Cumhur İttifakı zorda! Direnen engellenecek!

Ana Sayfa » Güncel » 17 gün felaket olacak diye uyarmışlar

17 gün felaket olacak diye uyarmışlar

Yürekleri dağlayan Soma faciasının nasıl meydana geldiği hâlâ muamma. Ancak kurtulan işçilerin anlattıkları olayın ihmal zincirinin sonucunda faciaya dönüştüğünü ortaya koydu.

 
17 Mayıs 2014 Cumartesi 13:28 
Yorum YapYazdır
 
 
17 gün felaket olacak diye uyarmışlar

İşte, 140 kişinin bulunduğu H panosundan 6 arkadaşıyla kurtulan Mehmet Ali Dinçer’in anlattıkları: Madende ölen teknisyen Ergün Sidal, kabloların yükü kaldıramadığını 17 gün önce tespit etti. Yönetimi her gün uyardı, “Burada büyük felaket olacak, kimse bunun altından kalkamaz.” dedi, dinletemediOlaydan 10 gün önce temiz hava veren fanlar bozuldu, oksijensiz kalan 4 işçi hastaneye kaldırıldı. İlk müdahale yanlış yapıldı, madene ilk giren yetkili, “Bunlar için yapacak bir şey yok.” dedi. Halbuki arkadaşların çoğu yaşıyordu, sadece bayılmışlardı. S panosundaki 140 kişi yanlış yönlendirildiği için öldü. Facia günü, bana ve yangından sağ kurtulan diğer arkadaşlara para teklif ettiler.

 

 

Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasının sebeplerine dair tartışmalar sürerken, olayın elektrik aksamından çıkan yangından kaynaklandığı iddiasını güçlendirecek önemli bir bilgiye ulaşıldı. Patlamadan 6 arkadaşıyla kurtulan Mehmet Ali Dinçer’in verdiği bilgiye göre, olaydan 10 gün önce elektrikten kaynaklanan sorun sebebiyle fanlar bozuldu. Dinçer’in de aralarında olduğu 4 kişi zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Dinçer’in faciada hayatını kaybeden elektrik teknisyeni Ergün Sidal’la ilgili açıklamaları da hayli dikkat çekici. Dinçer’in verdiği bilgiye göre kabloların mevcut elektrik panolarının yükünü kaldıramadığını 17 gün önce tespit eden teknisyen Sidal’ın bütün uyarıları maden yöneticileri tarafından ciddiye alınmadı.

Soma Holding’e ait patlayan madende 9 yıldır çalışan Mehmet Ali Dinçer, madenden canlı çıkan sayılı isimlerden. Olay patlak verdiğinde ocağın en dip kısmındaki H panosunda 142 arkadaşıyla çalışıyordu. Saat 14.50’de yaşanan patlamanın ardından Dinçer, başından geçenleri an an şöyle anlattı: “Biz en alt galerideydik. Ekip şefi ‘Kablo patlamış, düzenli şekilde çıkışa yönelin.’ dedi. Yürümeye başladık. 10 dakika sonra bir patlama daha oldu. 2,5 kilometre yürüdük. Ana galeriye yaklaştık. Ama biz çıkışa ulaşamadan, yangının dumanı bize yetişti. Maskeleri taktık.”

 

ÖLECEĞİZ DİYE ABDEST ALDIK

“Girişte yangın olduğu için bir süre durduk. Ayak içi diye tabir edilen, kömürün çıkışa yönlendirildiği kısma geçip beklemeye başladık. Ama maskelerdeki oksijen tükendi. Bu sebeple dışarıdan içeriye temiz hava pompalayan sistemin borularını kırarak idareli şekilde nefes almaya çalıştık. Bazı arkadaşlarım oksijen bittiği için maskeleri çıkarıp attı. Ben atmadım. Delip açtığımız temiz hava borusu yetersiz kaldı. Çünkü maskeleri çıkaranlar zehirli havayı solumaya da başladı. 2 saat sonra 142 kişiden 100’ü zehirli havadan bayılıp kendinden geçmişti. Ölme ihtimalimiz güçlendiği için arkadaşlarla yerdeki su birikintisinden abdest aldık. Bir yandan da nefesimi hatta hareketlerimi bile en aza indirerek enerjimi verimli kullanmak istedim. 3 saat kımıldamadan bekledim. Çok az ve yavaş nefes alıyordum. Ancak öleceğiz endişesiyle sağa sola koşturanlar, nefeslerini daha hızlı tüketti. Saatler tükendikçe arkadaşlarım birer birer düştü.”

“Saatler geçtikçe 6 kişi kaldık. Saat 20.00 civarıydı. Eşim ve iki kızım aklıma geldi. Öleceksem de sonuna kadar direnmeye karar verdim. Ama bir süre sonra vücudum hareketsiz kaldığı için uyuşmaya başladı. Şuurumu kaybetmeye başlamıştım. 2-3 arkadaş yanıma gelip iyi misin anlamında işaret yaptılar. Kollarımdan tutup kaldırdılar. İçeriye temiz hava basıldığını anladım. Bu hava değişikliği bize ümit verdi. O an kurtulacağımıza inandım. Sonra yavaş yavaş yürümeye başladık. 50 metre yürüyüp sonra dinleniyorduk. Hepimize bir güç geldi. Madende havanın bir girişi bir de çıkışı var. Yukarıdan havanın geliş ve gidiş yönlerinin ters istikamete değiştirildiğini anladık. Girişe kadar yürüdük. Kirli havanın çıkması için yönlendirilen kısma yürüdük. Artık kurtulacağımızı biliyorduk. Gerisini hatırlamıyorum.”

‘Ölümüm bu madende olacak’ diyordu

Madende gerçekleşen patlama ve yangının sebebi konusunda Mehmet Ali Dinçer’in verdiği bilgiler çok ciddi. Yangında hayatını kaybeden elektrik teknisyeni arkadaşı Ergün Sidal’ın, madendeki elektrik aksamında sorunlar yaşandığını, kabloların trafoların yükünü çekemediği için sık sık arızalandığını faciadan önceki günlerde sürekli olarak gündeme getirdiğine dikkat çekiyor. Sidal’ın olaydan 17 gün önce durumun vahametini çözdüğünü ve maden yönetimine durumu anlatmak için gittiğini belirten Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kablo tertibatının tamamen değişmesi gerektiğini söylüyordu. Her gün gidip, yönetime dil döktü, anlattı. Kavga etti. Ama bir türlü dinlemediler. Yönetime ‘Burada büyük felaket olacak, kimse bunun altından kalkamaz.’ diyordu. Bana da bir defasında, ‘Bir gün ölümüm bu madende olacak, buna yanıyorum.’ diye dertlenmişti. Sidal olayı çözdü; ama kimseye dinletemedi.”

Faciadan 10 gün önce oksijen miktarının azaldığı bir galeride 3 arkadaşıyla çalıştıklarını belirten Dinçer, “Önce fanlar tekledi. Sonra durdu. Biraz sonra yeniden çalıştı. Önemsemedim. Ancak yine durdu. Sonra gözümü hastanede açtım.” diyor. Fanlar arızalandığı için oksijensiz kalan Dinçer, Soma Devlet Hastanesi’ne, 3 arkadaşı da Bergama’daki hastaneye kaldırılmış. Dinçer, “Ben o zaman bunun elektrik sorunuyla bir ilgisinin bulunduğunu düşünmemiştim. Ama elektrik sisteminde sorun olduğu açık.” vurgusu yapıyor.

Birçok arkadaşım öldü sanılarak bırakıldı

Kazadan kurtulan işçi arkadaşlarıyla konuştuğunu kaydeden Dinçer, “S panosundaki 140 kişiden kurtulan olmadı. Onların yanlış yönlendirildiğini duydum. Onlara ‘geçici duman’ denilip geri gönderilmiş. Aslında biz daha dipteydik. Onların kurtulma ihtimali daha güçlüydü.” değerlendirmesi yapıyor. Dinçer’in verdiği bir bilgi ise skandalın boyutlarını gözler önüne seriyor. Faciaya ilk müdahalenin yanlış yapıldığını belirten Dinçer, kendilerinin kurtulduğu H galerisinde birçok arkadaşının öldü sanılarak bırakıldığını iddia ediyor: “Yangından sonra madene ilk giren yetkili, ‘Bunlar için yapacak bir şey yok.’ demiş. Halbuki arkadaşların çoğu yaşıyordu. Sadece bayılmışlardı. Eğer yangından sonra içeri ilk gelenler yanlarında gaz maskesi getirseydi birçok kişi şu an yaşıyordu.”

Firma yetkilisi gelip para teklif etti

Zaman'dan Burak Kılıç'ın haberine göre; daha önce madende bulunan ve özelleşmeden sonra kaldırılan güvenli odada yedek gaz maskelerinin de bulunduğunu belirten Mehmet Ali Dinçer, “Güvenli odayı kaldırdılar. Maliyeti de insanlığı da düşürdüler. Bu bölge olsa tıpkı Şilili madenciler gibi herkes kurtulurdu. Çünkü birçok kişi gaz maskesi yetmediği için öldü.” diyor. Ölü sayısının saklanmasına da “Herkesin bildiğini milletten neden saklıyorlar?” diye tepki gösteriyor. Dinçer’in açıkladığı bir başka bilgi ise kan donduracak türden: “Madenden çıktığımda firmadan gelip bana 1000 lira vereceklerini söylediler. Bunca ölüm varken para konuşmalarına şaşırdım. Bu insanların bedeli ödenemez.”

Eşimle her gün helalleşiyordum, artık madene tövbe ettim

Mehmet Ali Dinçer’in evinde buruk bir sevinç var. Birçok arkadaşının evine ateş düşmüş çünkü. Dinçer’in eşi Şerife Dinçer, “Onu bize Allah bağışladı. Bunun başka bir açıklaması yok. Kızlarıma Allah acıdı.” diyor. Madencilik hayatının son 9 yılını Soma madeninde geçiren Dinçer, her sabah kızları Melek ve Melisa’yı öpüp eşiyle vedalaşarak işe gittiğini belirtiyor. Emekliliğine 3 yıl kaldığı halde işi bırakacağını söylüyor: “Ablam, maden patlayınca, benim için ‘kolu bacağı olmasın ama yeter ki canlı çıksın’ diye dua etmiş. Bu yükü kaldırmak artık mümkün değil. Madene tövbe ettim. Tazminatımı alıp işi bırakacağım. Bunun sonu yok.”

 
17 Mayıs 2014 Cumartesi 13:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Türker Ertürk
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1872 - Beyoğlu Telgrafhanesi işçileri greve çıktı.
1903 - Panama bağımsızlığını ilan etti. ABD, Panama Kanalı üzerindeki hakları satın aldı.
1916 - Ruslar, Erzurum'u işgal etti.
1918 - Litvanya hem Rusya hem de Almanya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1920 - Balıkesir'in kuzeyinde, Manyas ve Gönen bölgelerinde ikinci Anzavur isyanı başladı. (İsyan 16 Nisan'da bastırıldı.)
1925 - Sonraları "Türk Hava Kurumu" adını alacak olan "Türk Tayyare Cemiyeti" kuruldu.
1925 - Türkiye'de sivil ve askeri havacılığı desteklemek amacıyla, sonraları "Türk Hava Kurumu" adını alacak olan "Türk Tayyare Cemiyeti" kuruldu.
1926 - Mustafa Kemal Ankara'da Hakimiyet-i Milliye gazetesinin yeni binasını açtı.
1937 - Wallace H. Carothers, naylonun patentini aldı.
1948 - Pertev Naili Boratav, Muzaffer Şerif Başoğlu ve Niyazi Berkes solcu oldukları gerekçesiyle üniversiteden uzaklaştırılmışlardı. Danıştay, 1948 yılında bugün görevlerine iade etti.
1949 - İlkokulların dördüncü ve beşinci sınıflarında din dersi okutulmaya başlandı.
1950 - Yeni Seçim Kanunu ikinci defa görüşülerek kabul edildi. Yeni Seçim Kanunu tek dereceli, genel, eşit ve gizli oy, açık tasnif ilkelerini getiriyor. Seçimler çoğunluk sistemine göre ve adli teminat altında yapılacak.
1953 - Türkiye-ABD telefon hattı açıldı.
1955 - Yeni Alsancak Limanı'nın temeli Başbakan Adnan Menderes tarafından atıldı.
1959 - Fidel Castro, Fulgencio Batista'nın 1 Ocak'ta başkanlıktan uzaklaştırılmasının ardından Küba devlet başkanı oldu.
1961 - Explorer 9 uzaya fırlatıldı
1968 - Haleyville'de (Alabama, ABD) ilk 911 acil telefon sistemi çalışmaya başladı.
1973 - Rauf Denktaş, Kıbrıs cumhurbaşkanı yardımcılığına seçildi.
1976 - Türkiye'nin Beyrut büyükelçiliği başkatibi Oktar Cirit, tabancayla vurularak öldürüldü. Saldırıyı ASALA üstlendi.
1977 - Bakanlar Kurulu'nun THY grevini erteleyen kararı, Danıştay tarafından oy çokluğu ile alınan kararla durduruldu.
1978 - Maliye Bakanı Ziya Müezzinoğlu, yabancı kaynaklı eşyaların satışının yasaklandığını açıkladı.
1978 - Danıştay, İsmail Cem'in TRT'nin yasal Genel Müdürü olduğuna karar verdi.
1979 - İran'da Humeyni karşıtları ardı ardına idam edildi.
1979 - Vakıf Gureba Hastanesi İstanbul'un üçüncü tıp fakültesi oldu.
1980 - TBMM'den ilk kez 5 saat televizyon naklen yayını yapıldı.
1981 - Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Behice Boran 8 yıl 9 ay hapse mahkum edildi. Behice Boran Kasım 1980'den beri yurtdışında bulunuyordu.
1981 - Genelkurmay Sıkıyönetim Askeri Hizmetler Koordinasyonu Başkanlığı bir bildiri yayımladı; aralarında Abdullah Öcalan ve Kemal Burkay'ın da bulunduğu 45 kişinin 19 Mart tarihine kadar yurda dönmeleri çağrısında bulundu.
1986 - Portekiz'de seçimler yapıldı. Mario Soares 60 yıl sonra Portekiz'in ilk sivil başkanı oldu.
1988 - Televizyonda 11 Şubat'ta kanser tedavisiyle ilgili programı izleyen bir hasta, zakkum yapraklarını kaynatıp içince öldü.
1989 - Danimarka'da yapılan karşılaşmada İskoç rakibi Pat Clinton'u yenen 51 kilo boksörümüz Eyüp Can Avrupa Profesyonel Boks şampiyonu oldu.
1990 - Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) kuruldu. Vakfın başkanlığına Yavuz Önen getirildi.
1991 - 7 bin homoseksüel Londra Hyde Park'ta büyük bir miting düzenledi.
1998 - Gümrük Birliği Ortak Komitesi'nin 7. dönem toplantısı yapıldı.
1998 - Çin havayollarına ait bir yolcu uçağı Çan Kay Şek uluslararası havaalanı yakınlarında düştü: 202 kişi öldü.
1999 - PKK örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın Türk güvenlik güçlerince Kenya'nın başkenti Nairobi'de yakalanmasının ardından, örgüt taraftarları Avrupa çapında elçilik işgalleri ve rehin alma eylemlerine giriştiler.
1999-Türk - Deniz Kuvvetleri TCG alçıtepe(D-346) (USS Robert A. Owens (DD-827) bir zamanların donanma atış şampiyonu hurdaya ayrıldı.
1999 - Özbekistan'nın başkenti Taşkent'te, cumhurbaşkanı İslam Kerimov'a suikast girişimi yapıldı. Şans eseri saldırıda İslam Kerimov kurtuldu fakat 15 Özbek askeri hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Saldırıyı Hizbut-Tahrir üstlendi.
2001 - Danıştay İdari Dava Dairesi Genel Kurulu, Aktaş Elektrik imtiyaz sözleşmesini hukuka aykırı buldu.
2005 - Eski başbakan Mesut Yılmaz ve eski devlet bakanı Güneş Taner'in Türkbank ihalesine fesat karıştırmak suçundan Yüce Divan'da yargılanmalarına başlandı.
2005 - İstanbul Bağımsız Milletvekili Yaşar Nuri Öztürk, Halkın Yükselişi Partisi'ni kurdu.
2006 - Kısaca MASH olarak adlandırılan ve çadırlardan oluşmuş "Seyyar Ordu Cerrahi Hastaneleri"'nin (Mobile Army Surgical Hospital) sonuncusu da ABD ordusunda hizmetten kaldırıldı.
600 - Papa I. Gregory, hapşıran kişiye "Tanrı seni kutsasın" denebileceğine karar verdi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu102628323440
 
On Numara
11.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01050713161725272930373940424562676869747578
 
Sayısal Loto
13.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011821244849
 
Şans Topu
13.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu081517253014
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:26
  • Güneş07:07
  • Öğlen12:47
  • İkindi15:42
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:34
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık