
TRABZON BELEDİYESİ’NİN 62. EK
PROJESİ:
“ÜNİVERSİTE HAZIRLIK KURSU” MU?
Belediyelerin
şehir içerisinde eğitim ile ilgili görevleri vardır.
Bu görev; okul öncesi eğitim verme, mesleki eğitim kursları düzenleme ve
kütüphane açma vs. gibi görevlerdir. Eğer önceki cümledeki vs.nin içerisine
girer demezsek; belediyelerin üniversite kursu vermek gibi görev ya da
sorumlulukları yoktur. Bunu görev edindiği zaman Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk
Eğitim destekli bile olsa, ne kadar başarılı olunabilir? Geçmişte, okullarda
açılan kurslar ne kadar faydalı olmuş ki şimdi belediye ile ortaklaşa
yapılabileceği düşünülmüştür. Öğretmeni Milli Eğitim bulacak, öğretmen ücretini
Halk Eğitim verecek, testleri özel bir dershane verecek -başlığını basıp reklam aracı yaparak - belediye de organizasyon yapmış olacak, hadi hayırlısı…
Yararı
olmayacağını düşündüğünüz bir olayı “Dostlar
alış verişte görsün.” diye yapmak niye? Bu yaşımıza değin buna benzer
olayları çok yaşadık. “Bakın ben içiyorum.
Bu çayda radyasyon yok.” diyenleri gördük yani.
Acaba
Trabzon Belediyesi, Halk Eğitim, Milli Eğitim yetkilileri kendi çocuklarını bu
kursta mı yetiştireceklerdir? Böyle bir hataya düşeceklerini sanmıyorum.
Öyleyse bu işgüzarlık niye? Kendi çocuklarınızı güvenip teslim edemeyeceğiniz bir
kurs açmanın sorumluluğunu kim üstleniyor? Yukarıda sayılan kurumların
çalışanları “muhtaç insan” statüsünde
sayılıp çocukları bu kurstan mı yararlandırılacak?
İlkokul
sıralarına üniversitede okuma çağına gelmiş gençleri oturtmak, sağlıklı olmayan
lavabo şartları ile onları baş başa bırakmak ne kadar doğru? Özel eğitim
kurumlarının binalarında devletin aradığı şartlar ve standartlar yönetmeliğinin
kuralları emektar belediye binamızda açılan kurstan talep edildi mi? Örneğin
yangına karşı önlem olsun diye kapılar koridorlara açılır vaziyete getirildi
mi?
Oysaki
bizler belediye binasının “Kent Müzesi”
olmasını bekliyorduk. Hadi belediye binası olmadı bari Tevfik Serdar Kültür Merkezi
binası bu işi üstlenip “Kent Müzesi”
olsun diye bekleyip duruyoruz.
Bu uygulama biçiminin kentimizdeki özel eğitim kurumlarına
vereceği zarar düşünüldü mü? Trabzon genelinde özel eğitim
kurumlarından ellinin üzerindeki dershaneler bu iş için yeterli değiller mi?
Önceden olduğu gibi belediye ve dershane işbirliği içerisinde bu öğrencileri
daha sağlıklı ortamlarda eğitip öğretemezler mi? Bu arada belediye asıl
sorumluluklarını yerine getirmek için daha enerjik olmaz mı?
Eğer
ücretsiz bir kurs olacak deniliyorsa; buna hak kazanan öğrencilerden
yönetmeliklerin belirlediği belgeler alınabilecek mi? Bu kurs Milli Eğitim, SGK ve maliye
tarafından diğer kurslar gibi denetlenecek mi? Bir eğitim kurumunun kurucusu
olduğum halde kendi çocuğumun KDV’sini yatırmamı isteyen düzen bu kurs olayına
ne diyor merak ediyorum! Eğer gerçekten muhtaç öğrencilerse iyilik yaptığınızı
zannederken beş yüzü aşkın öğrenciyi harcamış olmuyor musunuz?
Yakın
bir geçmişe kadar Kalepark Ordu Evi sivil halka kart vermek suretiyle
hizmetlerinden yararlandırıyordu. Kira, elektrik, işçilik, sigorta, vergi vs.
bedeli olmadığı için maliyet çok ucuza geliyor ve halk bundan yararlanıyordu. Ama
zamanın Esnaf Odaları Birliği Başkanı, ordu evinin dışarıya hizmet vermesinin
esnafı mağdur ettiğini, onların şartları ile esnafın mücadele etmesinin mümkün
olmayacağını söyleyerek bu uygulamaya son verilmesini istemiş ve sağlamıştır.
Burada belediyenin amacı kazanç olmamakla beraber mağdur edilen birilerinin
olabileceğini anımsatmak isterim. Eğitim önemli bir olaydır, ihmale gelmez.
Görev alan öğretmen arkadaşlar ne kadar tecrübeli olursa olsun kaptanın
tecrübesi önemlidir, aman dikkat! Gençlerin geleceği söz konusu…
Eğer
eski belediye binasında mutlaka eğitim verilecekse bu işe otuz yıllık
tecrübemle talibim. Belediye binasını eğitim amaçlı kiralamak istiyorum.
| Yazarın Yazdığı Son 20 Yazı |
|
|
Yorumlar |
Bu Habere Toplam 1 Yorum Eklenmistir. |
|
YAPILAN İŞ ANLAYIŞA UYGUNDUR |
|
|
Sevgili Kuvvet,
Söz ettiğiniz toplantıları ve birçok sanatçının iyimser düşünceleri yazılarına taşıdıklarını anımsıyorum.
Oranın tarihi dokusunun bozulacağından ve hiç de içimize sinmeyen bir görüntünün ortaya çıkacağından kaygı duyanlardandım. Korktuğumuz başımıza geldi.
Sözünü ettiğiniz büstlerin asker gibi bir sıraya dizilmeyip uygun bir serpiştirmeyle parktaki yerini alacğını,sanatçılar panosunun dah uygun bir zemine oturtularak yine daha uygun bir yere konulacağını; kentin tarihini yansıtan rölyeflerin belli yerlere yaptırılacağını düşlemiştim. Olmadı;olmayacaktı;çünkü bu anlayış sanata karşı, bu yolla çıkarı olmasa dönüp sanata bakmazlar. Hepimize geçmiş olsun... |
|