
AKP hükümetinin emekçilere yönelik saldırısı, Sendika Yasa Taslağı ile somutlandı.
Türkiye’nin tüm illerinde 26 Ocakta memurları sokağa döken sendika yasasında değişiklik yapan tasarı, AKP Hükümetinin 12 Eylül zihniyetinin ürünü ve devamı olduğunu gösterecek biçimde, emekçilere saldırısını sürdürüyor.
Meclise gönderilen Yasa Tasarısı ile kamu çalışanlarının sendikal örgütlenmesinin önü açılmıyor, tam tersine sendikal çalışmalar kontrol altına alınmak isteniyor.
Kamu çalışanları, başta KESK olmak üzere her ne kadar “Grevsiz Toplu Sözleşme, Toplu Sözleşmesiz Sendika Olmaz” diyerek sokaklara dökülse de, Meclise sevk edilen Tasarı ile, bir yandan “grev” hakkı yasaklanırken, diğer yandan da “toplu sözleme” hakkı”nın içeriği boşaltılıyor.
***
Demokratik ülkelerin kabul ettiği esaslara göre emekçiler, örgütlenme ve hak arama özgürlüğü temelinde “grev” ve “toplu sözleşme” hakkına sahiptir ve bu haklarını kullanmaktadırlar. Anayasanın 90. maddesi uyarınca Türkiye hukuk sistemine göre de gerek “toplu sözleşme” hakkı, gerekse “grev” hakkı yasak değildir. Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) kurallarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına göre Türkiye’de kamu çalışanları, “grev” ve “toplu sözleşme” haklarına sahiptir. Zaten uygulamada özellikle KESK’e bağlı Tüm Bel Sen eliyle zaman zaman belediyelerle “toplu sözleşme” yapıldığına ve KESK kararları doğrultusunda “grev” uygulamalarının gerçekleştirildiğine tanık olmaktayız.
Sorun, düzenlenecek yasalarla, hukuk aleminde zaten var olan bu hakların kullanılma biçimini belirlemek iken, AKP Hükümetinin Meclise getirdiği Yasa Tasarısı, esas olarak var olan “grev” ve “toplu sözleşme” haklarının nasıl kullanılacağını düzenlemeyi değil, bu hakların kullanımını engellemeyi ve kısıtlamayı amaçlıyor. Bu nesnel gerçeklik, AKP Hükümetinin “değişim ihtiyacı”ndan yararlanırken, emekçilere ilişkin “hak” ve “özgürlüklerin” nasıl içini boşalttığını ve duruma göre yasakladığını göstermektedir.
***
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda yapılacak düzenleme kapsamında kamu çalışanlarının başlıca beklentileri;
-Grev hakkının yasal güvence altına alınması,
-Özgür toplu sözleşme düzeninin kurulması,
-Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması,
-Her sendikanın kendi üyeleri için toplu sözleşme yapabilmesi,
-Belediyeler ile yapılmakta olan toplu sözleşmelere devam edilebilmesi,
-Ve bu yollarla insan onuruna yaraşır bir ücret düzeyi ve çalışma koşullarına sahip olunmasıdır.
Beklenti ve gereksinme bunlar iken, AKP Hükümetinin tasarısı tam tersini amaçlıyor. AKP Hükümetinin Yasa tasarısına göre,
-Anayasa ve hukuk sisteminin kabul ettiği esaslara göre var olan “Grev Hakkı” yasaklanıyor. Sendikalar ile Hükümet arasında yapılacak toplu sözleşme görüşmelerinde uyuşmazlık çıktığında, Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulması ve Hakem Kurulunun verdiği kararların kesin olması öngörülüyor.
-Sendikaların kendi üyeleri için hizmet kollarında toplu sözleşme yapabilmelerine olanak verilmiyor ve tek tip toplu sözleşme düzeni getiriliyor. Şu anda sendikaların yüzlerce belediyede yapabildiği ve uyguladığı toplu sözleşmeler yok sayılıyor. Yerel yönetimlerin toplu sözleşme yapabilme yetkileri kaldırılıyor.
-Sendikal çoğulculuk yok ediliyor ve çoğunluğa sahip olmayan sendikalar işlevsizleştiriliyor. Bütün yetki, çoğunluğa sahip sendika durumunda olan hükümet güdümlü Memur Sen’e veriliyor.
-Toplu sözleşmeye oturacak Sendika Heyetinin 7 kişiden oluşması, Heyet başkanının en çok üyeye sahip sendikadan (Memur Sen)olması, En çok üyesi olan sendikaya 3 üyelik, ikinci sendikaya 2 üyelik ve üçüncü sendikaya 1 üyelik verilmesi öngörülerek; 513 bin üyesi olan Memur Sen’e başkan dahil 4 üyelik, 630 bin üyeye sahip Kamu Sen ve KESK’e ise sadece 3 üyelik verilmesi öngörülüyor.
Ve tabiî ki Sendika Heyet çoğunluğuna toplu sözleşme imzalama yetkisi verilerek senaryo tamamlanıyor. Bununla da kalınmıyor, (olur ya taban baskısı ile) uyuşmazlık çıkarıldığında gidilecek 11 üyeden oluşacak Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 7 üyesini hükümetin, 2 üyesini Hükümet güdümlü Memur Senin, birer kişiyi de KESK ve Kamu Sen’in belirlemesi benimseniyor.
Kısaca özetlemek gerekirse, AKP Hükümeti bütün süreci doğrudan kendi kontrolüne alarak toplu sözleşme hakkının içeriğini boşaltıyor, grev hakkını ise yok ediyor. Sendikalar dan-du-ka haline dönüştürülüyor. 01.02.2002.
| Yazarın Yazdığı Son 20 Yazı |
|
|