SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Medya Kritik » 2 gündür yapılan baskın, müdahale ve el koyma girişimi hukuksuz!

2 gündür yapılan baskın, müdahale ve el koyma girişimi hukuksuz!

Koza İpek grubuna ait Kanaltürk TV, Bugün ve Millet gazetelerine polis baskını oldu. Kalabalık vatandaş grubu, biber gazı sıkılarak bina önünden uzaklaştırıldı, birçok gözaltı oldu. Polis, kilitlenen demir kapıdaki zincirleri demir makasıyla keserek binaya girdi. Reji odasına giren kayyumlar anayasaya aykırı olarak yayının kesilmesini istedi. Bir ara yayın kamu spotu koyularak kesildi. Ancak çalışanlar yayını sürdürdü. Bütün bina polis tarafından işgal edildi. Geçerli kayyum atama yazısı ancak bugün 12:00'de geldi. Ancak sicil gazetesinde yayınlanmadığı için geçerli değil. Türkiye 12.00'de bayram tatiline girdi. Bütün baskın ve girişimlerin yasadış olduğu öne sürüldü. Bekleyiş sürüyor.

 
28 Ekim 2015 Çarşamba 14:01 
Yorum YapYazdır
 
 
2 gündür yapılan baskın, müdahale ve el koyma girişimi hukuksuz!

 

Mecidiyeköy'deki Koza İpek grubuna ait Kanaltürk TV, Bugün ve Millet gazetelerinin bulunduğu bina önünde toplanan gruba polis müdahale etti. Grup, biber gazı sıkılarak bina önünden uzaklaştırıldı. Polis, daha sonra kilitlenen demir kapıdaki zincirleri demir makasıyla keserek binaya girdi. Kayyumların binaya girmesinden sonra reji odasına giren kayyumlar yayının kesilmesini istedi. Daha sonra yaşanan tartışmaların ardından yayına kamu spotu girdi. Bina önünde polis, uzaklaştırdığı grubun önünde TOMA ile bekliyor.

 

CANLI YAYIN İÇİN TIKLAYINIZ

 

Bugün TV Genel Yayın yönetmeni Tarık Toros yayının kesilmek istenmesine tepki gösterdi. Toros kapıda yayının kesilmesine karşı çıkarak bir süre kayyumların müdahalesine tepki gösterdi.


Tarık Toros şunları söyledi:

"Kanalın genel yayın müdürü benim. Neden kameranın arkasına geçiyorsunuz. Bu yayın devam edecek. Yayına müdahale edemezsiniz. Yayını yayın müdürü götürür." Bunun üzerine kayyum heyeti "Ben sizi görmeye geldim. Buyurun yukarı çıkalım." diye Toros'a yanıt verdi.

 

Kayyum yayını kesti kamu spotu girdi

 


Toros yine bu isteğe karşılık olarak şunları söyledi:

"Yayına müdahale etmeyin. Titriniz nedir sizin? Arkadaşlar herkes işine baksın. Göreviniz nedir? Burası benim kanalım, ben bu kanalın genel müdürüyüm. Hangi hakla benim yayınımı durduruyorsunuz? Bu kanalın her dakikasının kontrolü benim. Yayına müdahale edemezsiniz. Kayyumun böyle bir yetkisi yok." diye konuştu.

 

KAYYUM: BURAYI YÖNETMEME İZİN VERİN

Ümit Onal: "Benim burayı yönetmeme müsaade edin. Hiçbir kimseyle ilişki kuramadım. Mesai arkadaşlarım lütfen benimle gelir misiniz? Birlikte dışarı çıkacağız, sizlerle kol kola birlikte çıkalım. Bana yardımcı olun beraber çıkalım buradan."

Tarık Toros: "Arkadaşlarım telefon etti, ana kumanda müdahale var dediler. Normal yayın akışına dönün dediler. Benden talimat almadan herhangi bir şey yapmayın dedim. Baktım içeride ismini kim olduğunu sordum, bir şey söylemeyemeyn iki tane bey, sürekli arkadaşlarıma talimat veriyorlardı. Israrla buranın genel yayın yönetmeni benim dedim. Siz bu insanlara talimat veremezsiniz dedim. Israrla isimlerini, hangi yetkiyle hakkı kullanmaya çalıştıklarını, bu odaya girdiklerini... Bu oda bizim mahremimizdir, bu oda yayın kuruluşlarının beynidir. Bu odaya yayın yönetmeni müdürü ve operatörü arkadaşlarımın dışında genel yayın müdürü girer sadece.

