Avrupa Birliği Türkiye'ye mali yardımı kısıyor

Ana Sayfa » Güncel » 12 Eylül faşizminin ölüm dengesi!

12 Eylül faşizminin ölüm dengesi!

12 Eylül faşizminin ölüm dengesi!

 
21 Kasım 2012 Çarşamba 20:50 
Yorum YapYazdır
 
 
12 Eylül faşizminin  ölüm dengesi!


Evren de Şahinkaya da pişman olmadığını söyledi. Evren, ''Bir sağdan bir soldan diyerek tarafsızlığımızı göstermek istedik'' dedi.
12 Eylül askeri darbesine ilişkin dönemin Genelkurmay Başkanı, Yedinci Cumhurbaşkanı Kena emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davanın bugünkü duruşması yapıldı.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, sanıkların avukatı Bülent Hayri Acar, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, CHP, MHP, DİSK ve HAK-İŞ'in de aralarında bulunduğu müdahiller ve avukatları katıldı.

SADECE DARBEDEN SORGULANDILAR

Evren'in avukatı, işkence iddiaları için "Sorgu sadece darbeden yapılabilir. İşkence iddiaları ayrı bir soruşturmanın konusudur" dedi. Avukatın bu itirazi üzerine mahkeme başkanı sanıkların sadece darbe suçlamasıyla yargılanacağını söyledi. Sanıklar sistematik işkenceden sorgulanmadı.

ŞAHİNKAYA RAHATSIZLANDI

Duruşmanın sanıklarından Tahsin Şahinkaya rahatsızlandı. Şahinkaya'ya tıbbi müdahale yapıldı. Duruşmaya sanıkların ilaç alması için 10 dakika ara verildi.

Sanıkların görüntüleri, 4 LCD ekran aracılığıyla mahkemeye yansıtılıyor. Evren ve Şahinkaya, sesli ve görüntülü iletişim sistemiyle savunmalarını yaptı.

Duruşmada ilk olarak Şahinkaya savunmasını yaptı.

ŞAHİNKAYA: SORULARA CEVAP VERMEYECEĞİM

Yazılı savunmasını okuyan Şahinkaya, ”Bizler o gün için en doğru olanı yaptık” dedi. Şahinkaya, ”12 Eylül müdahalesi Türk ve dünya tarihinde yerini almış büyük bir olaydır. Tarihi olayları ancak tarih yargılar” ifadesini kullandı.

Savunmasını tamamlayan sanık Şahinkaya, ”herhangi bir soruya cevap vermeyeceğini” söyledi.

MAHKEME: DARBEDE ABD'NİN ONAYI VAR MIDIR?

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Şahinkaya’ya, ”Bireysel olarak bir darbe yapmanın gerektiğine ne zaman inandınız? Bu kararınızı kimlerle paylaştınız? Darbe yapılması yönündeki karara hangi tarihli toplantıda, hangi komuta kademesi ile hangi komutanlarla karar verdiniz? Sizin dışınızda kalan, yani emir komuta zinciri dışındaki TSK görevlilerince veya TSK dışında bir silahlı güç tarafından darbe yapılsaydı, buna o dönemdeki tepkiniz ne olurdu?” sorularını yöneltti.

Sorulara cevap vermeyeceğini kaydeden Şahinkaya, mahkemenin, ”12 Eylül 1980 askeri darbesinin yapılmasında ABD veya bir başka ülkenin bilgisi veya onayı var mıdır?” sorusu üzerine de ”Arz etmiştim efendim, (yanıt) vermeyeceğim” diye konuştu.

MÜDAHİL AVUKAT: SANIKLAR ULUSLARARASI ÇETENİN PARÇASI

Şahinkaya'nın soruları yanıtsız bırakması üzerine müdahil avukat, "Şahinkaya yanıt vermese de sorularımızı soracağız" dedi. Müdahil avukat, "Sanıklar uluslararası çetenin parçası olarak darbe yaptı" diye konuştu.

Kenan Evren'in avukatı ise, yanıt alınmamasına rağmen soru sorulmasının yasal olmadığını söyledi.

