Osman Cudi Yılmaz

Dindar gençlik mi, marul gençlik mi?

 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, kürsüye çıkıp, yıllardır zihninin arkasında sakladığı gerçeği açıkladı ve “dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz” dedi.

Peki başbakan böyle diyor da, Türkiye’de dediği gibi dindar bir gençlik yetişiyor mu?

Ya da dini okullar veya diğer din adına eğitim verdiğini iddia eden tüm kurumlar, dindar bir gençlik yetiştirebiliyor mu?

Başbakan’ın “dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz” ifadesinden ne dediğini ben çok iyi anlıyorum!

Bu apayrı bir tartışma konusu. Şimdi buna burada girmeyeceğim.

Ama ben bir adım daha ileri giderek şunu söyleyeceğim.

Keşke Başbakan dediğinde samimi olsa ve Türkiye’de istisnalar dışında gerçek dindar gençlik yetiştirilebilse!

Aslında sözü nereye getirmek istiyorum, merak ediyorsunuzdur mutlaka, biliyorum!

Onun için de sizleri daha fazla meraklandırmayarak anlatacağım.

Önceki hafta bir yakınım vefat etti. Cenaze defin işlemleri derken defin sonrası dini inanışımıza göre akşam da evde kuran okutulacaktı.

İki muhterem hocayla konuşuldu ve yatsı ezanının sonrası hocalar teşrif etti. Derken kuran okunup bitti.

Ve hocalardan yaşça daha genç olan vaaz babında birkaç cümle söyleyebilir miyim diye izin istedi.

Yakın akrabamın oğlu da “olur” dedi.

Ardından hoca efendi vaaza başladı. Bu genç hoca efendi öyle cümleler kurdu ki şaşırıp kaldım.

Gerçekten ilim sahibi hocaları tenzih ederek söylüyorum, eğer dini eğitim bu ise vah Türkiye2nin haline!

Öyle ifadeler kullanıyor ki, şaşırıp kalıyorum. Şimdi burada detay yazmaya kalksam, konu farklı bir mecraya gidecek!

Hoca efendinin söylediklerini burada yazacak değilim. Ama sadece bir cümlesine dikkat çekmek istiyorum. İrticalen söylüyorum, hoca efendi şöyle söyledi:

 “Şimdi biz doğadaki varlıklara öylesine bakıyoruz. Ama mesela yediğimiz marul var ya bu marulun da bir kimliği var. Bu marul kıyamet günü önümüze gelecek ve ben dünyada senin yediğin marulum diyerek, hesap soracak!”

Hoca efendinden bu ve benzeri sözler duyunca el işaretiyle kısa kesmesini ifade ettim. Sonra da sohbet açıldı.

Ve ben kendisine bu konuda çok daha fazla yetiştirmesi gerektiğini söyledim.

Ama bu konudaki şaşkınlığım hala sürüyor!

Şimdi bu tabloyu birebir gözümle görüp yaşayınca aklıma Başbakan Erdoğan’ın o meşhur ideolojik içerikli, “Dini gençlik yetiştirmek istiyoruz” sözü geldi.

Buradan Sayın Başbakan’a sormadan geçemeyeceğim.

“Sizin dindar gençlik yetiştirmek istediğiniz gençler bu gençler mi?”

DİNDAR GENÇLİĞİN BU TABLODAN HABERİ VAR MI?

Bir tarafta Başbakan’ın dindar gençlik yetiştirme hayalleri, bir taraftan yetişip de kurumlarda görev yapan ve vaaz ederken de yediğimiz marulun kıyamet gününde karşımıza çıkacağından bahseden hocalarımız!

Şimdi bu dindar yetiştirilmek istenen gençliğin 2011yılında kaydedilen dış ticaret açığının 106 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kırarak, ülke ekonomisini uçurumun kenarına getirdiğinden haberi var mı?

Başbakan Erdoğan, kıyamet günün marulun insanların karşısına nasıl dikileceğini öğrenen gençlik yerine bir de şu tüm zamanların rekor dış ticaret açığını kendi iktidarı zamanında kırıldığını da öğretse de bu gençlik söz konusu bu açığın nasıl kapanacağı yolunda kafa yorsa daha iyi olmaz mı?

Dış ticaret açığının 2011 yılında tüm zamanların rekorunu kırdığından sözü açmışken, merak edenler için 27 yılın dış ticaret açıklarını yayımlayalım da insanlar sadece marulun dindeki yerini değil de biraz da dış ticaret açığının ülke ekonomisindeki yerini öğrensinler!

Öğrensinler de bu ülkeyi marul değil de sürekli artan dış ticaret açığının bir an önce azaltılması ve hatta ortadan kaldırılmasının kurtaracağını öğrensinler!

İŞTE SON 27 YILIN DIŞ TİCARET AÇIĞI RAKAMLARI!
Yıl…. Değer(Milyar dolar)
1985 -3.385.367
1986 -3.648.046
1987 -3.967.757
1988 -2.673.374
1989 -4.167.451
1990 -9.342.838
1991 -7.453.552
1992 -8.156.426
1993 -14.083.303
1994 -5.164.147
1995 -14.071.970
1996 -20.402.178
1997 -22.297.649
1998 -18.947.440
1999 -14.084.047
2000 -26.727.914
2001 -10.064.867
2002 -15.494.708
2003 -22.086.856
2004 -34.372.613
2005 -43.297.743
2006 -54.041.498
2007 -62.790.965
2008 -69.936.378
2009 -38.785.809
2010 -71.661.113
2011 -105.878.875

Şimdi neyin ne olduğu biraz daha iyi anlaşılıyor mu?

Neymiş?

“Dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz” ifadesinin açıklaması?

Gençler ya da insanlar daha çok dini konularla meşgul olsunlar, marulun ahretteki rolünün ne olduğunu(!) bilsinler ama ülkeyi ekonomik yönden felakete götürecek dış ticaret açığının 9 yılda 500 milyar dolara ulaştığını, en son 2011 yılında da tüm zamanların rekorunu kırarak 106 milyar dolara dayandığını öğrenip, sorgulamasınlar!

 


 

  Yazarın Yazdığı Son 20 Yazı