Kanalın genel yayın müdürü benim. Ne kanalıma ne Kanaltürk'e el konulmuştur. Kanaltürk'ün genel yayın yönetmeni Murat Uzun'dur, Bugün TV'nin genel yayın müdürü Tarık Toros'tur. Beni kimse engelleyemez. Kanalıma bir kayyum atanmış olabilir, aldığımız bilgi bir tebligat yok. Atanmış bir durum da yok. Yani şirketimize polis gücümüzle girilmesinden itibaren herhangi bir kağıt, imza yok.

Bir defa devraldığınız şey yönetim olur. Yayın yönetmeni benim. Ama devraldığınız yönetimden aldığınız fiili bir durumla polisler nasıl girdiyse buraya, siz benim ana kumandama giriyorsunuz.

Diyor ki "lütfen biraz nazik olun" Benim arkadaşlarım kelepçelendi, biber gazı sıkıldı. Sen burada nasıl çıktın kapıdan? Çünkü burada bulunma yetkin yok.

Hangi yetkiyle içeridesin ki bana bunu da söylemiyorsun. Bana bir kağıt göster, "Bu kanalın genel yayın müdürü ben oldum" de. Sözlü olarak da yazılı olarak da söyleyemiyor. Ben şu anda yayın sorumlusu olarak bu durumun daha ne kadar devam edeceğini bilmiyorum."

 

 

CHP'Lİ YARKARDAŞ: SAYIN KILIÇDAROĞLU HUKUKUN UYGULANMASI ADINA GÖREVİMİNİZ DEVAM ETMESİNİ İSTEDİ

CHP'li Barış Yarkardaş ise kayyum atanmasından sonra ortaya çıkan durumla ilgili olarak şunları söyledi:

"Şu anda Kanaltürk'ün BugünTV'nin ana kumanda masasındayız. uzun yıllar televizyonda çalıştım. Yetkili olmayan hiç kimse bu odaya giremez. Burası bir geminin kaptanının odasıdır. Az önce sayın genel başkanımız Kılıçdaroğlu ile konuştum. Buradaki hukuk rezaletini aktardım. Sayın Kılıçdaroğlu, selamlarını saygılarını iletti. Önemli bir demokrasi mücadelesi verdiklerini ve bunun yanında basın özgürlüğünün sağlanması iin CHP'nin burada grulunan vekil arkadaşlarımızla birlikte hukukun uygulanması adına görevimizin burada devam etmesini istedi. Biz CHP milletvekilileri olarak hayatımızda ilk kez yetkimiz olmadan bir yere girmek durumunda kaldık. Bu rejinin yayın yapabilmesi için buradayız.

Sabah polislkere defalarca anlatmamız rağmen hukuk dışı bir tebligat uygulamaya çalıştılar. Bu devranın mutlaka ve mutlaka bir gün döneceğini, bu hukuk dışı kararları alanların utanacaklarını ve bu hukukdışılıktan dolayı yargıulanacaklarını kendilerine söyledik.

Belki biraz sonra polis zoruyla, bu camları aşarak kırarak buraya girecekler, yayını kesmeye çalışacaklar. Herkes bu sabah 28 Ekimn 2015 tarihinde Mecidiyeköy'de yaşanan bu kara günü hafızalarına nakşedsin.

Düşünün az önce Halk TV'deydim. Akın İpek'in "kanala el konulursa maaşlarını alamazlar" diyerek maaşlarını ödediğini söyledim. Gazeteci arkadaşlarımız aldıkları paranın karşılığını vermek için çalışmak istiyorlar. Ama polis gazete içinde çalışanlara kimlik soruyor. Bunun adı polis devletidir. Recep TAyyip ERdoğan, Ahmet Davutoğlu yarattığınız eserle övünün.

