PSİKATRİ HASTALARI TEŞHİR EDİLİYOR Akçaabat Hacıbaba Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisi'nde bir skandala imza atıldı. Serviste hastaların 'el işi' yaparak tedavi edildikleri haberleştirilip basına servis edildi, yatarak tedavi edilen hastaların fotografları açık olarak yayınlandı. Hastanelerin reklam amacıyla hastaları kullanması, zaman zaman başvurulan bir yöntem. Olay, insan ve hasta hakları açısından tartışma konusu olduğu gibi, önemli bir kısmı ne olduğunun bile farkında olmayan psikiyatri hastalarının bu biçimde teşhir edilmeleri, etik açıdan hiç de uygun kabul edilmiyor. Daha önce de özel İmperyal hastanesinde tedavi gören psikiyatri hastaları basına yansıtılmış, bir hastanın evlenme özleminden yola çıkılarak düzenlenen düğün oyunu, fotograflı olarak basına servis edilmişti. Akçaabat'taki olayın ardından Trabzon Valiliği ve Sağlık Müdürlüğü'nün ne gibi işlem yapacağı merakla bekleniyor. PROF. DR. ÖZCAN KÖKNEL: ETİK OLMADIĞI KADAR SUÇ! Psikiyatri hastalarının basında teşhir edilmesi olaykını elre alan Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Özcan Köknel, konuya ilişkin olarak psikiyatri.org sitesinde bir makale yazdı.İşte o makale:
2012.
02.
19
Son y
ıllarda, aylarda, haftalarda, günlerde, özellikle görsel basında, Ruh ve SinirHastal
ıkları Hastanelerinde yatan hastalarla yapılan görüşmeleri, konuşmaları, söyleşileriiçeren programlar oldukça sık yer almaktadır.Söz konusu programlar
ın yapımcıları Sağlık Bakanlığı'ndan, hastane başhekimlerinden,aldıkları izinle, kimi kez bir hekimle birlikte; kimi kez yalnız olarak akıl hastalarıylagörü
şmekte; onların hastalıklarından kaynaklanan davranışları, eylemleri bu aradai
şledikleri cinayetleri de sorgulamaktadırlar.Bilindi
ği gibi, insanların, hastaların, akıl hastalarının özgür düşüncesi, istenci, isteğid
ışında, basında, kitle iletişim araçlarında gösterilmesi, teşhir edilmesi kişilik haklarınasald
ırıdır.Bu tip sald
ırılar uluslararası anlaşmalar ve bildirilerin ışığı altında; ulusal yasaların vetüzüklerin, ilkeleri, kurallar
ı içinde kitle iletişim araçları ve hastalar bakımındanirdelenebilir.
İnsanları bu tip saldırılara karşı koruyan ulusal yasalar, tüzükler olmasa bile; kitle iletişim araçlarının ve sağlık kuruluşlarının, hekimlerin uymak zorunda oldukları etik kurallar vardır.Evrensel
İnsan Hakları Bildirgesinde ve Avrupa Sosyal Haklar Anlaşmasında insanınya
şama ve sağlık haklarıyla ilgili maddeler yer almıştır.Ya
şama hakkı, bireyin bedensel, ruhsal, toplumsal bütünlüğünün sağlanmasına,korunmas
ına, sürdürülmesine bağlıdır. Yaşama hakkının gerçekleşmesinde, sağlık hakkı ile ilk sırada yer alır. İnsanların yaşama ve sağlık hakkı olmadan onların özgürlüklerinden ve sorumluluklarından sözetmek olası değildir.
Kitle ileti
şim araçlarıKitle ileti
şim araçları insanları, toplumları bilinçlendirmek, bilgilendirmek, bir düşünce ve görüşü duyurmak, haber vermek gibi olumlu ve yararlı, eğlendirmek ve tüketimi arttırmak gibi yararlı ve zararlı amaçlara ulaşmak için yayın yaparlar.Bu bak
ımdan, basında, kitle iletişim araçlarında, ruhsal bozukluklara akıl hastalıklarınaili
şkin bilgi aktaran programların yapılması; bu programlarda bir uzmanın konuşmasıdo
ğaldır, hatta bu kuruluşların görevidir. Ancak bu tür programlarda bile hastalarıngösterilmesi insan haklar
ına, hasta haklarıııa bir saldırı olarak değerlendirilir.Bu sald
ırıların hastanın ruhsal durumu üzerinde olumsuz etkisi olabildiği gibi, gelecekte toplumsal saygınlığını da gölgeler.Öte yandan, bu durum hastan
ın ailesini, yakın ve uzak çevresini örseler. Toplum için kötü örnek olur. Hekime ve sağlık kuruluşlarına güveni sarsar. Akıl hastalarının insan ve sağlık haklarının önemsenmediği, bedensel, ruhsal, toplumsal hakları hekimin ve sağlık kuruluşunun sorumluluğu altında olan hastaların topluma gösterileceği, teşhir edileceği kaygısını korkusunu yaratır.Bu tip programlardan ruhsal bozuklu
ğu, akıl hastalığı olan insanların gösterilmesi, teşhir edilmesi, onlarla konuşulması, basın etiğiyle ilgili bir sorundur. Kendi etik ilkeleri, kuralları, yasaları içinde karşı çıkılması gerekir.Ba
şta, Sağlık Bakanlığı olmak üzere, bütün sağlık kurumlarınızı, kurulıış- larının, tabipodalar
ının, hekimlerin, bu tip programların yapımında, yayırıızıda aracı, destek, yardımcı olması değil karşı çıkması beklenir.
Hasta haklar
ıUluslararas
ı antlaşmalara ve bildirgelere göre, bütün toplumlarda ve toplu- mumuzdaya
şama ve sağlık hakkının korunması, sürdürülmesi birey olarak hekimin, kuruluş olarak hastanelerin sorumluluğu içindedir.Bu bak
ımdan, hastalık ve sakatlık durumlarında; bireyin bedensel, ruhsal, toplumsal iyilik durumu bozulduğunda; hastayı tedavi eden hekim, sağlık kuruluşu onun bir bütün olarak değerlendirmek, bedensel, ruhsal, toplumsal zararlardan korumak zorundadır.Bu zorunluluk, ruhsal bozuklu
ğu olan hastanelerde yatan akıl hastaları için bakımın,tedavinin gere
ği olup yasalar ve tüzüklerle güvence altına alınmıştır.Bu güvence "Hekimler hastalar
ın sağlık sorunları yanında toplumsal ve yasal sorunlarına da ilgi göstermek zorundadırlar" biçiminde özetlenebilecek bir yaklaşımla yasalarda ve tüzüklerde yer almıştır.1928 tarih ve 1219 say
ılı "Tababet ve Şuabat Sanatlarının Tarzı İcrasına DairKanunda";1953 tarih ve 6023 say
ılı "Türk Tabipleri Birliği Yasası"nda; 1960 tarih ve4/12578 say
ılı "Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nde bu yaklaşımın özü korunmuş, hekimlerin,di
şhekimlerinin tıbbi deontoloji ve etik bakımından uymaları gerekli olan ilke ve kurallar saptanmış; sorumluluklar ve suç öğeleri belirlenmiştir.Söz konusu yasalar ve tüzükler d
ışında "Türk Ceza Yasası"nda "Hekimlerin hastaların sırrını saklamakla yükümlü oldukları; gerekli ve zorunlu bir neden olmadan bu sırrın açıklanması durumunda hekimlerin suçlu olacakları, bilgisizlik, ilgisizlik nedeniyle hastaların zarar görmesine yol açan hekimlerin ceza göreceği" belirtilmiştir.Bir insan
ın özgür düşüncesi, isteği, istenci dışında basında, kitle iletişim araçlarındagösterilmesi, te
şhir edilmesi kişilik haklarına saldırıdır.Hekimin denetimi, tedavisi alt
ında olan, hastanede yatan, hastalığı nedeniyle özgürdü
şüncesi, isteği, istenci dışında davranan akıl hastasının bedensel, ruhsal, toplumsal yasal durumunu korumak ve kollamak hekimin, sağlık kuruluşunun görevidir.Bu görev ve sorumluluk, yürürlükte bulunan yasalar ve tüzüklerde belirtilmi
ş olup,belirtilen ilkelere, kurallara uyulmamas
ı, deontolojik,
www.viratrabzon.com www.viraturkiye.com
