Ruhi TÜRKYILMAZ

Sermaye ve Açgözlülük!


Bu günlerde ülkemiz iç ve dış politikasında önemli sorunlar yaşıyor. Komşularımızla yaptığımız yaşamsal önemi olan antlaşmaların, kimi iptal ediliyor, kimilerinin iptal edilme tehditleri basında boy veriyor. Böylece Ülkemizin ekonomik büyüne hızının gelecekte düşeceğinin sinyalleri de gelmeye başladı. Yakın geçmişteki politikacılar “ülkenin kaderi denizaşırı ülkelere bırakılamaz” demişlerdi. Sanki bu gerçeği görmüş gibi komşularla iyi ilişkiler içine girmiştik.Asıl bahar havası bu olmalıydı.

    Ancak okyanuslar ötesinden esen alizeler, birçok ülkede kan yağmuru yağdırmaya başladı ve bunun adına “Arap Baharı” denildi. Çöllerde ağaç ve bitki yok ki oraya bahar gelsin. Bu körebe oyununu göremeyecek kadar ışık yoksunu olduğumuzu bir kez daha kanıtladık.

  

   “ Almanya’da gündeme oturan AB krizi ırkçıların yaktığı ve katlettiği yabancılar konusunu ikinci plana itmişti. Oysa bu konu bizleri birinci derecede

ilgilendiriyordu.O nedenle Türk işçisi kimliği ile çalışan Günter Wallraff’ın “ En Alttakiler” kitabını bir kez daha okudum.

    Sermaye için daha önce yazılanları almıştı kitabına. Biz de ilginç bulduğumuz bu paragrafı yazımıza aldık.

“Sermaye, beklediği kâra göre küstahlaşır. Kâr beklentisi yüzde on ise, bir güvence var demektir ve yöntem her alanda uygulanabilir. Kâr yüzde yirmiye çıkınca ortalık hareketlenir. Oran yüzde elliyse, sermaye gözüpek davranmaya başlar. Yüzde yüz kâr beklentisi varsa tün insancıl kuralları ayaklar altına almaya hazır demektir.Oran yüzde üç yüz ise, asılacağını bilse bile artık suç tanımaz. Huzursuzluk ve kavganın ve savaşın kâr getireceğini düşünerek onları da alevlendirmeye başlar.” Açgözlü Batılılar tarafından birçok kez uygulanan bu yöntem, dünya boyutunda “Arap Baharı” olarak bir kez daha uygulanıyor.

  Yazarın Yazdığı Son 20 Yazı