Tıpkı cunta darbe dönemleri gibi tebligat getirdiğine, gazetecilerin kimlik göstererek koltuklarına oturduğuna şahitlik ediyoruz."

 

CHP'Lİ MAHMUT TANAL: TÜRKİYE'YE GEÇMİŞ OLSUN

Kayyumların görev ve sorumluluklarının şirketleri daha itbarlı bir hale getirmek olduğunu söyleyen Tanal şunları söyledi:
"Ben Türkiye'ye geçmiş olsu diyorum. Burada yayın hakkı televizyonun basın özgürlüğü, bunları hep bir kenara bırakıyorum ben. Burada hiçbirisi uygulanmıyor. Burada bir piyes, siyasi iktidar bu kayyumlar da tarafsız bağımsız değil. Kayyumun görev ve sorumlulukları var. Bu şirketi itibarsızlaştırmak değil, daha itibarlı hale getirmek. Bu şirketin verimini artırmaktır. Bu şirketi, siyasi iktidarın istediği şekilde onun talimatlarıyla hareket etmek değildir. Bu kayyum atanması nedeniyle bu şirketten para alıyor. Bu şirketin hak ve hukukuna aykırı hareket edemezsiniz.

 

Bu televizyonun, basın mensubunun çizdiği bir portre vardır. İktidarın istediği şekilde yayın yapmasını teşvik etmek bu şirketi küçültür, değersizleştirir. Mevcut olan şirketi adeta bir terör örgütüyle ilişkilendirdiler. Karar benim elimde, 22 tane kayyum atanması lazım. 22 şirketin ilk hedefleri televizyon ve gazete oldu. Burada basını susturursak herkesi sustururuz dediler. Basına baskı yapan rejimler otoriter rejimlerdir.

İktidarların istemediği haberleri yapamazlar, istedikleri budur. Bu hukuk güvenliği açısından, kuaföre esnafa fabrikatöre tehdittir. Her iş verene her an için bu şekilde baskın yapılabilir. Bu işletmeyi müesseseyi kapatmadır. Burada görev vesaire yok. Düşman hukuku uygulanıyor. İktidarın sopası olarak bu kullanılıyor.

bir an önce hukukçu arkadaşlarımızın bu itirazlarını yapıp, hakimlerin de bu kayyumları görevden almaları gerekir. Bu kayyumlarının bazıları AKP'nin meclis üyeleri, danışmanları. Asıl hedefleri şirketi batırmaktır."


Fox Haber Genel Yayın Müdürü Doğan Şentürk
"Bu basın özgürlüklerinin artık bu noktaya geldiği noktada arama ihtiyacı hissettim. Ekran karşısında gerçekten çok kötü bir durumdayım. Çünkü Türkiye'nin gelmiş olduğu nokta bu olmamalıydı. 60 ihtilalinde gazetelerin kapanması, 12 Eylül’de gazetelerin kapanmasından çok öte bir şey. Çetin Altan'ın çok önemli bir şeyi vardı, yıllarca yaralı bir devi sırtımızda taşıdık. Ama görüyoruz ki bu yaralı dev hala sırtımızda. Dizlerinin üzerinde durması umudumuz yok. Ama çok da enseyi karartmama görüşündeyim. 12 Eylül’de 60 ihtilalinde kapatılan gazetelerin dönemine benzemiyor. Artık dünya çok küçük. Twitter, internet her eve girmiş durumda. Biz gazeteciler yılmadan bunun mücadelesini her mecrada vermemiz lazım. burada söz konusu olan gazetecilerin susturulmamasıdır."


ERHAN BAŞYURT (BUGÜN GAZETESİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ): KİM OLDUKLARI BELLİ OLMAYAN İNSANLAR YAYANI ODASANA GİRDİ

Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt ise kayyumların daha yemin ettiklerine dair bir belgenin avukatlarına sunulmadığını belirterek şunları söyledi:

"Daha kayyum görevi almamış, kim oldukları belli olmadıkları insanlar yayın odasına girmiş. Bu kayyumlar göreve başlamadı henüz. Yemin ettiklerine dair belgeyi avukatlarımıza sunmadılar. Tebligat yapılmadı. Yönetim kurulu üyelerimiz tarafından görev teslim edilmedi. Şu an görevde değiller. Anayasayı çiğneyerek nasıl girdilerse, haneye tecavüz nasıl olduysa, şu anda sansürü uygulamaya çalışıyorlar. Anayasayı paspas ettiler.

