Toplumu oluşturan insanların aydınlatılması ile ilgili kuralların çoğu yazılı değildir. Bu işlevi yapması gereken aydınların yetişmesi çok sayıdaki kritik koşulun bir araya gelmesi ile sağlanabilir. Kritik koşulların kesişmesindeki zorluklar aydın sayısını sınırlayan temel olgudur. Unvan/çıkar beklentisi olmadan özveriyle üreten aydının iyi muhafaza edilmesi insanlığın ortak yararınadır.
Aydınlar; doğanın yararı için altın yumurtlayan tavuklardır. Özellikle ilk aydınlanma evresinde altın yumurtlayan tavuk/lar süratle tüketilir ve toplum olduğu seviyeden geri gitmese bile uzun süreler daha yerinde sayar. İlerlemeler ancak; toplumun bilinç seviyesi altın yumurtlayan tavuğu kesme seviyesinin üstünde seyrettiği hallerde sağlanabilir. Tersi durumda; aydın, toplumu aydınlatırken bu ışığın geldiği yeri bile hissettirmemelidir. Aksi halde aydınlatma işlevi kişisel çıkar aracına dönüşür.
Daha çok gelir elde eden, daha çok üreten, daha rahat yaşayan, daha az acı çeken, daha kolay doyan, … toplumlarda altın yumurtlayan tavuklara bir uzat aracında, bir gemide, bir otomobilde, bir fabrikada, bir tarlada, bir serada, bir atık arıtma tesisinde,… olmak üzere her yerde ve çok sayıda rastlanır.
Çağdaş anlamda aydınlanmanın ölçüsü; toplumun sahip olduğu toplam bilgi ve bunun sonucunda oluşan güçtür. Örneğin: Bir cep telefonunun malzeme ederi 1 (bir) TL’dir. Oysa bu telefonun vitrindeki satış değeri 1000 (bin) TL’dir. İşte bu aradaki 999 TL bilgiye ödenen paradır. Bu aradaki fark aydının topluma kattığı değer olarak değerlendirilebilir.
Aşağıda; yakın tarihimizdeki altın yumurtlayan tavukların akibeti ve aydınlatma işlevleri sıralanacaktır. Yazının giderek beyaz karakterlere dönüşerek okunamayacak hale gelmesi aydınlanmanın genel şekli ve altın yumurtlayan tavukların akibeti ile yakından ilgilidir.
…
Cemilyilmaz1@gmail.com