Trabzonspor, yeni sezon hazırlıklarının yurt dışı kampını tamamladı, bu süre içinde 6 hazırlık karşılaşması yaptı. Yapılan bu maçlarda 12 gol attı ve kalesinde 2 gol gördü.
Hazırlık maçları takımların son durumları hakkında net bir tespit yapmak için doğru tercihler değildir ancak genel itibariyle son durumu ortaya koyar. Trabzonspor’un son durumunu ele aldığımızda, kalesinde az pozisyon veren, orta sahada hakimiyeti elinde bulunduran, çok pozisyona giren ama bunları cömertçe harcayan bir takımla karşı karşıya kalıyoruz. Yani, tıpkı geçen yıl Şenol Güneş geldikten sonraki dönem gibi…
YÖNETİM FACİASI!
Trabzonspor, bu sezon şampiyon olmak istiyorsa kadrosuna mutlaka bir golcü katması gerekiyor. Bunu, geçen yılki istatistikler de ortaya koyuyor. Trabzonspor’un, haklılığımızı ortaya çıkaran bilgiler ışığında rakiplerine fark atarak lider olduğu istatistikler şu şekilde:
En çok pozisyona giren, en çok gol kaçıran, en çok şut çeken, topu ayağında en fazla tutan, en çok isabetli pas yapan, topu en çok koşturan takım Trabzonspor. Yani, takım pozisyon bulma veya meşin yuvarlağı rakip yarı alana getirme gibi sıkıntısı yok. Tek olumsuzluk son vuruşlarda… Böyle bir ortamda, golcü transferinin hala çözülememiş olması, ‘yönetim faciası’ olarak karşımıza çıkıyor.
BAŞARI…
Bursaspor’un şampiyonluğunun ardından Süper Lig’de hedefler de hesaplar da bambaşka bir hal almış olacak. Takımların güç seviyelerinin birbirine giderek yaklaşması, diğer takımların da şampiyonluk yolunda özgüvenlerini arttırdı.
Türk futbolu, böyle bir ortamda yeni sezona hazırlanıyor. Heyecanın daha yüksek olduğu ama hedeflere ulaşmanın da güçleştiği bir lig...
Şampiyonluğun en önemli adaylarından biri de kuşkusuz Trabzonspor. Yaklaşık 30 yıllık şampiyonluk hasretinin yanında, Trabzonspor’un büyüklüğünü kanıtlamanın zamanı da artık geldi. Ama hiçbir başarı, sadece istemekle ya da mucize ile gerçekleşmiyor. Başarı; doğru, akılcı, elindeki malzemeyi en iyi şekilde kullanacak gerçekçi hedeflerle oluşur. Çalışmayla, inanmayla; yönetiminden teknik heyetine, futbolcusundan taraftarına büyük bir dayanışma ve sabırla gerçekleşir. Buna en büyük örnek olarak da Bursaspor’un şampiyonluğunu göstermek herhalde yanlış olmaz.
Yeni sezona yeni umutlarla başlarken şampiyonluk yolunda herkese büyük iş düşüyor. Medya ve taraftarın güçlü olmadığı, sahip çıkmadığı bir takımın başarılı olması mümkün değildir. Yönetimin, teknik heyetin, medyanın, taraftarın ne kadar hatası olursa olsun, bu hataları onların yüzüne vurmak yerine, çözümü hep beraber aramak en akılcı yoldur. Trabzonspor, toplumun bir değeri olarak tartışma, kişisel ya da kurumsal yarışların dışında, herkesin ortak paydası olarak kalmalıdır.
Yeni umutlarla başlanılan bu sezonda tüm başarıların gelmesi dileğiyle…
Göksu Mollamehmetoğlu
gok.su.61@hotmail.com