Trabzon'da terör saldırısı

Ana Sayfa » Güncel » 2. Abdulhamit'n torunu; 'Malları istesek Türkiye'yi almamız lazım'

2. Abdulhamit'n torunu; 'Malları istesek Türkiye'yi almamız lazım'

Sultan 2. Abdülhamid’in torunu Şehzade Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, aile olarak bir veraset davası açtıklarını belirterek, “Biz veraset davası açtık. Dedemizin mallarını istemiş olsak, Türkiye’yi almamız lazım o zaman” dedi.

 
3 Mart 2014 Pazartesi 14:12 
Yorum YapYazdır
 
 
2. Abdulhamit'n torunu; 'Malları istesek Türkiye'yi almamız lazım'

Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahlarından Sultan 2. Abdülhamid’in 11 yasal mirasçısı mahkemeye başvurarak, "Hilafetin kaldırılması ve Osmanlı Hanedanı üyelerinin yurt dışına çıkarılmasına dair kanunun" yanlış uygulanması sonucu mülkiyet haklarının ihlal edildiğini öne sürdü.


37 BİN GAYRİMENKULÜ VAR İDDİASI

Abdülhamid Han’ın torunları olan Harun Abdülkerim Osmanoğlu, Dündar Abdülkerim Osmanoğlu, Osman Nami Osmanoğlu, Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu ve Bülent Osman’ın da aralarında bulunduğu 11 mirasçısı, kendilerine gayrimenkul mülkiyetinin intikalini engelleyecek herhangi bir kısıtlama içermeyen ve güncel varisleri gösteren mirasçılık belgesi verilmesini talep etti. Medyada çıkan haberlerde; 1918 yılında hayatını kaybeden ve 103 varisi bulunan 2. Abdülhamid’in eski tapu kayıtlarına göre tespit edilen yaklaşık 37 bin gayrimenkulünün davaya konu olduğu iddia edilmişti.

AİLE İTİBARI GERİ VERİLSİN

Sultan 2. Abdülhamid’in torunu ve sürgünden sonra doğan ilk şehzade olan Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, açılan davanın ilk etapta bir veraset davası olduğuna dikkat çekti. Aile büyükleri olan Sultan Abdülhamid’ın torunu olan babası Harun Abdülkerim Efendi’den kendilerine geçen bir mirasın olduğuna işaret eden Şehzade Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, şöyle konuştu: “Bizim 27 Mart’ta görülecek olan bir veraset davamız var. Veraset davasının ardından netice nasıl olur, bunu hep birlikte göreceğiz. Çünkü sanal alemde olsun, farklı yerlerde olsun akla gelmeyecek şeyler yazılıyor. Ben şunu söylemek istiyorum; herkes elini vicdanına koysun. Artık herkes bizi sahipleniyor ama daha çok sahiplenelim ve en kısa zamanda aile itibarı geri verilsin.”

O ZAMAN TÜRKİYE'NİN TAMAMINI ALMAMIZ LAZIM

Aile olarak konunun takipçisi olduklarını ve veraset davasının sonucunu beklediklerinin altını çizen Osmanoğlu, şunları söyledi: “Allah nasip ederse, veraset davasının sonucunu bekliyoruz. Biz hangi yeri isteyelim ki? Türkiye’yi almamız lazım o zaman. Türkiye’de o kadar çok yerimiz var ki. İpsala’dan tutun Diyarbakır’a, Mardin’den tutun Trabzon’a, Trabzon’dan tutun İstanbul’a kadar her yerde yerimiz var. Şimdi biz kalkıp parça parça değil, o zaman bizim Türkiye’nin tamamını almamız gerekiyor. O yüzden böyle bir şey söz konusu değil. Ama dedem Sultan Abdülhamid Han’ın şahsi tapulu bazı malları vardır. Zaten onu da nasıl yapılır veya nasıl olur; bunları ilerleyen zamanlarda kamuoyuyla paylaşacağız.”

Doğu Türkistan, Irak, Suriye, Filistin, Arıkan ve Mısır gibi dünyanın farklı noktalarında Müslümanların zulümle karşı karşıya kaldıklarına işaret eden Osmanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyanın her yerinde zulüm gören Müslüman kardeşlerimiz oluyor. Bunların önlemini alamıyoruz ne yazık ki. Dünyadaki bütün Müslümanların bir başı olursa ve bir lideri olursa bu kan akmayacaktır. Nasıl olur ve ne zaman gelir bilemiyorum ama inşallah böyle bir lider gelir”

“VAHDETTİN HAN VE ŞEHZADELERİN MEZARLARI TÜRKİYE’YE GETİRİLSİN”

Sultan 2. Abdülhamid’in en büyük torunu ve ailenin en yaşlı 2. ferdi olan amcası Şehzade Dündar Efendi’nin halen yaşamını Suriye’nin başkenti Şam’da sürdürdüğünü anımsatan Osmanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Vahdettin Han ve bazı şehzadelerin mezarları halen Suriye’de bulunuyor. 1930 doğumlu amcamız halen sağ. Vahdettin Han’ın türbesi ve şehzadelerin mezarlarının Türkiye’ye getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her geçen gün orada sorunlar artıyor. Vahdettin Han, ‘Beni Osmanlı topraklarına gömün’ demişti. Sonuçta orası da Osmanlı toprağıdır. O zaman vasiyeti yerine gelmişti. Ancak, şuanda durum içler acısı. Kardeşlerimiz orada katlediliyor. Ben bu mezarların Türkiye’ye gelmesini istiyorum. Bu benim şahsi düşüncem.”

“AYASOFYA’NIN ANAHTARINI ÜÇÜMÜZ BİRLİKTE HEDİYE EDELİM”

Ayasofya Camisi ile ilgili hanedan adına tek başına mücadele verdiğinin altını çizen Osmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan rica ediyorum; inşallah Ayasofya’yı vatandaşlarımıza ve tüm dünya Müslümanlarının ibadet etmesi için açmak nasip olur. Bu anahtarı Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız ile üçümüz beraber Müslüman kardeşlerimize hediye ederiz. İnşallah dünyadaki bütün Müslüman kardeşlerimize orada ibadet etmek nasip olur.”

TARİHİ SÜREÇTE NELER YAŞANDI?

Sultan 2. Abdülhamid’in bütün gayrımenkulleri, yerine gelen Sultan Reşad, 26 Nisan 1909’da İttihad ve Terakki’nin baskısıyla yayınladığı bir fermanla devrik hükümdarın Hazine-i Hassa’ya yani tahtın ve tacın hazinesine kattığı bütün gayrimenkulleri Maliye’ye devretti. Abdülhamid de, aynı yılın 16 Temmuz günü nakit parası ile bütün hisse senetlerini orduya bağışladı.

Abdülhamid’in varisleri, Cumhuriyet’in ilanından sonra, hükümdarın mirasını alabilmek için Türkiye içinde ve dışında çeşitli davalar açtı. Bilirkişi raporlarıyla devletleştirilen Hazine-i Hassa’nın padişahın değil "tahtın müşterek malı" olduğu ve Lozan Antlaşması’ndan sonra kurulan devletlere ait bulunduğuna karar verildi. Musul Petrolleri’ndeki Abdülhamid hissesini talep eden davalar da sonuçsuz kaldı. 1940’lı yıllarda bu gelişmeler yaşandığı sırada, Büyük Millet Meclisi, 1949’da iki ayrı karar aldı. 18 Nisan günü Pasaport Kanunu’nu değiştiren bir yasa çıkarıldı. Yasaya "Hanedan mensuplarından Türkiye’ye dönmelerine izin verilenlerin padişah mallarını talep edemeyecekleri" yönünde bir madde konuldu. Anayasa Mahkemesi’nin bulunmadığı o günlerde bazı karmaşık yasaların anlaşılması için Meclis "yorum kararı" veriyordu ve 2 Mayıs 1949’da yapılan yorumda, padişah mallarının mirasçılara intikal edemeyeceğine hükmedildi.

 
3 Mart 2014 Pazartesi 14:12 
Yorum YapYazdır
 
(2 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Anti Yobaz</p> <p>2016-11-29 05:37:09</p> <p>Türkiye de hiçbir hakları yok. Osmanlı yıkıldı Türkiye Cumhuriyetini de Türk milleti savaşarak kurdu. Ha illa hak istiyorlarsa Abdülhamid'in kaybettiği mısırdan trablusgarptan giritten kıbrıstan balkanlardan istesinler. Bir de küstah küstah konuşmuş. Sen kimsin ki? Osmanlı soyundan olman seni üstünmü kılıyor? Sen kendini Fatihle Yavuzla bir mi tutuyorsun?</p> <p>OSMANLILI RONALDO</p> <p>2016-11-26 18:17:22</p> <p>adam haklı türkiyenin her yeri adamlara ait babanızın malımı lan ADAMIN ZORU MORU AYANIZI DENK ALIN</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1693 - İlk kadın dergisi "The Ladies' Mercury" Londra'da yayımlandı.
1878 - Gazeteci ve yazar Ahmet Mithat Efendi "Tercüman-ı Hakikat" adlı günlük gazeteyi çıkarmaya başladı.
1893 - New York borsası çöktü.
1905 - Kurtlu yemeğe karşı çıkan tayfaların kurşuna dizilmesini önlemek isteyen Rus Savaş gemisi Potemkin'in mürettebatı Karadeniz'de ayaklanıp gemiyi Odessa'ya doğru yönlendirdi.Birinci Rus devrimin ilk ayaklanması Odessa'da başladı.
1916 - Hicaz, bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrıldı.
1917 - Yunanistan, İtilaf Devletleri'ne katıldı.
1923 - Çift kanatlı bir uçağa ilk kez havadayken yakıt ikmali yapıldı.
1938 - Helikopterin patenti Igor Sikorsky tarafından alındı.
1946 - Müttefikler, On iki Adanın Yunanistan'a verilmesini kararlaştırdı.
1950 - Amerika Birleşik Devletleri, Kore Savaşı'na asker yollama kararı aldı.
1950 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi,Birleşmiş Milletler üyelerine Güney Kore'ye yardım çağrısında bulundu.
1954 - Guatemala'da CIA'nın desteklediği darbeyle halkın seçtiği hükümet devrildi.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.
1957 - Louisiana ve Teksas'da meydana gelen Audrey kasırgası 500 kişinin ölümüne yol açtı.
1964 - 20-21 Mayıs darbe girişimi hükümlülerinden Fethi Gürcan idam edildi.
1964 - Kıbrıs Rum hükümeti 15 yaşından büyük Türklerin adaya girişini yasakladı.
1964 - Emekli Süvari Binbaşı Fethi Gürcan idam edildi. Gürcan, 22 Şubat 1962 de darbe gişimi nedeniyle emekli edilmişti. Benzer bir girişimi Talat Aydemir ile 21 Mayıs'ta tekrarlayınca yargılanmış ve idama mahkum olmuştu.
1967 - Dünyanın ilk bankamatiği Enfield-Londra'da hizmete girdi.
1969 - Kocamustafapaşa'da evinin balkonuna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bayrağı asan Hatice Göker gözaltına alındı. 67 yaşındaki Hatice Göker'in Amerika Birleşik Devletleri başkonsolosluğunda çamaşırcı olarak çalıştığı ve Sovyet bayrağını tanımadı
1974 - Richard Nixon, Sovyetler Birliği'ni ziyaret etti.
1976 - Fransız havayollarına ait bir yolcu uçağı Tel Aviv-Atina-Paris seferini yapmakta iken FKÖ militanlarınca kaçırıldı ve Entebbe-Uganda'ya yönlendirildi.
1977 - Fransa, Cibuti Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etti.
1978 - Anayasa Mahkemesi'ne bomba atıldı; Benzin yokluğu nedeniyle uzun kuyruklar oluştu.
1979 - Ağrı valisi iş verimini azalttığı gerekçesiyle resmi dairelerde çay içmeyi yasakladı.
1979 - Muhammet Ali, boksu bıraktığını açıkladı.
1980 - İtalyan havayollarına ait DC-9 tipi bir yolcu uçağı Ustica, İtalya yakınlarında düştü: 81 kişi öldü.
1980 - Adana Cezaevi'nden bir grup tutuklu tünel yoluyla firar etmeye çalıştı. Güvenlik kuvvetleri ateş açtı; 4 tutuklu öldü.
1984 - TBMM, askerlik süresini 18 aya indiren yasa tasarısını kabul etti.
1987 - Gaziantep Üniversitesi 27 Haziran 1987'de kuruldu. Üniversitenin bünyesinde 6 Fakülte, 4 yüksekokul, 3 enstitü ve 1 konservatuar bulunuyor. Türkiye'de üniversitelerin sayısı 28'e yükseldi.
1987 - Cem Karaca 27 Haziran 1987'de dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın desteğiyle yurda döndü.
1988 - Gare de Lyon-Fransa'da tren kazası: 59 ölü, 55 yaralı.
1991 - Yugoslav Halk Ordusu, Slovenya'ya karşı operasyon başlattı.
1998 - Adana'nın Ceyhan ilçesi merkez üslü depremde 144 kişi öldü.
1999 - -Çeşme Açıkhava Tiyatrosu,otelden anfitiyatro'ya çevrilmiş olarak saat:21:00'da büyük bir törenle açıldı.
2004 - Boris Tadiç, Sırbistan Karadağ cumhurbaşkanı seçildi.
2007 - Tony Blair, Birleşik Krallık başbakanı, görevinden ayrıldı.
M.Ö. - 209 Büyük Hun İmparatorluğu hükümdarı Mete Han'ın tahta çıkışı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:22
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık