
Ömer Asım Aksoy, Dil Yanlışları adlı yapıtının önsözünde, “Dil kuralları, kamunun ortak bilinciyle oluşmuştur” diyor.
Her dil gibi Türkçenin de kuralları olduğunu bilmemiz gerekiyor. Savruk ve özensiz yazarlara, yeniyetme sunuculara bu kuralları sık sık anımsatmak zorundayız. İşte bunun için, dilimize yerleşmiş bir deyimi tersine çevirerek “Dilin Kemiği Var!” diyoruz.
Amacımız kimseye ders vermek değil. Bir yazarın ya da sunucunun, anadilini yanlış kullanma “hakkı” olmadığını düşünüyoruz. Burada yapacağımız uyarıların bir işe yarayıp yaramayacağını süreç içinde göreceğiz. Umarız çabamız boşa gitmez...
Halanın var, teyzenin yok!
20 Ocak 2012 günlü gazetelerin neredeyse tümünün tepesinde, Türk Telekom’un “sekiz sütun üzerine” şu reklam bandı yer almıştı:
“Hala internetiniz yok mu?”
Paranın ucunu görünce, “okuyucunun haber hakkı” ve “basın etiği” gibi evrensel gazetecilik ilkelerini bir yana bırakan Hürriyet, Milliyet, Radikal, Posta, Akşam, Haber Turk (Türk değil!), Sabah, Star, Yeni Şafak, Türkiye, Taraf, Takvim, Bugün, Güneş, Yeni Asya, Yeni Akit, Foto Maç, Fanatik gazeteleri sürmanşetten girmişlerdi bu reklamı. Cumhuriyet ve Dünya ise bu kadarını göze alamamış olacaklar ki, Telekom’un kuşak reklamını boydan boya gazete logosunun altına koymuşlardı. Böylece, “anaakım medya” tanımına giren yayın organlarıyla AKP’ye yakın birkaç dinci gazete, o gün birinci sayfalarını doğrudan sermayenin biçimlendirmesine izin vererek “Yağma Hasan’ın böreği”nden paylarına düşeni fazlasıyla almışlardı! Yalnızca hükümet politikalarıyla barışık olmayan değişik eğilimdeki şu gazeteler, Türk Telekom’un okkalı reklam kıyağının dışında tutulmuşlardı:
BirGün, Evrensel, Aydınlık, Sözcü, Milli Gazete…
Telekom’un medya kampanyasını yürütenlerin güdümlü tutumu bir yana, paranın gücüyle gazetelerin tepesine yerleştirdikleri bu reklam da bari Türkçenin yazım kurallarına uygun olsa! Çoğu solculuktan balıklama “reklam yazarlığı”na atlayan sektörün önde gelenleri, “şapkalar kalktı!” diye kulaktan dolma bir “şehir efsanesi”ne dayanarak bunu hep yapıyorlar! Oysa herhangi bir Yazım Kılavuzu’nun kapağını çevirip baksalar, daha ilk sayfalarda “Düzeltme İmi”nin hangi durumlarda zorunlu olduğunu göreceklerdir. Yukarıdaki örnek bağlamında söylemek gerekirse; yazımları aynı, anlamları ve okunuşları ayrı olan “adet-âdet / alem-âlem / kar-kâr / hala-hâlâ” sözcüklerini birbirinden ayırt etmek için düzeltme imi (şapka değil!) kullanmak zorundayız. Bunu yapmazsak, “Bankamızın bu yılki karı” ya da “Hala internetiniz yok mu?” diye gazetelere reklam veren bankalar ve Türk Telekom gibi gülünç duruma düşeriz.
-“Hala internetiniz yok mu?” diye soranlara verilecek yanıt ise bellidir:
-“Halanın var, teyzenin yok!”

| Yazarın Yazdığı Son 20 Yazı |
|
|