcı tavrının sonuçları Türkiye'nin''ince derili'' politikacıları tarafından ''aşırı bir tepki'' olarak görülse de, tüm bunların kurulan ilginç bağlantılar çerçevesinde tutarlı bir felsefeye oturtulması mümkün oldu. Erdoğan'ın güç odaklı bölgesel İslamcı politikaları ülke içinde gerçekleştirdiği politikaları ile uyumlu ve tutarlıdır. Erdoğan'a ve o'nun karakterine tabi olanlara anayasanın ve kanunların ihlal edilmesi mümkün görünürken, Erdoğan'ın amaçlarının önündeki göz ardı edilebilir engeller olarak değerlendirildiler. Parti içindeki cılız muhalefete rağmen AKP de tüm bu kanun tanımazlığı ülke içindeki ''çoğunluğun'' Erdoğan'a verdiği yetkilerin doğal bir uzantısı olarak görmeyi tercih ettiler.

Bu tutumu o'nun hayatının bir parçası bir parçası gibi görünüyor. Ailesi mütevazi bir geçmişe sahip, gençliğini fakir bir mahalle olan Kasımpaşa'da geçirdi. Gençlik yıllarında ağırlıklı olarak dini bir eğitim veren İmam Hatip'te okudu, asla İngilizce öğrenmedi ve yurt dışı deneyimi ya hiç yoktu ya da önemsenmeyecek kadar azdı. Toplum içerisindeki herhangi bir ezilen vatandaş gibi Erdoğan da kurulu düzen ile savaşması gerektiği yönünde bir bilinç geliştirdi. Geçmişte bir kaç defa politik kariyerini sona erdirme noktasına getiren öteki parti ve kurumların kendisine işe yarar hiç bir şey vermemiş olmasını, kendisinin de onlara verecek bir şeyi olmadığı yönünde bir düşünce geliştirmesine neden oldu.

Erdoğan'ın ikinci bileşeni olarak tanımlayabileceğimi Milli Görüş İslamcı hareketi, kendisinin Müslüman Kardeşler merkezli politik felsefesinin köklerini oluşturuyor. Erdoğan, geçmişte başbakanlık yapan ve kendisinin ustası olan Necmettin Erbakan'ın bir ürünü. Refah Partisi ile birlikte hareket ettiği yıllarda ikili ''sokak İslamı'' olarak tanımlayabileceğimiz ortak bir görüş etrafında toplanmış olsa da, Erdoğan kendi iktidar sürecinde hocasının siyasal İslam tavrından daha tutucu bir tavrı benimsedi.


Erdoğan'a soracak olursanız AKP'nin İslamcı bir parti olmadığını söyleyecektir. Geçmişine baktığımızda ise kendisinin bir reformist olmadığını kolaylıkla görebiliriz. Buna rağmen reform yapma vaadi ile 2000'lerin başlarında iktidara geldiği günden itibaren Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılması ve ordunun gücünün azaltılması ile iktidarını pekiştirdi.


Avrupa Birliği üyeliği vaadi ile gerçekleştirebileceği reformlar için uygun altyapıyı sağlamış olsa da Erdoğan'ın amacı çoğulcu bir demokrasi değildi. AKP hükümeti askeri sivil denetimi altına alırken yargıyı etkisizleştirmeyi ihmal etmedi ve ekonomiyi de canlandırmayı başardı.

Arap Baharı'nın gerçekleşmesi Erdoğan'ın iç ve dış politikaları üzerinde etkili oldu. Yurtiçinde, kendi siyasi denetimini güçlendirmek için anayasa değişikliğine gitme ihtiyacı hissetmesi yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu tavrı ile büyük bir maliyet getiren Kürt isyanlarını kontrol altına almaya çalışırken medya özgürlüğünü de kısıtlamayı tercih etti. Ülke içindeki baskıcı tutumunu haklı çıkarmak için öne sürdüğü popülist gerekçeler ise iç gerilimlerin derinleşmesine vesile oldu.

Bölgesel olarak ise, Suriye'de attığı hatalı adımlar ile Türkiye'nin bölgedeki tarihsel pragmatik tavrını sonlandırmasının olumsuz sonuçları ile karşılaşıyor. Riskli ideolojik yaklaşımları başarısızlığının en geçerli sebebi. Kendisinin orijinal felsefesi siyasi başarısının büyümesine neden olsa da, yaptığı hataların faturasını Türkler ve bölge halkları ödemeye devam ediyorlar.

W.Robert Pearson 2000-2003 yılları arasında ABD'nin Türkiye serifi olarak görev verdi ve şu anda Orta Doğu Enstitüsü eğitmen olarak çalışmasının yanında  Washington'a danışmanlık hizmeti veriyor.

Gregory Kist, Londra Ekonomi ve Politik Bilimler Okulu mezunu ve geçmişte Robert Pearson'un Orta Doğu Enstitüsü'nde araştırmacı asistanı olarak görev aldı.

 

Odatv için çeviren: Şıvan Okçuoğlu

 
14 Ocak 2016 Perşembe 11:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
22
7
8
7
29
9
Bursaspor
22
8
4
10
28
10
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
11
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
12
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
13
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:12
  • Güneş06:52
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:51
  • Akşam18:16
  • Yatsı19:46
 
Tarihte Bugün
1618 - Sultan I. Mustafa tahttan indirildi ve yerine II. Osman padişah oldu.
1658 - Danimarka ve İsveç arasında Roskilde Antlaşması imzalandı.
1815 - Napolyon Bonapart Elba'dan kaçtı.
1848 - Fransa'da ikinci cumhuriyet ilan edildi.
1870 - New York'ta ilk metro çalışmaya başladı.
1910 - İstanbul'da ilk solcu gazete "İştirak" yayımlanmaya başladı. Gazete Hüseyin Hilmi tarafından çıkarıldı.
1925 - Fransızların yönetiminde bulunan tütün rejisinin (tekelinin) 1 Mart 1925'den itibaren lağvedildiğine ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi.
1934 - İstanbul Belediyesi, evlerin bazılarında görülen "kafes"lerin (cumbaların) kaldırılmasını kararlaştırdı.
1936 - Fatih-Harbiye tramvayı Beyoğlu'nda devrildi; iki kişi öldü, 30 kişi yaralandı.
1943 - İstanbul'da Varlık Vergisi'ni ödemeyen 160 kişi Aşkale'ye gönderildi.
1944 - Hükümet aile sahibi olan memurlara onar lira ikramiye verilmesini kabul etti.
1950 - Milli güreşçi Yaşar Doğu Lahor'da Pakistan şampiyonu Kala'yı bir dakikada tuş etti.
1952 - Winston Churchill, Birleşik Krallık'ın atom bombasına sahip olduğunu ilan etti.
1967 - Amerika Birleşik Devletleri 25 bin askerle Vietkong'a saldırıya geçti.
1976 - Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında "Savunma İşbirliği Anlaşması" imzalandı.
1985 - Tarık Akan 35. Berlin Film Şenliğinde" Jüri Özel Ödülü'nü kazandı. Ödül Zeki Ökten'in yönettiği Pehlivan adlı filmdeki rolüyle verildi. Ancak, Tarık Akan pasaport verilmediği için ödül almaya gidemedi.
1988 - İşkence, İnsanlık dışı ve Küçültücü Davranışların Önlenmesi Avrupa Sözleşmesi Türkiye tarafından onaylandı.
1990 - Sandinistalar Nikaragua seçimlerinde yenilgiye uğradılar.
1991 - Saddam Hüseyin Bağdat radyosunda yaptığı açıklamada Irak ordusunun Kuveyt'ten çekildiğini duyurdu.
1992 - Hocalı Katliamı Azerbaycan'ın Hocalı kentine giren silahlı Ermeni gruplar 613 Azeri'yi öldürdü.
1992 - 200 metre uzunluğunda tünel kazan 11 tutuklu Kayseri Cezaevi'nden firar etti.
1993 - New York'ta bulunan World Trade Center'in altındaki otoparkta bir kamyonda meydana gelen patlamada 6 kişi öldü, binden fazla yaralı var.
1997 - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, Başbakan ve RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'a, rejim konusunda endişelerini dile getiren bir mektup gönderdiği belirtildi
1998 - Nutuk Rumcaya çevrildi.
1999 - İran'da 1979 İslam Devrimi'nden sonra ilk belediye seçimleri yapıldı. Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'yi destekleyen ılımlı adaylar Tahran belediye meclisindeki 15 sandalyeden 13'ünü kazandılar.
2001 - Taliban örgütü mensupları Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.
2004 - Amerika Birleşik Devletleri, 23 yıldır sürdürdüğü Libya'ya seyahat yasağını sona erdirdi.
2004 - Makedonya devlet başkanı Boris Trajkovski, ile beraberindekilerden 8 kişi uçağın Bosna-Hersek'in Mostar kenti yakınlarında düşmesi sonucu öldü. Traykovski'nin yerine 12 Mayıs'ta Branko Çırvenkovski geçti.
364 - I. Valentinian Roma İmparatoru oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık