Suriye'de dün güvenlik güçlerinin operasyonunda 200'den fazla kişinin öldüğü yönündeki iddialar, Batılı devletleri de harekete geçirdi.
Suriye rejimine yönelik ağır eleştiriler yöneltilirken, en sert çıkış ABD'den geldi. Yazılı bir açıklama yayımlayan ABD Başkanı
Barack Obama,
BM Güvenlik Konseyi'nin
Suriye'deki rejiminin "acımasız vahşetine" karşı bir tutum belirlemesi gerektiğini ifade etti.
Ancak Obama'nın bu çağrısının yerine getirilmesinin önündeki en önemli engel olarak Rusya'nın tutumu gösteriliyordu.
Gün boyunca Münih ve
New York hattındaki diplomatik trafikte Rusya'nın kabul edeceği bir formül arandı. Ancak, Rusya ikna edilemedi. Akşam saatlerinde
BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan oylamada, Rusya ve Çin'in veto etmesi nedeniyle, karar tasarısı kabul edilemedi. Konsey'in diğer 13 üyesi ise tasarıya "evet" oyu verdi.
RUSYA İKNA OLMADIGeçen hafta içerisinde Rusya'nın itirazları üzerine
Suriye Devlet Başkanı Beşar
Esad'a görevden ayrılması yönünde açık çağrı yapan bölüm Fas tarafından hazırlanan karar taslağından çıkarılmıştı.
Ancak Cumartesi günü üyelerin elinde bulunan metinde, “Arap Birliği'nin,
Suriye'de demokratik ve çoğulcu siyasi geçiş sürecini kolaylaştırmayı amaçlayan 22 Ocak 2012'deki kararına tam destek verildiği" ifade ediliyordu.
Arap Birliği planı kapsamında, “
Suriye Devlet Başkanı Beşar
Esad'ın yetkilerini yardımcısına bırakması” öngörülüyor.
Tasarının 15 üyeli Konsey'den geçmesi için hiçbir daimi üye (ABD, Fransa, İngiltere, Çin ve Rusya) tarafından veto edilmemesi ve en az dokuz üyenin “evet” oyunu alması gerekiyordu.
ABD'nin
BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Susan Rice, toplantıya girerken gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya'nın tasarı üzerindeki değişiklik taleplerinin "kabul edilemez" olduğunu söylemişti.
Oyalma öncesi Rusya'ya en sert tepki ise Fransa'dan geldi. Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe Güvenlik Konseyi'nde alınacak
Suriye kararını engelleyeceklerin, "tarih karşısında büyük bir sorumluluk" alacağını söyledi.
RUSYA'NIN İKİ İTİRAZITasarıyla ilgili toplantı öncesi Rusya'nın itirazlarını gidermek ve uzlaşma sağlamak amacıyla ABD devreye girdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Münih'teki Güvenlik Konferansı çerçevesinde ikili bir görüşme yaptı.
Lavrov, Münih'teki konferansta yaptığı konuşmada Rusya'nın itirazlarını da sıraladı.
Rusya'nın en büyük itirazının, tasarının
Esad hükümetine karşı önlemler almasına karşın, "barışçıl protesto gösterilerini manipüle eden silahlı grupları" hesaba katmaması olduğunu söyleyen Lavrov, "İkisini de yapmazsanız, iç savaşın tarafını tutmuş olursunuz" dedi.
Lavrov, ayrıca "Karar tasarısı onaylanır ve
Esad gitmezse, ABD ve Avrupa'nın
Suriye'yle ilgili gelecekteki planları ne olacak?" sorusunu yöneltti.
Lavrov sabah saatlerinde Rusya'nın Rossiya televizyonuna yaptığı açıklamada, karar tasarısının mevcut haliyle oylamaya sunulması halinde, Batı'nın yeni bir "skandal" ile karşılaşabileceği uyarısında bulunmuştu.
Rusya ve Çin,
BM Güvenlik Konseyi'nde Ekim ayında yapılan oylamada
Suriye'yi kınayan bir karar tasarısını veto etmişti.