Reklamı Kapat
Karakter Boyutu :
  Öner Ciravoğlu
Anılarımın Kardeşi Refik Durbaş
Untitled document

“Anılarımın Kardeşi İzmir”, Refik Durbaş’ın nedense gözlerden kaçan bir kitabının adıdır.

Anılar, kent ve kardeşlik, bu kitapta o kadar yerini bulmuştur ki, Durbaş’ın poetikasını oluşturan bir dizi ipucu bu kitaptaki metinlerde gizlenmektedir.

Refik Durbaş’la “Anılarımın Kardeşi İzmir” kitabını Literatür Tanıklıklar Dizisi’nin ilk kitabı olarak düşünmüş ve hemen çalışmaya koyulmuştuk. Kitabın tasarımcısı Yetkin Başarır ise üşenmeden fotoğraf makinesini de yanına alıp bizi kapak resmi için Maçka Parkı’na götürmüştü.

Yemyeşil ağaçların altında bir banka oturmuş, gözlüklerinin ardında İzmir hüzünlerine dalmış olan Refik Durbaş’ı kadraja almak müthiş bir heyecandı doğrusu.

Ardından gündemin en son maddesi olarak da Nevizade’de bir masanın etrafında toplanmaya sıra gelmişti. Ne yazık ki bu kez fotoğraflayamadık o akşamı.

*

Refik Durbaş’la nerede mi tanıştık.

İlk şiir kitabı “Kuş Tufanı”nın çıktığı günlerde sanırım. 1968 yılı olmalı. Refik, Cumhuriyet gazetesinin düzeltme servisinde. O zamanki yazıişleri salonunu tam ortasında bir yerde. 1968’li arkadaşım Rahmi Aydın (Ofluoğlu) götürmüştü beni.

Refik sormuştu Rahmi’ye:

-İmzalayıp verdiğim “Kuş Tufanı” kitabımı okudun mu?

- Okumaz olur muyum?

-Peki nasıl buldun.

- Yahu senin kitabında o kadar çok kuş var ki… Tam kuş tufanı…

Refik Durbaş bu söze kendine özgü alaysı gülümsemesiyle yanıt verdi hemen:

-Rahmi kitabın adından başka o şiirlerde hiç kuş sözcüğü geçmez. Bu nasıl okumak!?

Rahmi’yle oradan nasıl ayrıldığımızı doğrusu hatırlamıyorum.

*

Refik Durbaş’la geçtiğimiz günlerde bir Ustalarla Buluşma Gecesi yapıldı. Beşiktaş Belediyesi’ne bağlı Akatlar Kültür Merkezi’ndeki geceyi düzenleyen Faruk Şüyün, onun dostlarını da çağırmayı ihmal etmedi.  Ataol Behramoğlu, Atilla Dorsay, Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer, Gürol Sözen, Necati Doğru, İsa Çelik, Turgay Fişekçi, Metin Sözen, Rasih Nuri İleri oradaydılar. Herkes güzel anılarla bezenmiş birer konuşma yaptı. Bana da söz verilince onun “Nereye Uçar Gökyüzü” adlı şiir kitabının basılmasında söz ettim iki cümleyle. Zaman olsaydı Cumhuriyet Kitap Kulübü’ne, onun yayın broşürü “Çerçeve”ye yaptığı katkılardan da söz açacaktım. Olmadı. O yıllarda en önemli proje Ahmed Arif’le yapılacak bir söyleşiydi. Ahmed Arif uzun yıllar boyunca hiç kimseye demeç vermemişti. Ve anlatacak çok şeyi vardı. Ben de o İstanbul’a gelince Mis Sokak’taki bir gece yarısı yakılan açıkhava kitap kitap kulübü sergisinde kendisine imza günü düzenleyecektim.

Saffet Rüştü Tekin ile Ümit Fırat’ın yardımlarıyla Ahmed Arif İstanbul’a gelmeyi kabul etti. Refik de onunla Cumhuriyet’te yayınlanan uzun bir söyleşi yaptı. Ardından kitap haline de gelen bu söyleşinin 2. baskısını okurken o günlerin heyecanını, daha doğrusu Ahmed Arif’le Mis Sokak’ta yağmur altında gerçekleştirdiğimiz imza günü telaşını yeniden yaşıyorum.

Refik Durbaş’ın kendi şiirinin yanı sıra böylesi bir edebiyat değerimize de sahip çıkmasını vargücümle alkışlıyorum. Böylesi yüce gönüllü kim kaldı ki edebiyat dünyamızda?...

 

Öneriler:

 

Refik Durbaş, Kalbim Dinamit Kuyusu-Ahmed Arif Anlatıyor, 2. basım, Cumhuriyet Kitaplar, 2009

Köksal Çitçi, Resim ve Heykel Sorunu, Bulut yayınları, 2008

 
Bu Yazı Toplam 184 Defa Okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları İçin
Yazıcı Çıktısı Al
Haberi Gönder
İLETİŞİM | KÜNYE | YAYIN İLKELERİ | EDİTÖRE YAZ | SİTENE EKLE
www.trabzongundemi.com 2009 © Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz. İzinsiz ve kaynakgösterilemeden yayınlanamaz.
Görsel Tasarım & Yazılım Eser ÖZYAMAN