Bu kanalın sahibi, gazetenin sahibi Akın İpek'tir. Hiçbir yönetim kurulu üyemiz ne dün ne daha önce bizim yayınlarımıza müdahale etmemiştir. Akın bey de bu konuda en büyük özgürlüğü vermiştir."

AVUKAT BİLAL ÇALIŞIR: YAYINLA İLGİLİ TALİMAT VERECEĞİZ DEDİLER

Avukat Bilal Çalışır ise Kayyimların yayınla ilgili talimat vereceğiz diyerek yayın odasına girdiklerini belirtti. Çalışır şunları söyledi:

"Biz kayyumlara dedik ki sizin tarafsız olmanız gerekiyor. Sizin atanmanızın sebebi şirketi korumak. Yayın politikasına hiçbir şekilde müdahale edemezsiniz. Bunu kendileriyle de görüştük.

Yayın odasına girmişler. Sordum. "Yayınla ilgili talimat vereceğiz" dediler. Bir kere yönetim kurulu üyesinin böyle bir görevi yok. Geçici görevle gelmiş ve şirketi korumak zorunda. Tutanak tutacağız dedik sizinle ilgili.

Kayyumların vazifesi şirketlerin mevcut halinin devamını sağlamaktır. Ama kayyumların buraya gelip yayına müdahale etmesinin farklı bir amaç güdüldüğünü, "çökme" tabirini ifade edeyim.

Genel yayın yönetmeninin olduğu yerde siz talimat veremezsiniz. Böyle bir yetkiniz de yok. Kaldı ki göreve de başlamamışsınız. Ayrıca noteri çağırıp bir takım işlemler yapmadılar."

KANALTÜRK GENEL MÜDÜRÜ MURAT UZUN: BU İŞ BURADA BİTMEYECEK

"Bugün çok kara bir gün. Hepimiz yıllardır yaşamadığımız şeyleri burada yaşıyoruz. 20 yıldır bu işin içindeyim. Türkiye'nin en önemli patronlarıyla çalıştım. ben burada böyle bir şey yaşayacağımı düşünsem kötü bir rüya derdim.
Biz herhalde burada gayri meşru işler yapıyor gibi görünüyoruz. Hukuktan bahsedeceğim hangi hukuktan? Namustan bahsedeceğim hangi namus... Bizi izleyenlere şunu söyleyebilirim. Bu iş burada bitmeyecek. İnsanları uyandırmaya devam edeceğiz. İnsanlar uyuyor. İnsanlar artık neyle karşılaştıklarını, nasıl bir rejimle yaşamaya çalıştıklarını anlamaları.
Bambaşka bir rejime doğru gidiyoruz. Bundan 10 yıl önce "Türkiye İran mı olacak" diyorlardı. İran olmayı arayacağımız günler geliyor.
Belki medya sektörünün en iyi en insancıl adaletli medya patronuyla çalışmaktan dolayı gurur duyuyorum."


Türkiye Baralor Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu: Ekran kararsın ama biz yine enseyi karartmaylım
"Bütün ülkemize geçmiş olsun. Bu çok açık bir rejime müdahaledir. Sadece bir kaç basın kuruluşuna müdahale gibi düşünmek olayı hafife almaktır. İçler acısı olan hukuk bu müdahaleye alet edilmiştir. Yapılan açıkça hukuka aykırıdır. Çünkü soruşturmanın selameti açısından ön görülmüş olan bir kayyum tedbiri, seçim öncesi muhalif duruş sergileyen medya kuruluşlarını, iktidara ve saraya bağlamak için kullanılmıştır. Yönetim kurulunun kararlarının bir onaya tabii tutulması şeklinde, bu bile uygulanmak yerine anteni kapatmak, yayına el koymak ve ardından da iktidarın borazanı hale getirmek şeklinde böyle bir uygulamayı hukuk devleti içerisinde anlatmak mümkün değil. Bugün rejime yargı vesile kılınarak iktidar eliyle el konulduğu bir gündür. Çok acı bir gündür. Tarihe de böyle geçecektir. Ekran kararsın ama biz yine enseyi karartmaylım. Bu rejime el koymaya çalışanlar milletin çok ağır tepkisini eminiz göreceklerdir. Bunu söylemek istiyorum."


POLİS ZİNCİRLENEN KAPIYI YERİNDEN SÖKTÜ

Mecidiyeköy'deki Koza İpek grubuna ait Kanaltürk TV, Bugün ve Millet gazetelerinin bulunduğu bina önünde toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, gece boyunca bekledi. Gecenin ilerleyen saatlerinde yorgun düşen bazı kişiler battaniyelere sarılarak uyudu.

Sabah saat 04.45 sıralarında Çevik Kuvvet otobüsleri ve 2 TOMA Koza-Ipek grubu binası önüne geldi. Bu sırada toplanan kalabalık, alkış ve ıslıklarla polisin gelişini protesto etti. Haberi duyan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Barış Yarkadaş ve Eren Erdem bina önüne gelerek kalabalığa destek verdi. Polis ile bekleyen kalabalık arasındaki gerginlik sürerken, saat 07.00 sıralarında çok sayıda Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisi Koza-İpek grubu binası önüne geldi. Sabah saat 07.15 sıralarında Kanaltürk TV ve Bugün TV'nin içinde bulunduğu binanın kapısına gelen polis ekipleri ile grup arasında arbede çıktı. Kapı önünde bekleyenlere biber gazı sıkılarak kapıdan uzaklaşması sağlandıktan sonra polisler demir zincirlerle kitlenen kapıyı itfaiyenin demir kesme makası ile yerinden söktü. Demir kapı polisler tarafından yol kenarına taşındı.

 

KAYYUM POLİS EŞLİĞİNDE İÇERİ GİRDİ

Binaya giren polisler kendilerine engel olmak isteyen çalışanları yaka paça dışarı çıkarttı. Bazı çalışanlar yere yatırılarak gözaltına alındı. Binanın içi boşaltıldıktan sonra kayyum görevlileri polis eşliğinde içeri alındı. Binadaki çalışanlardan bazıları da yaşanan arbede de yaralandı. Bir gazeteci ise yaralı elindeki sarı basın karını göstererek 'Basın kartıma kan bulaştı' dedi.

 

KAMERALARIN KABLOSU ÇIKARILDI

Bina içindeki çalışanların tamamı dışarı çıkarıldıktan sonra kapı önünden canlı yayın yapan Kanaltürk kameralarının kablosu çekilerek canlı yayına son verildi. Kapıda bekleyenlere TOMA'dan tazyikli su sıkılarak dağıtıldı. TOMA'nın önüne gelen 4 kişi ise TOMA'nın hareket etmesini önlemek için elleriyle TOMA'yı ittiler. Biber gazı sıkılan 4 kişi polis tarafından uzaklaştırıldıktan sonra TOMA su sıkmaya devam etti. Yaşanan arbedede polisler çekim yapan kameramanları da engelledi. Bir basın mensubunun kamerası zarar gördü.

 
28 Ekim 2015 Çarşamba 14:01 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Evkur Yeni Malatyaspor
21
12
4
5
40
2
Sivasspor
21
11
5
5
38
3
Göztepe
21
10
7
4
37
4
Eskişehirspor
21
11
6
4
36
5
Giresunspor
21
10
6
5
36
6
Boluspor
21
9
4
8
31
7
Ümraniyespor
20
8
5
7
29
8
Balıkesirspor
20
7
7
6
28
9
Altınordu
21
7
7
7
28
10
Denizlispor
21
8
5
8
26
11
Adana Demirspor
21
6
11
4
26
12
Şanlıurfaspor
21
5
8
8
23
13
Gaziantep BŞB
21
6
4
11
22
14
Manisaspor
21
5
8
8
20
15
Elazığspor
21
6
7
8
19
16
Bandırmaspor
21
4
6
11
18
17
Mersin İ.Y.
21
4
6
11
15
18
Samsunspor
21
3
6
12
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:18
  • Güneş06:58
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:47
  • Akşam18:11
  • Yatsı19:42
 
Tarihte Bugün
1632 - Galileo'nun "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.
1819 - İspanya, Florida'yı ABD'ye 5 milyon dolara sattı.
1848 - Paris'te işçiler ayaklandı. İki yıl boyunca Avrupa'yı altüst edecek işçi devrimleri çığırı açıldı.
1855 - Pennsylvania Devlet Üniversitesi kuruldu.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.
1876 - Johns Hopkins Üniversitesi, Baltimore'da (Maryland) kuruldu.
1889 - ABD başkanı Grover Cleveland, Kuzey Dakota, Güney Dakota, Montana ve Washington'ın ABD eyaletlerine katıldığını açıklayan kanunu imzaladı.
1933 - Vagon-Li Olayı'nı başlatacak Naci Bey'e ceza verilmesi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'nın Petropolis kentinde eşiyle birlikte intihar etti.
1942 - Halide Edip Adıvar, "Sinekli Bakkal" adlı romanıyla CHP'nin "Sanat Mükafatı"nı kazandı.
1943 - Beyaz Gül hareketi üyeleri Nazilerce idam edildi.
1944 - ABD savaş uçakları, Hollanda kentleri Nijmegen, Arnhem, Enschede ve Deventer'i yanlışlıkla bombaladı; sadece Nijmegen'de 800 kişi öldü.
1945 - Elli yıllık evliler için Fatih Halkevi'nde jübile yapıldı.
1948 - Üniversitelerarası Kurul toplandı. Kurul'da Ankara Üniversitesi'ndeki "solcu profesörlerin" üniversiteden uzaklaştırılması kararı alındı.
1948 - Çekoslovakya devriminin başlangıcı.
1950 - Yüksek Seçim Kurulu kuruldu.
1956 - Elvis Presley, "Heartbreak Hotel" adlı şarkısı ile müzik listelerine giriş yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Seyfi Demirsoy 1968 yılında bugün, "Süleyman Demirel bu memleketin medar-ı iftiharıdır" dedi.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Richard Nixon Çin'in Birleşmiş Milletler'e (BM) katılması için ısrar etti.
1972 - Uçakla gelen yolcuların gümrüksüz alışveriş edebilecekleri ilk "free shop" Yeşilköy Havaalanı'nda açıldı.
1973 - İsrail jetleri Libya yolcu uçağına ateş açtı; 74 kişi öldü.
1973 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üniversitelerdeki olayların çözümü için tartışma yapılıyordu. Söz alan Demokratik Parti (DP) Sivas Milletvekili Kadri Eroğan "30-35 profesörün ipini çekeceksin, bu iş düzelir" dedi.
1980 - Afganistan'ın başkenti Kâbil'de Sovyet karşıtı ayaklanmalar üzerine sıkıyönetim ilan edildi.
1980 - Danıştay polis memurlarının örgütü Pol-Der'le ilgili kapatma kararını durdurdu. Danıştay dernek kapatma ve yasaklama kararını idarenin alamayacağını belirtti.
1986 - 12 Eylül sonrasının ilk büyük mitingi İzmir'de yapıldı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından düzenlenen mitinge 50 bin işçi katıldı.
1988 - Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, cezaevlerinde tek tip elbise giyinme zorunluluğunun kalktığını söyledi.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.
1994 - Somali'deki görevini tamamlayan Türk birliği Türkiye'ye döndü.
2000 - Diyarbakır'da olay çıkardığı gerekçesiyle yargılanan İtalyan gazeteci Dino Giovanni Frisullo ifade vermek için geldiği Türkiye'ye alınmayarak sınır dışı edildi.
2001 - Merkez Bankası, dalgalı kura geçişin ilk gününde doların fiyatını 689.000 liradan 964.000 liraya çıkardı. Faizler %5.200'leri gördü.
2002 - Angola'nın isyancı lideri Jonas Savimbi, askeri birliklerce öldürüldü.
2005 - Korn grubunun kurucu iki üyesinden biri olan Brian Welch Dini nedenleri göstererek gruptan ayrılmıştır.
2009 - Çin'in kuzeyindeki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 73 madenci öldü, onlarcası galerilerde mahsur kaldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık