CHP Lideri Düzce'deki ayıba ve kışkırtmaya ne dedi

Ana Sayfa » Siyaset » AB: Türkiye’yi tartışmanın zamanı geldi

AB: Türkiye’yi tartışmanın zamanı geldi

AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Türkiye-AB ilişkileri konusunda temel bir tartışmanın başlamasının zamanın geldiğini söyledi.

 
20 Nisan 2017 Perşembe 09:12 
Yorum YapYazdır
 
 
AB: Türkiye’yi tartışmanın zamanı geldi

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, anayasa referandumundan sonra Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği konusunda Alman haber ajansı dpa’nın sorularını yanıtladı.

Türklerin büyük çoğunluğu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devletin yapısında değişiklik isteğini onayladı. Bu durum AB için ne anlama geliyor?
Hahn: Referandumun sonuçları iki açıdan bizi endişeye sevk ediyor: İlki planlanan anayasa değişikliği konusunda Avrupa Konseyi’ne bağlı Venedik Komisyonu’nun açıkladığı ciddi endişeleri paylaşıyoruz. İkincisi referandum Türk toplumunu derin bir bölünmeye sürükledi. Anayasa değişikliği tamamıyla hayata geçirilirse, bunun anlamı Türkiye’nin kuvvetler ayrılığı ve bağımsız yargı açısından Avrupa standartlarından daha da uzaklaşacağı.

AB şimdiye dek Türkiye‘yi üyelik müzakerelerini tek taraflı olarak kesme konusunda açık bir tehditte bulunmadı. Şimdi buna kafa yorulmak zorunda mı?
Hahn: Müzakereler halihazırda Türkiye’de hukuk devleti ve medya özgürlüğü alanlarındaki önemli gerilemeler yüzünden fiili olarak başarısız olma noktasına geldi. AB ülkelerinin büyük çoğunluğu müzakereleri resmi olarak dondurmak istemese de yeni bir müzakere başlığı açılamaz. Referandumdan sonra AB-Türkiye ilişkileri konusunda temel bir tartışmanın başlamasının zamanı geldi. Bu tartışmaya ilişkilerin yeniden değerlendirilmesi de dahil.

Bu tartışma ne zaman başlayabilir?
Hahn: Umarım AB dışişleri bakanlarının nisan sonunda yapacağı resmi olmayan buluşmada ilk temel tartışmayı yapabiliriz. Elbette AB Komisyonu’nun ilgili üyesi olarak görüşmelere temel teşkil etmesi için kendi görüş ve tavrımı dile getireceğim. Anayasa değişikliği ve bunun uygulamaya geçirilmesi adaylık statüsü için gerekli kriterler ışığında değerlendirilmek zorunda.

Almanya’da genel seçimler, Fransa’da ise cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. Bugüne dek diyalogdan yana olan hükümetlerin popülist cephedeki Türkiye karşıtlarından korkmaları sebebiyle acele biçimde yanlış kararlar alabileceği endişesini taşıyor musunuz?
Hahn: Hayır. Bütün sorumluların durumun karmaşıklığının bilincinde olduğunu düşünüyorum. Burada sadece üyelik müzakereleri söz konusu değil. AB ile Türkiye arasındaki sıkı işbirliği güvenlik, terörle mücadele, Suriye, mülteci krizi, ekonomi, ticaret ve enerji gibi farklı alanlara uzanıyor. Bir cümle ile özetlemek gerekirse; Burada önemli olan jeopolitik önemli ilişkimizi nasıl yeniden, etkili biçimde düzenleyeceğimizdir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan idam cezasının yeniden yürürlüğe konulabileceğini dile getirdi. AB Komisyonu için böylesine bir adım üyelik müzakerelerinin sonu anlamına gelir mi?
Hahn: Evet kesinlikle.

Türkiye-AB üyelik müzakerelerinin kesilmesinin yanı sıra idam cezasıyla ilgili olası bir referanduma yanıt olarak başka hangi tepkiler olasılıklar dahilinde?
Hahn: AB dışişleri bakanları buluşmasındaki tartışmasından önce davranmak istemiyorum. Benim bakış açıma göre Türkiye ile sıkı işbirliği her durumda korunmalı, çünkü stratejik açıdan önemli bir komşu. Her iki taraf için de çünkü Türkiye’nin AB’ye, AB’nin Türkiye’ye olduğundan daha fazla ihtiyacı var. İlişkiler her iki tarafın çıkarları ve Türkiye’nin sahip olacağı gerçek olasılıklar dikkate alınarak daha realist bir biçimde tanımlanmak zorunda. Aynı zamanda düşünce özgürlüğüne yönelik baskıya rağmen verdikleri ‘hayır’ oyu ile demokrasinin yaşamasına bağlılıklarını gösteren insanları desteklemeye devam etmek bizim için önem taşımak zorunda. Türkiye sadece Erdoğan demek değil.

Üyelik müzakereleri çerçevesinde Türkiye için öngörülen destek doğrultusunda sivil toplum ve demokrasinin gelişmesini güçlendirecek programlara ağırlık vermeye aylar önce başladınız. Bu konuda hala hareket alanı söz konusu mu?
Hahn: AB’ye katılım öncesindeki yardımlar doğal olarak sıkı koşullara bağlı. Bunlar inceleniyor ve yardımlarımız ihtiyaç halinde uyumlu hale getiriliyor, özellikle de sivil topluma yoğun biçimde odaklanılıyor. Türkiye’nin bu yardımları alabilmesi de bir sorun. 2014-2020 arasındaki dönemde öngörülen 4 milyar 45 milyon euronun 167 milyon 300 bin eurosu ödendi. Bu nedenle de rakamları aşağıya çekerek uygun hale getirmek zorundayız. Bazı yerlere yapılması gereken ödemelerin üyelik müzakerelerine bağlı olduğunu hatırlatmak zorundayım. Üyelik müzakereleri üye ülkelerce resmi olarak askıya alınmadığı sürece prensipte üyelik öncesi yardımları talep etme hakkı vardır.

Uluslararası gözlemciler Türkiye’deki referandumun uluslararası standartları karşılamadığını açıkladı. AB Komisyonu bu konuda ne düşünüyor?
Hahn: AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi’nin çok eleştirel olan raporu ve öncesinde Venedik Komisyonu’nun anayasa değişikliğine ilişkin bilirkişi raporu nedeniyle sorumlu Türk siyasetçiler iyi görüşmeli, bu değişikliklerin uygulamaya geçirilmesini etraflıca düşünmeli ve bütün siyasi partilerle tartışmalar yürütmelidir. Seçimleri gözlemleyen heyetin raporunu çok ciddiye alıyoruz. Sadece seçimlerin gidişatına değil, basın, düşünce özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, muhalefete muamele, OHAL’in kendisi gibi etkenlerin tamamı nedeniyle gözlemci heyet adil seçimler için temelde koşulların olmadığını dile getirdi. Seçimlerde manipülasyon yapıldığı iddialarıyla ilgili olaraksa Türk yetkililerden bu şüphelerin üzerine titizlik ve şeffaflıkla gitmesini talep ediyoruz.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu vize kolaylığı konusundaki müzakerelerin canlandırılması için bir teklifte bulunmak istediğini açıkladı. Bu açıklamaya bakılacak olunursa, Türkiye’nin tartışmalı terörle mücadele yasalarına kafa yormaya hazır olduğu söylenebilir mi?
Hahn: Dışişleri Bakanı’nın açıklamasını dikkate aldık. Umarım Türkiye harekete geçer çünkü top şu anda tamamen Türkiye’de. Ankara 2013 yılından bu yana belli olan kriterleri yerine getirmek zorunda. Yedi kriter önceden olduğu gibi şimdi de yerine getirilmiş değil. Bunlar arasında en sorunlu olanı terörle mücadele yasası.

Türkiye ile ilişkilerde umutlu olunmasını sağlayabilecek bir konu var mı?
Hahn: Türk halkı ikinci kez- ilki darbe girişimi sonrasındaydı- demokrasiye inancını etkileyici bir biçimde gösterdi. Bu seçimlere katılımın yüksek olmasıyla görüldü. “Hayır” oylarının hatırı sayılır biçimde yüksek çıkması halkın büyük bölümünün anayasa değişikliğini reddettiğini ve demokratik, açık ve herkesi kucaklayan bir Türkiye temenni ettiğini gösteriyor. Bu umut verici. Sonuçlar Türkiye’nin Erdoğan’a indirgenmemesi gerektiğini gösteriyor.

JOHANNES HAHN KİMDİR?

Avusturyalı Johannes Hahn 2010 yılından bu yana AB Komisyonu’nde üye olarak görev yapıyor. Komisyon’da dört yıl boyunca Bölgesel Politikalardan Sorumlu üyelik görevini yaptıktan sonra 2014 yılında AB’nin Komşuluk Politikaları ve Genişlemeden Sorumlu üyeliğine getirildi. Hahn Avusturya Halk Partisi (ÖVP) üyesi

 
20 Nisan 2017 Perşembe 09:12 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık