A. Şefik Mollamehmetoğlu

Başbakan cinayet emri verirse ne olacak?

MİT Müsteşarı’nı sorgulamak isteyen savcıya el çektirildi!

Şimdi de AKimler, pardon Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, MİT mensuplarını neden soruşturmaya çağırıyorsun diye hakkında soruşturma açtı.

Bir yandan da hükümet, MİT mensuplarının soruşturulmasını engellemek için yasa çıkarıyor.

Yasa çıkarılmaya çalışıldığına göre bugünkü yasal düzen sorgulanmaya uygun.

Eğer mevcut yasal durum sorgulamaya uygunsa, savcı neden suçlanıyor, Başbakan hangi hukuki ve yasal gerekçeye dayanarak bu sorgulamayı önlüyor?

***

Suçlamalar çok ağır. MİT’in eski ve yeni müsteşarı , PKK ile yapılan görüşmelerde; amacını, görev ve yetkilerini aşmakla suçlanıyor.

Nasıl aşılmış görev ve yetkiler?

. PKK’ya devletin bilgisi olmadan taahhütlerde bulunmak!

. Devletin bazı birimlerini PKK temsilcilerine şikayet etmek!

. PKK’nın şehir yapılanması olduğu belirtilen KCK’nın kuruluşuna yardım etmek.

. KCK tutuklularının serbest bırakılması taahhüdünde bulunmak!

. Bazı PKK ve KCK eylemlerini gerçekleştirmek!

. Devletin diğer birimlerine bazı istihbarat ve eylem haberlerini iletmemek!

İşte bu suçlamalardan dolayı savcı MİT’çileri dinlemek istiyor. Ama hükümete göre asıl görev aşımı, savcının dinlemek isteği.

Öyle ya MİT görevlilerini Başbakan gönderdi. Her türlü yetki ile donattı. Yasadışı bazı işler olsa da, bu devlet işi.

AKP Genel Başkan Yardımcısının dediği gibi, devlet için bazı hukuk ve yasadışı işler olabilir!

Faili meçhul cinayetler, örtülü gladyo operasyonlarını savunmak için zamanın Başbakanı Tansu Çiller’in dediği gibi; Kurşun atan da, yiyen de şereflidir!

***

Siyasi bir kişilik olarak Başbakan, hukukun-yargının hiçbir biçimde denetleyemeyeceği bir yetkiye kavuşuyor.

Komisyondan geçen yasa önerisi çıktığında, Başbakan'ın özel yetki verdiği kişiler, yasalara aykırı olsa da her türlü eylemi yapabilecek. Bunun karşılığında Başbakan izin vermedikçe yargılama yapılamayacak!

Diyelim ki Başbakan muhalefete ya da muhalefet yapanlara karşı birilerine özel yetki verdi. Onlar da gereğini yaptı.

Siz hakkınızı arayamayacaksınız.

Ana muhalefet liderinin dediği gibi diyelimki Başbakan, kendine göre 'memleketin yüksek çıkarları' uğruna, özel yetki ile cumhurbaşkanının öldürülmesi emrini verdi! Başbakan, ''özel yetki verdim'' dediğinde yargılama yapılamayacak, vuranlar suçlanamayacak.

Diyelim ki Başbakan'ın verdiği özel yetki ile, güya ülkenin ali çıkarları için birileri ile pazarlığa girişildi ve bu ülkeye zarar verildi. Sorgulanamayacak, tartışılamayacak, yargılanamayacak!

Bu ne korkunç bir yetki? Bu nasıl hukuk devleti ve demokrasi?

Bu düpedüz tiranlık!

***

Türkiye, tarihinin en ağır ve tehlikelerle dolu dönemini yaşıyor.

Siyasi iktidar içindeki iki eğilim, daha fazla güç, daha fazla ekonomik ve siyasi çıkar, daha fazla kadro, daha fazla Amerikancılık için yarışıyor.

Bugüne kadar devletin paylaşımına artık rıza göstermiyorlar.

Birbirinin kurdu olmuşlar!

Erdoğan ve Fethullah cemaati arasındaki bu iktidar yarışı, Türkiye’yi yiyip bitiriyor.

Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu

ahmet-sefik@hotmail.com


  Yazarın Yazdığı Son 20 Yazı