FINDIK DALDA ASILSIN HÜKÜMETİM NASILSIN!
Fındık hasat mevsimi geldi, dallar yeşillendi; ancak fındık üreticisi şaşkın, fiyatlar belirsizliğini koruyor. AKP Hükümetinin gündeme getirdiği yeni sömürü politikalarına ve serbest piyasa adı altında kurtla kuzuyu bir araya getirmesine karşı bir çaresizlik ve suskunluk egemen.
AKP’nin izlediği zengine dost fakire düşman politikalar nedeniyle, yevmiyeciye verdiği parayı sattığı fındıktan alamayan Karadenizli, ne yaptığını bilmez durumda bekliyor.
Fındık, Karadeniz bölgesinde yaklaşık 400 bin çiftçi ailesinin, yani 2 milyon civarında insanın geçimini doğrudan etkiliyor. Dolaşıma girmesi ile kasap, bakkal, manav… derken bütün bölge ekonomisini besliyor.
Fındık, Karadenizli emekçiler için olduğu kadar, ülke için de önemli bir döviz kaynağı. Son 4 – 5 yılın ihracat geliri ortalama yıllık 1,5 milyar dolar civarında. Ve bu ihracat, dışarıdan ithal edilecek herhangi bir mala bağımlı değil.
***
Fındık toplama dönemi başlıyor. Fakat üretici, fındığı kaça satacağını, kime satacağını bilemiyor. Ortada ne FİSKOBİRLİK var, ne TMO. Üretici, tüccarla baş başa.
AKP Hükümeti, izlediği sömürüye dayalı yeni fındık stratejisi ile fındık üreticisini piyasanın kaderine terk etti. Önce FİSKOBİRLİK’i etkisizleştirmek için fındık konusunda görevi ve bilgisi olmayan TMO’ne fındık alımı yaptırıldı. Bu süreç içinde FİSKOBİRLİK kendi çalıştırdığı personelin ücretini veremez hale getirilerek beli kırıldı ve devre dışı bırakıldı. Şimdi ise AKP Hükümetinin emriyle TMO piyasadan çekildi.
Artık kurtla kuzu yan yana. Piyasa sonuçlarını üretecek ve fındık üreticisinin kaderi piyasada belirlenecekti.
Oysa fındık üreticisinin örgütü FİSKOBİRLİK idi ve iddia edildiği gibi kötü de yönetilse, varlığı ile piyasayı üretici yararına düzenliyordu.
Bu durum efendilerin işine gelmiyor, piyasanın mantığına uymuyordu.
Bu nedenle AKP Hükümeti iki şey yaptı. Önce Hükümet tarafından FİSKOBİRLİK’in beli kırıldı. Sonra fındık tüccarları, ihracatçılar, ithalatçılar ve fabrikatörlerinin yönetiminde olan Ulusal Fındık Konseyi kuruldu. Bundan böyle fındık konusunda üreticinin değil, ihracatçı, tüccar ve fabrikatörün dediği olacaktı.
***
Fındıkta pasta, ortalama yıllık ihracat rakamı olan 1.5 milyar dolardan çok fazla. Çikolatalı ürün içinde kullanılan fındığın oranı yüzde onbir civarında. Çikolata tüketicisi, çikolata içinde yüzde onbir payı oluşturan fındığa ödediği para 8,4 milyar dolar civarında. Bunun 1.5 milyar doları fındığa ödeniyor, geriye kalan 6,9 milyar dolar çikolata sanayicisinin cebinde kalıyor.
Fiskobirlik, bu 6,9 milyar dolardan üreticinin pay alması için 2005 yılında fındığın fiyatını 7.00 TL’ye çıkardığında kıyamet koptu. Başbakan Erdoğan’ın danışmanı Zapsu dahil, “Efendiler” kıyameti kopardı. Sonuçta Hükümet eliyle FİSKOBİRLİK batırıldı, piyasalar ve efendiler rahatladı.
FİSKOBİRLİK kötü yönetildiği için beli kırılmadı; çikolata tüketicisinin fındık için ödediği, ancak fındık üreticisinin cebine gitmeyen 6,9 milyar dolardan pay istediği için beli kırıldı.
***
Çözüm, üreticinin örgütlenmesinden ve örgütlerine sahip çıkmasından geçiyor. Bir yandan FİSKOBİRLİK yeniden işlevli duruma getirilmeli, diğer yandan da FINDIK-SEN gibi kurulmakta olan örgütlenmelere güç verilmelidir.
Üretici örgütlendiği ölçüde kendi ürettiği fındığa sahip çıkabilecek ve alın terinin karşılığını alabilecektir. Aksi halde 2005’li yıllarda 7 – 7,5 TL’den satabildiği fındığı, aradan geçen 4 -5 yıllık bir süre sonucunda 2 -3 TL’den satmaya mahkûm kalacaktır.
Yapılması gerekenler oldukça basit:
Maliyet gözetilerek fındık taban fiyatı en az 7.00 TL olarak belirlenmeli ve açıklanmalıdır.
Piyasaya müdahale edebilmesi için FİSKOBİRLİK’e kredi açılmalıdır.
FİSKOBİRLİK kendi depolarını üreticiye açmalı ve isteyen üreticinin fındığını emanet olarak almalıdır. Teslim alınan emanet fındık karşılığında üreticiye belli oranda faizsiz kredi verilmelidir.
Aksi halde fındık dalda asılsın, Hükümetim nasılsın demek gerekecektir.
27.07.2010
Ömer Faruk Altuntaş
Yorumlar |
Bu Habere Toplam 3 Yorum Eklenmi?tir. |
|
geçiniz efendim |
|
|
bırakın şimdi köylüyü emekçiyi ve haklarını savunmayı. geçiniz efenim.. siz gidin tayyip'in dikta anayasasına "evet" deyin.. bölüne bölene geldiğiniz hal ortada.. bari sola daha gölge etmeyin... |
|
|
|
|
|
Cok merak ediyorum Önceki Yönetimlere niye sesiniz cikmadida simdi herkes ahsam kesiyor. |
|
|
'TUT KELİN PERÇEMİNDEN' |
|
|
REFERANDUMDA EVET DİYECEĞİNİ AÇIKLADIN.
MUHALİF GÖRÜNMEK İÇİN FINDIK FİYATLARINI ÖNE SÜRÜYORSUN.YEMEZLER!YEMEZLER!YEMEZLER!
BEN VURULDUM VURULDUM
KEMENÇENİN SESİNE
YAPTIKLARINYAZILIR
TAYYİBİN HANESİNE..
SON SÖZ;HADİ!HADİ!HADİ!......... |
|