EVREN: PİŞMAN DEĞİLİM, SORULARA YANIT VERMEYECEĞİM

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın öğleden sonraki bölümünde müdahil avukatları, sabah saatlerinde savunmasını yapan Tahsin Şahinkaya’ya bir dizi soru yöneltti. Şahinkaya, sorular üzerine sessiz kalmayı tercih etti.

Tahsin Şahinkaya’nın ardından Ankara GATA’da bulunan Kenan Evren, sesli ve görüntülü sistem aracılığıyla savunmasını yaptı.

Yazılı savunmasını okuyan Evren, 12 Eylül’ün ”kurucu iktidar” harekatı olduğunu ve yapılış nedeninin bildiriyle Türk milletine açıklandığını söyledi.

12 Eylül harekatını yapan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin üst komuta heyetinin, kurucu iktidar olarak Milli Güvenlik Konseyi’ni oluşturduğunu kaydeden Evren, ”Milli Güvenlik Konseyi, kurucu iktidar olarak Anayasa’daki kanunları çıkarmış, yeni anayasal düzeni oluşturmaya başlamıştır. Kurucu Meclis’in oluşturulması, yeni Anayasa’nın yapılması ve halkoyuyla yürürlüğe konulmasıyla yeni anayasal düzen tamamlanmıştır” diye konuştu.

Evren, ”kurucu iktidar olan Milli Güvenlik Konseyi’nin başkanı ve devlet başkanı olduğunu” belirterek, bu görevleri, TBMM’nin faaliyete geçtiği tarihe kadar sürdürdüğünü, bu tarihten sonra 7. Cumhurbaşkanı olarak görevine devam ettiğini hatırlattı.

Milli Güvenlik Konseyi’nin 1982 Anayasası’yla hükme bağlanmasının suç olduğunun iddia edilemeyeceğini savunan Evren, ”Beni ve silah arkadaşlarımı, 12 Eylül ve sonrasındaki tasarruflarından dolayı, yetkisini 1982 Anayasası’ndan alan yargının suç isnat etme ve yargılama yetkisi bulunmamaktadır” dedi.

Evren, şöyle konuştu:

”Kurucu iktidar olmayı, yani ihtilal yapmayı suç sayan bir kanun yoktur, olması da mümkün değildir. Biz ihtilal yaptık, ihtilale teşebbüs etmedik. Herkesin ihtilal ile ihtilale teşebbüsün aynı şey olmadığını bilmesi gerekir. Ben, 12 Eylül harekatını yapan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genelkurmay Başkanı, Milli Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanıyım. Türkiye Cumhuriyeti’nin 7. Cumhurbaşkanıyım. Ben, 12 Eylül harekatının hesabını Türk milletine verdim. Bundan sonra beni tarih yargılar. 12 Eylül harekatını herkes istediği gibi değerlendirebilir. 12 Eylül ile ilgili beceriksiz siyasetçilerin söylemlerini geçen yıllar yalanlamaktadır. Demokrasinin işlediği yerde ihtilal olmaz. Siyasetçi beceriksizliğini askere kapora edemez. Türk Silahlı Kuvvetleri, iktidar olmanın meraklısı değildir. 12 Eylül 1980’den bugüne kadar yaşananların bir daha yaşanmaması bunu göstermektedir. Ülkenin o tarihteki ve öncesindeki durumunu büyük Türk milleti bilmektedir. Büyük Türk milleti o olaylara layık değildi. Biz o gün doğru olanı yaptık. Bugün de olsa aynı şekilde ihtilal yapardık. Tabii ki adli yargı mensupları ve yüksek mahkeme görevini yapmaktadır. Yukarıdaki açıklamalarımla birlikte söyleyeceğim bunlardır. Benim görevim bunlara yardımcı olmaktır. Sanık olmadığımı yukarıda açıklamıştım. Bu beyanımın dışında başkaca bir beyanda bulunmayacağım. Mahkeme sorularına cevap vermeyeceğim. Kusura bakmayınız.”

EVREN: BİR SAĞDAN BİR SOLDAN... TARAF TUTMADIĞIMIZI ANLATMAK İSTEDİK!

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Süleyman İnce, savunmasını yapan Evren’e bir dizi soru yöneltti. ”Yaptığınız birçok konuşmada, birçok sivilin size gelerek, ’Neden yönetime el koymuyorsunuz’ dediğiniz bilinmektedir. Sizi darbeye yönlendiren sivilleri sayar mısınız” sorusuna Evren, ”Bunları hatırlıyorum, ama isimlerini bilmiyorum” karşılığını verdi.

”Katıldığınız bir programda, adaletli olsun diye ’Bir sağdan bir soldan astık’ şeklinde bir cümle kurdunuz. Bunu ne amaçla söylediniz? Adam asmak eylemi bu kadar basite indirgenebilir mi? Bu hususu açıklar mısınız?” sorusuna ise ”Söyledim. Sağda olanlar var, solda olanlar var. Yalnız sağdakileri verip de idam ettirip, bir sağdan, bir soldan... Bunla hiçbir tarafı tutmadığımızı, bitaraf olduğumuzu anlatmak istedik” cevabını verdi.

Bu sırada mahkemede bulunanlardan bazıları, ”Ondan sonra da ’İnsanım’ diye yaşıyorsunuz, değil mi?” diye tepki gösterildi.

Mahkeme Başkanı İnce’nin, ”Bayrak Harekat Direktifini” hatırlatarak, ”Bu belgeden haberdar mısınız? Bunu Necdet Üruğ mu hazırladı” sorusuna Evren, ”Ben bir şey hatırlamıyorum. Ancak Bayrak Harekat Direktifi hazırlandığında Necdet Üruğ 1. Ordu Komutanıydı” dedi.

Evren, ”Sizin direktifinizle mi hazırlandı?” sorusunu yanıtlarken, aradan geçen zamanı karıştırarak, ”Hatırlamıyorum, aradan 20 yıl geçti” ifadesini kullandı.

”Bayrak Harekat Planı sizin onayınızdan geçti mi?” sorusunu, ”Hatırlamıyorum, kendisine (Necdet Üruğ) sormak lazım” diye yanıtlayan Evren, ”Plandan ne zaman haberiniz oldu” sorusuna, şu karşılığı verdi:

”Bayrak Harekat Direktifini Necdet Üruğ hazırlamıştır. Ona bu talimat, Genelkurmay Başkanlığı Kurmay Başkanı Ali Haydar Saltık tarafından verilmiştir. Haydar Saltık benim yerime birçok belgeyi imzalama yetkisine sahipti. Bu belge yönünden de gerekli imzayı o atmış olabilir. Kendisine bu yönde yetki verilmiştir. Saltık kendi kendine yazmaz. Saltık, Genelkurmay Başkanının Yardımcısı. Ona yetki verilmiştir.”

Evren, dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e verilen uyarı mektubuna ilişkin soruya da ”Bizim Cumhurbaşkanı’na verdiğimiz muhtıradır” cevabını verdi.

ŞAHİNKAYA: MUHTIRA DEĞİL

Tahsin Şahinkaya ise ”Bayrak Harekat Direktifinin hazırlanması yönünde talimatınız oldu mu, bilginiz var mı? Bu belgeyi kim düzenledi? Kimin talimatıyla...” sorusuna karşılık, ”Genelkurmay Başkanlığı’nca hazırlandı. Kuvvet komutanlarının belgenin hazırlanmasında dahli yoktur” dedi.

”Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e verilen uyarı mektubu muhtıra mıdır” sorusuna ise Şahinkaya, ”O dönemki nazik durumu cumhurbaşkanına bildirmek için hazırlanmış belgedir. Muhtıra olarak değerlendirmiyorum. Türkiye’nin durumunu cumhurbaşkanına arz etme olarak değerlendiriyorum” cevabını verdi.

Evren, mahkeme başkanının diğer sorularını ise yanıtsız bıraktı. Bu sırada söz alan sanık avukatı Bülent Acar, sanıklara yönlendirme soruların sorulduğunu iddia etti.

Ardından davanın bugünkü celsesi sona erdi. Duruşmaya yarın 09.45’te devam edilecek.

 
21 Kasım 2012 Çarşamba 20:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:17
  • Akşam17:42
  • Yatsı19:11
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık